6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İstirdat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9901 E. 2010/4877 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki ve fiili irtibat müteselsil sorumluluk pay defteri dolandırıcılık bilirkişi incelemesi yönetim kurulu kararı yetkisizlik kararı eksik inceleme ibraz husumet e-defter

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik
Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: BK · HUMK — HUMK 17HUMK 45 · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ibraz edilen pay defterlerinden davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17 maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ... Holding A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı olduğu ve davacı ile doğrudan hukuki bir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine,bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalı şirket bakımından ise davanın TTK.'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davaların husumet yönünden reddine karar verilmiştir

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek,davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadelerinde bulunması nedeniyle şahsen de müteselsilen sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Davalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece,anılan şirketlerin pay defter fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak- şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ... bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava husumet yönünden reddedilmiştir.

Davacının dayandığı “ortaklık durum belgesi” adı altındaki fotokopi belgede,şirket unvan ve kaşesi bulunmamaktadır.Mahkemece, davalı şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu,hisse devredenin ortak olup olmadığı incelenerek, davalı şirketlere ortak olup olmadığının tespit edilmelidir.Bu inceleme yapılmadan davacının ortak kabulüne dayalı olarak davanın yazılı şekilde nitelendirimesi ve buna dayalı hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır.Beraat eden ... ve 11 yönetici hakkında,dolandırıcılık ve cürüm için teşekkül oluşturmak suçundan cezalandırılması istemi ile tebliğname düzenlendiği ileri sürülmüştür.

Ceza dava ya da davalarının kapsamı, bu davaya etkileri, sonuçlarının beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında ele alınması, davacıya yapılan telkin ve yönlendirmelerin, davacıda paranın davalı şirketlerin güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Davalı ... hakkındaki davanın da tüm deliller incelendikten sonra hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde husumetten reddi doğru olmamıştır.Diğer yandan, mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş yönünden yetkisizlik kararı verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür. HUMK’nun 45/3. maddesinde “davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır” hükmü düzenlenmiştir. Davacı tarafın iddiaları anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirilip, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği de nazara alınmalıdır.

Bu durumda, davanın tüm davalılar bakımından bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Hukuki ve fiili irtibat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9869 E. 2010/5355 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11542 E. 2012/2531 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hukuki ve fiili irtibat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11788 E. 2010/6601 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13069 E. 2010/4496 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11935 E. 2010/6721 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12789 E. 2011/5067 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12788 E. 2011/4926 K.

    Ortak: · dava şartı · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hukuki ve fiili irtibat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/723 E. 2010/7178 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/9901 E.  ,  2010/4877 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2007/231 - 2008/117 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.05.2010 gününde taraf ve avukatları tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, “... Grubu” tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği, paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını, para tahsili için verilen makbuzlar geri alınarak yerine 30.03.2000 tarihli “Ortaklık Durum Belgesi” ibaresi bulunan belge verildiğini, belgede kimin imzası olduğunun belli olmadığını, şirket kaşesi bulunmadığını, gerçekte müvekkilinin ortak olmadığını, belgenin makbuz niteliğinde olduğunu,hisse senedi verilmediğini,hisse devri yapılmadığını, Bankalar Kanunu, TTK, SPK ve BK hükümlerine aykırı para toplandığını, hisse senetlerinin izinsiz halka arzedildiğini, “SPK’na muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti” suçlarından ceza davası açıldığını, davalılardan ...'in TTK.'nun 336/3 ve 5 nci bent hükümleri uyarınca zarardan sorumlu olduğunu, her iki davalı şirketin de sorumluluğu bulunduğunu, dolandırıcılık suretiyle alınan paranın iadesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkiline geçerli bir hisse senedi devri yapılamayacağının ve ortaklığının bulunmadığının tespitini, “Ortaklık Durum Belgesi” ile tahsil edilen 29.735.

DM karşılığı 25.973,25 YTL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalılardan ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş’nin sicil adresinin Konya olduğunu, davacının bu şirketin ortağı olduğunu, HUMK’nun 17. maddesi uyarınca davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, diğer davalılardan ... bakımından husumet yönünden diğer davalı şirket bakımından ise TTK.'nun 329 ncu ve 405 nci maddeleri uyarınca davanın esastan reddini istemiş,ayrıca davacının haksız eyleme dayalı talebinin 1 yıllık,şirket ortak arası ilişkiye dayalı talebinin 5 yıllık zamanaşımına uğradığını savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ibraz edilen pay defterlerinden davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17 maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ... Holding A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı olduğu ve davacı ile doğrudan hukuki bir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş. yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine,bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalı şirket bakımından ise davanın TTK.'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davaların husumet yönünden reddine karar verilmiştir

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek,davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadelerinde bulunması nedeniyle şahsen de müteselsilen sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Davalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece,anılan şirketlerin pay defter fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak- şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ...

bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava husumet yönünden reddedilmiştir.

Davacının dayandığı “ortaklık durum belgesi” adı altındaki fotokopi belgede,şirket unvan ve kaşesi bulunmamaktadır.Mahkemece, davalı şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu,hisse devredenin ortak olup olmadığı incelenerek, davalı şirketlere ortak olup olmadığının tespit edilmelidir.Bu inceleme yapılmadan davacının ortak kabulüne dayalı olarak davanın yazılı şekilde nitelendirimesi ve buna dayalı hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır.Beraat eden ... ve 11 yönetici hakkında,dolandırıcılık ve cürüm için teşekkül oluşturmak suçundan cezalandırılması istemi ile tebliğname düzenlendiği ileri sürülmüştür.

Ceza dava ya da davalarının kapsamı, bu davaya etkileri, sonuçlarının beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında ele alınması, davacıya yapılan telkin ve yönlendirmelerin, davacıda paranın davalı şirketlerin güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Davalı ... hakkındaki davanın da tüm deliller incelendikten sonra hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde husumetten reddi doğru olmamıştır.Diğer yandan, mahkemece, davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş yönünden yetkisizlik kararı verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür.

HUMK’nun 45/3. maddesinde “davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır” hükmü düzenlenmiştir. Davacı tarafın iddiaları anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirilip, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği de nazara alınmalıdır.

Bu durumda, davanın tüm davalılar bakımından bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018748000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.