Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1732 E. 2013/18578 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temsilde hata↗ kabul edilebilir yanılgı↗ husumet itirazı↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ ticaret sicili↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunmadığı, davanın ancak gerçek ve tüzel kişilere karşı açılabileceği, dava açılmadan önce gerek Türk Patent Enstitüsü, gerek Ticaret Sicil Memurlukları nezdinde araştırma yapılarak Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilebileceği, Hotel ...'ın davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı, bu nedenle taraf değişikliğinin mümkün olmadığı, Hotel ...'ın, davalı taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı taraf sıfatı (husumet) yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılama sırasında 3T... Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan vekaletname ile duruşmada beyanda bulunularak dava dilekçesinde belirtilen ...'in tüzelkişiliği olmayıp, müvekkili şirketin işletmesi olduğu belirtilerek husumet itirazı ile birlikte davanın esastan da reddi savunulmuştur. Bu durumda dava dilekçesinde belirtilen ...'in 3T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti.'nin işletmesi olduğu, dolayısı ile husumetin temsilde hata oluşturacak şekilde 3 T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti. yerine bu şirketin işletme adı belirtilmek sureti ile yöneltildiği kabul edilerek,dava dilekçesinin 3 T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti.'ne tebliği ile davaya anılan tüzel kişi aleyhine devam olunarak uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8314 E. 2014/244 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaHOTEL+şekil biçiminde olup markadaki şekil unsuru daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı markalarının, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, P. ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu , davacıya ait markanın P.
Taraf markaları 43. sınıfta tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalı markalarında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4769 E. 2014/8032 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacının marka tescillerinden önce «ticaret unvanına» aldığı ... ibaresini gerek şirketin iştigal alanında kullanmak ve gerekse davalıdan önce tescil ettirdiği markalarda esaslı unsur olarak kullanmak suretiyle bu ibare üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu, davacının markalarındaki esaslı unsur olan "..." ibaresinin davalı markasında aynen kullanıldığı, markalar arasında benzerliğin ve tescilli hizmetlerin de benzer olması sebebiyle «iltibas» tehlikesinin yoğun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2009/56139 sayılı ve ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol
Benzer bu kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1732 E. , 2013/18578 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2012 tarih ve 2011/272-2012/275 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına Türk Patent Enstitüsü'ne 31/03/2005 tescil tarihli 2003/31124 tescil nolu 16, 40, 41 sınıflarda, 23/06/2005 tescil tarihli, 2004/12574 tescil no'lu 09, 38 sınıflarda “semerkand” markası tescil belgesi, 09/09/2003 tescil tarihli, 2002/07694 tescil no'lu 03, 35 sınıflarda, 11/10/2010 tescil tarihli, 2009/60797 tescil no'lu 20, 24 sınıflarda “semerkand şekil” markası tescil belgesi, 25/06/2009 tescil tarihli, 2008/16736 tescil no'lu 01, 02, 06, 07, 08, 10, 11, 12, 13, 4, 5, 16, 17, 18, 19, 21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 39, 42, 44, 45 sınıflarda “semerkand şekil markası” tescil belgesi, 03/12/2010 tescil tarihli, 2009/67556 tescil no'lu 03, 04, 05, 09, 14, 16, 25, 27, 29, 30, 30, 32, 35, 37, 38, 39, 40, 41, 43 sınıflarda logo tescil belgesi ve 27/05/2010 başvuru tarihli, 2010/35135 başvuru no'lu 05, 30 sınıflarda “semerkand şekil” marka başvurusu olduğunu, ”semerkand” kelimesi ve logonun müvekkili şirketin Türkiye genelinde tanınmış ve belirtilen sınıflarda TPE nezdinde tescili veya başvurusu yapılmış markası olduğunu, davalı ...
Silveside'nin Çorlu ünvanıyla faaliyet gösteren işletmesinde verilmiş bir izin veya lisans bulunmadığı halde, müvekkili şirkete ait logoyu kullandığını, logonun, müvekkili şirketin, uzun yıllardan beri ticari emeği ve yüksek reklam harcamaları ile ticari ve itibari bir değer ifade ettiğini, ülke çapında ve birçok dünya ülkesinde ticari işletmesi ile özdeşleşmiş logosu üzerinden haksız iltibas suretiyle haksız ticari kazanç elde edildiğini, bu durumun önlenmesi amacıyla müvekkili şirket tarafından Beyoğlu 37. Noterliği'nin 20/01/2010 Tarih ve 1873 yevmiye numarası ile ihtarname keşide edildiğini, ancak ihtarnamenin keşide tarihinden bugüne kadar davalı ... Silvirside Çorlu'nun müvekkili şirketin 556 sayılı KHK'dan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerine son vermediğini, müvekkiline ait logonun kullanımına devam edildiğini ileri sürerek davalının haksız iltibas suretiyle müvekkili şirkete ait logoya tecavüzünün durdurulmasına ve giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunmadığını ve 3 T... Turizm A.Ş.ye ait bir otel olduğunu, Hotel ... tarafından kullanılan logonun kullanım hakkının şirkete ait olduğunu fakat tescil edilmiş bir logo olmadığını, davacı tarafın logosu ile de benzerlik teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunmadığı, davanın ancak gerçek ve tüzel kişilere karşı açılabileceği, dava açılmadan önce gerek Türk Patent Enstitüsü, gerek Ticaret Sicil Memurlukları nezdinde araştırma yapılarak Hotel ...'ın tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilebileceği, Hotel ...'ın davalı olarak gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanmadığı, bu nedenle taraf değişikliğinin mümkün olmadığı, Hotel ...'ın, davalı taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın davalı taraf sıfatı (husumet) yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılama sırasında 3T... Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan vekaletname ile duruşmada beyanda bulunularak dava dilekçesinde belirtilen ...'in tüzelkişiliği olmayıp, müvekkili şirketin işletmesi olduğu belirtilerek husumet itirazı ile birlikte davanın esastan da reddi savunulmuştur. Bu durumda dava dilekçesinde belirtilen ...'in 3T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti.'nin işletmesi olduğu, dolayısı ile husumetin temsilde hata oluşturacak şekilde 3 T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti. yerine bu şirketin işletme adı belirtilmek sureti ile yöneltildiği kabul edilerek,dava dilekçesinin 3 T Kardeşler Turizm ve Otelcilik San. Tic. Ltd. Şti.'ne tebliği ile davaya anılan tüzel kişi aleyhine devam olunarak uyuşmazlığın esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2103 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1039393600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz