Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1228 E. 2014/11927 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
özen borcu↗ güven kuruluşu↗ kusur oranı↗ sahtecilik↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre güven kuruluşu olan davalı Banka'nın, topladığı mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak ve objektif özen borcu altında bulunduğu, para çekme dekontlarında her ne kadar davacının imzası var ise davacı ve işlemi yapan M. T.'nin boş dekontlara imza atıldığı yönündeki birbirini teyit eder beyanları davacı ile birlikte bazı müşterilerin yatırdığı paraların yatırım yapma ve altına endeksli fonda yada yüksek oranlı faiz sisteminde değerlendirildiğini düşünmeleri nedeniyle bazen de elden ve hiç bir belge almadan hesaba para yatırdıkları ancak çekmedikleri, davacının toplam zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle kusur oranına göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki paranın tahsiline ilişkindir. Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve parasının daha iyi değerlendirileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davacı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3. bir şahsa değil de davacı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nın 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6105 E. 2013/6867 K.
Ortak:kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · yasal faiz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Ayrıca, dava bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, ticari iş mahiyetinde olması nedeniyle, talep gibi «reeskont faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/231 E. 2014/6802 K.
Ortak:kusur oranı · kusur
İncelediğiniz kararda… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. (3) Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 5.000 Euro'yu davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilm …
… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taleple bağlılık kuralı · taleple bağlılık · müterafik kusur
Benzer bu kararda… uro zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği, dolayısıyla davalı bankanın, maddi zararın 7000 euroluk kısmından sorumlu olduğu, ancak «taleple bağlılık kuralı» gereği davacı tarafça 5000 euro talep edildiğinden, talep edilen miktarla sınırlı olarak davacının davasının kabulü ile, 5.000 Euro alacağın dava tarihi olan 05.10 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6542 E. 2014/12634 K.
Ortak:kusur oranı · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda3- Kabule göre, mahkemece davalının %70 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğinde de, davacı 10.000 TL'yi davalının tam kusurlu olduğunu iddia ederek talep ettiğine göre, davalının %70 «kusur oranının» talep edilen miktara uygulanarak buna göre alacağa hükmetmek gerekirken, toplam alacağa davalının kusuru oranının uygulanarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… kontlardaki parayı tahsil ettiğini hatırlamadığını iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6528 E. 2014/12143 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… m zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle «kusur oranına» göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… sil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da «kusur» izafe edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacıya «kusur» izafesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · mevduat hesabı · işlemiş faiz · avans faizi
Benzer bu kararda… nle zararın doğmasında, zarar gören davacının da müterafik kusurunun bulunduğu, dava konusu maddi ve hukuki olguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının «müterafik kusuru» nedeniyle, davalı bankanın sorumluluğundan takdiren %30 oranında indirim yapılması gerektiği,diğer yandan davacı 16/06/2010 tarihinde hesaba icra tehdidiyle 1.135 TL yatırdığını iddia etmiş ise de, paraların çekildiği davacıya ait 72465 nolu hesabın bankaca tayin edilen limit dahilinde çalışan kredili «mevduat hesabı» olması nedeniyle borç bakiyesi vermiş olduğundan dolayı, kullanılan kredinin «işlemiş faizinin» karşılanması amacıyla bu tutarın yatırıldığı kanaatine varıldığı, talep edilen 3.000 TL'ye ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı, dolayısıyla davalı bankanın, ödeme makbuzunda para küpür dökümü bulunmadığından ve müfettiş raporundaki ifadelerden yola çıkarak maddi zararın 5.264 TL'lik kısmından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.264 TL alacağın dava tarihi olan 24.09.2010 tarihinden itibaren kısa vadeli ticari kredilere uygulanan en yüksek «avans faiz» oranı üzerinden hesaplanacak ve işleyecek olan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1228 E. , 2014/11927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ŞANLIURFA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/04/2013
NUMARASI 2010/49-2013/259
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/04/2013 tarih ve 2010/49-2013/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı Banka çalışanı dava dışı M. T.'nin telkini ve talebi üzerine davalı nezdinde bulunan mevduatından fon alım satımı işlemlerinin yapılabilmesi için anılan kişinin verdiği boş dekontlara imza attığını, ancak bu kişinin, sistemin çalışmadığı veya iş yoğunluğu gibi bahanelerle yapılan işlemlere ilişkin dekont örneğini müvekkiline vermediğini, anılan davalı personelinin zimmetine para geçirdiğinin öğrenilmesi üzerine müvekkilinin hesabına yatırmış olduğu 52.000.00 TL'nin bulunmadığının öğrenildiğini, davalı Banka'nın adam çalıştıran sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 52.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu dekontlar altındaki imzanın davacıya ait olduğunu ayrıca hesap ekstrelerinin de davacıya gönderildiğini ve itiraz olunmadığını, müvekkili Banka çalışanı ile davacı arasında Banka düzeni dışında özel bir para alım ilişkisinin olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre güven kuruluşu olan davalı Banka'nın, topladığı mevduatı sahtecilere karşı özenle korumak ve objektif özen borcu altında bulunduğu, para çekme dekontlarında her ne kadar davacının imzası var ise davacı ve işlemi yapan M. T.'nin boş dekontlara imza atıldığı yönündeki birbirini teyit eder beyanları davacı ile birlikte bazı müşterilerin yatırdığı paraların yatırım yapma ve altına endeksli fonda yada yüksek oranlı faiz sisteminde değerlendirildiğini düşünmeleri nedeniyle bazen de elden ve hiç bir belge almadan hesaba para yatırdıkları ancak çekmedikleri, davacının toplam zararının 60.779,64 TL olduğu, davacının ise banka personeline mutlak bir güven içinde hareket etmekle % 30 oranında kusurlu kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle kusur oranına göre 42.685,75 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdinde bulunan mevduat hesabındaki paranın tahsiline ilişkindir. Davacı, davalının çalıştırdığı banka personeline güvenerek ve parasının daha iyi değerlendirileceği şeklindeki beyanına inanarak, davalı çalışanına boş imzalı dekontlar verdiğini ve bu dekontların üzerinin davalı tarafından ödeme yapılmış gibi doldurulduğunu, oysa bu dekontlardaki parayı tahsil etmediğini iddia etmiş ve mahkemece de davacının boş dekontları imzalaması ve hesap cüzdanını kontrol etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu kabul edilip davacıya da kusur izafe edilerek karar verilmiştir. Ancak, 818 sayılı BK’nın 100. maddesi gereğince davacı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacı söz konusu boş dekontları 3.
bir şahsa değil de davacı çalışanına verdiğine göre, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nın 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda mahkemece davacıya kusur izafesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.186,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102245500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz