Vade farkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/2075 E. 2014/10496 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vade farkı↗ cari hesap sözleşmesi↗ cari hesap ilişkisi↗ acentelik sözleşmesi↗ savunma hakkı↗ acente↗ hakkın kötüye kullanılması↗ cari hesap↗ acentelik↗ ek prim↗ vade↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından Ahmet Güngör'e gönderilen toplam 28.556,00 TL tutarındaki paranın prim tahsilatları kapsamında davacı şirkete gönderilen para olduğu, taraflar arasındaki tali acentelik sözleşmesinde davalının poliçe düzenleme yetkisi olmamakla birlikte davalının muhtelif tarihlerde davacıya gönderdiği PTT havalelerinden prim tahsil ettiğinin sabit bulunduğu, yazılı sözleşmede yer almamasına karşılık uzun bir süre prim tahsil eden davalının 6762 sayılı TTK'nın 121. maddesi gereğince poliçe tanzim ve prim bedelini tahsil yetkisinin olmadığını savunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, davalının tahsil ettiği primlere göre takip tarihi itibariyle davacıya 16.613,41 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede vade farkına ilişkin bir hüküm ve bu konuda fiili uygulama bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3781 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 16.613,41 TL asıl alacak için devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red edilen fazlaya ilişkin kısım yönünden davalı tarafın %40 tazminat isteminin davacı tarafın kötü niyetli takipte bulunduğu ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, tali acentelik sözleşmesi kapsamında tutulan cari hesap ilişkisinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından davacının kendi düzenlediği hesap kayıtlarına dayalı olarak davalıdan pirim alacağı bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Davalının, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan bir kısım poliçeye ilişkin primleri davacıya göndermiş olması karşısında dava konusu primlerin de davalı tali acente tarafından tahsil edilmiş olduğunun kabulü varsayımına dayalı olarak, dava konusu prim alacaklarının davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği hususunun usulüne uygun ispat edilip edilmediği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11679 E. 2014/19705 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "..." esas unsurlu markalar üzerinde tescil ve gerekse kullanımı nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu, davalı tarafın fiilen kullandığı "..." ibaresinin karşılaştırmalı yapılan incelemesinde davacı tarafa ait markaya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalının 556 sayılı KHK 9/1-b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının davaya konu " ..." ibaresini davacı taraf tescilli markalarının bulunduğu 5, 16, 35, 38, 41. sınıflar kapsa …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1617 E. 2010/7445 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… nma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından Ahmet Güngör'e gönderilen toplam 28.556,00 TL tutarındaki paranın «prim» tahsilatları kapsamında davacı şirkete gönderilen para olduğu, taraflar arasındaki tali «acentelik sözleşmesinde» davalının poliçe düzenleme yetkisi olmamakla birlikte davalının muhtelif tarihlerde davacıya gönderdiği PTT havalelerinden prim tahsil ettiğinin sabit bulunduğu, yazılı sözleşmede yer almamasına karşılık uzun bir süre prim tahsil eden davalının 6762 sayılı TTK'nın 121. maddesi gereğince poliçe tanzim ve prim bedelini tahsil «yetkisinin» olmadığını «savunmasının hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu, davalının tahsil ettiği primlere göre takip tarihi itibariyle davacıya 16.613,41 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede «vade farkına» ilişkin bir hüküm ve bu konuda fiili uygulama bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Adana 10.
1- Dava, tali «acentelik sözleşmesi» kapsamında tutulan «cari hesap ilişkisinden» kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalının, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan bir kısım poliçeye ilişkin primleri davacıya göndermiş olması karşısında dava konusu primlerin de davalı tali «acente» tarafından tahsil edilmiş olduğunun kabulü varsayımına dayalı olarak, dava konusu «prim» alacaklarının davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği hususunun usulüne uygun ispat edilip edilmediği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hükü …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin Osmaniye «temsilcisi» olduğu, davacıdan aldığı 63 adet zorunlu trafik sigortasını piyasaya sunduğu, tahsil ettiği primleri ödemediği, alacağın «primler» kesildikten sonra tespit edildiği, likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 1.665.03 YTL üzerinden iptaline, takip tarihinden faiz yürütülmesine ve 661.01 YTL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davacının «alacağı temlik» aldığı dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin «prim» tahsiline yetkili «acentesi» ile davalı arasında tali «acentelik ilişkisi» olduğu, 63 adet trafik «sigorta poliçesinin» «teslim» edilmesi ve sonrasında anılan poliçelerin düzenlenmesine rağmen davalının «komisyonun» «mahsup» ederek tahsil ettiği primi ödemediği ileri sürülmüştür.
O halde, davacının «alacağı temlik» aldığı «acente» ile davalı arasında öteden beri devam eden tali «acentelik ilişkisi» olduğu, önceki borçlarını verdiği çeklerle ödediği de iddia edildiğine göre, gerektiğinde alacağı temlik eden acente kayıtları üzerinde uyuşmazlığa konu poliçelerle ilgili uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, poliçelerin «teslim» edildiği iddia edilen kişi ile davalı arasındaki ilişki tespit edilip, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · alacağın temliki · icra takibine itiraz · mahsup · komisyon · temlik · ihtar · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaSomut olayda davacının «alacağı temlik» aldığı dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin «prim» tahsiline yetkili «acentesi» ile davalı arasında tali «acentelik ilişkisi» olduğu, 63 adet trafik «sigorta poliçesinin» «teslim» edilmesi ve sonrasında anılan poliçelerin düzenlenmesine rağmen davalının «komisyonun» «mahsup» ederek tahsil ettiği primi ödemediği ileri sürülmüştür.
Ayrıca, davacının «alacağını temlik» aldığı «acentenin» davalıya çektiği «ihtara» cevap vermemesi borcun kabulü anlamında değildir.
O halde, davacının «alacağı temlik» aldığı «acente» ile davalı arasında öteden beri devam eden tali «acentelik ilişkisi» olduğu, önceki borçlarını verdiği çeklerle ödediği de iddia edildiğine göre, gerektiğinde alacağı temlik eden acente kayıtları üzerinde uyuşmazlığa konu poliçelerle ilgili uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, poliçelerin «teslim» edildiği iddia edilen kişi ile davalı arasındaki ilişki tespit edilip, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ya …
Dava, tali «acente» sıfatıyla düzenlendiği belirtilen «sigorta poliçelerine» ilişkin primlerin ödenmediği iddiasıyla yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14127 E. 2018/2045 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2011/3781 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 16.613,41 TL «asıl alacak» için devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına, alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red edilen fazlaya ilişkin kısım yönünden davalı tarafın %40 tazminat isteminin davacı tarafın kötü niyetli takipte bulund …
1- Dava, tali «acentelik sözleşmesi» kapsamında tutulan «cari hesap ilişkisinden» kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… nma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından Ahmet Güngör'e gönderilen toplam 28.556,00 TL tutarındaki paranın «prim» tahsilatları kapsamında davacı şirkete gönderilen para olduğu, taraflar arasındaki tali «acentelik sözleşmesinde» davalının poliçe düzenleme yetkisi olmamakla birlikte davalının muhtelif tarihlerde davacıya gönderdiği PTT havalelerinden prim tahsil ettiğinin sabit bulunduğu, yazılı sözleşmede yer almamasına karşılık uzun bir süre prim tahsil eden davalının 6762 sayılı TTK'nın 121. maddesi gereğince poliçe tanzim ve prim bedelini tahsil «yetkisinin» olmadığını «savunmasının hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu, davalının tahsil ettiği primlere göre takip tarihi itibariyle davacıya 16.613,41 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede «vade farkına» ilişkin bir hüküm ve bu konuda fiili uygulama bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Adana 10.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının davalı tarafından ödendiği, davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibi yapan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
Davalı ise, davacının «prim» borcunu ödemediğini, davacının «acenteye» ... çeki verdiğini, ancak sigorta poliçe bedellerinin ... çeki ile ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · icra takibine itiraz · ifa · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5174 E. 2012/1785 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim
İncelediğiniz kararda… nma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından Ahmet Güngör'e gönderilen toplam 28.556,00 TL tutarındaki paranın «prim» tahsilatları kapsamında davacı şirkete gönderilen para olduğu, taraflar arasındaki tali «acentelik sözleşmesinde» davalının poliçe düzenleme yetkisi olmamakla birlikte davalının muhtelif tarihlerde davacıya gönderdiği PTT havalelerinden prim tahsil ettiğinin sabit bulunduğu, yazılı sözleşmede yer almamasına karşılık uzun bir süre prim tahsil eden davalının 6762 sayılı TTK'nın 121. maddesi gereğince poliçe tanzim ve prim bedelini tahsil «yetkisinin» olmadığını «savunmasının hakkın kötüye kullanılması» mahiyetinde olduğu, davalının tahsil ettiği primlere göre takip tarihi itibariyle davacıya 16.613,41 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede «vade farkına» ilişkin bir hüküm ve bu konuda fiili uygulama bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Adana 10.
Davalının, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan bir kısım poliçeye ilişkin primleri davacıya göndermiş olması karşısında dava konusu primlerin de davalı tali «acente» tarafından tahsil edilmiş olduğunun kabulü varsayımına dayalı olarak, dava konusu «prim» alacaklarının davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği hususunun usulüne uygun ispat edilip edilmediği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hükü …
1- Dava, tali «acentelik sözleşmesi» kapsamında tutulan «cari hesap ilişkisinden» kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile «icra inkar tazminatı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 01.01.2003 tarihli sözleşmede tali «acente» davalı ...’nın davacı şirkete «komisyon» vereceği hususunun kararlaştırıldığı, «tahsilat makbuzlarında» her iki davalının tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalıların hak etmiş oldukları komisyon düşüldükten sonra kalan «prim» tutarının bir kısmını ödediği, 51.139,00 TL’nin ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmi …
2) Davacı vekili, sigorta yetkili «acentesi» olduklarını ve davalılara tali acentelik verildiği halde davalıların tahsil ettikleri paraları müvekkiline ödemediklerini iddia ederek dava açmış, mahkemece her iki davalının «prim» tutarından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya delil olarak «ibraz» edilen 01.01.2003 tarihli sözleşmede davacı davalılardan ...’ya tali «acentelik» vermiş olup, bu sözleşmede diğer davalı ...’ın imzası bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · komisyon · ibraz · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 01.01.2003 tarihli sözleşmede tali «acente» davalı ...’nın davacı şirkete «komisyon» vereceği hususunun kararlaştırıldığı, «tahsilat makbuzlarında» her iki davalının tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalıların hak etmiş oldukları komisyon düşüldükten sonra kalan «prim» tutarının bir kısmını ödediği, 51.139,00 TL’nin ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmi …
Davacı, bu davalının da sorumlu tutulması gerektiğine dair başkaca delil «ibraz» edemediğinden davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ... yönünden bozulması gerekmiştir.
Ancak, dosyaya delil olarak «ibraz» edilen 01.01.2003 tarihli sözleşmede davacı davalılardan ...’ya tali «acentelik» vermiş olup, bu sözleşmede diğer davalı ...’ın imzası bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/2075 E. , 2014/10496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 04/12/2013
NUMARASI 2012/179-2013/385
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/12/2013 tarih ve 2012/179-2013/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin E.. Sigorta Şirketi'nin acentesi olup, kendisine tanınan yetkiye istinaden davalı ile tali acentelik sözleşmesi yaptığını, taraflar arasında sürekli bir ticari ilişki olması nedeniyle cari hesap ilişkisi kurulduğunu, hesap dönemi sonunda davalının müvekkiline 23.413,41 TL borcu çıktığını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi yapıldığını ancak, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin poliçe tanzim ve poliçe bedeli tahsil yetkisinin bulunmadığını, davacının poliçeleri kendisinin düzenlediğini ve primlerini de kendisinin tahsil ettiğini, cari hesap hareketleri ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, davacının müvekkilinin yönlendirdiği müşterilerden dolayı müvekkiline komisyon ödemesi gerektiğini, davacının alacağı olduğundan değil, müvekkili komisyon istemesin diye kötüniyetle işbu davayı açtığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine takip miktarının %40'ından az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından Ahmet Güngör'e gönderilen toplam 28.556,00 TL tutarındaki paranın prim tahsilatları kapsamında davacı şirkete gönderilen para olduğu, taraflar arasındaki tali acentelik sözleşmesinde davalının poliçe düzenleme yetkisi olmamakla birlikte davalının muhtelif tarihlerde davacıya gönderdiği PTT havalelerinden prim tahsil ettiğinin sabit bulunduğu, yazılı sözleşmede yer almamasına karşılık uzun bir süre prim tahsil eden davalının 6762 sayılı TTK'nın 121. maddesi gereğince poliçe tanzim ve prim bedelini tahsil yetkisinin olmadığını savunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, davalının tahsil ettiği primlere göre takip tarihi itibariyle davacıya 16.613,41 TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede vade farkına ilişkin bir hüküm ve bu konuda fiili uygulama bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile Adana 10.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/3781 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 16.613,41 TL asıl alacak için devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, red edilen fazlaya ilişkin kısım yönünden davalı tarafın %40 tazminat isteminin davacı tarafın kötü niyetli takipte bulunduğu ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, tali acentelik sözleşmesi kapsamında tutulan cari hesap ilişkisinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından davacının kendi düzenlediği hesap kayıtlarına dayalı olarak davalıdan pirim alacağı bulunduğunun kabulü mümkün değildir. Davalının, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan bir kısım poliçeye ilişkin primleri davacıya göndermiş olması karşısında dava konusu primlerin de davalı tali acente tarafından tahsil edilmiş olduğunun kabulü varsayımına dayalı olarak, dava konusu prim alacaklarının davalı tarafından tahsil edildiği halde davacıya ödenmediği hususunun usulüne uygun ispat edilip edilmediği değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101831300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz