Hukuki ve fiili irtibat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9869 E. 2010/5355 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hukuki ve fiili irtibat↗ pay defteri↗ dolandırıcılık↗ bilirkişi incelemesi↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ husumet↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ibraz edilen pay defterlerinden davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ... Holding A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı olduğu ve davacı ile doğrudan hukuki bir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vaatlerinde bulunması nedeniyle şahsen de sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Davalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece anılan şirketlerin pay defter fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak-şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ... bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava husumet yönünden reddedilmiştir.
Davacının dayandığı “Ortaklık Durum Belgesi” başlıklı fotokopi belgede,şirket unvan ve kaşesi bulunmamaktadır.Mahkemece, davalı şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu,hisse devredenin ortak olup olmadığı incelenerek, davalı şirketlere ortak olup olmadığının tespit edilmelidir.Bu inceleme yapılmadan davacının ortak olarak kabulüyle davanın yazılı şekilde nitelendirilerek hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır.
Beraat eden Haşim ve 11 yönetici hakkında dolandırıcılık ve cürüm için teşekkül oluşturmak suçundan cezalandırılması istemi ile Yargıtay C.Başsavcılığınca tebliğname düzenlendiği ileri sürülmüştür.Ceza dava ya da davalarının kapsamı, bu davaya etkileri, sonuçlarının beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında ele alınması,davacıya yapılan telkin ve yönlendirmelerin, davacıda paranın davalı şirketlerin güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Davalı ... hakkındaki davanın da tüm deliller incelendikten sonra hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde husumetten reddi doğru olmamıştır.
Diğer yandan,mahkemece davalı ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş yönünden yetkisizlik kararı verilmiş ise de davacının dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu yolundaki ciddi iddia ve beyanları dikkate alınmamıştır.HUMK’nun 45/3. maddesinde “davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır” hükmü düzenlenmiştir. Davacı tarafın iddiaları anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirilip,davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği de nazara alınmalıdır.
Bu durumda,davanın tüm davalılar bakımından bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9901 E. 2010/4877 K.
Ortak:pay defteri · dolandırıcılık · bilirkişi incelemesi · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · ibraz · husumet · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ibraz» edilen «pay defterlerinden» davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ...
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada «dolandırıcılık» suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vaatlerinde bulunması nedeniyle şahsen de sorumlu olduğu iddia edilmiştir.
Benzer bu karardaDavacının dayandığı “ortaklık durum belgesi” adı altındaki fotokopi belgede,şirket unvan ve kaşesi bulunmamaktadır.Mahkemece, davalı şirketlerin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu,hisse devredenin ortak olup olmadığı incelenerek, davalı şirketlere ortak olup olmadığının tespit edilmelidir.Bu inceleme yapılmadan davacının ortak kabulüne dayalı olarak davanın yazılı şekilde nitelendirimesi ve buna dayalı hüküm tesisi «eksik incelemeye» dayalıdır.Beraat eden ... ve 11 yönetici hakkında,«dolandırıcılık» ve cürüm için teşekkül oluşturmak suçundan cezalandırılması istemi ile tebliğname düzenlendiği ileri sürülmüştür.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ibraz» edilen «pay defterlerinden» davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17 maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ...
A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine,bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalı şirket bakımından ise davanın TTK.'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davaların «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk
Benzer bu karardaDolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek,davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadelerinde bulunması nedeniyle şahsen de «müteselsilen sorumlu» olduğu iddia edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11542 E. 2012/2531 K.
Ortak:dolandırıcılık · bilirkişi incelemesi · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavacının dayandığı “Ortaklık Durum Belgesi” başlıklı fotokopi belgede,şirket unvan ve kaşesi bulunmamaktadır.Mahkemece, davalı şirketlerin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu,hisse devredenin ortak olup olmadığı incelenerek, davalı şirketlere ortak olup olmadığının tespit edilmelidir.Bu inceleme yapılmadan davacının ortak olarak kabulüyle davanın yazılı şekilde nitelendirilerek hüküm tesisi «eksik incelemeye» dayalıdır.
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada «dolandırıcılık» suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vaatlerinde bulunması nedeniyle şahsen de sorumlu olduğu iddia edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşlt.Tic.A.Ş.'ne para ödediği bu şirket tarafından davacıya ortaklık durum belgesi verildiği, ortak tarafından şirket aleyhine açılan davalarda HUMK'nun 17. maddesi uyarınca Konya mahkemelerinin yetkili olduğu, diğer davalıların bu davada «pasif husumetlerinin» bulunmadığı gerekçeleri ile «yetkisizlik» ve husumet yönünden red kararı verilmiştir.
2010/11542 2012/2531 S:2 2-Davada «dolandırıcılık» suretiyle davacıdan toplanan paranın ve davalı şirkete aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri olması nedeniyle şahsen de «müteselsilen sorumlu» oldukları iddia edilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu, hisse devredenin «ortaklık sıfatı» bulunup bulunmadığı incelenerek, davacının davalı şirketlere ortak olup olmadığı tespit edilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · re'sen gözetilme · dava dilekçesinin tebliği · müteselsil sorumluluk · pasif husumet
Benzer bu kararda1-Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen ve kendisine dava «dilekçesi tebliğ» edilip davada taraf sıfatını almayan, ayrıca aleyhine açılmış ve birleştirilmiş bir dava bulunmayan Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri A.Ş.'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip hakkında «yetkisizlik» kararı verilmesi yerine görülmemiş, bu husus re'«sen gözetilerek» hükmün bozulması gerekmiştir. ./...
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davacının Kombassan İnşaat Tarım ve San.İşlt.Tic.A.Ş.'ne para ödediği bu şirket tarafından davacıya ortaklık durum belgesi verildiği, ortak tarafından şirket aleyhine açılan davalarda HUMK'nun 17. maddesi uyarınca Konya mahkemelerinin yetkili olduğu, diğer davalıların bu davada «pasif husumetlerinin» bulunmadığı gerekçeleri ile «yetkisizlik» ve husumet yönünden red kararı verilmiştir.
2010/11542 2012/2531 S:2 2-Davada «dolandırıcılık» suretiyle davacıdan toplanan paranın ve davalı şirkete aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin «yönetim kurulu» üyeleri olması nedeniyle şahsen de «müteselsilen sorumlu» oldukları iddia edilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu, hisse devredenin «ortaklık sıfatı» bulunup bulunmadığı incelenerek, davacının davalı şirketlere ortak olup olmadığı tespit edilmelidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11788 E. 2010/6601 K.
Ortak:pay defteri · dolandırıcılık · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · husumet · e-defter · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece anılan şirketlerin «pay defter» fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak-şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ... bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava «husumet» yönünden reddedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ibraz» edilen «pay defterlerinden» davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ...
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaİnşaat Tic.A.Ş’ne para ödendiği, davacıya 06.03.2000 tarihli ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 7 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «pay defteri» örneğine göre davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı tarafından davacının ...
Tic.A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.'ne ortak olduğu savunulmuş,mahkemece, davacının bu davalı şirkete ödeme yapıp, davacıya 06.03.2000 tarihli “Ortaklık ve Hisse Senedi Takip Formu” verildiği, «pay defteri» örneğine göre davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı tarafından davacının ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · tahsilat makbuzu · tefrik · müteselsil sorumluluk · ortaklık ilişkisi · vekalet ücreti
Benzer bu karardaİnşaat Tic.A.Ş’ne para ödendiği, davacıya 06.03.2000 tarihli ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 7 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «pay defteri» örneğine göre davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı tarafından davacının ...
Tic.A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
1-Dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadinde bulunması nedeniyle şahsen de diğer davalılar ile birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu iddia edilmiştir.
A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13069 E. 2010/4496 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaİnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş yönünden «yetkisizlik» kararı verilmiş ise de davacının dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu yolundaki ciddi iddia ve beyanları dikkate alınmamıştır.HUMK’nun 45/3. maddesinde “davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır” hükmü düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın bu davalı açısından «tefrik» edilerek kesinleşme ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise Bakırköy İlçesi'nde ticaret mahkemesi kurulduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiştir.
AŞ yönünden de HUMK’nun 17. maddesi uyarınca Konya Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğuna göre, aradaki irtibat nedeniyle tüm davalar hakkında «yetkisizlik» kararı verilerek dosyanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekirken, diğer davalılar ... ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · alacak davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir «alacak davası» olduğu, davanın HUMK’nun 17 maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın adresinin ve davalı ...nin merkezinin İstanbul Güneşlide bulunduğu gerekçesi ile davalı ...
A.Ş yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın bu davalı açısından «tefrik» edilerek kesinleşme ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise Bakırköy İlçesi'nde ticaret mahkemesi kurulduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiştir.
Holding A.Ş. hakkında dosyanın «tefrik» edilerek Bakırköy Asliye Ticaret Mahkeme’ sine devir kararı verilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11935 E. 2010/6721 K.
Ortak:pay defteri · yetkisizlik kararı · husumet · e-defter · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece anılan şirketlerin «pay defter» fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak-şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ... bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava «husumet» yönünden reddedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ibraz» edilen «pay defterlerinden» davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ...
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaİnşaat Tic.A.Ş.’ne para ödendiği, davacıya 25.03.2000 tarihli ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 7 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «pay defteri» örneğine göre davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı tarafından davacının ...
Tic.A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «yetkisizlik» kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de davacı taraf dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · tefrik
Benzer bu karardaİnşaat Tic.A.Ş.’ne para ödendiği, davacıya 25.03.2000 tarihli ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 7 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «pay defteri» örneğine göre davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı tarafından davacının ...
Tic.A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12789 E. 2011/5067 K.
Ortak:yetkisizlik kararı · husumet · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaİnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece anılan şirketlerin «pay defter» fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak-şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ... bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava «husumet» yönünden reddedilmiştir.
Beraat eden Haşim ve 11 yönetici hakkında «dolandırıcılık» ve cürüm için teşekkül oluşturmak suçundan cezalandırılması istemi ile Yargıtay C.Başsavcılığınca tebliğname düzenlendiği ileri sürülmüştür.Ceza dava ya da davalarının kapsamı, bu davaya etkileri, sonuçlarının beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında ele alınması,davacıya yapılan telkin ve yönlendirmelerin, davacıda paranın davalı şirketlerin güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Davalı ... hakkındaki davanın da tüm deliller incelendikten sonra hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «husumetten» reddi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaİnşaat ve Tarım A.Ş yönünden dosyanın «tefriki» ile davalı şirketin adresinin Konya olduğundan, mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın HUMK 17/2. maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş. yönünden «yetkisizlik» kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmiş ise de haklarında husumetten ret kararı verilen davalıların hukuki durumu diğer davalıya usulünce ortak olunup olunmadığı olgusuna bağlı old …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · alacak davası · husumet yokluğu
Benzer bu karardaİnşaat ve Tarım A.Ş yönünden dosyanın «tefriki» ile davalı şirketin adresinin Konya olduğundan, mahkemenin «yetkisizliğine», talep halinde dosyanın HUMK 17/2. maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının davalılardan Kombassan İnşaat ve Tarım AŞ.’nin ortağı olduğu, davanın ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir «alacak davası» olduğu, bu nedenle davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12788 E. 2011/4926 K.
Ortak:pay defteri · yetkisizlik kararı · husumet · e-defter · dava şartı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece anılan şirketlerin «pay defter» fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak-şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ... bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava «husumet» yönünden reddedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ibraz» edilen «pay defterlerinden» davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ...
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda… an İnşaat Tic.A.Ş.’ne para ödendiği, davacıya ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 8 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «pay defteri» örneğine göre davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı tarafından davacının Kombassan İnşaat Tic.A.Ş. ortağı olduğunun kabul edildiği, ortak tarafında …
Tic.A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş. yönünden «yetkisizlik» kararı, diğer davalılar yönünden ise davanın «husumetten» reddine karar verilmiş ise de haklarında husumetten ret kararı verilen davalıların hukuki durumu diğer davalıya usulünce ortak olunup olunmadığı olgusuna bağlı old …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:irade fesadı · tefrik
Benzer bu kararda… an İnşaat Tic.A.Ş.’ne para ödendiği, davacıya ortaklık belgesi verildiği, ortaklık belgesi verilmesinden itibaren dava tarihine kadar 8 yıllık süre geçmesine rağmen «irade fesadı» iddiasıyla iptalinin istenmediği, «pay defteri» örneğine göre davacının bu şirketin ortağı olarak göründüğü, davalı tarafından davacının Kombassan İnşaat Tic.A.Ş. ortağı olduğunun kabul edildiği, ortak tarafında …
Tic.A.Ş. yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, dosyanın «tefrik» edilerek karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalılar hakkında açılan davaların «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/723 E. 2010/7178 K.
Ortak:dolandırıcılık · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavada «dolandırıcılık» suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vaatlerinde bulunması nedeniyle şahsen de sorumlu olduğu iddia edilmiştir.
Holding A.Ş’nin «yönetim kurulu» başkanı olduğu ve davacı ile doğrudan hukuki bir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davalı ...
İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaA.Ş yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalı ...nin merkezinin İstanbul Güneşli’de bulunduğu, bu sebeple bu davalı ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı davalı ... hakkındaki dosyanın «tefriki» ile adresin HSYK’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiştir.
1- Dava, «dolandırıcılık» suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı ve davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddiasına dayalı davacıdan tahsil edilen paranın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili, davalı ...’ın davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak müvekkilinden her an istenildiğinde geri ödenmek üzere para topladığını, bu davalının şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadinde bulunması nedeniyle şahsen diğer davalılar ile birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğunu iddia etmiş, davalılar vekili ise, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu savunmuş, mahkemece, davalılardan Kombassan İnş.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · müteselsil sorumluluk · sebepsiz zenginleşme · yetki · taahhütname
Benzer bu karardaA.Ş yönünden mahkemenin «yetkisizliği» nedeniyle dava dilekçesinin reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, diğer davalı ...nin merkezinin İstanbul Güneşli’de bulunduğu, bu sebeple bu davalı ve şirketin Yönetim Kurulu Başkanı davalı ... hakkındaki dosyanın «tefriki» ile adresin HSYK’nun 19/07/2007 tarihli kararı ile yeni açılan Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı «yetki» alanında bulunduğundan dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine devrine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı tarafından ortaklık amacı ile ödenen bedellerin davalıların «taahhütleri» doğrultusunda iadesi talebine ilişkin olduğu, davanın HUMK 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ...
1- Dava, «dolandırıcılık» suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı ve davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddiasına dayalı davacıdan tahsil edilen paranın «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre iadesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili, davalı ...’ın davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak müvekkilinden her an istenildiğinde geri ödenmek üzere para topladığını, bu davalının şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadinde bulunması nedeniyle şahsen diğer davalılar ile birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğunu iddia etmiş, davalılar vekili ise, davacının davalı şirketlerin ortağı olduğunu savunmuş, mahkemece, davalılardan Kombassan İnş.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9869 E. , 2010/5355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2007/232-2008/118 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup dava konusu meblağ 12.680,00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “... Grubu” tarafından yurt dışındaki Türk vatandaşlarından yüksek faiz verileceği, paraların istendiği zaman iade edileceği vaatleriyle para toplandığını, para tahsili için verilen makbuzlar geri alınarak yerine 06.03.2000 tarihli “Ortaklık Durum Belgesi” başlıklı belge verildiğini, belgede kimin imzası olduğunun belli olmadığını, şirket kaşesi bulunmadığını, gerçekte müvekkilinin ortak olmadığını, belgenin makbuz niteliğinde olduğunu, hisse senedi verilmediğini, hisse devri yapılmadığını, Bankalar Kanunu, TTK, SPK ve BK hükümlerine aykırı para toplandığını, hisse senetlerinin izinsiz halka arzedildiğini,“SPK’na muhalefet, nitelikli dolandırıcılık, izinsiz halka arz, kanuna aykırı aracılık faaliyeti” suçlarından ceza davası açıldığını, davalılardan Haşim'in TTK'nun 336/3 ve 5 nci bent hükümleri uyarınca zarardan sorumlu olduğunu, her iki davalı şirketin de sorumluluğu bulunduğunu, dolandırıcılık suretiyle alınan paranın iadesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkiline geçerli bir hisse senedi devri yapılamayacağının ve ortaklığının bulunmadığının tespitini, davacıdan tahsil edilen 10.995 DM karşılığı 9.569,09 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş’nin merkezinin Konya'da bulunduğunu, davacının bu şirketin ortağı olduğunu, HUMK’nun 17. maddesi uyarınca davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek dava dilekçesinin yetki yönünden reddini istemiş ve ayrıca da davalılardan Haşim'e husumet yöneltilemeyeceğini diğer davalı şirket bakımından ise TTK'nun 329 ncu ve 405 nci maddeleri uyarınca davanın esastan reddinin gerektiğini savunmuş ve ayrıca davacının haksız eyleme dayalı talebinin 1 yıllık şirketle ortak arası ilişkiye dayalı talebini 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek davanın zamanaşımı yönünden de reddini istemşitir. Uğradığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ibraz edilen pay defterlerinden davalı şirketin her ikisine de ortak olduğunun anlaşıldığı, ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir dava olduğu, davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği, diğer davalı ...’ın davalılardan ... Holding A.Ş’nin yönetim kurulu başkanı olduğu ve davacı ile doğrudan hukuki bir ilişkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş.yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, bu davalı bakımından dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, davalı şirket bakımından davanın TTK'nun 405 nci madddesi uyarınca reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı, davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddia edilerek, davacıdan tahsil edilen paranın haksız zenginleşme hükümlerine göre iadesi istenmiş, davalı ...’ın davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vaatlerinde bulunması nedeniyle şahsen de sorumlu olduğu iddia edilmiştir. Davalılar vekilince, davacının her iki davalı şirkete ayrı ayrı ortak olduğu savunulmuş,mahkemece anılan şirketlerin pay defter fotokopilerinde yazılı kayıtlara göre davacı ortak kabul edilmiş,dava ortak-şirket arasındaki bir dava olarak nitelendirilmek suretiyle şirketler bakımından yazılı şekilde sonuca gidilmiş,davalı ...
bakımından ceza davalarının sonuçları üzerinde durulmadan,davacının iddiası yeterince değerlendirilmeden onun bakımından dava husumet yönünden reddedilmiştir.
Davacının dayandığı “Ortaklık Durum Belgesi” başlıklı fotokopi belgede,şirket unvan ve kaşesi bulunmamaktadır.Mahkemece, davalı şirketlerin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davacının kimden hisse devir alarak ortak olduğu,hisse devredenin ortak olup olmadığı incelenerek, davalı şirketlere ortak olup olmadığının tespit edilmelidir.Bu inceleme yapılmadan davacının ortak olarak kabulüyle davanın yazılı şekilde nitelendirilerek hüküm tesisi eksik incelemeye dayalıdır.
Beraat eden Haşim ve 11 yönetici hakkında dolandırıcılık ve cürüm için teşekkül oluşturmak suçundan cezalandırılması istemi ile Yargıtay C.Başsavcılığınca tebliğname düzenlendiği ileri sürülmüştür.Ceza dava ya da davalarının kapsamı, bu davaya etkileri, sonuçlarının beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında ele alınması,davacıya yapılan telkin ve yönlendirmelerin, davacıda paranın davalı şirketlerin güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.Davalı ... hakkındaki davanın da tüm deliller incelendikten sonra hasıl olacak sonuca göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde husumetten reddi doğru olmamıştır.
Diğer yandan,mahkemece davalı ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş yönünden yetkisizlik kararı verilmiş ise de davacının dava dilekçesinde ve yargılama sırasında davalılar aleyhindeki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu yolundaki ciddi iddia ve beyanları dikkate alınmamıştır.HUMK’nun 45/3. maddesinde “davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır” hükmü düzenlenmiştir. Davacı tarafın iddiaları anılan madde hükmü de dikkate alınarak değerlendirilip,davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği de nazara alınmalıdır.
Bu durumda,davanın tüm davalılar bakımından bu açıklamalar çerçevesinde ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken,eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018390700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz