Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2201 E. 2020/526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf incelemesi↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle bilirkişi raporunun iltibas yoktur değerlendirmesine itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2016-M-11626 sayılı YİDK kararının iptaline, 2015/70322 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karara karşı, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerinin ilişkin olup, mahkemece, davacıya ait ''Mobiliyum'' esas ibareli markası ile davalı şirkete ait ''Mobilimo'' ibareli başvuru markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin, sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle, kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Somut olayda, davacıya ait ''Mobiliyum'' esas ibareli markaları ile davalı şirkete ait ''Mobilimo'' ibareli marka başvurusunun mobilya emtiaları yönünden tanımlayıcılığa yakın ibareler olduğu, ''mobilya'' kelimesinden türetilen bu ibarelerin mobilya emtiaları yönünden markaları farklılaştıran sescil ve görsel farklılığa sahip oldukları bu sebeple mobilya emtiaları yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu husus hükmün davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/223 E. 2024/3634 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… amına göre; davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle bilirkişi raporunun iltibas yoktur değerlendirmesin …
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket v …
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların «ayırt edicilik» gücü de dikkate alınmalıdır.
Benzer bu kararda… markaları ile tescili talep edilen hizmetlerin tamamı yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 2017/64328 sayılı “mobil ilaçlama & peyzaj” ibareli marka açısından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının oluştuğu, 2017/64328 numaralı davalı markasının, «kötüniyetli» olarak başvurulduğuna ait dosya içinde delil bulunmadığı, 2017/64328 sayılı davalı şahıs markası açısından hükümsüzlük nedenlerinin oluştuğu, davalı eyleminin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında sayılacağı, «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2018/M-7824 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının davaya konu markayı kullanmasının, davacıya ait markaya ve ticari unvan hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, fiili kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine, davalının üzerinde davaya konu marka ibaresinin bulunduğu iş evrakı, katalog, ürün ve araçlar ile her türlü tanıtım vasıtasına görüldükleri yerde el konularak imhasına, davalıya ait mobililaclama.com alan adının davacıya ait marka ve ticari unvan hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve www.mobililaclama.com web sitesine «erişimin engellenmesine» karar verilmiştir.
Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; markanın bütünü itibariyle nazara alınması gerektiğini, bu açıdan kısmen benzerlik bulunsa da çıkarılan mal ve hizmet dışında kalan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunmadığını, mobil ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, tanınmışlık iddiasının ispat edilemediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… n "MOBİL" esas ibareli markaları ile tescili talep edilen hizmetlerinin tamamı yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre davacının tanınmış "MOBİL" markası açısından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · erişimin engellenmesi · sicilden terkin · hakkaniyet · ticaret unvanı · iptal davası · marka hakkına tecavüz · terkin
Benzer bu kararda… ınıfta yer alan "Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu)" başvurunun kapsamından resen reddedilerek geriye kalan hizmetler için «ilan» edildiğini, müvekkili tarafından davalının dava konusu marka başvurusunun yayınına itiraz edildiğini, müvekkilinin itirazı üzerine dava konusu marka başvurusunun kapsamından Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile 37.04 ve 37.05. alt sınıflarda yer alan hizmetlerin dava konusu marka başvurusunun kapsamından çıkarılmasına karar verildiğini, bu karara yönelik itirazın da reddine karar verildiğini, müvekkili adına tescilli mobil ibareli markaların bulunduğunu, markasının tanınmış marka olarak T/00232 sayısı ile markalar siciline kayıtlı olduğunu, davalının dava konusu marka başvurusunun tümden reddi gerektiğini, davaya konu uyuşmazlığa benzer emsal davalarda verilen kararların davacı lehine kesinleştiğini, davalı şahsın mobililaclama.com alan adının sahibi olduğunu ve www.mobililaclama.com internet sitesinde fiilen markayı kullanmakta olduğunu, davalı şahsın söz konusu kullanımlarının müvekkilinin markalarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK’nın 21.09.2018 tarih ve 2018/M-7824 sayılı kararının iptali ile davalının 2017/64328 sayılı marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalı şahsın kullanımının davacının marka ve «ticaret unvanına tecavüz» ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile fiili kullanımının durdurulması ve önlenmesini, bu amaçla iş evrakı ve sairlere el konulması, davalı şahsa ait mobililaçlama.com alan adının davacının markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile web sayfasına «erişimin engellenmesini» talep etmiştir.
… markaları ile tescili talep edilen hizmetlerin tamamı yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, 2017/64328 sayılı “mobil ilaçlama & peyzaj” ibareli marka açısından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası şartlarının oluştuğu, 2017/64328 numaralı davalı markasının, «kötüniyetli» olarak başvurulduğuna ait dosya içinde delil bulunmadığı, 2017/64328 sayılı davalı şahıs markası açısından hükümsüzlük nedenlerinin oluştuğu, davalı eyleminin 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında sayılacağı, «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın 2018/M-7824 sayılı kararının «iptaline, davaya» konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının davaya konu markayı kullanmasının, davacıya ait markaya ve ticari unvan hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, fiili kullanımının durdurulmasına ve önlenmesine, davalının üzerinde davaya konu marka ibaresinin bulunduğu iş evrakı, katalog, ürün ve araçlar ile her türlü tanıtım vasıtasına görüldükleri yerde el konularak imhasına, davalıya ait mobililaclama.com alan adının davacıya ait marka ve ticari unvan hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve www.mobililaclama.com web sitesine «erişimin engellenmesine» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini», markaya ve ticari ünvan hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, fiili kullanımının durdurulması ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü, «sicilden terkini», markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» tespiti, fiili kullanımın durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkindir.
-
Marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3148 E. 2024/5516 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… amına göre; davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle bilirkişi raporunun iltibas yoktur değerlendirmesin …
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca «iltibas» değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket v …
Benzer bu kararda… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu "mobilistock" ibareli markanın «ortalama tüketici» nezdinde "mobil-istock" olarak algılanmayacağı, bir bütün olarak "mobilistock" olarak algılanacağı, kaldı ki görsel olarak markanın "mobili stock" şeklinde "stock" …
… aşvurusuna anılan markalara dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markaları ile dava konusu başvurunun «iltibasa» yol açacak düzeyde benzer olduğu gibi marka kapsamlarında yer alan malların da aynı bulunduğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan başvurunun 6769 sayılı …
CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya
Benzer bu kararda… en kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "mobilistock” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "İSTOÇ" asıl unsurlu m …
-
Şirket zararının sektörel daralmadan kaynaklanması ve yönetici kusurunun kanıtlanamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6465 E. 2023/1225 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetici sorumluluğu · rekabet yasağı · borca batıklık · bekletici mesele
Benzer bu kararda… in 2015/401 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporunda da piyasanın daralması ve teknolojinin değişmesi sonucunda şirket gelirlerinin azaldığı, şirketin «borca batıklığının», 2004 yılından beri süregelen Kanal 6'nın şirkete olan borcu ile Tele Mesaj şirketinin borcunun tahsil edilememesinden kaynaklandığının tespit edildiği, şirketin «iflasa» sürüklenmesinde davalı yöneticinin kusurunun bulunduğunun kanıtlanamadığı gibi davacının ortağı bulunduğu şirketin de borcunu ödememesi olduğunun belirlendiği, davacının yetkilisi bulunduğu AMVG şirketinin faaliyet alanı ağırlıklı olarak mobil yazılım geliştirme ve teknik destek hizmetlerine ilişkin olmakla, Mobilink şirketiyle farklı olması nedeniyle şirket iş ve faaliyetlerinin AMVG şirketine kaydırıldığı ve «rekabet yasağına» aykırı davranıldığı iddiasının kanıtlanamadığı, şirketin içinin boşaltıldığı, müşteri ve demirbaşlarının AMVG şirketine aktarıldığı, elemanlarının bu şirkete yönle …
Şti.'ye (AMVG) ait olup davalının her iki «şirketin müdürü» ve aynı zamanda AMVG'nin ortağı olduğunu, her iki şirketin aynı iştigal sahasında çalıştıklarını, davalının Mobilink «şirketine zarar» verdiğini, bu bağlamda davalının şirketi zarara uğratarak «iflas» durumuna getirdiğini, davalının, müvekkilinin imzasını taklit ederek aleyhine kararlar aldığını, şirketin tüm faaliyet konularını ve emeğini AMGV şirketine kaydırdığını, bu nedenle AMVG şirketinin yüksek kazançlar elde etmeye başladığını, Mobilink «şirketinin feshi» davasında alınan bilirkişi raporunda davalının kusurlu bulunduğunu, davalı tarafından şirket çalışanlarının AMVG bünyesine «dahil» edildiğini, hatta demirbaşlarının da bu şirkete devredildiğini, Mobilink'in kâr «payının» yok edildiğini, davalının müdürlük maaşını istediği gibi tayin ettiğini, şirketin içini boşalttığını, müvekkilinin «şikayeti» üzerine Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/37796 sayılı dosyası ile hakkında «tahkikat» başlatıldığını, özenli bir yönetici gibi hareket etmeyip «rekabet yasağı» yükümlülüğüne uymadığını ileri sürerek şimdilik 400.000,00 TL tazminatın zarar tarihlerinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile Mobilink şirketine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/401 E. sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmediğini, «bekletici mesele» yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/401 E. sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılmasında da bir yarar bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2201 E. , 2020/526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada...4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/03/2018 tarih ve 2017/47 E- 2018/95 K. sayılı kararın davalı Şirket ve davalı TPMK vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair...Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/03/2019 tarih ve 2018/918 E- 2019/278 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Şirket ve davalı TPMK vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın en büyük mobilya alışveriş merkezi "Mobiliyum" markası ile tanınmış hale geldiğini, davalının müvekkili markası ile benzer olan "mobilimo" şeklinde iltibas oluşturacak marka başvurusuna itirazlarının reddedildiğini, markaların benzer olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 28.11.2016 tarih ve 2016-M-11626 sayılı kararının iptali ile davalı şirket adına tescil edilen 2015/70322 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, dava konusu kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesindeki koşulların oluştuğu, bu nedenle bilirkişi raporunun iltibas yoktur değerlendirmesine itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2016-M-11626 sayılı YİDK kararının iptaline, 2015/70322 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karara karşı, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda davalının "şekil+moBiLimo mobilya alışveriş merkezi" ibareli başvuru markasıyla davacının "mobiliyum" ibareli markaları arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesindeki iltibasın oluştuğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı şirket ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerinin ilişkin olup, mahkemece, davacıya ait ''Mobiliyum'' esas ibareli markası ile davalı şirkete ait ''Mobilimo'' ibareli başvuru markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı değerlendirilirken, markaların birbirlerine olan görsel, sescil ve kavramsal benzerlikleri yanında, markaya konu unsurların ayırt edicilik gücü de dikkate alınmalıdır. Bu anlamda, markalarda yer alan ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kimsenin tekeline verilemeyecek olan tanımlayıcı ibareler karşılaştırmada dikkate alınamaz. Tanımlayıcı olmamakla birlikte tanımlayıcılığa yakın olan ibareler yönünden ise koruma düzeyinin düşük tutulması gerekir. Esasen tanımlayıcı olmakla birlikte, KHK'nın 7/son maddesi uyarınca kullanım sonucu ayırt edici kılınmakla marka olarak tescili sağlanan ibarelerin, sadece tescilin sağlandığı gerekçesiyle, kullanım tekeli kimseye bırakılamaz.
Somut olayda, davacıya ait ''Mobiliyum'' esas ibareli markaları ile davalı şirkete ait ''Mobilimo'' ibareli marka başvurusunun mobilya emtiaları yönünden tanımlayıcılığa yakın ibareler olduğu, ''mobilya'' kelimesinden türetilen bu ibarelerin mobilya emtiaları yönünden markaları farklılaştıran sescil ve görsel farklılığa sahip oldukları bu sebeple mobilya emtiaları yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu husus hükmün davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar yararına BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587199100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz