6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5067 E. 2024/1530 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Zamanaşımı
['6102/732']

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tecdit borcun yenilenmesi katılma yoluyla istinaf imza inkarı ilamsız icra takibi ikrar icra takibine itiraz kötü niyet tazminatı yenileme sebepsiz zenginleşme keşideci kamu düzeni bono protokol kötü niyet geçersizlik kötüniyet taşıyan yükleten (shipper) zamanaşımı istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 133 · HMK · TTK — TTK 732

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/188 E., 2021/95 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından Rize İcra Müdürlüğünün 2020/3298 E., sayılı dosyası üzerinden zamanaşımına uğramış bonoya istinaden ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşen keşideci davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı uyarınca durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın 113.726,38 TL yönünden iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senet ile birlikte 13.000,00 USD tutarlı senedi aralarındaki ticari ilişki uyarınca düzenleyerek dava dışı ... ...'a verdiğini, senetlere ilişkin borcun bir kısmını elden ödediğini, borca karşılık olmak üzere eşi adına kayıtlı aracı davacıya devrettiğini, borcun geri kalanını ekonomik nedenlerle ödeyemediğini, ancak kalan borç miktarına ilişkin olarak kendisinin adına hareket eden oğlu ile davacı ve dava dışı ... ... arasında bir protokol imzalandığını, bu protokol uyarınca da bir kısım ödemeler yapıldığını, protokol uyarınca 38.000,00 TL borcun kaldığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu anlaşmayı davacı tarafın kabul etmediği, davacının anlaşmada borçlunun imzasının bulunmaması sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü, ancak belge içeriğine itiraz edilmekle birlikte davacının kendi imzasını taşıyan belgedeki imzayı inkar etmediği, bu sebeple bu belgedeki imzanın ikrar edilmiş olması sebebiyle belge içeriğine yönelik itirazın yerinde olmadığı, ayrıca davacı tarafın davalı borçlunun imzası bulunmadığından bahisle sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasının tecdit sözleşmesinde borçlunun imzasının bulunmasının zorunlu olmaması, davacı tarafça imzası inkar edilmeyen bir belge ile borçlunun borcunun yeniden yapılandırılmış olması sebebiyle yerinde olmadığı, bu kapsamda eski borcun diğer deyişle takibe konu bonoya dayalı borcun tecdit ile sona erdirildiği kanaatine varıldığı, davacı vekilinin ikinci sözleşmede belirtilen tüm ödemelerin yapılmamasına yönelik iddiasının davanın tecditle borç yenilenmiş olmasına rağmen davanın eski borca ilişkin olarak açılması ... borca karşı ileri sürülebilecek iddiaların eski borca yönelik davada ileri sürülememesi sebebiyle yerinde görülmediği, davanın 17.000,00 USD tutarlı bonoya dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, takibe konu bonodan kaynaklanan borcun tecdit ile sona erdirildiği, bu sebeple eski borç olan bonoya dayalı olarak takip başlatılmasının yerinde olmadığı, davacının takibi yapmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan protokolün borcun yenilenmesi mahiyetinde olmadığını, bu haliyle senetten kaynaklı borcun sona erdiğinden bahsedilemeyeceğini, protokolün yok hükmünde sayılması gerektiğini, Mahkemece harcın hatalı hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine dair karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiş, istinaf gerekçelerini belirtmemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafından imza inkarında bulunulmayan 17.04.2019 tarihli "ANLAŞMA" başlıklı protokolün borcun yenilenmesi mahiyetinde olduğu, bu haliyle takip dayanağı senetten kaynaklı hakların yenilemeyle birlikte sona erdiği, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece maktu karar ve ilam harcı alınarak fazlaca alınan harcın iadesine karar verildiği, bu hususa yönelik kararda da bir isabetsizlik olmadığı, davalının katılma yoluyla istinaf dilekçesinde istinaf sebeplerine yer vermediği, bu haliyle istinaf başvurusunun kamu düzeniyle sınırlı olarak incelenmesi gerektiği, mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırı bir hususun da tespit edilemediği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 133 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tmk 427/4

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2392 E. 2016/934 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4804 E. 2023/574 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yasal hasım

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11268 E. 2010/1698 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5067 E.  ,  2024/1530 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/2375 Esas, 2022/945 Karar

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Rize 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/188 E., 2021/95 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından Rize İcra Müdürlüğünün 2020/3298 E., sayılı dosyası üzerinden zamanaşımına uğramış bonoya istinaden ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşen keşideci davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, takibin davalının haksız ve kötü niyetli itirazı uyarınca durduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın 113.726,38 TL yönünden iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senet ile birlikte 13.000,00 USD tutarlı senedi aralarındaki ticari ilişki uyarınca düzenleyerek dava dışı ... ...'a verdiğini, senetlere ilişkin borcun bir kısmını elden ödediğini, borca karşılık olmak üzere eşi adına kayıtlı aracı davacıya devrettiğini, borcun geri kalanını ekonomik nedenlerle ödeyemediğini, ancak kalan borç miktarına ilişkin olarak kendisinin adına hareket eden oğlu ile davacı ve dava dışı ... ... arasında bir protokol imzalandığını, bu protokol uyarınca da bir kısım ödemeler yapıldığını, protokol uyarınca 38.000,00 TL borcun kaldığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sunduğu anlaşmayı davacı tarafın kabul etmediği, davacının anlaşmada borçlunun imzasının bulunmaması sebebiyle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürdüğü, ancak belge içeriğine itiraz edilmekle birlikte davacının kendi imzasını taşıyan belgedeki imzayı inkar etmediği, bu sebeple bu belgedeki imzanın ikrar edilmiş olması sebebiyle belge içeriğine yönelik itirazın yerinde olmadığı, ayrıca davacı tarafın davalı borçlunun imzası bulunmadığından bahisle sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasının tecdit sözleşmesinde borçlunun imzasının bulunmasının zorunlu olmaması, davacı tarafça imzası inkar edilmeyen bir belge ile borçlunun borcunun yeniden yapılandırılmış olması sebebiyle yerinde olmadığı, bu kapsamda eski borcun diğer deyişle takibe konu bonoya dayalı borcun tecdit ile sona erdirildiği kanaatine varıldığı, davacı vekilinin ikinci sözleşmede belirtilen tüm ödemelerin yapılmamasına yönelik iddiasının davanın tecditle borç yenilenmiş olmasına rağmen davanın eski borca ilişkin olarak açılması ...

borca karşı ileri sürülebilecek iddiaların eski borca yönelik davada ileri sürülememesi sebebiyle yerinde görülmediği, davanın 17.000,00 USD tutarlı bonoya dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, takibe konu bonodan kaynaklanan borcun tecdit ile sona erdirildiği, bu sebeple eski borç olan bonoya dayalı olarak takip başlatılmasının yerinde olmadığı, davacının takibi yapmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatına yönelik talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan protokolün borcun yenilenmesi mahiyetinde olmadığını, bu haliyle senetten kaynaklı borcun sona erdiğinden bahsedilemeyeceğini, protokolün yok hükmünde sayılması gerektiğini, Mahkemece harcın hatalı hesaplandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine dair karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiş, istinaf gerekçelerini belirtmemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafından imza inkarında bulunulmayan 17.04.2019 tarihli "ANLAŞMA" başlıklı protokolün borcun yenilenmesi mahiyetinde olduğu, bu haliyle takip dayanağı senetten kaynaklı hakların yenilemeyle birlikte sona erdiği, mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece maktu karar ve ilam harcı alınarak fazlaca alınan harcın iadesine karar verildiği, bu hususa yönelik kararda da bir isabetsizlik olmadığı, davalının katılma yoluyla istinaf dilekçesinde istinaf sebeplerine yer vermediği, bu haliyle istinaf başvurusunun kamu düzeniyle sınırlı olarak incelenmesi gerektiği, mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırı bir hususun da tespit edilemediği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile davalının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesi.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 133 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020369400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.