Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/14921 E. 2014/16864 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yeniden tescil↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ olumsuz oy↗ tüzel kişilik↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ vekalet ücreti↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı SGK tarafından davalı şirket hakkında Bakırköy 27. İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması sebebi ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından şirketin ihyası için süre verildiği, celp edilen ticaret sicil kayıtları itibari ile davalı şirketin tasfiye edilip sonlandırılmasından dolayı tüzel kişiliğinin kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı İ.. M.. vekili ve diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihyası istenen limited şirketin tüzel kişiliği bulunmadığına göre, davalı tasfiye memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı tasfiye memurunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, ihya davasında husumetin tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ticaret sicilinden kaydı silinen şirkete bu davada husumet düşmemektedir. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre (31.01.2011 gün, 2011/548 E-936 K; 03.03.2011 gün, 2009/9479 E.-2011/2210 K.; 23.05.2011 gün 2010/15483 E.-2011/6202 K.; 01.11.2011 gün, 2009/13420 E.-2011/14788 K. sayılı) bu davanın tasfiye memuru ve ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekir. Davada tasfiye memuruna, ticaret sicil memurluğuna ve ihyası istenen şirkete husumet yöneltilmiştir. Tasfiye edilerek sicilden terkin edilen şirket yönünden davanın husumetten reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım konumunda olduğu değerlendirilmeksizin, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14930 E. 2013/19703 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz kararda1-Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen «limited şirketin» «tüzel kişiliği» bulunmadığına göre, davalı «tasfiye» memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması «sebebi» ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından «şirketin ihyası» için süre verildiği, celp edilen «ticaret sicil» kayıtları itibari ile davalı şirketin «tasfiye» edilip sonlandırılmasından dolayı «tüzel kişiliğinin» kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın k …
Tasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
A.Ş.'nin «ticaret sicilindeki terkin» işleminin iptali ile aynı unvanla «ticaret siciline» yeniden «kaydı» ve «ilanı» suretiyle ihyasına karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre (31.01.2011 gün, 2011/548 E-936 K; 03.03.2011 gün, 2009/9479 E.-2011/2210 K.; 23.05.2011 gün 2010/15483 E.-2011/6202 K.; 01.11.2011 gün, 2009/13420 E.-2011/14788 K. sayılı) bu davanın «tasfiye memuru» ve «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · şirketin tasfiyesi · ticaret sicili tescili · tespit davası · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Kahramanmaraş İş Mahkemesi'nde «hizmet tespiti davası» açtığı, davanın «derdest» olduğu, bu davanın incelenebilmesi için davalı Birlik Tarım Ürünleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin «ihyası» ile «ticaret siciline tesciline» karar verilmesi gerektiği, davalı «şirketin tasfiyesinin» TTK'ya uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Kahramanmaraş Ticaret Sicil Memurluğu'nun 4161 sicil sayısında kayıtlı Birlik Tarım Ürünleri Tic v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1728 E. 2014/3085 K.
Ortak:yeniden tescil · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaTasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Davalı «tasfiye» memurunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, «ihya» davasında «husumetin» «tasfiye memuru» ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirkete bu davada husumet düşmemektedir.
İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması «sebebi» ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından «şirketin ihyası» için süre verildiği, celp edilen «ticaret sicil» kayıtları itibari ile davalı şirketin «tasfiye» edilip sonlandırılmasından dolayı «tüzel kişiliğinin» kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın k …
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece, iş akdinden kaynaklanan hususlara dair «tasfiye işlemleri» sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri
Benzer bu karardaMahkemece, iş akdinden kaynaklanan hususlara dair «tasfiye işlemleri» sonuçlanmadan tasfiyenin sonlandırılmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6366 E. 2014/12382 K.
Ortak:yeniden tescil · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
1-Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen «limited şirketin» «tüzel kişiliği» bulunmadığına göre, davalı «tasfiye» memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı «tasfiye» memurunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, «ihya» davasında «husumetin» «tasfiye memuru» ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirkete bu davada husumet düşmemektedir.
Benzer bu kararda2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
Mahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, «sicilden terkin» edilen ticari şirket hakkında «alacak davası» mevcut olduğu, tasfiyenin usulünce sonuçlandırılmadığı gerekçesiyle,davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Ancak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12576 E. 2014/13713 K.
Ortak:yeniden tescil · yasal hasım · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · yargılama gideri · ticaret sicili · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması «sebebi» ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından «şirketin ihyası» için süre verildiği, celp edilen «ticaret sicil» kayıtları itibari ile davalı şirketin «tasfiye» edilip sonlandırılmasından dolayı «tüzel kişiliğinin» kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın k …
Tasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
1-Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen «limited şirketin» «tüzel kişiliği» bulunmadığına göre, davalı «tasfiye» memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2-Dava, davalı şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına ilişkin olup, bu tür davalarda, davalılardan «ticaret sicil» memurluğu «yasal hasım» konumunda bulunduğu için davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir.
Zira, istem üzerine «ihyaya» ilişkin karar alıp, şirketi tekrar sicile tescil gibi bir görevi ve yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · yargılama giderleri · harç
Benzer bu karardaDava, TTK'nın 36. maddesine dayalı bir dava da olmadığından, sicil aleyhine «harç», «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerekir.
Bu itibarla, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» veya memurlarının ya da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken, kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12491 E. 2014/14278 K.
Ortak:yeniden tescil · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması «sebebi» ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından «şirketin ihyası» için süre verildiği, celp edilen «ticaret sicil» kayıtları itibari ile davalı şirketin «tasfiye» edilip sonlandırılmasından dolayı «tüzel kişiliğinin» kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın k …
1-Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen «limited şirketin» «tüzel kişiliği» bulunmadığına göre, davalı «tasfiye» memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'inci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça işçilik hak ve alacaklarının tahsili istemiyle «ihyası» istenilen şirket aleyhine dava açıldığı, «şirketin ihyası» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2926 E. 2016/3585 K.
Ortak:yeniden tescil · yasal hasım · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · limited şirket · ticaret sicili · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması «sebebi» ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından «şirketin ihyası» için süre verildiği, celp edilen «ticaret sicil» kayıtları itibari ile davalı şirketin «tasfiye» edilip sonlandırılmasından dolayı «tüzel kişiliğinin» kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın k …
1-Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen «limited şirketin» «tüzel kişiliği» bulunmadığına göre, davalı «tasfiye» memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep olunan şirketin «son» «temsilcisinin» davacı olduğu, şirketin «terkin» edildiği tarih itibariyle faaliyetinin devam ettiği, terkinden önce 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin vergi «beyannamelerinin» verildiği ve bu tarihlere ilişkin vergi ödemelerinin gerçekleştirildiği, «hukuki menfaati» bulunan davacının haklı sebeplere dayalı talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Davalı Ticaret Sicil Memurluğu bu davada «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaksa da davanın kabulü halinde davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki menfaat · ba beyannamesi · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» talep olunan şirketin «son» «temsilcisinin» davacı olduğu, şirketin «terkin» edildiği tarih itibariyle faaliyetinin devam ettiği, terkinden önce 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin vergi «beyannamelerinin» verildiği ve bu tarihlere ilişkin vergi ödemelerinin gerçekleştirildiği, «hukuki menfaati» bulunan davacının haklı sebeplere dayalı talepte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Davalı Ticaret Sicil Memurluğu bu davada «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaksa da davanın kabulü halinde davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilemez.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verildiğine göre davalı Ticaret Sicil Memurluğu yararına «vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8645 E. 2012/926 K.
Ortak:sicilden terkin · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı · husumet · dava şartı · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2-Davalı «tasfiye» memurunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, «ihya» davasında «husumetin» «tasfiye memuru» ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirkete bu davada husumet düşmemektedir.
Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre (31.01.2011 gün, 2011/548 E-936 K; 03.03.2011 gün, 2009/9479 E.-2011/2210 K.; 23.05.2011 gün 2010/15483 E.-2011/6202 K.; 01.11.2011 gün, 2009/13420 E.-2011/14788 K. sayılı) bu davanın «tasfiye memuru» ve «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama neticesinde hakkında «tasfiye» kararı alınan ve «ticaret sicil» kaydından tasfiye edilerek «kaydın» «terkin» edildiği anlaşılan şirket hakkında «derdest» hizmet tespiti ve işçi alacaklarına ilişkin davaların bulunduğunun tespit edilmiş olması gerekçesiyle Bakırköy 2.
2010/8645 2012/926 S-2 gün, 2009/9479 E - 2011/2210 K; 23.05.2011 gün 2010/15483 E - 2011/6202 K; 01.11.2011 gün, 2009/13420 E - 2011/14788 K sayılı) bu davanın «tasfiye memuru» ve «ticaret sicil» memurluğuna «husumet» yöneltilerek açılması gerekir.
1- Dava, «sicilden terkin» edilen YEK Teks.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · münhasırlık · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama neticesinde hakkında «tasfiye» kararı alınan ve «ticaret sicil» kaydından tasfiye edilerek «kaydın» «terkin» edildiği anlaşılan şirket hakkında «derdest» hizmet tespiti ve işçi alacaklarına ilişkin davaların bulunduğunun tespit edilmiş olması gerekçesiyle Bakırköy 2.
İş Mahkemesi'nin 2005/1215- 1216- 1217- 1218- 1220-1222-1223-1224- 1225- 1226-1227-1229-1231-1232-1233-1234-1235-1236-1237-1238 esas sayılı hizmet tespiti ve işçi alacaklarına ilişkin açılan dava dosyalarına «münhasır» olmak üzere İstanbul Ticaret Sicil memurluğunda sicil no: 475359-422941 ‘de kayıtlı ticaret ünvanı «tasfiye» halinde Y.E.K. tekstil ürünleri San.
Mahkemece, davacı tarafa «ticaret sicil» memurluğuna karşı ayrı bir dava açılması için «mehil» verilip, açıldığında her iki dava birleştirilerek buna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmadan karar tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16398 E. 2015/1464 K.
Ortak:yeniden tescil · yasal hasım · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · limited şirket · ticaret sicili · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaTasfiye edilerek «sicilden terkin» edilen şirket yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması «sebebi» ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından «şirketin ihyası» için süre verildiği, celp edilen «ticaret sicil» kayıtları itibari ile davalı şirketin «tasfiye» edilip sonlandırılmasından dolayı «tüzel kişiliğinin» kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın k …
1-Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihyası istenen «limited şirketin» «tüzel kişiliği» bulunmadığına göre, davalı «tasfiye» memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, davalı Ticaret Sicil Memurluğu bu davada «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
1- Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihyası» istenen şirketin ...'ya borcu bulunduğu, bu nedenle tasfiyenin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle, şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · temsil
Benzer bu karardaKararı, davalı Ticaret Sicil Memurluğu «temsilcisi» temyiz etmiştir.
1- Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, davalı Ticaret Sicil Memurluğu bu davada «yasal hasım» olduğundan «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.
Mahkemece davalı Ticaret Sicil Memurluğu'nun «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığına karar verilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı Ticaret Sicil Memurluğu yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/14921 E. , 2014/16864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY (KAPATILAN) 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/06/2014
NUMARASI 2014/84-2014/176
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy (Kapatılan) 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2014/84-2014/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı İ.. M..
vekili ve diğer davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten halen derdest olan Bakırköy 27. İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan rücuen alacak davası nedeniyle alacaklı olduğunu, dava devam ederken şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, davaya devam edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin yeniden ihyası ve tasfiye memuru tayinine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
[…]. M.. vekili; müvekkili kurumun söz konusu davada yasal hasım olduğunu, her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı SGK tarafından davalı şirket hakkında Bakırköy 27. İş Mahkemesi'nin 2013/469 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı; ancak davalı şirketin sonlandırılmış olması sebebi ile davacı tarafa İş Mahkemesi tarafından şirketin ihyası için süre verildiği, celp edilen ticaret sicil kayıtları itibari ile davalı şirketin tasfiye edilip sonlandırılmasından dolayı tüzel kişiliğinin kalmadığı anlaşıldığından İş Mahkemesi'nde devam eden davada taraf sıfatı alabilmesi için davalı şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı İ.. M.. vekili ve diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihyası istenen limited şirketin tüzel kişiliği bulunmadığına göre, davalı tasfiye memurunun şirket adına ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından anılan davalının bu yöndeki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalı tasfiye memurunun temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, ihya davasında husumetin tasfiye memuru ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ticaret sicilinden kaydı silinen şirkete bu davada husumet düşmemektedir. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre (31.01.2011 gün, 2011/548 E-936 K;
03. 03.2011 gün, 2009/9479 E.-2011/2210 K.;
23. 05.2011 gün 2010/15483 E.-2011/6202 K.;
01. 11.2011 gün, 2009/13420 E.-2011/14788 K. sayılı) bu davanın tasfiye memuru ve ticaret sicil memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekir. Davada tasfiye memuruna, ticaret sicil memurluğuna ve ihyası istenen şirkete husumet yöneltilmiştir. Tasfiye edilerek sicilden terkin edilen şirket yönünden davanın husumetten reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gibi, yine dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2'nci maddesi gereğince mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin, sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi de doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3-Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım konumunda olduğu değerlendirilmeksizin, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı tasfiye memurunun şirket adına yaptığı temyiz isteminin REDDİNE, (2) ve(3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun ve davalı sicil müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı İ.. M.. ve diğer davalılara iadesine, 05/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101959600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz