Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/493 E. 2018/1392 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ mahsup↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ kusur↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... işlemi yaparken ... cihazıyla sisteme girdiği, bu cihaz sayesinde işlemlerini yaptığı, olay tarihinde ve halen .... cihazının davacının elinde olduğu, aynı gün davacının .... ... cihazıyla işlem yaptığı, davalının internet sistemine giriş yapılarak davacı hesabından para çekildiği, olaydan sonra 22.05.2012 tarihinde yine şifre parola ve .... şifresiyle sisteme girildiği, bankanın güvenliğinde açık olduğu, bu açık tespit edilerek işlem yapıldığı, davalı bankanın kusurlu olduğu, aynı şekilde aynı gün sisteme .... cihazıyla giren davacının da bilgisayarındaki güvenlik zaafiyetinden dolayı banka işlemlerine girilerek .... işlemlerinin yapıldığından dolayı kusurunun bulunduğu, kusur oranı konusunda ilk bozma öncesi bilirkişi raporundaki orana itibar edilerek tarafların eşit kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacının banka hesabındaki mevduatın internet bankacılığı yoluyla 3. kişinin hesabına aktarılması yoluyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dairemizin 22.01.2014 tarih ve 2013/11722 E.- 2014/1360 K. sayılı ilamında "davaya konu havale işleminin, davalı banka tarafından davacıya verilmiş .... cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen işlemde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespiti ve ulaşılan sonuca göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi" gerektiğine işaret edilerek, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi ek raporunda "ön raporda ayrıntılı olarak istenen bilgilerin tam olarak verilmediği, .... cihazının kullanımına ilişkin davalı bankaya tekrar süre verilmesi halinde ve dosyaya kazandırılacak belgeler ışığında bozma kararında belirtildiği türden bir inceleme yapılabileceği" belirtilmiş, mahkemece, bilirkişi ön ve ek raporlarında belirtilen eksiklikler giderilmeden ve uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilmeden Dairemizce yeterli kabul edilmeyen bozma öncesi bilirkişi raporundaki kusur oranları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, bilirkişilere davalı bankanın internet bankacılığı sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5883 E. 2023/2292 K.
Ortak:internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · kusur · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, bilirkişilere davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… cihazıyla giren davacının da bilgisayarındaki güvenlik zaafiyetinden dolayı banka işlemlerine girilerek .... işlemlerinin yapıldığından dolayı kusurunun bulunduğu, «kusur oranı» konusunda ilk bozma öncesi bilirkişi raporundaki orana itibar edilerek tarafların eşit kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. .../...
Dairemizin 22.01.2014 tarih ve 2013/11722 E.- 2014/1360 K. sayılı ilamında "davaya konu «havale» işleminin, davalı banka tarafından davacıya verilmiş .... cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen işlemde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle tespiti ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi" gerektiğine işaret edilerek, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün bozulmasına k …
Benzer bu kararda… çekilmiş olduğu, aynı gün davacının birden fazla kez OTP cihazıyla sisteme giriş yaparak işlem yaptığını, davalı bankanın üç aşamalı güvenlik imkanı sağladığı ancak «internet bankacılığı» yoluyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın, kural olarak «özen yükümlülüğünü» ihlal etmekte asıl kusurlu olduğu, müşterinin ise, bu tür bankacılıkta internet şifresini korumak dışında bir sorumluluğu bulunmadığı, bunun ihlalinin ancak «müterafık kusur» teşkil edeceği, internet «bankacılığı işlemi» sırasında davacının kullanıcı adı ve şifresi kullanılmış bulunması ve bu bilgilerin davalı bankanın bilgisayar sisteminden öğrenilmediğinin belirlenmiş olması halinde, müşterinin şifrenin kötü niyetli «üçüncü kişiler» elinde geçmemesi için gerekli önlemleri almamış olduğunun banka tarafından ispatlanma şartına bağlı olacağı, davalı bankanın gerekli ve yeterli önlemleri almadığı olayda kusurlu olduğu, davacının şifreyi korumak yönündeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve bu halde müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ancak «kusur oranı» noktasında bozma öncesi alınan 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda yer alan orana itibar edilerek müterafik kusur nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verild …
Bu durumda uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere davalı bankanın «internet bankacılığı» üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek ve internet bankacılığı sisteminin bulunduğu yer belirlenerek, 2 bilgisayar mühendisi ve konusunda uzman 1 bankacıdan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak varsa davalı bankanın kusurlu olup olmadığı ve varsa «kusur oranı» belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yapılmadan bilirkişi raporlarının düzenlendiğini, 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya üzerinden ve diğer bilirkişi raporlarındaki bazı tespitler alıntılanarak hazırlandığını, emekli banka şube müdürü olan bilirkişinin, hangi teknik özellikleri ile dosyaya bilirkişi olarak atandığı ve bilirkişi raporu hazırladığının da anlaşılamadığını, davaya konu işleminin, profesyonel düzeyde bir «siber saldırı» neticesinde gerçekleştiğinin ceza davasının dosyasına yansıyan deliller, ifadelerle sabit olduğunu, davacı şirket yetkililerinin «kusuru» veya ihmali ile şifre ve parolaların, kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçtiğinin davalı banka tarafından ispatı gerektiğini, ancak davalı bankanın «ispat külfetini» yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğine göre davacıya varsayıma dayalı olarak kusur atfının dayanağı da bulunmadığını, Mahkemece OTP cihazını kullanmakta gereken …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:siber saldırı · bankacılık işlemi · müterafik kusur · özen yükümlülüğü · ispat külfeti · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… çekilmiş olduğu, aynı gün davacının birden fazla kez OTP cihazıyla sisteme giriş yaparak işlem yaptığını, davalı bankanın üç aşamalı güvenlik imkanı sağladığı ancak «internet bankacılığı» yoluyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın, kural olarak «özen yükümlülüğünü» ihlal etmekte asıl kusurlu olduğu, müşterinin ise, bu tür bankacılıkta internet şifresini korumak dışında bir sorumluluğu bulunmadığı, bunun ihlalinin ancak «müterafık kusur» teşkil edeceği, internet «bankacılığı işlemi» sırasında davacının kullanıcı adı ve şifresi kullanılmış bulunması ve bu bilgilerin davalı bankanın bilgisayar sisteminden öğrenilmediğinin belirlenmiş olması halinde, müşterinin şifrenin kötü niyetli «üçüncü kişiler» elinde geçmemesi için gerekli önlemleri almamış olduğunun banka tarafından ispatlanma şartına bağlı olacağı, davalı bankanın gerekli ve yeterli önlemleri almadığı olayda kusurlu olduğu, davacının şifreyi korumak yönündeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve bu halde müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ancak «kusur oranı» noktasında bozma öncesi alınan 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda yer alan orana itibar edilerek müterafik kusur nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verild …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yapılmadan bilirkişi raporlarının düzenlendiğini, 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya üzerinden ve diğer bilirkişi raporlarındaki bazı tespitler alıntılanarak hazırlandığını, emekli banka şube müdürü olan bilirkişinin, hangi teknik özellikleri ile dosyaya bilirkişi olarak atandığı ve bilirkişi raporu hazırladığının da anlaşılamadığını, davaya konu işleminin, profesyonel düzeyde bir «siber saldırı» neticesinde gerçekleştiğinin ceza davasının dosyasına yansıyan deliller, ifadelerle sabit olduğunu, davacı şirket yetkililerinin «kusuru» veya ihmali ile şifre ve parolaların, kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçtiğinin davalı banka tarafından ispatı gerektiğini, ancak davalı bankanın «ispat külfetini» yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğine göre davacıya varsayıma dayalı olarak kusur atfının dayanağı da bulunmadığını, Mahkemece OTP cihazını kullanmakta gereken …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11722 E. 2014/1360 K.
Ortak:kusur oranı · mahsup · bilirkişi incelemesi · havale · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDairemizin 22.01.2014 tarih ve 2013/11722 E.- 2014/1360 K. sayılı ilamında "davaya konu «havale» işleminin, davalı banka tarafından davacıya verilmiş .... cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen işlemde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle tespiti ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi" gerektiğine işaret edilerek, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün bozulmasına k …
Bu durumda mahkemece, bilirkişilere davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
… cihazıyla giren davacının da bilgisayarındaki güvenlik zaafiyetinden dolayı banka işlemlerine girilerek .... işlemlerinin yapıldığından dolayı kusurunun bulunduğu, «kusur oranı» konusunda ilk bozma öncesi bilirkişi raporundaki orana itibar edilerek tarafların eşit kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. .../...
Benzer bu karardaBu durumda, davaya konu «havale» işleminin , davalı Banka tarafından davacıya verilmiş OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Somut olayda, mahkemece alınan 29/03/2013 tarihli bilirkişi raporunda; davacının, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan davaya konu paranın, 18/05/2012 tarihinde, elektronik bankacılık sistemi üzerinden, davacı şirkete ait şifre, parola ve OTP cihazı kullanılarak «havale» edildiğinin davalı Banka'nın 18/09/2012 işlem tarihli EFT (Elektronik Fon Transferi) dekontunun incelenmesi suretiyle tespit edildiği bildirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · bankacılık işlemleri · vade · taşıyan · hasar
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Yine aynı raporda, OTP cihazının; elektronik «bankacılık işlemlerinde» kurumsal müşterilere güvenlik önlemi olarak verilen ve her seferinde farklı bir şekilde tek kullanımlık şifre üreten, cihaz üzerindeki butona basıldığında 8 haneli bir şifre üreterek bu şifreyi 40 saniye boyunca görüntüleyen bir cihaz olduğu, bu süre zarfında istenen yerlere bu şifre girilerek işlemlere devam edildiği izah edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/521 E. 2014/8674 K.
Ortak:internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · bilirkişi incelemesi · havale · kusur · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, bilirkişilere davalı bankanın «internet bankacılığı» sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Dairemizin 22.01.2014 tarih ve 2013/11722 E.- 2014/1360 K. sayılı ilamında "davaya konu «havale» işleminin, davalı banka tarafından davacıya verilmiş .... cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen işlemde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle tespiti ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi" gerektiğine işaret edilerek, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün bozulmasına k …
… cihazıyla giren davacının da bilgisayarındaki güvenlik zaafiyetinden dolayı banka işlemlerine girilerek .... işlemlerinin yapıldığından dolayı kusurunun bulunduğu, «kusur oranı» konusunda ilk bozma öncesi bilirkişi raporundaki orana itibar edilerek tarafların eşit kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. .../...
Benzer bu karardaUsulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin, davalı Banka tarafından davacıya verilmiş şifrematik cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işlemlerinde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01/01/2010 tarihinden itibaren BDDK tarafından bankalara «internet bankacılığı» için tek kullanımlık şifre zorunluluğunun getirildiği, olayın meydana geldiği tarihte de tek kullanımlık şifre uygulamasının kullanılmaya devam edildiği, davacının …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · vade · taşıyan · hasar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
… da davacının, davalı Banka nezdinde bulunan hesabından aynı günde dört farklı seferde toplam 16.900,00 TL çekildiği ve her işlem için dört ayrı şifre kullanıldığı, «internet bankacılığında» bilinen «son» teknik önlemin tek kullanımlık şifre olduğu, bu nedenle davalı Banka'nın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bir kusurunun bulunmadığı, davacının da şif …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/493 E. , 2018/1392 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/02/2016 tarih ve 2014/317-2016/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 18.05.2012 tarihinde müvekkilinin davalı bankadaki hesabından internet bankacılığı şifre ve kullanıcı bilgileri ele geçirilmek suretiyle ....adlı birinin hesabına 47.839 TL .... yapıldığını, konuyla ilgili savcılığa şikayet dilekçesi verildiğini, soruşturmada, işlemin yapıldığı bilgisayarın.....ve Dayanışma Vakfına ait .... numarasını kullandığının tespit edildiğini, mudinin mevduatını korumak için gerekli önlemleri almayan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 47.839 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın sistemine herhangi bir saldırının tespit edilemediğini, şifre ve parola bilgileri ile sim kartın korunmamasından davacının sorumlu olduğunu, müvekkilinin tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davacının internet bankacılığı işlemlerini yetkilisine verilen ... cihazı ile gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... işlemi yaparken ... cihazıyla sisteme girdiği, bu cihaz sayesinde işlemlerini yaptığı, olay tarihinde ve halen .... cihazının davacının elinde olduğu, aynı gün davacının .... ... cihazıyla işlem yaptığı, davalının internet sistemine giriş yapılarak davacı hesabından para çekildiği, olaydan sonra 22.05.2012 tarihinde yine şifre parola ve .... şifresiyle sisteme girildiği, bankanın güvenliğinde açık olduğu, bu açık tespit edilerek işlem yapıldığı, davalı bankanın kusurlu olduğu, aynı şekilde aynı gün sisteme .... cihazıyla giren davacının da bilgisayarındaki güvenlik zaafiyetinden dolayı banka işlemlerine girilerek ....
işlemlerinin yapıldığından dolayı kusurunun bulunduğu, kusur oranı konusunda ilk bozma öncesi bilirkişi raporundaki orana itibar edilerek tarafların eşit kusurlu kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
.../...
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, davacının banka hesabındaki mevduatın internet bankacılığı yoluyla 3. kişinin hesabına aktarılması yoluyla uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dairemizin 22.01.2014 tarih ve 2013/11722 E.- 2014/1360 K. sayılı ilamında "davaya konu havale işleminin, davalı banka tarafından davacıya verilmiş .... cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen işlemde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespiti ve ulaşılan sonuca göre tarafların kusur oranlarının belirlenmesi" gerektiğine işaret edilerek, taraflar eşit oranda müterafik kusurlu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi ek raporunda "ön raporda ayrıntılı olarak istenen bilgilerin tam olarak verilmediği, .... cihazının kullanımına ilişkin davalı bankaya tekrar süre verilmesi halinde ve dosyaya kazandırılacak belgeler ışığında bozma kararında belirtildiği türden bir inceleme yapılabileceği" belirtilmiş, mahkemece, bilirkişi ön ve ek raporlarında belirtilen eksiklikler giderilmeden ve uyulan bozma ilamının gereği yerine getirilmeden Dairemizce yeterli kabul edilmeyen bozma öncesi bilirkişi raporundaki kusur oranları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, bilirkişilere davalı bankanın internet bankacılığı sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407109800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz