Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8850 E. 2014/14010 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ ayırt edicilik↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe ayırt ediciliğinin çok zayıf olduğu, davacıya ait markanın biçiminde olup markada şekil unsurunun daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.01.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8314 E. 2014/244 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… madığı, ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu, davacıya ait markanın biçiminde olup markada şekil unsurunun daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.01.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaHOTEL+şekil biçiminde olup markadaki şekil unsuru daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, P. ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu , davacıya ait markanın P.
Dava, davalı markalarının, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaDava, davalı markalarının, «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece “P.” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
Taraf markaları 43. sınıfta tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalı markalarında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9024 E. 2014/2902 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… madığı, ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe «ayırt ediciliğinin» çok zayıf olduğu, davacıya ait markanın biçiminde olup markada şekil unsurunun daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.01.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaDava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
… tak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, «ortalama tüketicilerin», otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
… öründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına «ayırt ediciliğinin» «son» derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… öründe yaygın bir kullanıma sahip olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olmadığı, “P.” ibaresinin otelcilik ve geçici konaklama hizmetleri bakımından tek başına «ayırt ediciliğinin» «son» derece az olduğu, “P.” sözcüğü yanında kullanılan şekil unsurları ve diğer sözcükler sayesinde sektördeki otel markalarının birbirinden ayrıldığı, somut olayda dav …
… tak oluşu nedeniyle ve daire veya iç içe halka şekillerinden dolayı bir çağrıştırma söz konusu ise de, çağrıştırmanın tek başına karıştırma ihtimalini göstermediği, «ortalama tüketicilerin», otel rezervasyonu yapacak olan bireylerin ya da tur şirketlerinin her iki markayı birbiri ile karıştırmayacağı, dolayısıyla karıştırma ihtimalinin söz konusu olmadığı ve hükümsüzlük iddialarının yerinde bulunmadığı, aynı nedenle ve davalının tescili karşısında, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» iddialarının da sabit bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacıya ait marka ile davalıya ait marka arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle, davalı markanın hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, mahkemece “POINT” ibaresinin, turizm ve otelcilik sektöründe «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, taraf markalarının benzemediği, iltibas tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle hükümsüzlük davasının reddine, aynı nedenle ve davalının tescili karşısınd …
36. ve 43. sınıflarda tescilli olup, davacının markasında esas unsur olarak yer alan “P.” ibaresi aynen davalının markasında da yer aldığından, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğunun kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8850 E. , 2014/14010 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davadaverilen 14/03/2013 gün ve 2011/286-2013/37 sayılı kararı bozan Daire’nin 08/01/2014 gün ve 2013/8314-2014/244 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ibareli tanınmış markasının bulunduğunu, davalının ise barelerini adına tescil ettirdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2006/28279 ve 2007/38790 sayılı markaların hükümsüzlüğünü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, menini, internet alan adının iptalini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, ibaresinin otelcilik sektöründe zayıf bir marka olduğunu ve pek çok kullanımının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markasının tanınmış marka olmadığı, ibaresinin turizm ve otelcilik sektöründe başına ya da sonuna sözcük veya şekiller eklenerek çok yaygın olarak kullanıldığı ve bu ibarenin turizm sektöründe ayırt ediciliğinin çok zayıf olduğu, davacıya ait markanın biçiminde olup markada şekil unsurunun daha ön planda olduğu, bir bütün olarak bakıldığında taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davalının kullanımı tescile dayalı bir kullanım niteliğinde bulunduğundan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.01.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348558400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz