Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5203 E. 2014/13337 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ve faiz başlangıcı↗ borçlunun temerrüdü↗ faiz başlangıç tarihi↗ cezai şart↗ muacceliyet↗ vade↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ ihtarname↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/147 esas 2010/388 Karar sayılı ilamının Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği, bu dava dosyasında davacılar lehine depozito bedelinden bakiye kalan 24.968,00 TL ile 31.500,00 TL'ye hükmedildiği, bu dava dosyasında talep edilmeyen faize hükmedilmesinin davacılarca istenildiği, davalı Fazıl'ın sözleşmedeki sıfatı nedeniyle asıl borçlu birlikte faiz açısından da sorumlu olduğu gerekçesiyle 68.839,91 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- BK'nın 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesinin borçluya tebliği ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Aksi takdirde temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce hükmedilen 31.500,00 TL'nin dayanağı taraflar arasında akdedilen 15.12.2004 tarihli sözleşme olup bu bedel sözleşme uyarınca davalı Mirke Nil Movit tarafından davacılara verilen çekin karşılıksız çıkması halinde kararlaştırılmış bir cezai şart niteliğindedir. Bu alacak yönünden temerrüt faizine hükmedilebilmesi için BK'nın 101. maddesi uyarınca borçlunun usulünce temerrüde düşürülmesi zorunludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın bu kesimine uygulanacak faizin hesaplanması sırasında 2.8.2008 tarihli ihtarme dikkate alınmış ise de bu ihtarnamenin davalılara tebliğine dair bir evrak dosya kapsamında yer almamaktadır. Bu durumda, 31.500,00 TL'lik alacak yönünden temerrüt faizinin başlangıç tarihine esas olmak üzere bahsi geçen ihtarnamenin davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5122 E. 2011/17361 K.
Ortak:muacceliyet · ihtar · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Bu durumda, 31.500,00 TL'lik alacak yönünden «temerrüt faizinin başlangıç tarihine» esas olmak üzere bahsi geçen «ihtarnamenin» davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- BK'nın 101. maddesi uyarınca «muaccel» bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur.
Benzer bu karardaMahkemece somut olay bakımından davalıya gönderilen «ihtarnamede» herhangi bir süre tayin edilmediği gerekçesiyle «işlemiş faiz» talebinin reddine karar verilmiş ise de davacı taraf BK'nun 101/1. maddesi uyarınca 19.09.2002 tarihinde «ihtarda» bulunduğuna ve söz konusu ihtarın davalıya tebliğinden itibaren «temerrüt» koşulları oluştuğuna göre, zararın karşılanması için gönderilen «ihtarın tebliğ» edildiği 20.09.2002 tarihinden dava tarihine değin geçen dönem için birikmiş faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru …
BK’nun 101. maddesi uyarınca «muaccel» bir borcun borçlusu ödeme günü taraflarca müttefikan kararlaştırılmış olmadıkça alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece somut olay bakımından davalıya gönderilen «ihtarnamede» herhangi bir süre tayin edilmediği gerekçesiyle «işlemiş faiz» talebinin reddine karar verilmiş ise de davacı taraf BK'nun 101/1. maddesi uyarınca 19.09.2002 tarihinde «ihtarda» bulunduğuna ve söz konusu ihtarın davalıya tebliğinden itibaren «temerrüt» koşulları oluştuğuna göre, zararın karşılanması için gönderilen «ihtarın tebliğ» edildiği 20.09.2002 tarihinden dava tarihine değin geçen dönem için birikmiş faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru …
… k teklif edilen miktardan daha fazla tutarda döviz karşılığı TL almak suretiyle davacıya döviz sattığı, böylece davacının zararına sebep oldukları, ayrıca davacının «işlemiş faiz» talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve 4.804,32 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 2/2 bendindeki faiz oranı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2214 E. 2014/9725 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · faiz başlangıç tarihi · muacceliyet · vade · temerrüt faizi · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Bu durumda, 31.500,00 TL'lik alacak yönünden «temerrüt faizinin başlangıç tarihine» esas olmak üzere bahsi geçen «ihtarnamenin» davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesinin» borçluya tebliği ile gerçekleşir.
Benzer bu karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesi» ile gerçekleşir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · denetime elverişlilik · reeskont faizi · rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… hesaplanması gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 1.862,98 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez.
Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 3.9.2008 tarihli yazı esas alınarak «temerrüt tarihinin» belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2554 E. 2014/9724 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · faiz başlangıç tarihi · muacceliyet · vade · temerrüt faizi · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Bu durumda, 31.500,00 TL'lik alacak yönünden «temerrüt faizinin başlangıç tarihine» esas olmak üzere bahsi geçen «ihtarnamenin» davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesinin» borçluya tebliği ile gerçekleşir.
Benzer bu karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesi» ile gerçekleşir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · denetime elverişlilik · reeskont faizi · rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… belirlenmesi gerektiği, bilirkişilerce bu doğrultuda verilen raporda belirtilen verilerin açıklanıp ayrıntılarının ortaya konduğu, bozma ilamında belirtildiği üzere «denetime elverişli» olması nedeni ile bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının gerektiği, bilirkişi raporlarının elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğine uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle davalı RADYO 29 yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, KDV «dahil» 3.139,51 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 04.09.2008 tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve «faizin başlangıç tarihine» yönelik taleplerin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 03.09.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmediğinden davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez.
Bu nedenle mahkemece dava tarihi yerine, 03.09.2008 tarihli yazı esas alınarak «temerrüt tarihinin» belirlenmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2116 E. 2014/9032 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · muacceliyet · vade · temerrüt faizi · ihtar · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Bu durumda, 31.500,00 TL'lik alacak yönünden «temerrüt faizinin başlangıç tarihine» esas olmak üzere bahsi geçen «ihtarnamenin» davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesinin» borçluya tebliği ile gerçekleşir.
Benzer bu karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesi» ile gerçekleşir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · rücu · fesih · ihbar · taahhütname · tacir · dosya masrafı · dahili dava
Benzer bu kararda2-6762 sayılı ...'nın 20. maddesi uyarınca, «tacirler» arasında, diğer tarafı «temerrüde» düşürmek veya mukaveleyi «fesih» yahut ondan «rücu» maksadiyle yapılacak «ihbar» veya ihtarların muteber olması için noter marifetiyle veya iadeli «taahhütlü» bir mektupla yahut telgrafla yapılması şarttır.
… n belirlenmesi gerektiği, davacının KDV hariç 3.420,00 TL talep ettiği, KDV oranı olan % 18 eklendiğinde talebin 4.035,60 TL olduğu, bilirkişilerce her ne kadar KDV «dahil» 4.116,84 TL alacak hesap edilmiş ise de taleple bağlı kalınarak 4.035,60 TL'ye hükmedilmesi gerektiği, «temerrüt tarihi» olarak davacı kurumun davalıya gönderdiği «ihtar» yazısına eklenen 30 günlük süre dikkate alınarak 04/09/2008 tarihinin kabul edildiği gerekçesiyle KDV dahil 4035.60 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 4.9. …
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve her ne kadar mahkemece davacı tarafından talep edilen bakım ve işletme «masrafları» hakkında hüküm kurulmamış ise de mahkemece benimsenen bilirkişi raporu itibariyle davacının talep ettiği bakım ve işletme masraflarına ilişkin bir alacağının bulun …
Somut olayda, «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından hükme esas alınan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 3.9.2008 tarihli yazıda, davalıdan talep edilen alacak miktarı açıkça gösterilmed …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7083 E. 2014/14814 K.
Ortak:borçlunun temerrüdü · muacceliyet · vade · temerrüt faizi · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Bu durumda, 31.500,00 TL'lik alacak yönünden «temerrüt faizinin başlangıç tarihine» esas olmak üzere bahsi geçen «ihtarnamenin» davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesinin» borçluya tebliği ile gerçekleşir.
Benzer bu karardaBir alacağa «temerrüt faizi» yürütülebilmesi için o alacağın «muaccel» hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda «borçlunun temerrüde» düşürülmesi de gereklidir.
Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir «vade» yoksa alacaklının yöntemine uygun «ihtarnamesi» ile gerçekleşir.
Somut olayda davalı aleyhine başlatılan icra takibi öncesinde davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin bir belge bulunmamasına karşın davacı yararına hükmedilen miktar yönünden icra takip tarihi yerine ödeme tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi de isabetsiz olup, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · amme alacağı · münfesihlik · resen terkin · sınırlı sorumluluk · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · tüzel kişilik
Benzer bu karardaŞti.'nin mükellefiyetinin sona erdiği, bu nedenle borcun tahsil edildiği 2005 yılı itibariyle şirket ve «malvarlığından» bahsedilemeyeceği, bahsi geçen şirketinin 18.11.1993 tarihinde kurulduğu 10 yıllık süresinin bitmesi nedeniyle «münfesih» olduğu, bu durumun 29.07.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde «ilan» edilerek şirket «kaydının» «resen terkin» edildiği davacının hissesini davalıya devrettiği, davacının ödediği bedelin rucüen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle 15.699,01 TL'nin 7.11.2005 tarihinden itib …
Uyuşmazlık konusu olayda, tarafların ortak olduğu «limited şirketin» 10 yıllık süresi sonunda «münfesih» olup 31.12.2001 tarihi itibariyle mükellefiyetinin sona ermesi nedeniyle borcun tahsili için şirket «tüzel kişiliğine» gidilemediği, bu nedenle «şirket müdürü» olan davacıdan 1996-1997-1998 yıllarına ait vergi borcuna binaen 15.699,01 TL'nin tahsil edildiği, davalının dava dışı limited şirketde 24.06.1999-12.07.1999 tarih …
Bir sermaye şirketi türü olan «limited şirketlerde» ortaklar açısından «sınırlı sorumluluk ilkesi» geçerlidir.
Ancak, «sınırlı sorumluluk» ilkesinin, TTK'nın 532. maddesinde düzenlenen açığı kapama yükümlülüğü, TTK'nın 531. maddesinde hüküm altına alınan selef sıfatıyla sorumluluk gibi istisnaları da mevcuttur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5203 E. , 2014/13337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/12/2013
NUMARASI 2011/247-2013/286
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2011/247-2013/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik […]R. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ile H.S. Lokantası sahibi olan davalı M. N.M.arasında 15.10.2004 tarihinden başlamak üzere H. S. L.'nın işletme hakkının aylık 4.500,00 TL karşılığında devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkillerince davalıya ayriyeten 50.000,00 TL ödendiğini, bir süre sonra davalının sözleşmeden tek taraflı dönmek istemesi nedeniyle diğer davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı 15.12.2004 tarihli sözleşmenin taraflar arasında imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı […]M.'in 1.7.2005 vadeli 50.000,00 TL bedelli çek verdiğini, ayrıca davalıların sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zarar karşılığı 31.500,00 TL'yi ödemeyi taahüt ettiklerini, davalıların sözleşme gereğini yerine getirmemeleri nedeniyle müvekkillerince fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle dava açıldığını, açılan dava neticesinde İstanbul 6.
Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karar uyarınca 24.968,00 TL ve 31.500.00 TL toplamı 56.468,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verildiğini, bu davada faiz isteminde bulunmadıklarını ileri sürerek mahkeme tarafından hükme bağlanan meblağdan şimdilik 10.000,00 TL'nin 2.8.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans işlemlerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 12.12.2013 havaleli ıslah dilekçesiyle talebini 68.839,91 TL'ye ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu olayda hasılat kirasının söz konusu olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, 50.000,00 TL bedelli çekin 25032.00 TL'lik kısmının ödendiğini, bakiye kısım için davacıların Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğünün 2005/8969 esas sayılı dosyasında davalı Mirke Nil Movit aleyhine icra takibi yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/147 esas 2010/388 Karar sayılı ilamının Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği, bu dava dosyasında davacılar lehine depozito bedelinden bakiye kalan 24.968,00 TL ile 31.500,00 TL'ye hükmedildiği, bu dava dosyasında talep edilmeyen faize hükmedilmesinin davacılarca istenildiği, davalı Fazıl'ın sözleşmedeki sıfatı nedeniyle asıl borçlu birlikte faiz açısından da sorumlu olduğu gerekçesiyle 68.839,91 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- BK'nın 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesinin borçluya tebliği ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Aksi takdirde temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce hükmedilen 31.500,00 TL'nin dayanağı taraflar arasında akdedilen 15.12.2004 tarihli sözleşme olup bu bedel sözleşme uyarınca davalı Mirke Nil Movit tarafından davacılara verilen çekin karşılıksız çıkması halinde kararlaştırılmış bir cezai şart niteliğindedir.
Bu alacak yönünden temerrüt faizine hükmedilebilmesi için BK'nın 101. maddesi uyarınca borçlunun usulünce temerrüde düşürülmesi zorunludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın bu kesimine uygulanacak faizin hesaplanması sırasında 2.8.2008 tarihli ihtarme dikkate alınmış ise de bu ihtarnamenin davalılara tebliğine dair bir evrak dosya kapsamında yer almamaktadır. Bu durumda, 31.500,00 TL'lik alacak yönünden temerrüt faizinin başlangıç tarihine esas olmak üzere bahsi geçen ihtarnamenin davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101888900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz