Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/521 E. 2014/8674 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
usulsüz tevdi↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ mahsup↗ vade↗ bilirkişi incelemesi↗ havale↗ taşıyan↗ kusur↗ hasar↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01/01/2010 tarihinden itibaren BDDK tarafından bankalara internet bankacılığı için tek kullanımlık şifre zorunluluğunun getirildiği, olayın meydana geldiği tarihte de tek kullanımlık şifre uygulamasının kullanılmaya devam edildiği, davacının kendi talep ettiği yöntemle almakta olduğu tek kullanımlık şifrenin davacının bilgisi dışında başka kişilerce nasıl ele geçirildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, dolayısıyla davalı bankanın güvenli bir internet bankacılığı için gerekli önlemlerini aldığı, davacının internet bankacılığına ilişkin şifre ve bilgilerinin ele geçirilmesinin, davacının kendi elektronik cihazlarından da kaynaklanmış olabileceği, zira internet bankacılığı için kullanılan bilgisayarların güncel antivirüs programlarının yüklü olması ve güvenliğinin yeterli derecede olmasının gerektiği, buna karşın davacının kendi elektronik cihazlarının güvenliğinin yeterli olduğuna ilişkin dosya arasına bilgi ve belge sunmadığı, somut olay açısından davalı bankanın kendisinden sözleşme karşılığı hizmet alan müşterisi olan davacıya karşı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davalı, dava konusu işlemlerin davacıya verilen şifrematik cihazı ile üretilen tek kullanımlık şifrenin sisteme girilmesi suretiyle gerçekleştirildiğini savunmuş, davacıda şifrematik cihazı kullanmadığını iddia ve ispat etmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının, davalı Banka nezdinde bulunan hesabından aynı günde dört farklı seferde toplam 16.900,00 TL çekildiği ve her işlem için dört ayrı şifre kullanıldığı, internet bankacılığında bilinen son teknik önlemin tek kullanımlık şifre olduğu, bu nedenle davalı Banka'nın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bir kusurunun bulunmadığı, davacının da şifresini korumak için gerekli tedbirleri aldığını ispatlayamadığı bu nedenle kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir. Bu durumda, davaya konu havale işleminin, davalı Banka tarafından davacıya verilmiş şifrematik cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işlemlerinde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5683 E. 2014/11143 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · bilirkişi incelemesi · havale · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bu durumda, davaya konu «havale» işleminin, davalı Banka tarafından davacıya verilmiş şifrematik cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işlemlerinde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davaya konu «havale» işleminin, davalı Banka tarafından davacıya verilmiş şifrematik cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işleminde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar veya bilgisayarlar üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılan sonuca göre tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · kötüniyet · avans faizi
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece alınan ek bilirkişi raporunda; davacının, tek kullanımlık şifre üreten şifrematik'e sahip olduğu ve «internet bankacılığına» girmek için bu şifrematik'in ürettiği şifreyi kullanmak suretiyle internet bankacılığı ortamına giriş yaptığı, tek kullanımlık şifre üreten şifrematik'in ürettiği şifreyi bilmenin imkansız olduğu, davacının IP «kısıtlaması» uygulamasını devreye sokmadığı, davacının modeminin sürekli açık olduğu satatik IP ye sahip olmadığı düşüncesinde bulunulduğu, modemin sürekli olarak açık bulunmasının ortamı kollayan «kötüniyetli» üçüncü kişilerin faaliyetlerine imkan tanıdığı, davacının bu durumda bilgisayarını dış saldırılara karşı korumak için güvenlik yazılımı edinmesi ve bilgisayarına k …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının seçimlik güvenlik uygulamalarını kullanması davalı bankanın da güvenlik uygulamaları konusunda zorlayıcı olması gerektiği, bu suretle dava konusu olayda tarafların 1/2'şer oranda sorumlu oldukları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 5.955 TL'nin 21.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5961 E. 2011/16580 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12515 E. 2011/5034 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11611 E. 2011/4134 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · ispat yükü · temerrüt
Benzer bu karardaOysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır.
… ında, davalının ise, ek güvenlik önlemlerini zorunlu hale getirmemesi nedeniyle 2/3 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL’nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2561 E. 2011/14021 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2205 E. 2013/18562 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · hasar · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi hükmü uyarınca, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü
Benzer bu karardaSomut olayda, davalı Bankaca, davacıya verilmiş olan şifre ve parolanın davacı tarafın «kusuru» ile ele geçirildiği, şifrenin özenle koruma ve «saklama yükümlülüğünün» davacı tarafından yerine getirilmediği kanıtlanamamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10532 E. 2011/3426 K.
Ortak:usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kendisine verilen kullanıcı bilgileriyle İnternet hizmetinden yararlandığı,bu şifreler kullanılmadan sisteme girilemeyeceği,buna rağmen sisteme girilerek 3.kişiye «havale» yapıldığı, davacının kullanıcı bilgilerini özenle «saklama yükümlülüğünü» ihlal ettiği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kendisine verilen kullanıcı bilgileriyle İnternet hizmetinden yararlandığı,bu şifreler kullanılmadan sisteme girilemeyeceği,buna rağmen sisteme girilerek 3.kişiye «havale» yapıldığı, davacının kullanıcı bilgilerini özenle «saklama yükümlülüğünü» ihlal ettiği gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11523 E. 2011/3796 K.
Ortak:usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · sahtecilik · ispat yükü · temerrüt
Benzer bu kararda… neden olduğundan 3/4 oranında, davalının ise, ek güvenlik önlemlerini tüm müşterileri için zorunlu hale getirmemesi ve yanlış şifre girilmesine rağmen hesap üzerine «bloke» konulmaması nedeniyle 1/4 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 3.195,00 TL’nın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Oysa davacıya ait para, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile hesaplardan çekilerek başka hesaplara «havale» edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı gibi, «ispat yükü» kendisinde olan davalı banka davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini de kanıtlayamamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/521 E. , 2014/8674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ AKSARAY 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 20/09/2013
NUMARASI 2012/113-2013/717
Taraflar arasında görülen davada Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2013 tarih ve 2012/113-2013/717 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından 25/08/2011 günü, internet bankacılığı şifresi dava dışı kişiler tarafından kırılmak suretiyle toplamda 16.900,00 TL'nin 4 ayrı hesaba EFT işlemi yapıldığını, davalı bankanın müvekkilinin parasını korumakta gerekli önlemleri almadığını, bu nedenle kusurlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 16.900,00 TL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemlerin davacıya verilen şifrematik cihazı ile üretilen tek kullanımlık şifrenin sisteme doğru girilmesi suretiyle gerçekleştiği, davacının, davalı banka ile imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesine aykırı davrandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 01/01/2010 tarihinden itibaren BDDK tarafından bankalara internet bankacılığı için tek kullanımlık şifre zorunluluğunun getirildiği, olayın meydana geldiği tarihte de tek kullanımlık şifre uygulamasının kullanılmaya devam edildiği, davacının kendi talep ettiği yöntemle almakta olduğu tek kullanımlık şifrenin davacının bilgisi dışında başka kişilerce nasıl ele geçirildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği, dolayısıyla davalı bankanın güvenli bir internet bankacılığı için gerekli önlemlerini aldığı, davacının internet bankacılığına ilişkin şifre ve bilgilerinin ele geçirilmesinin, davacının kendi elektronik cihazlarından da kaynaklanmış olabileceği, zira internet bankacılığı için kullanılan bilgisayarların güncel antivirüs programlarının yüklü olması ve güvenliğinin yeterli derecede olmasının gerektiği, buna karşın davacının kendi elektronik cihazlarının güvenliğinin yeterli olduğuna ilişkin dosya arasına bilgi ve belge sunmadığı, somut olay açısından davalı bankanın kendisinden sözleşme karşılığı hizmet alan müşterisi olan davacıya karşı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK'nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 372/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olayda, davalı, dava konusu işlemlerin davacıya verilen şifrematik cihazı ile üretilen tek kullanımlık şifrenin sisteme girilmesi suretiyle gerçekleştirildiğini savunmuş, davacıda şifrematik cihazı kullanmadığını iddia ve ispat etmemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının, davalı Banka nezdinde bulunan hesabından aynı günde dört farklı seferde toplam 16.900,00 TL çekildiği ve her işlem için dört ayrı şifre kullanıldığı, internet bankacılığında bilinen son teknik önlemin tek kullanımlık şifre olduğu, bu nedenle davalı Banka'nın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bir kusurunun bulunmadığı, davacının da şifresini korumak için gerekli tedbirleri aldığını ispatlayamadığı bu nedenle kusurlu olduğu mütalaa edilmiştir.
Bu durumda, davaya konu havale işleminin, davalı Banka tarafından davacıya verilmiş şifrematik cihazının ürettiği şifre bertaraf edilerek, bir başka anlatımla bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç olmaksızın yapılıp yapılamayacağı, yapılabiliyorsa somut olayda gerçekleştirilen havale işlemlerinde böyle bir durumun olup olmadığı hususunun, gerektiği takdirde işlemin yapıldığı bilgisayar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle belirlenmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101664000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz