Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11116 E. 2014/13357 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul yetkisi↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ temsil yetkisi↗ yönetici sorumluluğu↗ imza incelemesi↗ icazet↗ ibraname↗ kar payı↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ şirket zararı↗ muvafakat↗ anonim şirket↗ limited şirket↗ kâr payı↗ yetkisizlik kararı↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirkete 15/04/2006 tarihinde ortak olduğu, davalıya ortak olmadan yapılan 12/04/2006 tarihli 4.000,00 TL ödemenin, davalının şirket ortaklığından kaynaklanmayan bir alacağından ötürü yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, davalının “15.000,00 TL ödünç” para verme ve şirketin 2006 yılının 3. ayına ait toplam 35 adet ve 40.849,70 TL bedelli faturaları ödemiş olduğu yönündeki savunmasını ispatlayacak hiçbir delil sunamadığı gibi, davalıya bizzat şirket ortağı olduğu dönemde 63.030,00 TL ödeme gerçekleşmiş olup, bunun şirket için yaptığı bir hizmet veya ortaklık kar payı olduğunun da ispat edilemediği, davalının şirketten aldığı ibranamenin ise, bu ibranameden sonra aldığı haksız paraların ortaya çıkması karşısında değer taşımayacağı, davacının ortak olduğu dönemlerde yapılan 20/04/2006 tarihli ve 27/04/2006 tarihli toplam 6.610,00 TL’lik ödemelerin kendi imzasıyla, 28/04/2006 ve 12/05/2006 tarihli ödemelerin o tarihte münferiden şirketi temsil yetkisi bulunan C. A.’ın talimatıyla, 02/05/2006 tarihli ödemenin internet havalesiyle, 16/05/2006 ve 18/05/2006 tarihli ödemelerin ise Ç. E. Ş.’in talimatıyla yapıldığı, bu ödemelerden 16/05/2006 ve 18/05/2006 tarihli ödemelerdeki imzanın Ç. E.’a ait olmadığı davacı yanca ileri sürülmüş ise de, bankaca talimat aslı bulunamadığından, imza incelemesi yaptırılamamış; ancak bu ödemeler anında Ç. E. Ş.’in şirketi temsil yetkisi bulunmadığından, bu ödemelerden şahsen Ç. E. Ş.’in sorumlu olacağı (yada imza kendisine ait kabul edilmezse talimatını kaybeden bankanın sorumlu olacağı), davalının iade etmesi gereken bedelin 51.030,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000,00 TL’nin dava tarihi olan 01/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faiziyle tahsiline, davacının 41.030,00 TL yönünden dava hakkının saklı tutulmasına, saklı tutulacak dava hakkı yönünden fazlaya dair 16.000,00 TL’lik kısma ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.Bununla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m. 539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 sayılı BK'nun 531. maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı limited şirketin dava tarihinde ortak sayısı ikidir. Dava, şirket müdürü tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın muvafakatinin alınması veya vekaletname ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6348 E. 2011/16054 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · anonim şirket · limited şirket · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan «limited şirketlerde» bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz ol …
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu çerçevede uygulanması gereken TTK'nun 341. maddesi hükmünde, sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Bununla birlikte, «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetci bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hususunda «ortaklar kurulu» kararı ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların davaya icazetlerinin alınması, denetçilerin davayı bizzat takibi veya vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluştuktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma , bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile; İtirazın iptaline , takibin «asıl alacak» miktarı olan 20.250,00 TL üzerinden devamına, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Davacı, davalı borçlunun «limited şirket» yetkili «temsilcisi» iken şirket adına para tahsili yapıp kendisine mal ettiğini iddia ettiğine göre dava «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4458 E. 2013/21049 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın «muvafakatinin» alınması veya vekaletname «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
Benzer bu karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürlüğü
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava, «şirket müdürleri» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1367 E. 2013/18288 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın «muvafakatinin» alınması veya vekaletname «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
Benzer bu karardaTTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa TTK'nın 341. maddesinin uygulanması gerekecektir.
Bu durumda mahkemece, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 13.05.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalının «şirket müdürü» olarak görev yaptığı tarihlerde davacı şirketin 1999 yılına ilişkin hesaplarının vergi incelemesine tabi tutulması sonucu, davacı şirketin vergi cezası ödemek zorunda kaldığı ve davalının yönetim ve «temsili» nedeniyle bu durumdan sorumlu olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 7.842,70 TL'nin 28/05/2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal …
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4627 E. 2013/6115 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ibraname · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · muvafakat
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın «muvafakatinin» alınması veya vekaletname «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
… hiçbir delil sunamadığı gibi, davalıya bizzat şirket ortağı olduğu dönemde 63.030,00 TL ödeme gerçekleşmiş olup, bunun şirket için yaptığı bir hizmet veya ortaklık «kar payı» olduğunun da ispat edilemediği, davalının şirketten aldığı «ibranamenin» ise, bu ibranameden sonra aldığı haksız paraların ortaya çıkması karşısında değer taşımayacağı, davacının ortak olduğu dönemlerde yapılan 20/04/2006 tarihli ve 27/04/2006 tarihli toplam 6.610,00 TL’lik ödemelerin kendi imzasıyla, 28/04/2006 ve 12/05/2006 tarihli ödemelerin o tarihte münferiden şirketi «temsil yetkisi» bulunan C.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Kabul şekli bakımından da mahkemece davalı ...'in yapılan sözleşme ile geçmiş ve gelecek borçlardan «ibra» edildiği kabul edilmişse de bu şekilde bir ibra belgesinin düzenlenmesinde tek yetkili makam ortaklar kuruludur.
Şti. adına açıldığı belirtilmiş, mahkemece buna rağmen karar başlığında davacı olarak ... ismi gösterilmiştir. ....'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile somut uyuşmazlığa ....'nun 341. maddesinin uygulanması gerekecektir. ....'nun 341. m …
1- Davacı vekili, davalının yönetici olduğu dönemde, şirket borcunu ödemeyip «şirketi zarara» uğrattığını, bu amaçla kendisine verilen parayı da mal edindiğini ileri sürerek işbu davayı açmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · hakkın kötüye kullanılması · ibra · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaŞti. ile ilgili olan davadan haberdar oldukları ve buna göre «pay devrinin» gerçekleştiği ve ...'in ile yapılan sözleşme gereğince şirketin geçmiş ve gelecek borçlarından «ibra» edildiği, daha sonra görülen dava neticesinde belli bir miktarın ödenmiş olması sebebiyle bu miktarın davalıdan istenilmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, bu durumun «hakkın kötüye kullanımı» mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi konusunda «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlarının» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Kabul şekli bakımından da mahkemece davalı ...'in yapılan sözleşme ile geçmiş ve gelecek borçlardan «ibra» edildiği kabul edilmişse de bu şekilde bir ibra belgesinin düzenlenmesinde tek yetkili makam ortaklar kuruludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7237 E. 2013/12254 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · şirket zararı · muvafakat
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın «muvafakatinin» alınması veya vekaletname «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
1- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının «şirketi zarara» uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla karşı davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı ş …
… davalı şirkete ait olduğu, davacının anılan taşınmazları satın aldığını ve bedelini ödediğini ispat edemediği, karşı dava bakımından ise karşı davacı şirketin ortak «cari hesaplarının» çok fazla işlem gördüğü, bu işlemlerin bir kısmında düzeltme kayıtlarının bulunduğu, banka kredileri ile ilgili işlemlerde düzeltmeler yapıldığı, şirket nezninde tutulan cari hesapların sağlıklı bir sonuç vermediği, karşı davalının azledildiği 18/08/2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararına kadar «şirketi zarara» uğrattığı hususunun şirket «defterlerinden» tesbit edilemediği, karşı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Karşı davacı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, «limited şirketin» eski müdürü aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.6762 s.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · e-defter
Benzer bu kararda… davalı şirkete ait olduğu, davacının anılan taşınmazları satın aldığını ve bedelini ödediğini ispat edemediği, karşı dava bakımından ise karşı davacı şirketin ortak «cari hesaplarının» çok fazla işlem gördüğü, bu işlemlerin bir kısmında düzeltme kayıtlarının bulunduğu, banka kredileri ile ilgili işlemlerde düzeltmeler yapıldığı, şirket nezninde tutulan cari hesapların sağlıklı bir sonuç vermediği, karşı davalının azledildiği 18/08/2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararına kadar «şirketi zarara» uğrattığı hususunun şirket «defterlerinden» tesbit edilemediği, karşı davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11422 E. 2011/3892 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın «muvafakatinin» alınması veya vekaletname «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
Benzer bu karardaTTK'nun 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa TTK'nun 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 39. ve 40. maddeleri uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında «ortaklar kurulu» ve denetçilerin veya yönetici olmayan diğer ortakların karar ve «muvafakatlerinin» alınması ve vekaletnamelerinin «ibrazı» amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğ …
Bunla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen TTK'nun 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetci bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet
Benzer bu kararda1-Dava, davacı şirketin eski yöneticisi olan davalının «zimmetine» para geçirdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3538 E. 2013/20536 K.
Ortak:genel kurul yetkisi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · icazet · ortaklar kurulu kararı · muvafakat · anonim şirket · limited şirket
İncelediğiniz karardaMülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir.
Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın «muvafakatinin» alınması veya vekaletname «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekild …
Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.Bununla birlikte «limited şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m.
Benzer bu kararda1- Mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesi hükümleri uygulama olanağı bulacaktır.
Bu durumda mahkemece, HMK’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya «icazet» verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortakların «muvafakatlerinin» alınması veya vekaletnamelerinin «ibrazı» ve «ortaklar kurulu» kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde …
Bununla birlikte «limitet şirketlerde» «genel kurulun yetkilerini» düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın 539/7. maddesi hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun «yetkisinde» olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürlüğü
Benzer bu karardaDava, «şirket müdürleri» tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11116 E. , 2014/13357 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 06/09/2013
NUMARASI 2006/631-2013/471
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/09/2013 tarih ve 2006/631-2013/471 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […] B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette ortak olduğu dönemde 67.030,00 TL'yi zimmetine geçirmek suretiyle müvekkili şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan en yüksek banka faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemelerin bir kısmının şirket ortağı olmadan yapılan ödemeler olduğunu, bu ödemelerin şirketten olan alacağına karşılık yapıldığını, şirket ortağı olduğu dönemlerde yapılan ödemelerin ise, kısmen şirket içindeki hizmet ve kar payına ilişkin, kısmen de eski verdiği borçlara ilişkin olduğunu, diğer şirket ortaklarının imzaladığı ibraname ile de şirketin müvekkilinden bir alacağı olmadığının açıkça tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı şirkete 15/04/2006 tarihinde ortak olduğu, davalıya ortak olmadan yapılan 12/04/2006 tarihli 4.000,00 TL ödemenin, davalının şirket ortaklığından kaynaklanmayan bir alacağından ötürü yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, davalının “15.000,00 TL ödünç” para verme ve şirketin 2006 yılının 3. ayına ait toplam 35 adet ve 40.849,70 TL bedelli faturaları ödemiş olduğu yönündeki savunmasını ispatlayacak hiçbir delil sunamadığı gibi, davalıya bizzat şirket ortağı olduğu dönemde 63.030,00 TL ödeme gerçekleşmiş olup, bunun şirket için yaptığı bir hizmet veya ortaklık kar payı olduğunun da ispat edilemediği, davalının şirketten aldığı ibranamenin ise, bu ibranameden sonra aldığı haksız paraların ortaya çıkması karşısında değer taşımayacağı, davacının ortak olduğu dönemlerde yapılan 20/04/2006 tarihli ve 27/04/2006 tarihli toplam 6.610,00 TL’lik ödemelerin kendi imzasıyla, 28/04/2006 ve 12/05/2006 tarihli ödemelerin o tarihte münferiden şirketi temsil yetkisi bulunan C.
A.’ın talimatıyla, 02/05/2006 tarihli ödemenin internet havalesiyle, 16/05/2006 ve 18/05/2006 tarihli ödemelerin ise Ç. E. Ş.’in talimatıyla yapıldığı, bu ödemelerden 16/05/2006 ve 18/05/2006 tarihli ödemelerdeki imzanın Ç. E.’a ait olmadığı davacı yanca ileri sürülmüş ise de, bankaca talimat aslı bulunamadığından, imza incelemesi yaptırılamamış; ancak bu ödemeler anında Ç. E. Ş.’in şirketi temsil yetkisi bulunmadığından, bu ödemelerden şahsen Ç. E. Ş.’in sorumlu olacağı (yada imza kendisine ait kabul edilmezse talimatını kaybeden bankanın sorumlu olacağı), davalının iade etmesi gereken bedelin 51.030,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000,00 TL’nin dava tarihi olan 01/11/2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faiziyle tahsiline, davacının 41.030,00 TL yönünden dava hakkının saklı tutulmasına, saklı tutulacak dava hakkı yönünden fazlaya dair 16.000,00 TL’lik kısma ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin eski müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 556. maddesi hükmünde şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın341. maddesi hükmünün uygulanması gerekir. Bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için bu yönde alınmış bir genel kurul kararı olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir.Bununla birlikte limited şirketlerde genel kurulun yetkilerini düzenleyen mülga 6762 sayılı TTK'nın m. 539/7. hükmünde de, şirketin kendi organlarına karşı haiz olduğu tazminat taleplerinin genel kurulun yetkisinde olduğu öngörülmüş, 548. maddesinde ise, ortak sayısı yirmiyi aşan limited şirketlerde bir veya birden fazla denetçi bulunacağı, ortak sayısı yirmi veya yirmiden az olan şirketlerde idare hak ve görevi tüm ortaklara ait değilse müdür sıfatını haiz olmayan diğer ortakların mülga 818 sayılı BK'nun 531.
maddesi uyarınca denetim hakkına sahip oldukları düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı limited şirketin dava tarihinde ortak sayısı ikidir. Dava, şirket müdürü tarafından açılmış bulunduğundan, dava koşulları oluşmamıştır. Bu durumda mahkemece, HMK.’nın 54. maddesi uyarınca, bu davanın açılmasına izin veya icazet verilmesi hakkında yönetici olmayan diğer ortağın muvafakatinin alınması veya vekaletname ibrazı ve ortaklar kurulu kararının sunulması amacıyla davacı vekiline önel verilmesi, dava koşulları oluşturulduktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101890900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz