Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8314 E. 2014/244 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, P. ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe ayırt ediciliğinin çok zayıf olduğu , davacıya ait markanın P. HOTEL+şekil biçiminde olup markadaki şekil unsuru daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı markalarının, iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının “P. HOTEL+şekil” ibareli markası tescilli olup, hükümsüz kılınıncaya marka olarak korunur. Taraf markaları 43. sınıfta tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalı markalarında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece davalı markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8850 E. 2014/14010 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaHOTEL+şekil biçiminde olup markadaki şekil unsuru daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, P. ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu , davacıya ait markanın P.
Dava, davalı markalarının, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… madığı, ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu, davacıya ait markanın biçiminde olup markada şekil unsurunun daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.01.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9024 E. 2014/2902 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaHOTEL+şekil biçiminde olup markadaki şekil unsuru daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı markalarının, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, P. ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu , davacıya ait markanın P.
Benzer bu karardaDava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
… tak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, «ortalama tüketicilerin», otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
… öründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına «ayırt ediciliğinin» «son» derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… öründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına «ayırt ediciliğinin» «son» derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda dav …
… tak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, «ortalama tüketicilerin», otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1732 E. 2013/18578 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · husumet itirazı · tüzel kişilik · husumet yokluğu · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Hotel ...'ın «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı, davanın ancak gerçek ve tüzel kişilere karşı açılabileceği, dava açılmadan önce gerek Türk Patent Enstitüsü, gerek Ticaret Sicil Memurlukları nezdinde araştırma yapılarak Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilebileceği, Hotel ...'ın davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı, bu nedenle taraf değişikliğinin mümkün olmadığı, Hotel ...'ın, davalı taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı taraf sıfatı («husumet) yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin işletmesi olduğu, dolayısı ile «husumetin» «temsilde hata» oluşturacak şekilde 3 T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San.
Şti. vekili tarafından sunulan vekaletname ile duruşmada beyanda bulunularak dava dilekçesinde belirtilen ...'in tüzelkişiliği olmayıp, müvekkili şirketin işletmesi olduğu belirtilerek «husumet itirazı» ile birlikte davanın esastan da reddi savunulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4769 E. 2014/8032 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDava, davalı markalarının, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Taraf markaları 43. sınıfta tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalı markalarında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının marka tescillerinden önce «ticaret unvanına» aldığı ... ibaresini gerek şirketin iştigal alanında kullanmak ve gerekse davalıdan önce tescil ettirdiği markalarda esaslı unsur olarak kullanmak suretiyle bu ibare üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu, davacının markalarındaki esaslı unsur olan "..." ibaresinin davalı markasında aynen kullanıldığı, markalar arasında benzerliğin ve tescilli hizmetlerin de benzer olması sebebiyle «iltibas» tehlikesinin yoğun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2009/56139 sayılı ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının marka tescillerinden önce «ticaret unvanına» aldığı ... ibaresini gerek şirketin iştigal alanında kullanmak ve gerekse davalıdan önce tescil ettirdiği markalarda esaslı unsur olarak kullanmak suretiyle bu ibare üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu, davacının markalarındaki esaslı unsur olan "..." ibaresinin davalı markasında aynen kullanıldığı, markalar arasında benzerliğin ve tescilli hizmetlerin de benzer olması sebebiyle «iltibas» tehlikesinin yoğun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2009/56139 sayılı ve ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8314 E. , 2014/244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 14/03/2013
NUMARASI 2011/286-2013/37
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/03/2013 tarih ve 2011/286-2013/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Meltem Akdeniz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin P. HOTEL+şekil ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, davalının ise N. P. HOTEL ve N. POİNT ibarelerini adına tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/28279 ve 2007/38790 sayılı markaların hükümsüzlüğünü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, menini, internet alan adının iptalini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, P. ibaresinin otelcilik sektöründe zayıf bir marka olduğunu ve pek çok kullanımının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, P. ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe ayırt ediciliğinin çok zayıf olduğu , davacıya ait markanın P. HOTEL+şekil biçiminde olup markadaki şekil unsuru daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı markalarının, iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının “P. HOTEL+şekil” ibareli markası tescilli olup, hükümsüz kılınıncaya marka olarak korunur. Taraf markaları 43. sınıfta tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalı markalarında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla mahkemece davalı markalarının hükümsüzlüğüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101878800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz