Ticaret sicili tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17248 E. 2014/5729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescili↗ ticaret unvanı↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ilan↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının 1981 yılında tescil ettirdiği ticaret unvanı ve markaları ile davalının 2007 tescil tarihli ticaret unvanında da ayırt edici unsurun aynı ibareyi taşıdığı, korunması talep edilen hak tescile dayalı olduğundan benzer çalışma ve amaç içerisinde olmasalar dahi TTK'nın 54'üncü maddesi kapsamında terkin istenebileceği, davacının "FIRAT PLASTİK" ibareli markasını ilk defa 09.02.1993 tarihinde 17. sınıfta, ardından aynı ibareli markaları muhtelif sınıflarda 16.11.1998 tarihinde koruma altına aldırdığı, davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler dikkate alındığında davalının aynı ibareyi, aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin TTK'nın 57'nci maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "FIRAT" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, hükmün ilanı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Ticaret unvanları arasında iltibasın oluşabilmesi için ana sözleşmelere göre şirketlerin faaliyet alanlarının kısmen dahi olsa örtüşmeleri gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacının ana sözleşmesinde yer alan faaliyet alanları ile davalının ana sözleşmesinde gösterilen faaliyet alanlarının farklı olduğu, davacı tescilli markalarına da dayanmışsa da davalının ticaret siciline tescil edildiği 09.01.2007 tarihi itibariyle davacı adına olan markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin davalının faaliyet konusu ile ilgisinin bulunmadığı, davacının "haberleşme hizmetleri"ni de kapsayan 2007/06411 sayılı markasının tescili için, davalı şirketin tescil tarihinden daha sonraki bir tarih olan 08.02.2007'de başvuru yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10931 E. 2011/4165 K.
Ortak:ticaret unvanı · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının 1981 yılında tescil ettirdiği «ticaret unvanı» ve markaları ile davalının 2007 tescil tarihli ticaret unvanında da ayırt edici unsurun aynı ibareyi taşıdığı, korunması talep edilen hak tescile dayalı olduğundan benzer çalışma ve amaç içerisinde olmasalar dahi TTK'nın 54'üncü maddesi kapsamında «terkin» istenebileceği, davacının "FIRAT PLASTİK" ibareli markasını ilk defa 09.02.1993 tarihinde 17. sınıfta, ardından aynı ibareli markaları muhtelif sınıflarda 16.11.1998 tarihinde koruma altına aldırdığı, davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler dikkate alındığında davalının aynı ibareyi, aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin TTK'nın 57'nci maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "FIRAT" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, hükmün «ilanı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ticaret unvanları arasında «iltibasın» oluşabilmesi için ana sözleşmelere göre şirketlerin faaliyet alanlarının kısmen dahi olsa örtüşmeleri gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların markaları ve ticaret unvanları arasında «iltibas» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının “İpekersoli” markasının 24. sınıf emtialar için hükümsüzlüğüne (terkinine), hükmün «ilanına» karar verilmiştir Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, “İpekersoli” markasının hükümsüzlüğü, davalının bu ibareyi «ticaret unvan» olarak tescil ettirmesinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkindir.
Mahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaMahkemece, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ise de bu ibarenin «ticaret unvanı» olarak tescilinin hukuka aykırılığının tespiti ve ticaret unvanından terkinine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2572 E. 2015/8392 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · ilan · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının 1981 yılında tescil ettirdiği «ticaret unvanı» ve markaları ile davalının 2007 tescil tarihli ticaret unvanında da ayırt edici unsurun aynı ibareyi taşıdığı, korunması talep edilen hak tescile dayalı olduğundan benzer çalışma ve amaç içerisinde olmasalar dahi TTK'nın 54'üncü maddesi kapsamında «terkin» istenebileceği, davacının "FIRAT PLASTİK" ibareli markasını ilk defa 09.02.1993 tarihinde 17. sınıfta, ardından aynı ibareli markaları muhtelif sınıflarda 16.11.1998 tarihinde koruma altına aldırdığı, davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler dikkate alındığında davalının aynı ibareyi, aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin TTK'nın 57'nci maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "FIRAT" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, hükmün «ilanı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ticaret unvanları arasında «iltibasın» oluşabilmesi için ana sözleşmelere göre şirketlerin faaliyet alanlarının kısmen dahi olsa örtüşmeleri gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «ticaret unvanının» ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesi kapsamında «terkin» talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen «ihtarname» tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak «kaybına» uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar kullanımı, «haksız rekabet» teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de; Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret ünvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · makul süre · kâr kaybı · ihtarname · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «ticaret unvanının» ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesi kapsamında «terkin» talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen «ihtarname» tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak «kaybına» uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar kullanımı, «haksız rekabet» teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de; Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret ünvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak «kaybı» oluşur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17248 E. , 2014/5729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 13/11/2012
NUMARASI 2011/354-2012/220
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2012 tarih ve 2011/354-2012/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 19.01.1981 tarihinde tescil edildiğini, 2010 yılında İSO tarafından yayınlanan 50 büyük şirket arasında yer aldığını, "Fırat" ibaresinin 14.01.1982 tarihinden beri TPE nezdinde marka olarak da korunduğunu, markasını yıllarca süren çalışma ve emekle tanınmış hale getirdiğini, davalının müvekkiline duyulan güvenden ve tanınmışlığından faydalanmak kastı ile "Fırat" esas unsurlu ticaret unvanını tescil ettirdiğini, bu ibareyi markasal olarak da kullandığını, davalının bu fillerinin haksız rekabet, ticaret unvanı ve markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile davalı ticaret unvanından "Fırat" ibaresinin terkinini, bu unvanı kullanmasının önlenmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, şirket ortaklarının soyadının "Fırat" olduğunu, bu sebeple ticaret unvanında kullanıldığını, sektör olarak davacı ile farklı alanlarda yer aldıklarını, "Fırat Telekom" ibareli marka başvurularının devam ettiğini, "Fırat Plastik" olarak bilinen davacının unvanından yararlanmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının 1981 yılında tescil ettirdiği ticaret unvanı ve markaları ile davalının 2007 tescil tarihli ticaret unvanında da ayırt edici unsurun aynı ibareyi taşıdığı, korunması talep edilen hak tescile dayalı olduğundan benzer çalışma ve amaç içerisinde olmasalar dahi TTK'nın 54'üncü maddesi kapsamında terkin istenebileceği, davacının "FIRAT PLASTİK" ibareli markasını ilk defa 09.02.1993 tarihinde 17. sınıfta, ardından aynı ibareli markaları muhtelif sınıflarda 16.11.1998 tarihinde koruma altına aldırdığı, davacı markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler dikkate alındığında davalının aynı ibareyi, aynı veya benzer mal ve hizmetler yönünden ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin TTK'nın 57'nci maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının ticaret unvanındaki "FIRAT" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, hükmün ilanı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Ticaret unvanları arasında iltibasın oluşabilmesi için ana sözleşmelere göre şirketlerin faaliyet alanlarının kısmen dahi olsa örtüşmeleri gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacının ana sözleşmesinde yer alan faaliyet alanları ile davalının ana sözleşmesinde gösterilen faaliyet alanlarının farklı olduğu, davacı tescilli markalarına da dayanmışsa da davalının ticaret siciline tescil edildiği 09.01.2007 tarihi itibariyle davacı adına olan markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin davalının faaliyet konusu ile ilgisinin bulunmadığı, davacının "haberleşme hizmetleri"ni de kapsayan 2007/06411 sayılı markasının tescili için, davalı şirketin tescil tarihinden daha sonraki bir tarih olan 08.02.2007'de başvuru yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101837200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz