6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hukuki ve fiili irtibat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/723 E. 2010/7178 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki ve fiili irtibat tefrik müteselsil sorumluluk dolandırıcılık sebepsiz zenginleşme yetki yönetim kurulu kararı taahhütname yetkisizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: BK · HUMK — HUMK 17HUMK 45 · SPK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı tarafından ortaklık amacı ile ödenen bedellerin davalıların taahhütleri doğrultusunda iadesi talebine ilişkin olduğu, davanın HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalı ...nin merkezinin İstanbul Güneşli’de bulunduğu, bu sebeple bu davalı ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı davalı ... hakkındaki dosyanın tefriki ile adresin HSYK’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yetki alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı ve davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddiasına dayalı davacıdan tahsil edilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı vekili, davalı ...’ın davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak müvekkilinden her an istenildiğinde geri ödenmek üzere para topladığını, bu davalının şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadinde bulunması nedeniyle şahsen diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalılar vekili ise, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu savunmuş, mahkemece, davalılardan Kombassan İnş. San. Tic. A.Ş. hakkındaki dava tefrik edilerek bu şirket yönünden yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın karar kesinleştiğinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalı şirketin muamele merkezi ve davalı ...’ın ikametgahı itibariyle davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile davalı ...Ş. ve ... hakkındaki dava dosyasının HSYK’nın 19.07.2007 gün ve 336 sayılı kararı gereğince Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine karar verilmiştir.

Oysa, mahkemece davacının davalı şirketlerin ortağı olduğu konusunda hiçbir araştırma yapılmamıştır.

Bu itibarla, mahkemece, davacının davalı şirketlerden hangisinin ortağı olduğu konusunda varsa ödeme makbuzları ile şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca, dava dilekçesinde, davalılar hakkındaki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ileri sürülmüş olup, gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.

Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları hakkında anılan madde hükmü de dikkate alınarak buna göre değerlendirme yapılıp, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği göz önüne alınarak, tüm davalılar hakkında davacının iddiası çerçevesinde esasa girilmesi gerekirken, davalı ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic. A.Ş. yönünden dosyanın tefrik edilerek bu davalı yönünden yetkisizlik, diğer davalılar hakkında ise devir kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin esasa ilişkin olan diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirket Ortaklığının Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/658 E. 2010/6923 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13069 E. 2010/4496 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hukuki ve fiili irtibat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11788 E. 2010/6601 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13079 E. 2011/5263 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9314 E. 2011/8274 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12803 E. 2011/5264 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11131 E. 2010/2550 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12788 E. 2011/4926 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/723 E.  ,  2010/7178 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 tarih ve 2007/112 - 2007/803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, “Kombassan Grubu” tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği ve paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını, para tahsili için verilen makbuzlar geri alınarak yerine “Ortaklık Durum Belgesi” ibaresi bulunan belgeler verildiğini, gerçekte müvekkilinin ortak olmadığını, “SPK’na muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti” suçlarından ceza davası açıldığını ileri sürerek, müvekkiline geçerli bir hisse devri yapılamayacağının ve ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini, tahsil edilen 198.775 DM’nin 25.000 € kısmının karşılığı 45.000 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının şirket ortağı olduğunu, TTK 329. ve 405. maddeleri uyarınca davanın esastan, ayrıca BK 31. maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre yönünden de reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı tarafından ortaklık amacı ile ödenen bedellerin davalıların taahhütleri doğrultusunda iadesi talebine ilişkin olduğu, davanın HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... İnşaat Tarım ve San. İşl. Tic. A.Ş yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalı ...nin merkezinin İstanbul Güneşli’de bulunduğu, bu sebeple bu davalı ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı davalı ... hakkındaki dosyanın tefriki ile adresin HSYK’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı yetki alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı ve davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddiasına dayalı davacıdan tahsil edilen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.

Somut olayda, davacı vekili, davalı ...’ın davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak müvekkilinden her an istenildiğinde geri ödenmek üzere para topladığını, bu davalının şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadinde bulunması nedeniyle şahsen diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalılar vekili ise, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu savunmuş, mahkemece, davalılardan Kombassan İnş. San. Tic. A.Ş. hakkındaki dava tefrik edilerek bu şirket yönünden yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın karar kesinleştiğinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalı şirketin muamele merkezi ve davalı ...’ın ikametgahı itibariyle davanın HUMK’nun 17.

maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile davalı ...Ş. ve ... hakkındaki dava dosyasının HSYK’nın 19.07.2007 gün ve 336 sayılı kararı gereğince Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine karar verilmiştir.

Oysa, mahkemece davacının davalı şirketlerin ortağı olduğu konusunda hiçbir araştırma yapılmamıştır.

Bu itibarla, mahkemece, davacının davalı şirketlerden hangisinin ortağı olduğu konusunda varsa ödeme makbuzları ile şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Ayrıca, dava dilekçesinde, davalılar hakkındaki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ileri sürülmüş olup, gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.

Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları hakkında anılan madde hükmü de dikkate alınarak buna göre değerlendirme yapılıp, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği göz önüne alınarak, tüm davalılar hakkında davacının iddiası çerçevesinde esasa girilmesi gerekirken, davalı ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic. A.Ş. yönünden dosyanın tefrik edilerek bu davalı yönünden yetkisizlik, diğer davalılar hakkında ise devir kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin esasa ilişkin olan diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin esasa ilişkin olan diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021207600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.