Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6271 E. 2023/7189 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işçilik alacakları↗ davanın konusuz kalması↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yeniden tescil↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ rücuen alacak↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ dava şartı yokluğu↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ kamu düzeni↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ usulden reddi↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/798 E., 2023/139 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından taşeron firma işçisi dava dışı ... ...'a ödenen işçilik alacaklarının ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/132 E. sayılı dosyasına kayden rücuen alacak davası açıldığını, yargılama sırasında dava dışı ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, Mahkemece davacıya şirketin ihyası için dava açma yetkisi verildiğini ileri sürerek ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl cevap dilekçesinde; ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında, şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin tarihinde şirketin derdest davalılarının alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca terkin edilmesinin usul ve Kanun'a aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı ... Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenilen şirketin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar ticaret sicile kaydedilerek tüzel kişilik kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, davalının yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava tarihi olan 22.11.2022 tarihi itibarıyla davacının ihya talep etmesine hukuki yarar bulunmakta ise de 11.10.2023 tarihi itibariyle ihyası istenen ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 E., 2022/614 K., sayılı kararı ile herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olması karşısında davanın konusuz kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 ... maddesi uyarınca, dava açıldıktan sonra davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edilmesi gerektiği, davacı, ihyasını talep ettiği şirkete karşı Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/132 E. sayılı dosyasında açılan tazminat davasının tasfiye aşamasında derdest olduğu, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre sicilden kaydı silinen şirketin yeniden tescilinin talep edilebileceği, böylelikle dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının, şirkete karşı açılmış dava derdest olmasına rağmen tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı asılın istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının yasal hasım olduğunu, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi gereği resen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı asılın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1960 E. 2023/2213 K.
Ortak:re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · rücuen alacak · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek «tüzel kişilik» kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan «ihtarın» hukuka uygun olduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında, şirketin oda «kaydının» silinmesi nedeniyle 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalılarının alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «yasal hasım» olması nedeniyle aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» gerektiğini, davalı aleyhine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının «yasal hasım» olduğunu, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde «terkin» edildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… rece Mahkemesinin dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olarak tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan «tasfiye memurlarını» da belirlemesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve aynı yasanın ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasını», aleyhlerine «vekalet ücreti», «yargılama giderlerine» hükmedilmemesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ihyası» istenen şirket aleyhine Elazığı 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/58 E. sayılı dosyasında «rücuen alacak davası» açtığı dosyanın «derdest» olduğu, bu nedenle davacı tarafın, şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı ...
Sicil Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden «ihyası» istenen şirketi ticaret sicilinden re'«sen terkin» ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, ihyasına karar verilen şirketin asliye hukuk mahkemesi dosyasıyla sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi «tasfiye memuru atanmasına» da gerek olmadığı, ayrıca davalının usulsüz terkin işlemi ile bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» de hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Ankara Ti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru ataması · ihya davası · hukuki menfaat · dava sebebi · temsil
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, davacının bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, «limited şirket» ortaklarının silinme tarihinden önceki amme alacaklarına ilişkin sorumluluklarının devam ettiğini, mevzuat hükümlerine uygun olarak «terkin» işlemi yapıldığını, Bölge Adliye Mahkemesince ek «tasfiye» kararı verilmesi ile «tasfiye memuru ataması» gerektiğini, «vekalet ücreti» ile «yargılama giderlerinden» «yasal hasım» olmaları nedeniyle aleyhlerine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile öngörülen 5 yıllık «ihya davası» açma süresi, «hak düşürücü süre» nitelikte olup, mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği, ihya davasının, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden re'sen silinme tarihi olan 23.01.2014 ve «ilan» tarihi olan 28.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 05.04.2022 tarihinde açıldığı, böylece davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «ihyası» istenen şirket aleyhine Elazığı 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/58 E. sayılı dosyasında «rücuen alacak davası» açtığı dosyanın «derdest» olduğu, bu nedenle davacı tarafın, şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki menfaatinin» bulunduğu, davalı ...
Sicil Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 05.04.2022 tarihinde açıldığı ancak davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuş ise de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/879 E. 2024/1583 K.
Ortak:işçilik alacakları · re'sen terkin · rücuen alacak · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · dava şartı yokluğu · yargılama giderleri · derdestlik · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında, şirketin oda «kaydının» silinmesi nedeniyle 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin tarihinde şirketin «derdest» davalılarının alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, «yasal hasım» olması nedeniyle aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini, davanın «hak düşürücü sürede» açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Hukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek «tüzel kişilik» kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan «ihtarın» hukuka uygun olduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» gerektiğini, davalı aleyhine «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının «yasal hasım» olduğunu, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde «terkin» edildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaSicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, bildirilen «son» adrese çıkartılan «tebligatın» taşınmış notuyla iade edildiğini, «ihtarın» 07.10.2013 tarih Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin veya kooperatif ihyasının istenebileceğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, «hak düşürücü süre» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci maddesi gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, davanın açılmasında kusurları bulunmaması nedeniyle taraflarına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın süre yönünden ve «hukuki yarar» yokluğundan «usulden reddine» karar verilmesini talep etmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/337 E. sayılı dosyasındaki «rücuen alacak davası» yönünden de geçerli olmasına hükmedilmesini talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, adı geçen «şirketin ihyası» için başka bir dosyalarına istinaden açılan davada Ankara 9.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte «şirketin ihyası» ve aktif olma durumu henüz söz konusu olmadığını, ihyası talep edilen şirketle ilgili olarak genel olarak ihya kararı verilmesinin yeterli olmadığını, dava konusu dosyayla ilgili olarak da ihya kararı verilmesi gerektiğini, bu nedenle «hukuki yararın» bulunduğunu, müvekkili aleyhine «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · yetki belgesi · rücuen tazminat · tazminat davası · tebligat · yetki · yasal faiz · temsil
Benzer bu karardaŞti.'nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, dava dışı «şirketin ihyası» için «yetki belgesi» verildiğini, şirketin ihyası için Ankara 2.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/165 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «tasfiye memuru» olarak şirketin ortaklarından ... ...'ın atanmasına karar verildiğini, kararın 07.04.2020 tarihinde kesinleştiğini, ihyasına karar verilen şirket hakkında açılan «rücuen tazminat davası» nedeniyle «hukuki yararın» bulunduğunu, «ihyanın» Elazığ 3.
Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, bildirilen «son» adrese çıkartılan «tebligatın» taşınmış notuyla iade edildiğini, «ihtarın» 07.10.2013 tarih Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde «ilan» edildiğini, şirketin terkin tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin veya kooperatif ihyasının istenebileceğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, «hak düşürücü süre» sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci maddesi gereğince «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan ... «zorunlu hasım» olduğunu, davanın açılmasında kusurları bulunmaması nedeniyle taraflarına «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine, davanın süre yönünden ve «hukuki yarar» yokluğundan «usulden reddine» karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından taşeron firma işçisi ... ...'e ödenen «işçilik alacakları» ve ferilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle Elazığ 3.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/256 E. 2024/993 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama giderlerinden sorumluluk · yeniden tescil · rücuen alacak · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaMüdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar kesinleştiğinde tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Hukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek «tüzel kişilik» kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan «ihtarın» hukuka uygun olduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 E., 2022/614 K., sayılı kararı ile herhangi bir dava dosyasının «infazı» ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olması karşısında davanın konusuz kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 ... maddesi uyarınca, dava açıldıktan sonra «davanın konusuz kalması» durumunda «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edilmesi gerektiği, davacı, ihyasını talep ettiği şirkete karşı Elazığ 2.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı Kurum «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, davacının «ihya» istemekte «hukuki yararı» bulunmadığını, müvekkili Kurum'ca yapılan «terkin» işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, Mahkemece ek «tasfiye» kararı verilip «tasfiye memuru atanması» gerekirken tam ihyaya karar verilmesinin doğru olmadığını, yaptığı işlemde hukuka aykırılık bulunmayan ve iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili Kurum'un «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/101 E. sayılı dosyasında açılan tazminat davasının «tasfiye» aşamasında «derdest» olduğu, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için sicilden «kaydı» silinen şirketin «yeniden tescilinin» talep edilebileceği, böylelikle dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının, şirkete karşı açılmış dava derdest olmasına rağmen tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle iş bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, böylelikle «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun «kamu düzeni» de gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı Kurum'un «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına karar verilmiştir.
Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi aleyhine «rücuen alacak davası» açıldığı, Mahkemece davacı vekiline «şirketin ihyası davası» açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalı ... aleyhine ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihya davası · sicilden terkin · yetki · temsil
Benzer bu karardaŞti. aleyhine dava açtığını, yargılama sürecinde, anılan şirketin davalı Kurum tarafından resen ticaret «sicilden terkin» edildiğinin tespit edildiğini, davanın görüldüğü Mahkemece, müvekkiline «ihya davası» açılması için «yetki» ve süre verildiğini ileri sürerek ...
Kararın davalı Kurum «temsilcisi» tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum «temsilcisi» tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
CEVAP Davalı Kurum «temsilcisi» cevap dilekçesinde; davanın «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığını, müvekkili Kurum tarafından yapılan «terkin» işleminin hukuka uygun olduğunu ve «yasal hasım» konumunda olan müvekkili aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6660 E. 2024/38 K.
Ortak:işçilik alacakları · resen terkin · yeniden tescil · yasal hasım · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · derdestlik · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar «ticaret sicile» kaydedilerek «tüzel kişilik» kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin «terkin» tarihinde «derdest» davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan «ihtarın» hukuka uygun olduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, davalının «yasal hasım» olduğundan aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi gereği «resen terkin» olunan «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihya» davasının «terkin» tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmadığını, dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5 ... maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle «münfesih» olan şirketlerin belirleneceği ifade edilmiş ve (d) bendinde 18.05.2004 tarihli ve 5714 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun (5714 sayılı Kanun) 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilmemesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda «kaydı» silinerek sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatiflerin müdürlüklerce kapsama alınacağının düzenlendiğini, dava dışı şirketin bu kapsamda olduğunu, «yasal hasım» olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yasal «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, dava dışı şirketin 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesindeki prosedüre uygun bir şekilde kapatıldığını, nitekim sonradan açılan davadan kurumun haberdar olmasının mümkün olmadığını, «tasfiye» nedeninin dava dışı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, «ihya» kararının, «alacak davası» ile sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, anılan Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye karar verilerek tasfiye memurunun atanması gerekirken bunların gerçekleşmediğini, «ticaret sicili müdürlüğü» aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · münfesihlik · rücuen tazminat · tazminat davası · yetki · yönetim kurulu kararı · yasal faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «ihya» davasının «terkin» tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılmadığını, dava dışı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5 ... maddesinde Müdürlüklerce sayılı sebeplerle «münfesih» olan şirketlerin belirleneceği ifade edilmiş ve (d) bendinde 18.05.2004 tarihli ve 5714 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun (5714 sayılı Kanun) 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilmemesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda «kaydı» silinerek sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatiflerin müdürlüklerce kapsama alınacağının düzenlendiğini, dava dışı şirketin bu kapsamda olduğunu, «yasal hasım» olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/100 E. sayılı dosyası ile «rücuen tazminat davası» açıldığını, bu davada ...
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından dava dışı işçiye mahkeme kararı uyarınca ödenen «işçilik alacakları» ve ferilerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle Elazığ 5.
Sosyal Hizmetler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, yargılamanın devamı sürecinde sonuç alınabilmesi için ilgili şirketin ihyasının talep edilmesinin gerektiğini ve mahkemece taraflarına 26.10.2022 tarihli 2022/100 E. sayılı «yetki» belgesinin verildiğini ileri sürerek anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6271 E. , 2023/7189 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1330 Esas, 2023/1351 Karar
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/798 E., 2023/139 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından taşeron firma işçisi dava dışı ... ...'a ödenen işçilik alacaklarının ilgili firmalardan mahkemece tespit edilecek sorumlulukları oranında tahsili istemiyle Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/132 E. sayılı dosyasına kayden rücuen alacak davası açıldığını, yargılama sırasında dava dışı ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden silindiğinin tespit edildiğini, Mahkemece davacıya şirketin ihyası için dava açma yetkisi verildiğini ileri sürerek ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl cevap dilekçesinde; ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında, şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, terkin işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, terkin tarihinde şirketin derdest davalılarının alacak ve borçlarının Müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yasal hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirketin oda kaydının silinmesi nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca terkin edilmesinin usul ve Kanun'a aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı ... Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenilen şirketin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 28.12.2022 tarihli 2022/1351 E., 2022/1792 K. sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği kararın kesinleştiği ve şirketin tekrar ticaret sicile kaydedilerek tüzel kişilik kazandığını, davacının dava açmakta hukuki yaraının bulunmadığını, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, dava dışı şirkete yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, davalının yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava tarihi olan 22.11.2022 tarihi itibarıyla davacının ihya talep etmesine hukuki yarar bulunmakta ise de 11.10.2023 tarihi itibariyle ihyası istenen ... Sosyal Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/242 E., 2022/614 K., sayılı kararı ile herhangi bir dava dosyasının infazı ile sınırlı olmaksızın ihyasına karar verildiği ve kararın kesinleşmiş olması karşısında davanın konusuz kaldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 ... maddesi uyarınca, dava açıldıktan sonra davanın konusuz kalması durumunda yargılama giderleri ve vekalet ücreti davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tayin edilmesi gerektiği, davacı, ihyasını talep ettiği şirkete karşı Elazığ 2.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/132 E. sayılı dosyasında açılan tazminat davasının tasfiye aşamasında derdest olduğu, bu davaya ilişkin alacağın tasfiye edilmesi için 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesine göre sicilden kaydı silinen şirketin yeniden tescilinin talep edilebileceği, böylelikle dava tarihi itibarıyla davacının dava açmakta haklı olduğu, davalının, şirkete karşı açılmış dava derdest olmasına rağmen tasfiye işlemlerinin hukuka aykırı olarak sonuçlandırılması nedeniyle bu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı asılın istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının yasal hasım olduğunu, dava konusu şirket 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi gereği resen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun 'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı asılın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003127400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz