Faaliyet izninin kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13291 E. 2010/4758 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faaliyet izninin kaldırılması↗ ticari kredi sözleşmesi↗ geçici 7. madde↗ ticari kredi↗ işbölümü↗ kamu düzeni↗ görevsizlik kararı↗ ek tasfiye↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her iki tarafı da tacir olan dava dışı şirket ile davalı banka arasındaki ticari kredi sözleşmesinin haksız yere kat edildiğinden bahisle açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ve 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. asliye ticaret mahkemelerinden görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin işbölümü itirazının kabulüne, talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bu kez 28.07.2008 tarhil karar ile işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararlarının TTK'nun 5. maddesi uyarınca verildiği anda kesin olduğu ve temyiz edilemeyeceği, ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin ise görev değil işbölümü ilişkisi olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi uyarınca davalı vekilinin işbölümü itirazının kabulü ile dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, 03.07.2008 tarihli işbu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, bu kez de 28.07.2008 tarihli kararla işbölümü itirazının kabulüne dair gönderme kararlarının temyiz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinde düzenlenen kurallar işbölümünü değil görev ilişkisini düzenleyen kurallardır. Görev kuralları ise kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı gibi bu kurallara dayanılarak verilen görevsizlik kararları da temyiz edilebilir.
Bu durum karşısında mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin reddine dair 28.07.2008 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile anılan kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin mahkemece hükmedilen 03.07.2008 tarihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Yine yasa metinde her ne kadar “açılacak davalara” ibaresi kullanılmışsa da daha önceki düzenlemede olduğu gibi geçici bir madde ile bu hükmün yürürlüğü konusunda bir düzenleme yapılmamış bulunması, usule ilişkin yasal düzenlemelerde derhal uygulama ilkesinin geçerli olması karşısında, bu ibarenin yasanın yürürlüğünden sonra açılacak davalar şeklinde anlaşılması mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta ise, faaliyet izni kaldırılan veya yönetimi Fon’a intikal eden bankalardan olmayan davalı bankaya karşı açılmış bir dava söz konusudur. Bu tür bir davanın yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında, 1 veya 2 nci asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğundan söz edilemez. Bu durum karşısında mahkemece işin esasına yönelik inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, 03.07.2008 tarihli gönderme kararının da bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4053 E. 2012/11581 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… arihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davalar …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her iki tarafı da «tacir» olan dava dışı şirket ile davalı banka arasındaki «ticari kredi sözleşmesinin» haksız yere kat edildiğinden bahisle açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ve 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. asliye ticaret mahkemelerinden görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulüne, talep halinde dosyanın «görevli» Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Görev kuralları ise «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı gibi bu kurallara dayanılarak verilen «görevsizlik» kararları da temyiz edilebilir.
Benzer bu karardaOysa, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142. maddesi «görevli» ve yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup, buna göre, fon, fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» veya «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 veya 2 numaralı asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 5411 SK’nun 142. maddesi uyarınca 1 ve 2 numaralı ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacı Banka'nın, 5411 sayılı yasanın anılan hükmünde sayılan bankalardan olmadığı nazara alınmayarak, yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9737 E. 2010/738 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… arihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davalar …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her iki tarafı da «tacir» olan dava dışı şirket ile davalı banka arasındaki «ticari kredi sözleşmesinin» haksız yere kat edildiğinden bahisle açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ve 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. asliye ticaret mahkemelerinden görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulüne, talep halinde dosyanın «görevli» Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Dava banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi uyarınca davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulü ile dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, 03.07.2008 tarihli işbu kararın davacı vekili tarafından t …
Benzer bu kararda19.10.2005 tarihinde kabul edilip, 01.11.2005 tarihli ve 25983 «mükerrer» sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 5411 sayılı Bankalar Yasası’nın 142 nci maddesinde, Fon, Fon Bankalar ve «faaliyet izni kaldırılan» «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı ve o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, b …
… , toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın TTK ve Bankacılık Kanunundan kaynaklandığı, davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı, mahkemenin iş «bölümü» nedeni ile «görevsiz» olduğu gerekçesiyle görevsizliğine, «görevli» mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun geçici 13 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanunun 142 nci maddesi uyarınca dosya …
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · mükerrerlik · iş bölümü · tüzel kişilik
Benzer bu karardaSomut olayda gerekçede her ne kadar iş «bölümü» itirazı ile «görev itirazı» karıştırılmış ise de, tesis edilen karar, bir «görevsizlik» kararıdır.
… , toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın TTK ve Bankacılık Kanunundan kaynaklandığı, davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı, mahkemenin iş «bölümü» nedeni ile «görevsiz» olduğu gerekçesiyle görevsizliğine, «görevli» mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun geçici 13 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanunun 142 nci maddesi uyarınca dosya …
Davalılar vekilleri yasal sürede iş «bölümü» itirazında bulunmamıştır.
19.10.2005 tarihinde kabul edilip, 01.11.2005 tarihli ve 25983 «mükerrer» sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 5411 sayılı Bankalar Yasası’nın 142 nci maddesinde, Fon, Fon Bankalar ve «faaliyet izni kaldırılan» «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı ve o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4726 E. 2021/2057 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… arihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davalar …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her iki tarafı da «tacir» olan dava dışı şirket ile davalı banka arasındaki «ticari kredi sözleşmesinin» haksız yere kat edildiğinden bahisle açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ve 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. asliye ticaret mahkemelerinden görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulüne, talep halinde dosyanın «görevli» Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Dava banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi uyarınca davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulü ile dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, 03.07.2008 tarihli işbu kararın davacı vekili tarafından t …
Benzer bu karardaMahkemece, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142/1 maddesine göre; "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır.
O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür." Eldeki davada davacının Fon bağlı bir kuruluş olup, davanın (1) ve (2) nolu Asliye Ticaret Mahkemelerince çözülmesi gerektiği, davaya bakmakla «görevli» mahkemelerin Alanya 1 veya 2 nolu Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin, «görevsizlik» kararına yasal dayanak yaptığı 5411sayılı Bankacılık Yasası'nın 142. maddesi, müstakil birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerler yönünden «görevli» mahkemeyi düzenlemiş olup, uyuşmazlığın görüldüğü Alanya'da Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından sözü geçen yasa hükmünün uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan banka alacağının tahsili için yapılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8335 E. 2011/1198 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… arihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davalar …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her iki tarafı da «tacir» olan dava dışı şirket ile davalı banka arasındaki «ticari kredi sözleşmesinin» haksız yere kat edildiğinden bahisle açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ve 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. asliye ticaret mahkemelerinden görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulüne, talep halinde dosyanın «görevli» Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Görev kuralları ise «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı gibi bu kurallara dayanılarak verilen «görevsizlik» kararları da temyiz edilebilir.
Benzer bu karardaOysa, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi «görevli» ve yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup, buna göre, fon, fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» veya «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 veya 2 numaralı asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı Bankanın Fona devredilip «tasfiye» işlmlerinin TMSF tarafından yürütüldüğü gerekçesiyle, davadilekçesinin 5411 sayılı Kanun'un 142 nci maddesi hükmünce görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı bankanın, 5411 sayılı yasanın anılan hükmünde sayılan bankalardan olmadığı gözden kaçırılarak denetlenebilir yasal dayanağı da gösterilmeden yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7180 E. 2016/1395 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · kamu düzeni · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… arihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davalar …
Görev kuralları ise «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı gibi bu kurallara dayanılarak verilen «görevsizlik» kararları da temyiz edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta ise, «faaliyet izni kaldırılan» veya yönetimi Fon’a intikal eden bankalardan olmayan davalı bankaya karşı açılmış bir dava söz konusudur.
Benzer bu karardaAncak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin «iflas tasfiyesinin» sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı «takip yetkisi» verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı «iflas masası» adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Görev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas tasfiyesi · iflas masası · dava takip yetkisi · re'sen gözetilme · temlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin «iflas tasfiyesinin» sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı «takip yetkisi» verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı «iflas masası» adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
A.Ş'den olan alacaklarının önce anılan bankalar tarafından ...'ye, ... tarafından da müvekkiline «temlik» edildiğini, davalı şirketlerin kredi borçlusu müflis şirket ile irtibatlarının bulunduğunu ileri sürerek temlik edilen bu alacakların davalı şirketlerden tahsilini istemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yönetim A.Ş. dava konusu alacağı ...'den «temlik» almıştır.
Görev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13291 E. , 2010/4758 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/07/2008 tarih ve 2008/191-2008/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı bulunduğu dava dışı ... Ltd. Şti ile davalı banka arasındaki döviz kredisi sözleşmesine kefil olmadığı halde, davalının döviz kredisiyle getirilen özel şartlara dayanarak ve haksız şekilde, müvekkilinin imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı zarara karşılık şimdilik (10.000.000.00) TL maddi ve (8.000.000.000) TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile işbölümü, görev ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her iki tarafı da tacir olan dava dışı şirket ile davalı banka arasındaki ticari kredi sözleşmesinin haksız yere kat edildiğinden bahisle açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ve 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. asliye ticaret mahkemelerinden görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin işbölümü itirazının kabulüne, talep halinde dosyanın görevli Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bu kez 28.07.2008 tarhil karar ile işbölümü itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararlarının TTK'nun 5. maddesi uyarınca verildiği anda kesin olduğu ve temyiz edilemeyeceği, ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin ise görev değil işbölümü ilişkisi olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi uyarınca davalı vekilinin işbölümü itirazının kabulü ile dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, 03.07.2008 tarihli işbu kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine, bu kez de 28.07.2008 tarihli kararla işbölümü itirazının kabulüne dair gönderme kararlarının temyiz edilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinde düzenlenen kurallar işbölümünü değil görev ilişkisini düzenleyen kurallardır. Görev kuralları ise kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı gibi bu kurallara dayanılarak verilen görevsizlik kararları da temyiz edilebilir.
Bu durum karşısında mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin reddine dair 28.07.2008 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile anılan kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin mahkemece hükmedilen 03.07.2008 tarihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği hükme bağlanmıştır. Yine yasa metinde her ne kadar “açılacak davalara” ibaresi kullanılmışsa da daha önceki düzenlemede olduğu gibi geçici bir madde ile bu hükmün yürürlüğü konusunda bir düzenleme yapılmamış bulunması, usule ilişkin yasal düzenlemelerde derhal uygulama ilkesinin geçerli olması karşısında, bu ibarenin yasanın yürürlüğünden sonra açılacak davalar şeklinde anlaşılması mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta ise, faaliyet izni kaldırılan veya yönetimi Fon’a intikal eden bankalardan olmayan davalı bankaya karşı açılmış bir dava söz konusudur. Bu tür bir davanın yukarıda açıklanan yasal düzenleme karşısında, 1 veya 2 nci asliye ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğundan söz edilemez. Bu durum karşısında mahkemece işin esasına yönelik inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, 03.07.2008 tarihli gönderme kararının da bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 28.07.2008 tarihli temyiz isteminin reddi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 03.07.2008 tarihli gönderme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018406600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz