Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9024 E. 2014/2902 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflara ait markaların şekil unsuru yönünden birbirleriyle aynı olmadığı, davacının markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, “P.” ibaresinin otelcilik sektöründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına ayırt ediciliğinin son derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda davacıya ait markanın “P. HOTEL + ŞEKİL” biçiminde bulunduğu ve şekil unsurunun yan yana üç daire veya üç büyük nokta biçiminde olduğu, davalının markasının ise “B. P. + H + OTEL + ŞEKİL” biçiminde olduğu ve iç içe geçmiş halka şekillerinin markada yer aldığı, her ne kadar “P.” ibaresinin ortak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, ortalama tüketicilerin, otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının da sabit bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının “P. HOTEL+şekil” ibareli markası tescilli olup, hükümsüz kılınıncaya kadar marka olarak korunur. Davacı markası 43. sınıfta, hükümsüzlüğü istenen davalı marka ise 35. 36. ve 43. sınıflarda tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalının markasında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla; mahkemece davalı markanın davacının markasının tescil kapsamı içinde bulunan aynı ve benzer sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8314 E. 2014/244 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaDava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
… tak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, «ortalama tüketicilerin», otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
… öründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına «ayırt ediciliğinin» «son» derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda dav …
Benzer bu karardaHOTEL+şekil biçiminde olup markadaki şekil unsuru daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı markalarının, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, P. ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu , davacıya ait markanın P.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol
Benzer bu kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8850 E. 2014/14010 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
… tak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, «ortalama tüketicilerin», otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
… öründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına «ayırt ediciliğinin» «son» derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda dav …
Benzer bu kararda… madığı, ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu, davacıya ait markanın biçiminde olup markada şekil unsurunun daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.01.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1732 E. 2013/18578 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsilde hata · husumet itirazı · tüzel kişilik · husumet yokluğu · temsil · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Hotel ...'ın «tüzel kişiliğinin» bulunmadığı, davanın ancak gerçek ve tüzel kişilere karşı açılabileceği, dava açılmadan önce gerek Türk Patent Enstitüsü, gerek Ticaret Sicil Memurlukları nezdinde araştırma yapılarak Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilebileceği, Hotel ...'ın davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı, bu nedenle taraf değişikliğinin mümkün olmadığı, Hotel ...'ın, davalı taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı taraf sıfatı («husumet) yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin işletmesi olduğu, dolayısı ile «husumetin» «temsilde hata» oluşturacak şekilde 3 T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San.
Şti. vekili tarafından sunulan vekaletname ile duruşmada beyanda bulunularak dava dilekçesinde belirtilen ...'in tüzelkişiliği olmayıp, müvekkili şirketin işletmesi olduğu belirtilerek «husumet itirazı» ile birlikte davanın esastan da reddi savunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1422 E. 2025/479 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaDava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
36. ve 43. sınıflarda tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalının markasında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… leme yaparak tescil ettirdiği, davalının internet sitesindeki bazı kullanımlarının markasını tescil ettirdiği şekilde olmadığı, “...” kelimesinin davacı markası ile «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde HOTEL ve ... kelimelerinden farklı şekilde koyu, büyük, ve belirgin yazıldığı, bu kullanımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2-b …
… in, davacının tanınan otelinin şubesi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu dikkate alındığında taraf markalarının karıştırmaya yol açacak nitelikte benzer olduğu ve «iltibas» ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın r …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… davalının işareti tescilli haliyle kullandığı, davacının otelinin şubesi gibi algılanmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/9024 E. , 2014/2902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/02/2013
NUMARASI 2011/284-2013/26
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/02/2013 tarih ve 2011/284-2013/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “P. HOTEL” markası bulunduğunu, davalının ise 3 yıl sonra “B. P. OTEL + H + ŞEKİL” markasını tescil ettirdiğini, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunu, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, dava konusu markanın davalı tarafından kullanıldığı her türlü yayın, ürün, ambalaj, ilan reklam, broşür, afiş ve sair tanıtım malzemesi ile basılı kağıt, fatura ve her türlü ticari evrakın toplatılarak imhasını, bu şekildeki kullanımın önlenmesini, markanın internet alan adında kullanılmasının da yasaklanmasını ve iptalini, davalının markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflara ait markaların aynı veya benzer olmadığını, karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, otelcilik iş kolunda point sözcüğünü içeren pek çok marka tescilinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflara ait markaların şekil unsuru yönünden birbirleriyle aynı olmadığı, davacının markasının tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, “P.” ibaresinin otelcilik sektöründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına ayırt ediciliğinin son derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda davacıya ait markanın “P. HOTEL + ŞEKİL” biçiminde bulunduğu ve şekil unsurunun yan yana üç daire veya üç büyük nokta biçiminde olduğu, davalının markasının ise “B.
P. + H + OTEL + ŞEKİL” biçiminde olduğu ve iç içe geçmiş halka şekillerinin markada yer aldığı, her ne kadar “P.” ibaresinin ortak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, ortalama tüketicilerin, otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının da sabit bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının “P. HOTEL+şekil” ibareli markası tescilli olup, hükümsüz kılınıncaya kadar marka olarak korunur.
Davacı markası 43. sınıfta, hükümsüzlüğü istenen davalı marka ise 35.
36. ve 43. sınıflarda tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalının markasında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla; mahkemece davalı markanın davacının markasının tescil kapsamı içinde bulunan aynı ve benzer sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101763100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz