Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/879 E. 2024/1583 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu hasım↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ işçilik alacakları↗ yetki belgesi↗ re'sen terkin↗ rücuen alacak↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ rücuen tazminat↗ dava şartı yokluğu↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ ilan↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/322 E., 2023/581 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından taşeron firma işçisi ... ...'e ödenen işçilik alacakları ve ferilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasına kayden rücuen alacak davası açıldığını, ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, dava dışı şirketin ihyası için yetki belgesi verildiğini, şirketin ihyası için Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/344 E. sayılı dosyasına kayden TRT Genel Müdürlüğü tarafından ... aleyhine açılan ihya davasında "... Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/165 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin ortaklarından ... ...'ın atanmasına karar verildiğini, kararın 07.04.2020 tarihinde kesinleştiğini, ihyasına karar verilen şirket hakkında açılan rücuen tazminat davası nedeniyle hukuki yararın bulunduğunu, ihyanın Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasındaki rücuen alacak davası yönünden de geçerli olmasına hükmedilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, adı geçen şirketin ihyası için başka bir dosyalarına istinaden açılan davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/124 E., 477 K. sayılı ve 06.07.2021 günlü kararı ile ihya kararının Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/219 E. sayılı dosyasında açılan rücuen alacak davası yönünden de geçerli kılınmasına karar verildiğini belirterek ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, bildirilen son adrese çıkartılan tebligatın taşınmış notuyla iade edildiğini, ihtarın 07.10.2013 tarih Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin veya kooperatif ihyasının istenebileceğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... zorunlu hasım olduğunu, davanın açılmasında kusurları bulunmaması nedeniyle taraflarına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın süre yönünden ve hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin ihyası istemli davacı tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 E. sayılı dava dosyasında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair verilen 18.07.2022 tarihli kararın istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı ve 28.12.2022 günlü kararı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile ... Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin ihyasına karar verildiği, davalı temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/1960 E., 2023/2213 K. sayılı ve 11.04.2023 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünce kararın 24.07.2023 tarihinde tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, bu durumda ihyası istenen şirketin aktif (faal) olması dikkate alındığında ihya isteminde hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte şirketin ihyası ve aktif olma durumu henüz söz konusu olmadığını, ihyası talep edilen şirketle ilgili olarak genel olarak ihya kararı verilmesinin yeterli olmadığını, dava konusu dosyayla ilgili olarak da ihya kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenle hukuki yararın bulunduğunu, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.04.2023 tarih, 2023/1960 E. ve 2023/2213 K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilerek karar 11.04.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda eldeki davanın dava tarihi olan 11.05.2023 tarihi itibarıyla ihyası talep edilen ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 E., 2022/614 K. sayılı kararı ile herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararının kesinleştiği, böylelikle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/256 E. 2024/993 K.
Ortak:rücuen alacak · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik · ihya · infaz · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasındaki «rücuen alacak davası» yönünden de geçerli olmasına hükmedilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, adı geçen «şirketin ihyası» için başka bir dosyalarına istinaden açılan davada Ankara 9.
Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, bildirilen «son» adrese çıkartılan «tebligatın» taşınmış notuyla iade edildiğini, «ihtarın» 07.10.2013 tarih Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin veya kooperatif ihyasının istenebileceğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, «hak düşürücü süre» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci maddesi gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, davanın açılmasında kusurları bulunmaması nedeniyle taraflarına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın süre yönünden ve «hukuki yarar» yokluğundan «usulden reddine» karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte «şirketin ihyası» ve aktif olma durumu henüz söz konusu olmadığını, ihyası talep edilen şirketle ilgili olarak genel olarak ihya kararı verilmesinin yeterli olmadığını, dava konusu dosyayla ilgili olarak da ihya kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenle «hukuki yararın» bulunduğunu, müvekkili aleyhine «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, davacının «ihya» istemekte «hukuki yararı» bulunmadığını, müvekkili Kurum'ca yapılan «terkin» işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, Mahkemece ek «tasfiye» kararı verilip «tasfiye memuru atanması» gerekirken tam ihyaya karar verilmesinin doğru olmadığını, yaptığı işlemde hukuka aykırılık bulunmayan ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili Kurum'un «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi aleyhine «rücuen alacak davası» açıldığı, Mahkemece davacı vekiline «şirketin ihyası davası» açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalı ... aleyhine ...
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · ihya davası · yasal hasım · sicilden terkin · kamu düzeni · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2022/101 E. sayılı dosyasında açılan tazminat davasının «tasfiye» aşamasında «derdest» olduğu, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için sicilden «kaydı» silinen şirketin «yeniden tescilinin» talep edilebileceği, böylelikle dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının, şirkete karşı açılmış dava derdest olmasına rağmen tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, böylelikle «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun «kamu düzeni» de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı Kurum'un «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Şti. aleyhine dava açtığını, yargılama sürecinde, anılan şirketin davalı Kurum tarafından resen ticaret «sicilden terkin» edildiğinin tespit edildiğini, davanın görüldüğü Mahkemece, müvekkiline «ihya davası» açılması için «yetki» ve süre verildiğini ileri sürerek ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumun «ihyası» talep edilen şirketi 5174 sayılı Odalar Borsalar Birliği Kanunu'nun (5174 sayılı Kanun) 10 uncu ve 32 nci maddelerine göre oda «kaydının» silindiğinden bahisle resen ticaret «sicilden terkin» ettiği, ancak anılan halin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan hallerden olmadığı, Ankara Bölge …
CEVAP Davalı Kurum «temsilcisi» cevap dilekçesinde; davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, müvekkili Kurum tarafından yapılan «terkin» işleminin hukuka uygun olduğunu ve «yasal hasım» konumunda olan müvekkili aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6271 E. 2023/7189 K.
Ortak:işçilik alacakları · re'sen terkin · rücuen alacak · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı yokluğu · yargılama giderleri · derdestlik · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, bildirilen «son» adrese çıkartılan «tebligatın» taşınmış notuyla iade edildiğini, «ihtarın» 07.10.2013 tarih Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin veya kooperatif ihyasının istenebileceğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, «hak düşürücü süre» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci maddesi gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, davanın açılmasında kusurları bulunmaması nedeniyle taraflarına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın süre yönünden ve «hukuki yarar» yokluğundan «usulden reddine» karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasındaki «rücuen alacak davası» yönünden de geçerli olmasına hükmedilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, adı geçen «şirketin ihyası» için başka bir dosyalarına istinaden açılan davada Ankara 9.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte «şirketin ihyası» ve aktif olma durumu henüz söz konusu olmadığını, ihyası talep edilen şirketle ilgili olarak genel olarak ihya kararı verilmesinin yeterli olmadığını, dava konusu dosyayla ilgili olarak da ihya kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenle «hukuki yararın» bulunduğunu, müvekkili aleyhine «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaŞti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında, şirketin oda «kaydının» silinmesi nedeniyle 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalılarının alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «yasal hasım» olması nedeniyle aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Hukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek «tüzel kişilik» kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan «ihtarın» hukuka uygun olduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» gerektiğini, davalı aleyhine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının «yasal hasım» olduğunu, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde «terkin» edildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · resen terkin · yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · kamu düzeni · tüzel kişilik
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek «tüzel kişilik» kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan «ihtarın» hukuka uygun olduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/132 E. sayılı dosyasında açılan tazminat davasının «tasfiye» aşamasında «derdest» olduğu, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre sicilden «kaydı» silinen şirketin «yeniden tescilinin» talep edilebileceği, böylelikle dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının, şirkete karşı açılmış dava derdest olmasına rağmen tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı asılın istinaf başvurusunun «kamu düzeni» gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında, şirketin oda «kaydının» silinmesi nedeniyle 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalılarının alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «yasal hasım» olması nedeniyle aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1960 E. 2023/2213 K.
Ortak:yetki belgesi · re'sen terkin · rücuen alacak · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti.'nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, dava dışı «şirketin ihyası» için «yetki belgesi» verildiğini, şirketin ihyası için Ankara 2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasındaki «rücuen alacak davası» yönünden de geçerli olmasına hükmedilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, adı geçen «şirketin ihyası» için başka bir dosyalarına istinaden açılan davada Ankara 9.
Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, bildirilen «son» adrese çıkartılan «tebligatın» taşınmış notuyla iade edildiğini, «ihtarın» 07.10.2013 tarih Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin veya kooperatif ihyasının istenebileceğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, «hak düşürücü süre» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci maddesi gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, davanın açılmasında kusurları bulunmaması nedeniyle taraflarına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın süre yönünden ve «hukuki yarar» yokluğundan «usulden reddine» karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ihyası» istenen şirket aleyhine Elazığı 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/58 E. sayılı dosyasında «rücuen alacak davası» açtığı dosyanın «derdest» olduğu, bu nedenle davacı tarafın, şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı ...
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, ihyasına karar verilen şirketin asliye hukuk mahkemesi dosyasıyla sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, ayrıca davalının usulsüz terkin işlemi ile bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» de hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Ankara Ti …
… rece Mahkemesinin dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olarak tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan «tasfiye memurlarını» da belirlemesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve aynı yasanın ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasını», aleyhlerine «vekalet ücreti», «yargılama giderlerine» hükmedilmemesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru ataması · ek tasfiye işlemleri · ihya davası · hukuki menfaat · yasal hasım · dava sebebi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, «limited şirket» ortaklarının silinme tarihinden önceki amme alacaklarına ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini, mevzuat hükümlerine uygun olarak «terkin» işlemi yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince ek «tasfiye» kararı verilmesi ile «tasfiye memuru ataması» gerektiğini, «vekalet ücreti» ile «yargılama giderlerinden» «yasal hasım» olmaları nedeniyle aleyhlerine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… rece Mahkemesinin dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olarak tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan «tasfiye memurlarını» da belirlemesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve aynı yasanın ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasını», aleyhlerine «vekalet ücreti», «yargılama giderlerine» hükmedilmemesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öngörülen 5 yıllık «ihya davası» açma süresi, «hak düşürücü süre» nitelikte olup, mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, ihya davasının, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden re'sen silinme tarihi olan 23.01.2014 ve «ilan» tarihi olan 28.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 05.04.2022 tarihinde açıldığı, böylece davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ihyası» istenen şirket aleyhine Elazığı 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/58 E. sayılı dosyasında «rücuen alacak davası» açtığı dosyanın «derdest» olduğu, bu nedenle davacı tarafın, şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1527 E. 2019/6414 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/879 E. , 2024/1583 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1839 Esas, 2023/1910 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/322 E., 2023/581 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından taşeron firma işçisi ... ...'e ödenen işçilik alacakları ve ferilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasına kayden rücuen alacak davası açıldığını, ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, dava dışı şirketin ihyası için yetki belgesi verildiğini, şirketin ihyası için Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/344 E. sayılı dosyasına kayden TRT Genel Müdürlüğü tarafından ... aleyhine açılan ihya davasında "...
Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/165 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye memuru olarak şirketin ortaklarından ... ...'ın atanmasına karar verildiğini, kararın 07.04.2020 tarihinde kesinleştiğini, ihyasına karar verilen şirket hakkında açılan rücuen tazminat davası nedeniyle hukuki yararın bulunduğunu, ihyanın Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasındaki rücuen alacak davası yönünden de geçerli olmasına hükmedilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, adı geçen şirketin ihyası için başka bir dosyalarına istinaden açılan davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/124 E., 477 K.
sayılı ve 06.07.2021 günlü kararı ile ihya kararının Malatya 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/219 E. sayılı dosyasında açılan rücuen alacak davası yönünden de geçerli kılınmasına karar verildiğini belirterek ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, bildirilen son adrese çıkartılan tebligatın taşınmış notuyla iade edildiğini, ihtarın 07.10.2013 tarih Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin veya kooperatif ihyasının istenebileceğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci maddesi gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ...
zorunlu hasım olduğunu, davanın açılmasında kusurları bulunmaması nedeniyle taraflarına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın süre yönünden ve hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin ihyası istemli davacı tarafından Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 E. sayılı dava dosyasında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair verilen 18.07.2022 tarihli kararın istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı ve 28.12.2022 günlü kararı ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile ... Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin ihyasına karar verildiği, davalı temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/1960 E., 2023/2213 K. sayılı ve 11.04.2023 tarihli ilamı ile onanmasına karar verildiği, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünce kararın 24.07.2023 tarihinde tescil edilerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, bu durumda ihyası istenen şirketin aktif (faal) olması dikkate alındığında ihya isteminde hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte şirketin ihyası ve aktif olma durumu henüz söz konusu olmadığını, ihyası talep edilen şirketle ilgili olarak genel olarak ihya kararı verilmesinin yeterli olmadığını, dava konusu dosyayla ilgili olarak da ihya kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenle hukuki yararın bulunduğunu, müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.04.2023 tarih, 2023/1960 E. ve 2023/2213 K. sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilerek karar 11.04.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda eldeki davanın dava tarihi olan 11.05.2023 tarihi itibarıyla ihyası talep edilen ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 E., 2022/614 K. sayılı kararı ile herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararının kesinleştiği, böylelikle davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicilinden re'sen terkin olunan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020403500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz