Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/8996 E. 2010/757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 15.9.2003 tarihli sözleşmenin 2. maddesiyle “reklam veren tarafından bedeli ödenmiş olan tüm yaratıcı çalışmaların fikri mülkiyet haklarının davacıya ait olduğunun kabul edildiği”, sözleşmenin 31.07.2004 tarihinden itibaren feshedildiği, davacının bu sözleşme kapsamında ve gerekse sözleşme öncesi dönem tasarım ve çalışmalarının davalı tarafından sözleşme sonrasında da kullanılmaya devam edildiği, dosyaya ibraz edilen internet çıktıları, broşür, katalog ve diğer delillerden bu çalışmaların davalıya ait AFM sinemalarında ve daha sonra açılan diğer sinema salonlarında, web sitesi ve tanıtımında kullanıldığının anlaşıldığı, çalışmaların grafik tasarım ve görsel çalışmalardan oluştuğu, bilirkişi raporunda tüm çalışmaların eser niteliğinde olduğu ve mahkemece bizzat yapılan değerlendirmede de bu tasarım ve çalışmaların özgün ve orijinal olduğu kanaatine varıldığı, sözleşmenin bitiminden sonra bu çalışmaların izinsiz kullanımının davacının telif haklarına tecavüz oluşturduğu, izinsiz kullanım nedeniyle sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin Reklamcılar Derneği’nin 2003/2 dönemine yönelik fiyat listesi de esas alınarak toplam değerinin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, davacı vekili ıslahla bunun 3 katı olan 519.849,00 YTL talep etmişse de kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının hakaniyete daha uygun olduğu gerekçesiyle 173.283,00 YTL’nin FSEK’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle ve 2.500,00 YTL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, FSEK’nun 68. maddesine göre hüküm kurulduğundan diğer taleplerin ve fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, FSEK’nundan kaynaklanan mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin tespiti, men’i ile tecavüz oluşturan eylemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesi ile tazminat istemini FSEK'nun 68/1.fıkrasına dayandırmıştır. FSEK'nun 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir”. Mahkemece, " izinsiz kullanım nedeniyle sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin Reklamcılar Derneği’nin 2003/2 dönemine yönelik fiyat listesi de esas alınarak toplam değerinin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, davacı vekili ıslahla bunun 3 katı olan 519.849,00 YTL talep etmişse de kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının hakaniyete daha uygun olduğu gerekçesiyle 173.283,00 YTL’nin FSEK’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde rayiç bedelin üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması yetkisidir. Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan rayiç bedelin üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir. Mahkeme seçilen talebi değiştiremez (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Üçüncü Bası, S.300). O halde, davacının FSEK'nun 68/1.fıkrası uyarınca rayiç bedelin üç katına hükmedilmesine ilişkin talebi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle iki katına hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de bakiye eksik harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3921 E. 2010/6995 K.
Ortak:rayiç bedel
İncelediğiniz kararda… 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir”.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde «rayiç bedelin» üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması «yetkisidir».
Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan «rayiç bedelin» üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir.
Benzer bu karardaMahkemece, (173.283,00) YTL. «rayiç bedelin» FSEK.’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak (346.566,00) YTL.’nın ve (2.500,00) YTL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, FSEK.’nun 68. maddesine göre hüküm kurulduğundan diğer taleplerin reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, (173.283,00) YTL. «rayiç bedelin» FSEK.’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak (346.566,00) YTL.’nın ve (2.500,00) YTL manevi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, FSEK.’nun 68. maddesine göre hüküm kurulduğundan diğer taleplerin reddine dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10180 E. 2014/687 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir”.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde «rayiç bedelin» üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması «yetkisidir».
Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan «rayiç bedelin» üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir.
Benzer bu kararda… EK'nın 68/1. maddesi "Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir.” hükmünü haizdir.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · bilirkişi incelemesi · maddi tazminat
Benzer bu karardaDavacı taraf, 5846 sayılı FSEK'nın 68. maddesi uyarınca projenin «rayiç değerinin» 3 katı tutarında «maddi tazminat» isteminde bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, aynı tür proje için «rayiç bedel» yönünde «bilirkişi incelemesi» yaptırarak sonucuna göre «maddi tazminatın» tespiti gerekirken, bu hususta bir inceleme yapılmaksızın doğrudan talep gibi maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, açıklanan şekilde inceleme yapılarak, usulü kazanılmış haklar da gözetilerek, hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Dava, mimari projenin taklit edilmesi nedeniyle FSEK 68. maddesi kapsamında «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, 2.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14831 E. 2011/17744 K.
Ortak:rayiç bedel · Haksız Rekabet
İncelediğiniz kararda… 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir”.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde «rayiç bedelin» üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması «yetkisidir».
Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan «rayiç bedelin» üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir.
Benzer bu kararda… ecek bedelin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının «hakkaniyete» daha uygun olduğu gerekçesiyle FSEK’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle ve 2.500,00 YTL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25/01/2010 tarihli 2008/8996 esas, 2010/757 sayılı kararıyla davacının FSEK'nun 68/1. fıkrası uyarınca «rayiç bedelin» üç katına hükmedilmesine ilişkin talebi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle iki katına hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle …
Dairemizin 25.01.2010 tarih 8996/757 sayılı bozma kararında da belirtildiği üzere, eser üzerindeki mali haklara tecavüzün ref' i talebiyle açılan davada 5846 Sayılı FSEK 68/1.fıkrası uyarınca, eser üzerindeki hak sahibi "sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebilir.
Ancak, 5846 Sayılı FSEK 68. maddesinin 07.06.1995 tarih ve 4110 Sayılı Kanun ile değişikliğinden sonraki metninde "mutat bedel" kavramı "«rayiç bedel»", "%50 fazlasını isteyebilme" hakkı da "en çok üç katını isteyebilir" olarak değiştirilmiş ve söz konusu artırımın yapılabilmesini «kusur» şartına bağlayan 68.maddesinin (5).fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · ispat külfeti · kusur oranı · direnme kararı · hakkaniyet · sebepsiz zenginleşme · haksız fiil · maddi tazminat
Benzer bu karardaMadde gereğince talep edilen artış oranının makul olup olmadığı ve «hakkaniyete» uygun olup olmadığı veya keyfi olup olmadığının hakim tarafından kontrol edilmesi gerektiği, hükmolunan artış oranı hakkaniyet ve adalete ve gerek 5846 sayılı yasanın 68/1. maddesi ve gerekse Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinin amacına uygun olduğu gerekçesiyle «direnme» kararı verilerek FSEK 68.maddesi gereğince takdiren bir misli artırılarak 346.566.00 YTL' nin ticari faiziyle birliktedavalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin «maddi tazminat» isteminin reddine hükmedilmiştir.
… dığından, bu değerlendirmenin hakim için bir zorunluluk olduğu, söz konusu hükmün Borçlar Kanununun genel hükümleri arasında yer aldığından, tüm borç ilişkileri ile «haksız fiil» ve «sebepsiz zenginleşme» davalarının tamamında uygulanacağı, dolayısıyla da belirtilen hüküm nedeniyle 68.
… tamamen silinmesini sağlamakta; ref'i gerçekleştirmektedir. (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, İstanbul 2005, s.303) Bu suretle de, hak sahibini «zararını ispat külfetinden» kurtarmak ve böylece ispat edilemeyen zararın eser sahibinin sırtında kalmasına engel olmak amaçlanmış, "sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat f …
… ecek bedelin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının «hakkaniyete» daha uygun olduğu gerekçesiyle FSEK’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle ve 2.500,00 YTL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25/01/2010 tarihli 2008/8996 esas, 2010/757 sayılı kararıyla davacının FSEK'nun 68/1. fıkrası uyarınca «rayiç bedelin» üç katına hükmedilmesine ilişkin talebi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle iki katına hükmedilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4081 E. 2014/10181 K.
Ortak:rayiç bedel
İncelediğiniz kararda… 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir”.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde «rayiç bedelin» üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması «yetkisidir».
Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan «rayiç bedelin» üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir.
Benzer bu karardaMahkemece, manevi tazminat isteminin reddine, «maddi tazminat» isteminin isteminin kısmen kabulü ile 12.400 USD olan «rayiç bedelin» FSEK'nin 68. maddesi uyarınca iki katı 24.800 USD'nin davalıdan tahsiline dair kurulan hüküm, taraf vekillerinin temyiz üzerine Dairemizce, 5846 sayılı FSEK'nin 68 …
… unmamasına, her ne kadar hüküm fıkrasının ikinci bendinde “12.000 ABD dolarının” ibaresi yazılmış ise de gerek mahkemece uyulan bozma ilamından önce kurulan hükümde «rayiç bedelin» 12.400 USD olduğunun belirlenmiş olmasına ve bu hususun bozma kapsamı dışında kalarak davacı yararına usuli «müktesep hak» oluşturmuş bulunmasına ve gerekse de aynı fıkrada 12.000 USD'nin 3 katının 37.200 USD olarak yazılmış olması karşısında, 12.000 USD ibaresinin «maddi hata» sonucu yazılmış bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine kar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · maddi hata · yargılama giderleri · yargılama gideri · harç · maddi tazminat
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı tarafça ödenen harcın «yargılama giderleri» içinde değerlendirilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu miktarın yargılama giderleri hesaplanırken dikkate alınmamış olması doğru olmadığı gibi yine «harç» dışında kalan sair «yargılama giderlerinin» kabul ve ret oranlarının hatalı belirlenmesi nedeniyle davalıdan eksik yargılama gideri tahsiline karar verilmiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönlerden b …
… unmamasına, her ne kadar hüküm fıkrasının ikinci bendinde “12.000 ABD dolarının” ibaresi yazılmış ise de gerek mahkemece uyulan bozma ilamından önce kurulan hükümde «rayiç bedelin» 12.400 USD olduğunun belirlenmiş olmasına ve bu hususun bozma kapsamı dışında kalarak davacı yararına usuli «müktesep hak» oluşturmuş bulunmasına ve gerekse de aynı fıkrada 12.000 USD'nin 3 katının 37.200 USD olarak yazılmış olması karşısında, 12.000 USD ibaresinin «maddi hata» sonucu yazılmış bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine kar …
Mahkemece, manevi tazminat isteminin reddine, «maddi tazminat» isteminin isteminin kısmen kabulü ile 12.400 USD olan «rayiç bedelin» FSEK'nin 68. maddesi uyarınca iki katı 24.800 USD'nin davalıdan tahsiline dair kurulan hüküm, taraf vekillerinin temyiz üzerine Dairemizce, 5846 sayılı FSEK'nin 68 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6597 E. 2013/9293 K.
Ortak:rayiç bedel · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz kararda… 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlasını isteyebilir”.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde «rayiç bedelin» üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması «yetkisidir».
Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan «rayiç bedelin» üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir.
Benzer bu karardaFıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, «kusurun» olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilecek "en çok üç kat fazla" tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme «yetkisinin» mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususla …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaFıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, «temsil» eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek «rayiç bedelin» en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, «kusurun» olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilecek "en çok üç kat fazla" tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme «yetkisinin» mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususla …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/8996 E. , 2010/757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2007 tarih ve 2006/311-2007/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sinema filmleri, fotoğraf, video vb. üretimi, ithalatı ve bunlara ilişkin salon ve sair tesisler kurup işlettiğini, müvekkilinin 2001 yılının sonlarından itibaren davalının adını ve faaliyetlerini temsil edecek logonun tasarımı ve kurumsal kimlik çalışması yaptığını, 2002 yılı sonuna kadar sözleşme olmadan reklam ajansı olarak davalıya hizmet verdiğini, 15.09.2003 tarihinde reklam sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca davalının reklam ve tanıtım çalışmalarının müvekkili tarafından yapıldığını, sözleşmenin davalı tarafından 06.08.2004 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, ancak bu fesihten sonra müvekkilinin çalışmaları sonucu ortaya konulan desen, isim, işaret, renk ve resimler, davalının adı ile özdeşleşen grafik eser fotografik eser ve sair eser niteliğindeki tasarımların davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, sözleşmenin 2.
maddesindeki “bedeli reklam veren(AFM) tarafından ödenmiş olan tüm yaratıcı çalışmaların telif, tasarruf ve sair her türlü fikri mülkiyet hakkı T.T.’ye aittir” hükmüne göre bu çalışmalardan doğan tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu çalışmaların davalının tanınmışlığına hizmet ettiğini, davalının bu çalışmalar sonucu gelirini arttırdığını, müvekkilinin eser sahibi olduğunu ileri sürerek, davalının fikri mülkiyeti müvekkiline ait haklarına tecavüzün tespiti ile önlenmesini, FSEK’nun 68/1. maddesi uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin ve 3 katı tazminatın şimdilik 95.000 YTL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, müvekkilinin manevi zararının tazminini için 2.500,00 YTL manevi tazminatın ve sözleşmenin feshinden sonra ödenmemiş olan bakiye aylık hizmet bedeli ile işlemiş faizinin toplamı 1.800 ABD dolarının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ıslahla rayice göre tespit edilen 173,283,00 YTL’nin FSEK’nun 68.
maddesi uyarınca 3 katı olan 519.849,00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, telif hakkına konu olan bir eserden bahsedilemeyeceğini, davacının yaptığı poster, bez afiş, kolon giydirmeleri, afişler, gazete ilanları, ışıklı pano, tabela, pano vb çalışmaların reklam ve tanıtım amaçlı olduğunu, davacının herhangi bir özgün çalışmasının bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme süresince yükümlülüklerinin yerine getirdiğini, davacının yaptığı çalışmaların AFM markası kurumsal kimlik çalışması adı altında yapacağı çalışmalar listesinde yer aldığını ve bu çalışmaların bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 15.9.2003 tarihli sözleşmenin 2. maddesiyle “reklam veren tarafından bedeli ödenmiş olan tüm yaratıcı çalışmaların fikri mülkiyet haklarının davacıya ait olduğunun kabul edildiği”, sözleşmenin 31.07.2004 tarihinden itibaren feshedildiği, davacının bu sözleşme kapsamında ve gerekse sözleşme öncesi dönem tasarım ve çalışmalarının davalı tarafından sözleşme sonrasında da kullanılmaya devam edildiği, dosyaya ibraz edilen internet çıktıları, broşür, katalog ve diğer delillerden bu çalışmaların davalıya ait AFM sinemalarında ve daha sonra açılan diğer sinema salonlarında, web sitesi ve tanıtımında kullanıldığının anlaşıldığı, çalışmaların grafik tasarım ve görsel çalışmalardan oluştuğu, bilirkişi raporunda tüm çalışmaların eser niteliğinde olduğu ve mahkemece bizzat yapılan değerlendirmede de bu tasarım ve çalışmaların özgün ve orijinal olduğu kanaatine varıldığı, sözleşmenin bitiminden sonra bu çalışmaların izinsiz kullanımının davacının telif haklarına tecavüz oluşturduğu, izinsiz kullanım nedeniyle sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin Reklamcılar Derneği’nin 2003/2 dönemine yönelik fiyat listesi de esas alınarak toplam değerinin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, davacı vekili ıslahla bunun 3 katı olan 519.849,00 YTL talep etmişse de kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK’nun 68.
maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının hakaniyete daha uygun olduğu gerekçesiyle 173.283,00 YTL’nin FSEK’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle ve 2.500,00 YTL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, FSEK’nun 68. maddesine göre hüküm kurulduğundan diğer taleplerin ve fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, FSEK’nundan kaynaklanan mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin tespiti, men’i ile tecavüz oluşturan eylemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesi ile tazminat istemini FSEK'nun 68/1.fıkrasına dayandırmıştır. FSEK'nun 68/1.fıkrasına göre " Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir”.
Mahkemece, " izinsiz kullanım nedeniyle sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin Reklamcılar Derneği’nin 2003/2 dönemine yönelik fiyat listesi de esas alınarak toplam değerinin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, davacı vekili ıslahla bunun 3 katı olan 519.849,00 YTL talep etmişse de kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK’nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının hakaniyete daha uygun olduğu gerekçesiyle 173.283,00 YTL’nin FSEK’nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, FSEK'nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin "uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir" şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde rayiç bedelin üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması yetkisidir. Bu bakımdan, Kanun'da eser sahibine tanınan rayiç bedelin üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir. Mahkeme seçilen talebi değiştiremez (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Üçüncü Bası, S.300). O halde, davacının FSEK'nun 68/1.fıkrası uyarınca rayiç bedelin üç katına hükmedilmesine ilişkin talebi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle iki katına hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de bakiye eksik harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 16.022.50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008052400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz