Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12570 E. 2012/20573 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ münhasırlık↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, intihal eylemi sabit olmakla birlikte, davacıların maddi bir zararları olduğunun kanıtlanamadığı, zira davacıların hazırladığı kitapçığın kamuyu bilgilendirme amacı taşımakta olup, ticari bir yönünün bulunmadığı, sınırlı sayıda ve sınırlı çevrelere yönelik olarak bir devlet hastanesinin kendi olanakları ile hazırladığı tıp dergisi içerisinde yayınlanan makalenin, davalı açısından itibardan öte bir maddi getirisinin olmadığı, buna karşın davalının makalesinde davacı yazarların isimlerini zikretmeksizin broşür içeriğini aynen almak suretiyle davacıların manevi haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıların her biri için 500'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacılar eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece davacılara ait kitapçığın eser mahiyetinde olduğu ve eserin davalı tarafından intihal olunduğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak maddi zararın kanıtlanamadığından bahisle maddi tazminat istemi reddolunmuştur.
5846 sayılı FSEK'nun 21. maddesi gereğince, "Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Aynı Yasa'nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir. Mahkemece davalının davacılara ait eseri intihal ettiği sabit görüldüğüne göre, bu durumda, davalının bu eyleminin davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarının ihlali mahiyetinde olduğu gözetilerek, davacıların maddi tazminat istemlerinin FSEK'nun 68. madesine, bu mümkün olmadığı takdirde Borçlar Kanunu'nun 42. ve 43. maddelerine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10180 E. 2014/687 K.
Ortak:rayiç bedel · maddi tazminat · temsil
İncelediğiniz kararda… nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir.
… n manevi haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıların her biri için 500'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacılara ait kitapçığın eser mahiyetinde olduğu ve eserin davalı tarafından intihal olunduğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak maddi zararın kanıtlanamadığından bahisle «maddi tazminat» istemi reddolunmuştur.
Benzer bu kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, mimari projenin taklit edilmesi nedeniyle FSEK 68. maddesi kapsamında «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDavacı taraf, 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesi uyarınca projenin «rayiç değerinin» 3 katı tutarında «maddi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15168 E. 2012/19258 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir.
Benzer bu kararda… 8. maddesi gereğince "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Maddenin metninde de anlaşılacağı üzere, izinsiz kullanımın «gerçekleşmesi zararın» varlığı için yeterli olup, bu durumda, mahkemece, davacının talep edebileceği ücretin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zararının ispatlanamadı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu kararda… 8. maddesi gereğince "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." Maddenin metninde de anlaşılacağı üzere, izinsiz kullanımın «gerçekleşmesi zararın» varlığı için yeterli olup, bu durumda, mahkemece, davacının talep edebileceği ücretin tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zararının ispatlanamadı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1055 E. 2013/1931 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ihinde davalının Belleten Dergisi'nin sahibi olan Türk Tarih Kurumu'nun başkanı ve anılan dergide bir makaleyi yayımlanmasına karar vermek hususunda davalının resmi «görevli» olduğu, davacının davalının resmi yazılarında kullandığı ifadelerle «kişilik haklarına saldırıda» bulunduğu iddiasıyla bu davayı açtığı, davalının değişik kurumlara hitaben yazdığı resmi yazılarda makalenin yayınlanmamasının gerekçesini açıklarken davacı hakkın …
1-Dava dilekçesinde, davalının davacıya ait makalenin intihal olduğunu belirterek basılamayacağını bildirmek suretiyle, davacının «kişilik haklarına saldırıda» bulunması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
49. ve MK. .... maddeleri uyarınca tazminat talebi ile açılan davada genel mahkemeler «görevli» olup, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre de davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6597 E. 2013/9293 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaFıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, «kusurun» olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilecek "en çok üç kat fazla" tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme «yetkisinin» mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · kusur
Benzer bu karardaFıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, «kusurun» olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilecek "en çok üç kat fazla" tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme «yetkisinin» mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10386 E. 2018/2777 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir.
Benzer bu kararda… 68/1. maddesine göre, eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya hertürlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
… n malların tedarikçisinin ise dava dışı şirket olduğu, davalının sattığı davaya konu 4.533 adet ürünün net satış tutarı yönünden telif bedelinin 1.078,85 TL olduğu, «kusurun» ağırlığı göz önüne alınarak «rayiç bedelin» takdiren ... katı olan ....236,55 TL’ye hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının vaki tecavüzünün men'ine, davalıya ait ürünler üzerinde davacıya ait eserlerin işlenerek ürünlerin çoğaltılması, yayımı ve satımının durdurulmasına, ....236,55 TL'nin «fatura» tarihi olan .../11/2012 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair tazminat talebinin reddine, farazi sözleşme ilişkişi nedeniyle ref talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda eser sahibinin kendisiyle sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya «rayiç bedelin» belirlenmesi suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, ayrıca davalı tarafından ...’ya yapılan toplam satış miktarı üzerinden hesaplama yapmak yerine iade edilen ürünler düşülerek tazminat hesabı yapılması da doğru görülmeyip hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura · taşıyan · yasal faiz · kusur
Benzer bu kararda… n malların tedarikçisinin ise dava dışı şirket olduğu, davalının sattığı davaya konu 4.533 adet ürünün net satış tutarı yönünden telif bedelinin 1.078,85 TL olduğu, «kusurun» ağırlığı göz önüne alınarak «rayiç bedelin» takdiren ... katı olan ....236,55 TL’ye hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının vaki tecavüzünün men'ine, davalıya ait ürünler üzerinde davacıya ait eserlerin işlenerek ürünlerin çoğaltılması, yayımı ve satımının durdurulmasına, ....236,55 TL'nin «fatura» tarihi olan .../11/2012 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline, fazlaya dair tazminat talebinin reddine, farazi sözleşme ilişkişi nedeniyle ref talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile eser sahibi... arasında 05.05.2011 tarihinde yapılan devir sözleşmesi ile eser sahibinin mali haklarını davacıya devretmiş olduğu, grafik tasarımların sahibinin hususiyetini «taşıyan» özgün fikir ve sanat eseri olduğu, davalı ambalajları üzerinde bu çizimlerin birebir aynısının karakter olarak benzerlerinin kullanıldığı, davaya konu mallardan ...
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10902 E. 2014/4206 K.
Ortak:maddi tazminat · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda… n manevi haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıların her biri için 500'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacılara ait kitapçığın eser mahiyetinde olduğu ve eserin davalı tarafından intihal olunduğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak maddi zararın kanıtlanamadığından bahisle «maddi tazminat» istemi reddolunmuştur.
… t görüldüğüne göre, bu durumda, davalının bu eyleminin davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarının ihlali mahiyetinde olduğu gözetilerek, davacıların «maddi tazminat» istemlerinin FSEK'nun 68. madesine, bu mümkün olmadığı takdirde Borçlar Kanunu'nun 42. ve 43. maddelerine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gere …
Benzer bu kararda42 ve 43. maddelere göre değerlendirme yapılması talebi kabul edilmek suretiyle makul ve «hakkaniyete» uygun bir tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3000 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, bozma ilamı ile birlikte manevi tazminat hükmü açısından «usulü kazanılmış hak» doğduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · hakkaniyet · kazanılmış hak · bilirkişi incelemesi · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda42 ve 43. maddelere göre değerlendirme yapılması talebi kabul edilmek suretiyle makul ve «hakkaniyete» uygun bir tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3000 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, bozma ilamı ile birlikte manevi tazminat hükmü açısından «usulü kazanılmış hak» doğduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
1- Dava, davacıların eserine tecavüz nedeni ile tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece, Dairemizin bozma ilamından sonra davacıların talep edebileceği telif tazminatının mahkemece belirlenebileceği gerekçesi ile BK'nın 42-43 maddeleri gereğince «bilirkişi incelemesi» yaptırılmaksızın karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12570 E. , 2012/20573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2011 tarih ve 2010/78-2011/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin 2009 yılında “Gaz Sancılı Bebek ve Tedavisi” isimli bir kitapçık hazırlayıp hasta sahiplerini bilgilendirmek amacıyla ücretsiz olarak Türkiye'de dağıtımını yaptıklarını, davalının Aydın Devlet Hastanesi’nin yayını olan “Nabız” adlı derginin Nisan 2010 sayısında, “Bebeklerde Gaz Sancısı ve Tedavisi” başlığı ile yayınladığı makalede müvekkillerine atıf yapmadan, kaynak göstermeden kitapçığı bire bir kopyalayarak davacıların mali ve manevi haklarını ihlal ettiğini, bu şekilde haksız olarak fayda, mesleki itibar ve gelir sağladığını, davalının BK.'nun 42. maddesi gereğince de müvekkilerine tazminat ödemesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 9.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yazdığı makalenin derleme bir yazı olup, yararlanılan kaynakların belli olduğunu, makalede verilen bilgilerin genel geçer nitelikte bulunduğunu, yazının yayınlandığı derginin halka ücretsiz dağıtıldığını, davacıların bir zararı bulunmadığı gibi, davalının da bu yazı nedeniyle gelir elde etmediğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, intihal eylemi sabit olmakla birlikte, davacıların maddi bir zararları olduğunun kanıtlanamadığı, zira davacıların hazırladığı kitapçığın kamuyu bilgilendirme amacı taşımakta olup, ticari bir yönünün bulunmadığı, sınırlı sayıda ve sınırlı çevrelere yönelik olarak bir devlet hastanesinin kendi olanakları ile hazırladığı tıp dergisi içerisinde yayınlanan makalenin, davalı açısından itibardan öte bir maddi getirisinin olmadığı, buna karşın davalının makalesinde davacı yazarların isimlerini zikretmeksizin broşür içeriğini aynen almak suretiyle davacıların manevi haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacıların her biri için 500'er TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat ve fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacılar eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece davacılara ait kitapçığın eser mahiyetinde olduğu ve eserin davalı tarafından intihal olunduğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak maddi zararın kanıtlanamadığından bahisle maddi tazminat istemi reddolunmuştur.
5846 sayılı FSEK'nun 21. maddesi gereğince, "Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Aynı Yasa'nın 68/1. maddesi de "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir." hükmünü haizdir. Mahkemece davalının davacılara ait eseri intihal ettiği sabit görüldüğüne göre, bu durumda, davalının bu eyleminin davacıların eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklarının ihlali mahiyetinde olduğu gözetilerek, davacıların maddi tazminat istemlerinin FSEK'nun 68.
madesine, bu mümkün olmadığı takdirde Borçlar Kanunu'nun 42. ve 43. maddelerine göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle maddi tazminat isteminin reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066710600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz