Iflas tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7180 E. 2016/1395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas tasfiyesi↗ faaliyet izninin kaldırılması↗ iflas masası↗ dava takip yetkisi↗ re'sen gözetilme↗ kamu düzeni↗ temlik↗ görevsizlik kararı↗ ek tasfiye↗ iflas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin iflas tasfiyesinin sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı takip yetkisi verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı iflas masası adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı,..., ..., ..., ..., ..., ..., Bankası'nın kredi borçlusu olan Müflis ... . ve Tic. A.Ş'den olan alacaklarının önce anılan bankalar tarafından ...'ye, ... tarafından da müvekkiline temlik edildiğini, davalı şirketlerin kredi borçlusu müflis şirket ile irtibatlarının bulunduğunu ileri sürerek temlik edilen bu alacakların davalı şirketlerden tahsilini istemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ... Yönetim A.Ş. dava konusu alacağı ...'den temlik almıştır. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu durumda mahkemece, 5411 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13291 E. 2010/4758 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · kamu düzeni · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin «iflas tasfiyesinin» sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı «takip yetkisi» verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı «iflas masası» adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Görev hususu, «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetilir».
Benzer bu kararda… arihli gönderme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinin ilk bendinde Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı, o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde bu davalar …
Görev kuralları ise «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağı gibi bu kurallara dayanılarak verilen «görevsizlik» kararları da temyiz edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta ise, «faaliyet izni kaldırılan» veya yönetimi Fon’a intikal eden bankalardan olmayan davalı bankaya karşı açılmış bir dava söz konusudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · işbölümü · kredi sözleşmesi · tacir · kesin hüküm · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, her iki tarafı da «tacir» olan dava dışı şirket ile davalı banka arasındaki «ticari kredi sözleşmesinin» haksız yere kat edildiğinden bahisle açılan davanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun geçici 13 ve 142. maddesi uyarınca 1. veya 2. asliye ticaret mahkemelerinden görülmesi gerektiğinden davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulüne, talep halinde dosyanın «görevli» Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece bu kez 28.07.2008 tarhil karar ile «işbölümü» itirazının kabulü nedeniyle verilen gönderme kararlarının TTK'nun 5. maddesi uyarınca verildiği anda «kesin» olduğu ve temyiz edilemeyeceği, ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin ise görev değil işbölümü ilişkisi olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dava banka «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi uyarınca davalı vekilinin «işbölümü» itirazının kabulü ile dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, 03.07.2008 tarihli işbu kararın davacı vekili tarafından t …
Oysa 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesinde düzenlenen kurallar «işbölümünü» değil görev ilişkisini düzenleyen kurallardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9737 E. 2010/738 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin «iflas tasfiyesinin» sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı «takip yetkisi» verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı «iflas masası» adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Bu durumda mahkemece, 5411 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda19.10.2005 tarihinde kabul edilip, 01.11.2005 tarihli ve 25983 «mükerrer» sayılı Resmi Gazete ile yayınlanan 5411 sayılı Bankalar Yasası’nın 142 nci maddesinde, Fon, Fon Bankalar ve «faaliyet izni kaldırılan» «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı ve o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, b …
… , toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın TTK ve Bankacılık Kanunundan kaynaklandığı, davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı, mahkemenin iş «bölümü» nedeni ile «görevsiz» olduğu gerekçesiyle görevsizliğine, «görevli» mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun geçici 13 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanunun 142 nci maddesi uyarınca dosya …
Somut olayda gerekçede her ne kadar iş «bölümü» itirazı ile «görev itirazı» karıştırılmış ise de, tesis edilen karar, bir «görevsizlik» kararıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · mükerrerlik · iş bölümü · tüzel kişilik · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… , toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın TTK ve Bankacılık Kanunundan kaynaklandığı, davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı, mahkemenin iş «bölümü» nedeni ile «görevsiz» olduğu gerekçesiyle görevsizliğine, «görevli» mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, 5411 sayılı Bankacılık Kanunun geçici 13 ncü maddesi yollaması ile aynı Kanunun 142 nci maddesi uyarınca dosya …
Somut olayda gerekçede her ne kadar iş «bölümü» itirazı ile «görev itirazı» karıştırılmış ise de, tesis edilen karar, bir «görevsizlik» kararıdır.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı Banka vekili, uyuşmazlığın bankacılık mevzuatından kaynaklandığını açıklayarak, (1) ve (2) numaralı ticaret mahkemesinin «görevli» olduğunu savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4053 E. 2012/11581 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin «iflas tasfiyesinin» sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı «takip yetkisi» verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı «iflas masası» adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Bu durumda mahkemece, 5411 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaOysa, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142. maddesi «görevli» ve yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup, buna göre, fon, fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» veya «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 veya 2 numaralı asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği düzenlenmiştir.
Bu itibarla, davacı Banka'nın, 5411 sayılı yasanın anılan hükmünde sayılan bankalardan olmadığı nazara alınmayarak, yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 5411 SK’nun 142. maddesi uyarınca 1 ve 2 numaralı ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Oysa, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142. maddesi «görevli» ve yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup, buna göre, fon, fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» veya «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 veya 2 numaralı asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği düzenlenmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4726 E. 2021/2057 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin «iflas tasfiyesinin» sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı «takip yetkisi» verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı «iflas masası» adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Bu durumda mahkemece, 5411 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142/1 maddesine göre; "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılır.
O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür." Eldeki davada davacının Fon bağlı bir kuruluş olup, davanın (1) ve (2) nolu Asliye Ticaret Mahkemelerince çözülmesi gerektiği, davaya bakmakla «görevli» mahkemelerin Alanya 1 veya 2 nolu Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin, «görevsizlik» kararına yasal dayanak yaptığı 5411sayılı Bankacılık Yasası'nın 142. maddesi, müstakil birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerler yönünden «görevli» mahkemeyi düzenlemiş olup, uyuşmazlığın görüldüğü Alanya'da Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından sözü geçen yasa hükmünün uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan banka alacağının tahsili için yapılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülür." Eldeki davada davacının Fon bağlı bir kuruluş olup, davanın (1) ve (2) nolu Asliye Ticaret Mahkemelerince çözülmesi gerektiği, davaya bakmakla «görevli» mahkemelerin Alanya 1 veya 2 nolu Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin, «görevsizlik» kararına yasal dayanak yaptığı 5411sayılı Bankacılık Yasası'nın 142. maddesi, müstakil birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerler yönünden «görevli» mahkemeyi düzenlemiş olup, uyuşmazlığın görüldüğü Alanya'da Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığından sözü geçen yasa hükmünün uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8335 E. 2011/1198 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · görevsizlik kararı · ek tasfiye · iflas · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaAncak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» ve «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin «iflas tasfiyesinin» sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı «takip yetkisi» verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı «iflas masası» adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
Bu durumda mahkemece, 5411 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaOysa, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi «görevli» ve yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup, buna göre, fon, fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» veya «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 veya 2 numaralı asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı Bankanın Fona devredilip «tasfiye» işlmlerinin TMSF tarafından yürütüldüğü gerekçesiyle, davadilekçesinin 5411 sayılı Kanun'un 142 nci maddesi hükmünce görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı bankanın, 5411 sayılı yasanın anılan hükmünde sayılan bankalardan olmadığı gözden kaçırılarak denetlenebilir yasal dayanağı da gösterilmeden yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevli mahkeme
Benzer bu karardaOysa, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 142 nci maddesi «görevli» ve yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup, buna göre, fon, fon bankaları ve «faaliyet izni kaldırılan» bankaların «iflas» veya «tasfiye» idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına o yerde birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde 1 veya 2 numaralı asliye ticaret mahkemesince bakılması gerektiği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7180 E. , 2016/1395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Mahkemesi’nce verilen 18/03/2015 tarih ve 2014/1967-2015/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... ile imzaladığı alacağın temliki sözleşmesi çerçevesinde dava dışı borçlu müflis ... ve Tic. A.Ş. ile borçlunun kefilleri ..., ... ve ...'tan alacaklı olduğunu, yapılan takiplerden sonra müflis şirketin 01.09.1999 tarihinde fabrika binasını davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'ne kiraladığını, kira sözleşmesinin bir kiradan çok malvarlığı devrine ilişkin hükümler içerdiğini, bu davalının kurucu ortaklarının tamamının müflis borçlunun çalışanları ve 2008 yılı itibariyle hakim ortak ve gerçek sahiplerinin diğer iki davalı şirket olduğunu, 20.04.2007 tarihinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin temsilciliğine müflis şirketin de ortaklarından olan ...'ın atandığını, davalı ....
Ltd. Şti'nin kurucularının ... ve ... olduğunu, bu kişilerin hisselerini davalılardan ... Gıda Tar. San. Tic. Ltd. Şti.'ne devrettiklerini, 22.05.2008 tarihinde ...'ın 30 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığını, şirketin son ortaklarının %80 hisse ile ... ve %20 hisse ile ... Gıda Tar. San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, ... Gıda Tar. San. Tic. Ltd. Şti'nin de 07.09.2007 tarihinde Mehtap Arık ve ... tarafından kurulduğunu, şirkete yine ...'ın 30 yıl süresince müdür olarak atandığını, tüm davalı şirketlerin planlı ve paravan olarak kurulduğunu, müflisin malvarlıklarının anılan şirketler üzerine yapıldığını, gerçek sahiplerinin Arık ailesi olduğunu, ...'in satış gösterdiği hisse satışlarının aslında gerçek sahibine iade anlamına geldiğini, mütelahik davalarında perde teorisine, muvazaa nedenine, kanuna karşı hileye dayandıklarını ileri sürerek fazlaya dair hakların saklı tutulması ve tahsilde tekerrüre sebep olmamak kaydıyla 11.635.243,10 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Gıd. Tar. San. Tic. Ltd. Şti. vekili ve ... Ltd. Şti. vekili, davanın iflas masasına izafeten açılması gerekirken davacı şirket adına açıldığından dinlenemeyeceğini, şirket kuruluşlarının muvazaaya dayandırılamayacağını, iştigal konuları farklı olan müvekkillerinin paydaşlarından ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduklarını, perde kaldırma yönteminin şirketler hukukunda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müflis ile müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, sadece müflisten kiraladığı tesiste çalıştığını, muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, malvarlığı aktarıldığı iddiasının somut olarak ortaya konulması gerektiğini, davacının kira ilişkisine muvaffakat ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, müflis şirketin iflas tasfiyesinin sonuçlanmadığı, davanın davalı şirketlerden talep edebileceği zarar miktarının bilinmediği, buna göre davanın vaktinden önce açıldığı, İİK'nın 245. maddesi uyarınca kendisine davayı takip yetkisi verilen davacı şirketin aslında davanın tarafı olmayıp davayı iflas masası adına yürütmesi gerektiği halde kendi adına dava açıp kendisine ödeme yapılmasını istemesinin de yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı,..., ..., ..., ..., ..., ..., Bankası'nın kredi borçlusu olan Müflis ... . ve Tic. A.Ş'den olan alacaklarının önce anılan bankalar tarafından ...'ye, ... tarafından da müvekkiline temlik edildiğini, davalı şirketlerin kredi borçlusu müflis şirket ile irtibatlarının bulunduğunu ileri sürerek temlik edilen bu alacakların davalı şirketlerden tahsilini istemiş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 142/1. maddesinde "Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağı, o yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması hâlinde, bu davaların (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görüleceği" düzenlenmiş olup davacı ...
Yönetim A.Ş. dava konusu alacağı ...'den temlik almıştır. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Bu durumda mahkemece, 5411 sayılı Kanun'un 142. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 15/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/217209700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz