Borcun üstlenilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5213 E. 2014/12333 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun üstlenilmesi↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ vade↗ haksız fiil↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının E.. A.Ş Trabzon Şubesi'ne 100.000 DM yatırdığı, bu paranın Kıbrıs'ta mukim ve E.. A.Ş'nin yöneticilerinin kontrolünde olduğu anlaşılan o..-s.. bankasına davacının talimatı olmadan aktarıldığı, bu eylemleri nedeniyle banka yöneticilerinin yargılandıkları, gerek dosyada mübrez bilirkişi raporlarında gerekse ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında, davalı banka yöneticilerinin eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiğinin ve bu nedenle davalı bankanın sorumlu olduğunun açıklandığı gerekçesiyle davalı Y.. D.. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 100.000 DM'nin 08.12.1999 tarihi itibariyle TL karşılığının, bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı banka ve borcu üstlenen T.. T..den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ile borcu üstlenen T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı banka ve borcu üstlenen T.. T.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, aynen ödemek veya buna benzer bir şart var ise borcun yabancı para olarak aynen ifasını ya da bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası karşılığını isteyebilir. Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre de haksız fiillerde zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür. Mülga BK'nun 83. maddesinde sayılan yollardan birini seçen alacaklının, artık bu tercihinden dönmesi mümkün bulunmamaktadır. Somut olayda, dava dilekçesinde alacağın yabancı para üzerinden tahsili istenildikten sonra davacı vekili, 15.01.2013 tarihli oturumdaki beyanıyla söz konusu meblağın TL karşılığına hükmedilmesini istemiştir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, dava dilekçesinde tercihini yabancı para üzerinden tahsil olarak kullandığı dikkate alınarak yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tercihinden dönemeyeceğinin kabulü ile sonucuna göre karar karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13970 E. 2015/10395 K.
Ortak:vade · haksız fiil
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin yöneticilerinin kontrolünde olduğu anlaşılan o..-s.. bankasına davacının talimatı olmadan aktarıldığı, bu eylemleri nedeniyle banka yöneticilerinin yargılandıkları, gerek dosyada mübrez bilirkişi raporlarında gerekse ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında, davalı banka yöneticilerinin eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiğinin ve bu nedenle davalı bankanın sorumlu olduğunun açıklandığı gerekçesiyle davalı Y..
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, aynen ödemek veya buna benzer bir şart var ise borcun yabancı para olarak aynen ifasını ya da bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası karşılığını isteyebilir.
Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre de «haksız fiillerde» zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür.
Benzer bu karardaOysa, zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, aynen ödemek veya buna benzer bir şart var ise borcun yabancı para olarak aynen ifasını ya da bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası karşılığını isteyebilir.
Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre de «haksız fiillerde» zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · ihbar olunan · işlemiş faiz · temlik · protokol · ihbar · feragat · hukuki yarar
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihbar olunan» O. vekilinin «hukuki yararı» bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ö.C.E. yönünden «feragat nedeniyle davanın reddine», davacılar M.Ü., N.
D.., davalı Ing Bank A.Ş, davalı TMSF ve «ihbar olunan» O. vekili temyiz etmiştir.
Merkez Şubesi'ndeki 4.850.000 USD'nin alacaklılara «temlik» edildiğini, itfaya ilişkin taahütlerin yerine getirilmediğini ileri sürerek USD üzerinden talepte bulunmuş, 27.01.2012 tarihli «ıslah» dilekçesiyle «protokol» yanında, off shore zedelerin iradelerinin yanıltıldığını, haksız ve hukuka aykırı eylemler nedeniyle de talepte bulunduklarını belirtmiş, 11.07.2013 tarihli dilekç …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18358 E. 2014/6671 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… . maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı banka ve «borcu üstlenen» T..
D.. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», 100.000 DM'nin 08.12.1999 tarihi itibariyle TL karşılığının, bu tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı banka ve «borcu üstlenen» T..
Kararı, davalı banka ile «borcu üstlenen» T..
Benzer bu karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
Kararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla T..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inançlı işlem · uzamış ceza zamanaşımı · güven kurumu · ceza zamanaşımı · feri müdahil · maddi hata · uyuşmazlık konusu · havale
Benzer bu karardaŞirketine yönlendirdiği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği, alacağın off-shore bankasından tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, «uzamış ceza zamanaşımı» süresi ile mevduat zamanaşımı süresi gözetildiğinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 15.471,19 USD'nin, 23.11.1999 tarihinden itibaren 3095 SK'nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte «borcu üstlenen» T..
A.Ş'nin «inançlı işlem» nedeniyle görünüşte «havale» yaptıran mevduat sahibine karşı sanki mevduatı kabul etmiş gibi sorumlu tutulması gerektiği, zira bir «güven kurumu» olan bankanın davacıyı E.
… ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, karar başlığında davalı İng Bank'ın yazılmamasının mahallinde her zaman giderilebilecek «maddi hata» niteliğinde bulunmasına göre «borcu üstlenen» T..
T.. vekili ile «feri müdahil» vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15859 E. 2015/1401 K.
Ortak:avans faizi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaD.. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», 100.000 DM'nin 08.12.1999 tarihi itibariyle TL karşılığının, bu tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı banka ve «borcu üstlenen» T..
… . maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı banka ve «borcu üstlenen» T..
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bir «güven kurumu» olarak faaliyet göstermesi gereken ...'nin, davacıyı bilerek off-shore hesabına yönlendirdiği, ... tarafından off-shore Ltd.'e gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'ta mukim Off-Shore Ltd.'e aktarılmadığı, bunun yerine ...'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek sureti ile kullandırıldığı, dolayısıyla davacının mevduatından davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.000 TL'nin 05.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı Banka ile «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · güven kurumu · başvurma harcı · feri müdahil · yargılama gideri · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… rinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ...'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...'ye devredilen ...'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu, esasen bu hususun mahkemenin de kabulünde bulunduğu ancak tüm bu hususlara rağmen mahkemece, davacı tarafça dava açılırken ödenen «başvuru harcı» ile vekalet harcının «yargılama gideri» adı altında davalıdan tahsiline karar verildiği, bu durumda kararın anılan yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmas …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bir «güven kurumu» olarak faaliyet göstermesi gereken ...'nin, davacıyı bilerek off-shore hesabına yönlendirdiği, ... tarafından off-shore Ltd.'e gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'ta mukim Off-Shore Ltd.'e aktarılmadığı, bunun yerine ...'nin «hakim ortaklarına» ait şirketlere usulsüz olarak kredi verilmek sureti ile kullandırıldığı, dolayısıyla davacının mevduatından davalı bankanın sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.000 TL'nin 05.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka ile «feri müdahil» TMSF vekili temyiz etmiştir.
… maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı Banka ile «feri müdahil» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3554 E. 2013/2354 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… . maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle «zamanaşımı» süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı banka ve «borcu üstlenen» T..
D.. yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», 100.000 DM'nin 08.12.1999 tarihi itibariyle TL karşılığının, bu tarihten itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı banka ve «borcu üstlenen» T..
Kararı, davalı banka ile «borcu üstlenen» T..
Benzer bu kararda… mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yargılama sırasında mümeyyiz ... «borcu üstlendiğini» bildirerek yargılama katılmış bulunmasına rağmen karar başlığında borcu üstlenen olarak gösterilmemiş olması mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi bir hata olarak kabulünün gerekmesine ve davacıya ait mevduatın davacının talimatı ile ... bankasına gönderilmesi nedeniyle davada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun .... maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin «zamanaşımı def»'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve ...’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ...Ş. ve borcu üstlenen ... vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. ...- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre «temerrüt faizi» yürütülmesine karar vermek gerekirken, «akdi faiz» yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmedi …
Kararı, davalı, «borcu üstlenen» ... ve fer’i müdahil vekilleri temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · zamanaşımı def'i · def'i · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yargılama sırasında mümeyyiz ... «borcu üstlendiğini» bildirerek yargılama katılmış bulunmasına rağmen karar başlığında borcu üstlenen olarak gösterilmemiş olması mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi bir hata olarak kabulünün gerekmesine ve davacıya ait mevduatın davacının talimatı ile ... bankasına gönderilmesi nedeniyle davada taraflar arasında mevduat ilişkisinin bulunmaması ve bu itibarla da davada Bankacılık Kanunu'nun .... maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre mahkemenin «zamanaşımı def»'inin reddine ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve ...’nın 336. maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasından ötürü davalı ...Ş. ve borcu üstlenen ... vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. ...- Ancak, mahkemece, hükmedilen alacak miktarına 22.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesine göre «temerrüt faizi» yürütülmesine karar vermek gerekirken, «akdi faiz» yürütülmesine yönelik hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmedi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11378 E. 2012/16587 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava
Benzer bu kararda… e ancak bundan sonra alacağın tahsil edilememesi halinde davalı hakkında dava açılması gerektiği, dava dışı Off Shore bankası hakkında tüm yasal yollar tüketilmeden «erken açılan» davanın dinlenebilir olmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili ile davalı ve aynı zamanda fer'i müdahil vekili tarafından temyiz ed …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5213 E. , 2014/12333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/01/2013
NUMARASI 2009/265-2013/9
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/01/2013 tarih ve 2009/265-2013/9 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka ve borcu üstlenen T.. T.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.06.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. N.. Ç.., davalılardan I.. Bank A.Ş. Vekili Av. E.. I.. ve T.. T.. vekili Av. G.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 08.12.1999 tarihinde E.. Trabzon Şubesi'ne 100.000 DM yatırdığını, anılan bankanın üst düzey yöneticilerinin, mudilerin bankaya yatırdıkları paraları haksız biçimde edinmek için Kıbrıs'ta mukim E.. O..-Shore Ltd. Bankasını kurduklarını, bu bankanın paravan olarak kullanıldığının ve mudilerin paralarının bu şekilde elde ettiklerinin yürütülen ceza soruşturmaları sonucunda ortaya çıktığını, bu eylemlerin aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğini ileri sürerek, 51.129 EURO'nun bankaya yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi, vade sonundan itibaren ise 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15.01.2013 tarihli oturumda bu meblağın TL karşılığını avans faizi ile birlikte talep etmiştir.
Davalı vekili, aynı alacak için açılmış davanın reddedildiğini ve bu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiğini, o.. shore bankası ile farklı tüzel kişiliğe sahip bulunan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin yalnızca havale işlemini gerçekleştirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının E.. A.Ş Trabzon Şubesi'ne 100.000 DM yatırdığı, bu paranın Kıbrıs'ta mukim ve E.. A.Ş'nin yöneticilerinin kontrolünde olduğu anlaşılan o..-s.. bankasına davacının talimatı olmadan aktarıldığı, bu eylemleri nedeniyle banka yöneticilerinin yargılandıkları, gerek dosyada mübrez bilirkişi raporlarında gerekse ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında, davalı banka yöneticilerinin eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiğinin ve bu nedenle davalı bankanın sorumlu olduğunun açıklandığı gerekçesiyle davalı Y.. D.. yönünden davanın açılmamış sayılmasına, 100.000 DM'nin 08.12.1999 tarihi itibariyle TL karşılığının, bu tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı banka ve borcu üstlenen T..
T..den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ile borcu üstlenen T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına göre davalı banka ve borcu üstlenen T.. T.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, aynen ödemek veya buna benzer bir şart var ise borcun yabancı para olarak aynen ifasını ya da bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası karşılığını isteyebilir. Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre de haksız fiillerde zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür. Mülga BK'nun 83. maddesinde sayılan yollardan birini seçen alacaklının, artık bu tercihinden dönmesi mümkün bulunmamaktadır.
Somut olayda, dava dilekçesinde alacağın yabancı para üzerinden tahsili istenildikten sonra davacı vekili, 15.01.2013 tarihli oturumdaki beyanıyla söz konusu meblağın TL karşılığına hükmedilmesini istemiştir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, dava dilekçesinde tercihini yabancı para üzerinden tahsil olarak kullandığı dikkate alınarak yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde bu tercihinden dönemeyeceğinin kabulü ile sonucuna göre karar karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka ile borcu üstlenen T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı banka-borcu üstlenen T.. T.. yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 27.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101966200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz