Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/10180 E. 2014/687 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗ rayiç bedel↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi tazminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının projesine tecavüzün bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, mimari projenin taklit edilmesi nedeniyle FSEK 68. maddesi kapsamında maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf, 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesi uyarınca projenin rayiç değerinin 3 katı tutarında maddi tazminat isteminde bulunmuştur. FSEK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir. Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için rayiç bedel yönünde bilirkişi incelemesi yaptırarak sonucuna göre maddi tazminatın tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6597 E. 2013/9293 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaFıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, «kusurun» olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilecek "en çok üç kat fazla" tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme «yetkisinin» mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · kusur
Benzer bu karardaFıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, «kusurun» olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilecek "en çok üç kat fazla" tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme «yetkisinin» mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15168 E. 2012/19258 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 8. maddesi gereğince "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Maddenin metninde de anlaşılacağı üzere, izinsiz kullanımın «gerçekleşmesi zararın» varlığı için yeterli olup, bu durumda, mahkemece, davacının talep edebileceği ücretin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zararının ispatlanamadı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu kararda… 8. maddesi gereğince "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Maddenin metninde de anlaşılacağı üzere, izinsiz kullanımın «gerçekleşmesi zararın» varlığı için yeterli olup, bu durumda, mahkemece, davacının talep edebileceği ücretin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zararının ispatlanamadı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10386 E. 2018/2777 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 68/1. maddesine göre, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
… n malların tedarikçisinin ise dava dışı şirket olduğu, davalının sattığı davaya konu 4.533 adet ürünün net satış tutarı yönünden telif bedelinin 1.078,85 TL olduğu, «kusurun» ağırlığı göz önüne alınarak «rayiç bedelin» takdiren ... katı olan ....236,55 TL’ye hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının vaki tecavüzünün men'ine, davalıya ait ürünler üzerinde davacıya ait eserlerin işlenerek ürünlerin çoğaltılması, yayımı ve satımının durdurulmasına, ....236,55 TL'nin «fatura» tarihi olan .../11/2012 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair tazminat talebinin reddine, farazi sözleşme ilişkişi nedeniyle ref talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda eser sahibinin kendisiyle sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya «rayiç bedelin» belirlenmesi suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca davalı tarafından ...’ya yapılan toplam satış miktarı üzerinden hesaplama yapmak yerine iade edilen ürünler düşülerek tazminat hesabı yapılması da doğru görülmeyip hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura · taşıyan · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda… n malların tedarikçisinin ise dava dışı şirket olduğu, davalının sattığı davaya konu 4.533 adet ürünün net satış tutarı yönünden telif bedelinin 1.078,85 TL olduğu, «kusurun» ağırlığı göz önüne alınarak «rayiç bedelin» takdiren ... katı olan ....236,55 TL’ye hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının vaki tecavüzünün men'ine, davalıya ait ürünler üzerinde davacıya ait eserlerin işlenerek ürünlerin çoğaltılması, yayımı ve satımının durdurulmasına, ....236,55 TL'nin «fatura» tarihi olan .../11/2012 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair tazminat talebinin reddine, farazi sözleşme ilişkişi nedeniyle ref talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile eser sahibi... arasında 05.05.2011 tarihinde yapılan devir sözleşmesi ile eser sahibinin mali haklarını davacıya devretmiş olduğu, grafik tasarımların sahibinin hususiyetini «taşıyan» özgün fikir ve sanat eseri olduğu, davalı ambalajları üzerinde bu çizimlerin birebir aynısının karakter olarak benzerlerinin kullanıldığı, davaya konu mallardan ...
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12570 E. 2012/20573 K.
Ortak:rayiç bedel · maddi tazminat · temsil
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, mimari projenin taklit edilmesi nedeniyle FSEK 68. maddesi kapsamında «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir.
… n manevi haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıların her biri için 500'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacılara ait kitapçığın eser mahiyetinde olduğu ve eserin davalı tarafından intihal olunduğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak maddi zararın kanıtlanamadığından bahisle «maddi tazminat» istemi reddolunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık
Benzer bu kararda5846 sayılı FSEK'nun 21. maddesi gereğince, "Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı «münhasıran» eser sahibine aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/221 E. 2020/4164 K.
Ortak:rayiç bedel
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… er iki şirketin bağlantılı olup, iş yerinin projesinin hazırlanması ve yapılması konusunda birlikte hareket ederek davacı ile görüşmeler yaptıkları anlaşıldığından, «husumet itirazı» yerinde bulunmadığı, davacı projesinin uygulamaya elverişli olduğu ve FSEK kapsamındaki haklardan yararlanması gerektiği, davacıya ait eser niteliğindeki mimari projenin çok küçük değişiklikler yapılarak davalılara ait iş yerine uygulandığı, projenin «rayiç bedelinin» 25.000,00 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 75.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… de ödemeden davalılar tarafından aynı yerde üçüncü bir kişiye uygulatıldığını iddia etmiş, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde FSEK 68/1. maddesi uyarınca proje «rayiç bedelinin» 3 katı tutarında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… 846 sayılı FSEK 22. maddesi uyarınca izinsiz çoğaltma hakkının ihlal edildiği söylenemeyecek olup, tazminat olarak sadece FSEK 70/2. maddesi uyarınca yalnızca proje «rayiç bedeline» hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde FSEK 68/1 maddesi uyarınca üç katı tazminata karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · reeskont faizi · ticaret sicili · husumet
Benzer bu kararda… er iki şirketin bağlantılı olup, iş yerinin projesinin hazırlanması ve yapılması konusunda birlikte hareket ederek davacı ile görüşmeler yaptıkları anlaşıldığından, «husumet itirazı» yerinde bulunmadığı, davacı projesinin uygulamaya elverişli olduğu ve FSEK kapsamındaki haklardan yararlanması gerektiği, davacıya ait eser niteliğindeki mimari projenin çok küçük değişiklikler yapılarak davalılara ait iş yerine uygulandığı, projenin «rayiç bedelinin» 25.000,00 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 75.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dosyada mevcut «ticaret sicil» kayıtlarına göre her iki şirket ortaklarının soyadlarının aynı olduğu, davacı ile yazışma yapan şirketin Oral Gaz San. ve Tic.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12375 E. 2013/22875 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda5846 sayılı FSEK'in 68. maddesine göre, eseri hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
… rhangi bir diyaloğa girmeksizin söz konusu programı yapılan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda belirlendiği üzere kullandığı, program için belirlenen 25.000 TL «rayiç bedelin» makul görüldüğü ve FSEK 68/1. maddesi gereğince de eser sahibi olan asıl dosya davacısından izin almaksızın ve bedel ödenmeksizin kullanılmış olması sebebiyle de bu bedelin 3 katına kadar tazminata hükmedilebileceği gerekçesi ile asıl davada davanın kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak 25.000,00x3= 75.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «ticari faizi» ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · eş rızası · teslim
Benzer bu kararda… avalı şirkette satın alma müdürü olarak çalışırken yine davalıların istemi üzerine işbu davaya konu bilgisayar programını hazırladığı ve bu programı davacının kendi «rızası» ile davalıların bilgisayarına kurduğunun anlaşılmasına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Borçlar Kanunu hükümlerine göre “eser sipariş sözleşmesi” kapsamında gerçekleştirilerek karşı tarafa «teslim» olunan bilgisayar programından kaynaklanan telif ücreti alacağına yönelik olduğunun kabulü gerekirken, eser sahibi ile aralarında sözleşme olmaksızın kullanım hali …
… rhangi bir diyaloğa girmeksizin söz konusu programı yapılan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda belirlendiği üzere kullandığı, program için belirlenen 25.000 TL «rayiç bedelin» makul görüldüğü ve FSEK 68/1. maddesi gereğince de eser sahibi olan asıl dosya davacısından izin almaksızın ve bedel ödenmeksizin kullanılmış olması sebebiyle de bu bedelin 3 katına kadar tazminata hükmedilebileceği gerekçesi ile asıl davada davanın kısmen kabulü ile, FSEK 68. maddesi de nazara alınarak 25.000,00x3= 75.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «ticari faizi» ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla talep ile diğer taleplerin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
-
Eser Sahipliğine Bağlı Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3641 E. 2024/549 K.
Ortak:rayiç bedel · maddi tazminat · temsil
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, mimari projenin taklit edilmesi nedeniyle FSEK 68. maddesi kapsamında «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eser sahibi olduğu, taraflar arasındaki projenin hayata geçirildiği, çizimlerin davalı tarafa «teslim» edildiği, davacı tarafın telif bedeli alacağı doğduğu, yapılan hesaplamaya göre 1.494.552,12 TL mimari projeden dolayı telif hakkı talep edebileceği, davacıya yapılan ödemeler düşüldüğünde davacı tarafın bakiye proje telif bedeli alacağının 456.742,12 TL olduğu, bu miktarın davalılardan ... dışında diğer davalıların müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği, söz konusu alacağın taraflar arasında yazılı olmayan sözleşmeye göre «ifa» edildiği, izinsiz bir kullanım söz konusu olmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddenin uygulama yeri olmadığı, mimari projenin davacının izni dışında haklı bir talep olmaksızın değiştirildiği, mimari projeden faydalanarak hazırlanan tadilat projesinin herhangi bir zorunluluktan değil ticari amaçla daha fazla gelir elde etmek amacıyla yapıldığı, yapılan tadilat projesiyle davacının mimari projesinin bütünlüğü bozulduğu bu nedenle davacının manevi hakkının ve 5846 sayılı Kanun'un 21 inci maddedeki işlenme hakkının ihlal edildiği, aynı Kanun'un 68 inci maddesine göre izin almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halde isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok 3 katı fazlasını isteyebilir hükmü gereği belirlenen rayiç bedel 1.269.817,01 TL olup, 3 katı 3.809.451,03 TL olup, bu miktarın davacının eserinin izinsiz işlenme karşılığı tüm davalılardan tahsili gerektiği, yine davacıya ait projenin niteliği, eserin izinsiz olarak işlenmesi, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları «hakkaniyet» gereği 25.000,00 TL manevi tazminatın tüm davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
… nin eser sahibi tarafından engellenip engellenemeyeceğinin menfaâtler dengesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, «maddi tazminatların» hatalı hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:adi ortaklık · sözleşmeden doğan dava · eş rızası · hakkaniyet · dürüstlük kuralı · ifa · kamu düzeni · ihtar
Benzer bu kararda… e Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında eser niteliğindeki "KORU FLORYA" projesinin çizimi sebebiyle tahakkuk eden telif ücretinin ödenmediğini, keza «rıza» dışında mimari projede davalı tarafça değişiklik yapıldığı gerekçesi ile şimdilik 10.000,00 TL'nin Ar-ke A.Ş dışındaki «adi ortaklığı» oluşturan diğer davalılardan ve TOKİ'den dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 3 katına kadar olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin Ar-ke dışındaki adi ortaklığı oluşturan diğer davalılardan ve TOKİ'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 5846 sayılı Kanun'un 70/3 maddesi uyarınca şimdilik 10.000,00 TL'nin Ar-ke A.Ş dışındaki adi ortaklığı oluşturan diğer davalılardan ve TOKİ'den dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte Ar-ke A.Ş dışındaki adi ortaklığı oluşturan diğer davalılardan ve TOKİ'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Asıl davada davalı TOKİ vekili cevap dilekçesinde; sözleşme ve şartname uyarınca tüm sorumluluğun müteahhit firmaya ait olduğunu, 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğunu, dava konusunun 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olmadığını bu sebeple izin alınmadan değişikliğin yapılabileceğini, «adi ortaklığı» oluşturan şirketlerden Ar-ke A.Ş.'nin muaf tutulmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının bu şirketin yetkili ortağı olduğunu, yaklaşık 4 yıl geçtikten sonra bu davanın açılmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğunu davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl davada davalı Aydınlı A.Ş., Vizyonlife Ltd ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının «adi ortaklığı» oluşturan şirketlerden Ar-ke A.Ş.'nin ortağı olduğunu, haksız ve kötü niyetle projenin tamamlanması için bakanlık tarafından ön görülen zorunlu proje değişikliklerini yapmadığını, yapının faaliyetlerinin durdurulması amaçlı davalar açtığını, proje değişikliğini gerçekleştirmesi için davalı ... ile anlaşma yapıldığını, revize olan proje askıda iken davacının itiraz etmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 16/2 inci maddesi uyarınca imar mevzuatı ve «kamu düzeni» gereğince zaruri değişiklikler izin alınmadan yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eser sahibi olduğu, taraflar arasındaki projenin hayata geçirildiği, çizimlerin davalı tarafa «teslim» edildiği, davacı tarafın telif bedeli alacağı doğduğu, yapılan hesaplamaya göre 1.494.552,12 TL mimari projeden dolayı telif hakkı talep edebileceği, davacıya yapılan ödemeler düşüldüğünde davacı tarafın bakiye proje telif bedeli alacağının 456.742,12 TL olduğu, bu miktarın davalılardan ... dışında diğer davalıların müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerektiği, söz konusu alacağın taraflar arasında yazılı olmayan sözleşmeye göre «ifa» edildiği, izinsiz bir kullanım söz konusu olmadığından 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddenin uygulama yeri olmadığı, mimari projenin davacının izni dışında haklı bir talep olmaksızın değiştirildiği, mimari projeden faydalanarak hazırlanan tadilat projesinin herhangi bir zorunluluktan değil ticari amaçla daha fazla gelir elde etmek amacıyla yapıldığı, yapılan tadilat projesiyle davacının mimari projesinin bütünlüğü bozulduğu bu nedenle davacının manevi hakkının ve 5846 sayılı Kanun'un 21 inci maddedeki işlenme hakkının ihlal edildiği, aynı Kanun'un 68 inci maddesine göre izin almadan işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses ve görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halde isteyebileceği bedelin veya kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok 3 katı fazlasını isteyebilir hükmü gereği belirlenen rayiç bedel 1.269.817,01 TL olup, 3 katı 3.809.451,03 TL olup, bu miktarın davacının eserinin izinsiz işlenme karşılığı tüm davalılardan tahsili gerektiği, yine davacıya ait projenin niteliği, eserin izinsiz olarak işlenmesi, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları «hakkaniyet» gereği 25.000,00 TL manevi tazminatın tüm davalılardan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8996 E. 2010/757 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir”.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde «rayiç bedelin» üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması «yetkisidir».
Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan «rayiç bedelin» üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · ibraz
Benzer bu kararda… ının bu sözleşme kapsamında ve gerekse sözleşme öncesi dönem tasarım ve çalışmalarının davalı tarafından sözleşme sonrasında da kullanılmaya devam edildiği, dosyaya «ibraz» edilen internet çıktıları, broşür, katalog ve diğer delillerden bu çalışmaların davalıya ait AFM sinemalarında ve daha sonra açılan diğer sinema salonlarında, web …
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde «rayiç bedelin» üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması «yetkisidir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/10180 E. , 2014/687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MUĞLA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 17/01/2013
NUMARASI 2006/683-2013/128
Taraflar arasında görülen davada Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.01.2013 tarih ve 2006/683-2013/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mimar olan müvekkilinin dava dışı kişilere çizdiği mimari projelerin, davalı T. Evi Yapı İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nce organize edilen "T. Evi Projesi" adı altında, davalı Tekin Tic. Ltd. Şti. tarafından, mimar olan davalı R.. K.. imzasıyla tasdik ettirildiğini öğrendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davasına konu ettiği projenin eser niteliğinde olmadığını, davacının hususiyetini taşımadığını, dubleks taş yapı özellikli projelerin davacının değil, yaşanılan turistik Dalyan bölgesinin hususiyetini yansıttığını, kopyalandığı iddia edilen projenin "İstanbul-Bahçeşehir Konutları" projelerinin kopyası olduğunu, davacının projesi ile müvekkillerinin projesi arasında 6 ana unsur bakımından farklılık bulunduğunun davacının oda temsilciliğine yaptığı itiraz neticesinde tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının projesine tecavüzün bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, mimari projenin taklit edilmesi nedeniyle FSEK 68. maddesi kapsamında maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davacı taraf, 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesi uyarınca projenin rayiç değerinin 3 katı tutarında maddi tazminat isteminde bulunmuştur. FSEK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için rayiç bedel yönünde bilirkişi incelemesi yaptırarak sonucuna göre maddi tazminatın tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101945800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz