Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5604 E. 2010/11874 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ kusur oranı↗ kısıtlılık↗ eş rızası↗ mahsup↗ vade↗ havale↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2009/5604 E. , 2010/11874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2007/291-2009/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yapı ve Kredi […]A.Ş.'nin Mersin Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına havale edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL maddi tazminatın bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, olayda bankanın kusurunun bulunmadığını, zira banka tarafından tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını, müşteriye verilen şifre ile işlem yapma yetkisini denetleme imkanına sahip olunmadığını, davacının IP tanımlaması kısıtlamalarını kabul etmediğini, her türlü sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, iddia ve savunma ile tüm delilleri değerlendirerek, davalının yeterli koruma sağlayamaması nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının da banka tarafından verilen ek güvenlik önlemlerini kullanmaması, korumakla yükümlü olduğu ve yalnızca kendisinin bildiği şifre gibi kişisel bilgilerini koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının 3/5 oranında, davalının ise 2/5 oranında kusurlu olduklarını kabul ederek, davanın kısmen kabulüne, 5.600,00 TL'nin 04.08.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi zararın oluştuğu kanaatine varılmadığı için manevi tazminat talebinin reddine reddine karar vermiştir.
Davacı ve davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tazminatla ilgili olarak yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin maddi zararın tazminine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. B.K.’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Kabule göre de, dosyada bulunan iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu halde, bu çelişki giderilmeksizin ikinci rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13800 E. 2010/5642 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına «havale» edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL «maddi tazminatın» bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.BK’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.Bu açıdan değerlendirildiğinde usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir.Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… tirmesi mümkün iken bunu yerine getirmediğinden kısmen kusurlu olduğu, bu durumda olayda davacının ¾, davalının ise ¼ oranında kusurlu bulundukları, davalı bankanın «kusur oranına» isabet eden miktardan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.650,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ait istemin r …
… davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin davacının bilgisayar kayıtlarından temin edilerek üçüncü şahıslar tarafından banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/269 E. 2011/8552 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına «havale» edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL «maddi tazminatın» bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, bankanın sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1618 E. 2011/10906 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · eş rızası · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafa % 80, davalı tarafa ise % 20 «kusur» izafe edilmiş ise de; raporlara göre davalı bankanın güvenlik sistemine girilerek kırılmasının güç olduğunun belirtilmesine göre bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, «son» alınan bilirkişi raporunun da dayanaktan yoksun olduğu genekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar bilirkişi raporunda davacı tarafa % 80, davalı tarafa ise % 20 «kusur» izafe edilmiş ise de; raporlara göre davalı bankanın güvenlik sistemine girilerek kırılmasının güç olduğunun belirtilmesine göre bankanın kusurlu olduğunun ispatlanamadığı, «son» alınan bilirkişi raporunun da dayanaktan yoksun olduğu genekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14357 E. 2011/6730 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına «havale» edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL «maddi tazminatın» bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, davaya konu «havale» işleminin davacıya ait kişisel bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından elde edilerek banka hesabına girilmesi sonucu gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, davacının %10 «kusuru» oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının zararının doğmasında davalı bankanın %90, davacının %10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.750,00 TL’nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı «kötüniyetli» kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen daval …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5942 E. 2011/16428 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · eş rızası · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin, davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1084 E. 2010/6778 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına «havale» edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL «maddi tazminatın» bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9797 E. 2010/734 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · havale · taşıyan · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
… Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına «havale» edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL «maddi tazminatın» bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · internet bankacılığı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının hesabından yapılan havalenin «internet bankacılığı işlemi» ile gerçekleştirildiği, hesap sahibinin şifre bilgilerini saklamakta özen göstermemesi ve üçüncü kişilere hesaba ulaşma olanağı sağlanması durumlarında oluşan zara …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2695 E. 2010/8878 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · eş rızası · mahsup · vade · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının «kusuru» ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve «rızası» dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunları …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… a sonunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kendisinden başka kimsenin bilmemesi gereken şifre ve kişisel bilgilerini koruyamadığı, şifre ve parolasının «kötüniyetli» üçüncü kişilerce ele geçirilip bu bilgilerle işlem yapılması nedeniyle zararın doğmasında davacının %75 oranında kusurlu olduğu, davalı bankanın kullandığı ve dava …
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5604 E. , 2010/11874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.02.2009 tarih ve 2007/291-2009/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yapı ve Kredi […]A.Ş.'nin Mersin Yenimahalle şubesindeki vadeli ve vadesiz hesaplarından toplam 14.000 TL'nin internet arcılığıyla müvekkilinin bilgisi ve iradesi dışında ... isimli şahsın hesabına havale edildiğini, havale yapan şahsı tanımadığı gibi internet şifresi ve kullanıcı numarasının kimseye verilmediğini, davalının internet işlemlerinde güvenliği sağlayamadığını, şifre üreten cihazı müvekkiline vermediği gibi “tek kullanımlık şifre” uygulamasını da başlatmadığını ileri sürerek 14.000 TL maddi tazminatın bankaya başvuru tarihi olan 04.08.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davada İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, olayda bankanın kusurunun bulunmadığını, zira banka tarafından tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını, müşteriye verilen şifre ile işlem yapma yetkisini denetleme imkanına sahip olunmadığını, davacının IP tanımlaması kısıtlamalarını kabul etmediğini, her türlü sorumluluğun davacıda olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, iddia ve savunma ile tüm delilleri değerlendirerek, davalının yeterli koruma sağlayamaması nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının da banka tarafından verilen ek güvenlik önlemlerini kullanmaması, korumakla yükümlü olduğu ve yalnızca kendisinin bildiği şifre gibi kişisel bilgilerini koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının 3/5 oranında, davalının ise 2/5 oranında kusurlu olduklarını kabul ederek, davanın kısmen kabulüne, 5.600,00 TL'nin 04.08.2006 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi zararın oluştuğu kanaatine varılmadığı için manevi tazminat talebinin reddine reddine karar vermiştir.
Davacı ve davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tazminatla ilgili olarak yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı vekilinin maddi zararın tazminine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. B.K.’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Kabule göre de, dosyada bulunan iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu halde, bu çelişki giderilmeksizin ikinci rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminatla ilgili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 257,64 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034937900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz