İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1617 E. 2010/7445 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik ilişkisi↗ alacağın temliki↗ acente↗ acentelik↗ ek prim↗ icra takibine itiraz↗ mahsup↗ komisyon↗ temlik↗ ihtar↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin Osmaniye temsilcisi olduğu, davacıdan aldığı 63 adet zorunlu trafik sigortasını piyasaya sunduğu, tahsil ettiği primleri ödemediği, alacağın primler kesildikten sonra tespit edildiği, likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 1.665.03 YTL üzerinden iptaline, takip tarihinden faiz yürütülmesine ve 661.01 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tali acente sıfatıyla düzenlendiği belirtilen sigorta poliçelerine ilişkin primlerin ödenmediği iddiasıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi doğru değerlendirmeler de içermemektedir. Somut olayda davacının alacağı temlik aldığı dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin prim tahsiline yetkili acentesi ile davalı arasında tali acentelik ilişkisi olduğu, 63 adet trafik sigorta poliçesinin teslim edilmesi ve sonrasında anılan poliçelerin düzenlenmesine rağmen davalının komisyonun mahsup ederek tahsil ettiği primi ödemediği ileri sürülmüştür. Davalı, icra takip dosyasına yaptığı itirazında borcu olmadığını bildirmiş, davaya ise cevap vermemiştir. Davalı ile davacıya alacağını temlik eden acente arasında yazılı bir sözleşme ibraz edilmemiştir. Ayrıca, uyuşmazlığa konu poliçelerin davalıya teslim edildiğine dair bir kanıt sunulmamıştır. Öte yandan, poliçelerin teslim edildiği iddia edilen kişi ile davalı arasında iş ortaklığı bulunduğu hususu da kanıtlanmamıştır. Esasen, poliçelerin çoğunda yetkili acente olarak başka kişi adları ve imzaları bulunmaktadır. Bir kısmında salt imza olduğu anlaşılmakta ise de bu imzaların davalıya ait olduğu tespit edilememiştir. Ayrıca, davacının alacağını temlik aldığı acentenin davalıya çektiği ihtara cevap vermemesi borcun kabulü anlamında değildir. Davacı taraf, iddiasını kanıtlamak durumundadır. O halde, davacının alacağı temlik aldığı acente ile davalı arasında öteden beri devam eden tali acentelik ilişkisi olduğu, önceki borçlarını verdiği çeklerle ödediği de iddia edildiğine göre, gerektiğinde alacağı temlik eden acente kayıtları üzerinde uyuşmazlığa konu poliçelerle ilgili uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, poliçelerin teslim edildiği iddia edilen kişi ile davalı arasındaki ilişki tespit edilip, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5174 E. 2012/1785 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim · komisyon · ibraz
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacının «alacağı temlik» aldığı dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin «prim» tahsiline yetkili «acentesi» ile davalı arasında tali «acentelik ilişkisi» olduğu, 63 adet trafik «sigorta poliçesinin» «teslim» edilmesi ve sonrasında anılan poliçelerin düzenlenmesine rağmen davalının «komisyonun» «mahsup» ederek tahsil ettiği primi ödemediği ileri sürülmüştür.
Davalı ile davacıya «alacağını temlik» eden «acente» arasında yazılı bir sözleşme «ibraz» edilmemiştir.
O halde, davacının «alacağı temlik» aldığı «acente» ile davalı arasında öteden beri devam eden tali «acentelik ilişkisi» olduğu, önceki borçlarını verdiği çeklerle ödediği de iddia edildiğine göre, gerektiğinde alacağı temlik eden acente kayıtları üzerinde uyuşmazlığa konu poliçelerle ilgili uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, poliçelerin «teslim» edildiği iddia edilen kişi ile davalı arasındaki ilişki tespit edilip, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ya …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 01.01.2003 tarihli sözleşmede tali «acente» davalı ...’nın davacı şirkete «komisyon» vereceği hususunun kararlaştırıldığı, «tahsilat makbuzlarında» her iki davalının tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalıların hak etmiş oldukları komisyon düşüldükten sonra kalan «prim» tutarının bir kısmını ödediği, 51.139,00 TL’nin ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmi …
2) Davacı vekili, sigorta yetkili «acentesi» olduklarını ve davalılara tali acentelik verildiği halde davalıların tahsil ettikleri paraları müvekkiline ödemediklerini iddia ederek dava açmış, mahkemece her iki davalının «prim» tutarından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dosyaya delil olarak «ibraz» edilen 01.01.2003 tarihli sözleşmede davacı davalılardan ...’ya tali «acentelik» vermiş olup, bu sözleşmede diğer davalı ...’ın imzası bulunmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 01.01.2003 tarihli sözleşmede tali «acente» davalı ...’nın davacı şirkete «komisyon» vereceği hususunun kararlaştırıldığı, «tahsilat makbuzlarında» her iki davalının tahsilat yaptığının anlaşıldığı, davalıların hak etmiş oldukları komisyon düşüldükten sonra kalan «prim» tutarının bir kısmını ödediği, 51.139,00 TL’nin ödenmediği gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmi …
Davacı, bu davalının da sorumlu tutulması gerektiğine dair başkaca delil «ibraz» edemediğinden davalı ... yönünden davanın «husumetten» reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı ... yönünden bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14127 E. 2018/2045 K.
Ortak:acente · acentelik · ek prim · icra takibine itiraz · inkar tazminatı · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, tali «acente» sıfatıyla düzenlendiği belirtilen «sigorta poliçelerine» ilişkin primlerin ödenmediği iddiasıyla yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacının «alacağı temlik» aldığı dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin «prim» tahsiline yetkili «acentesi» ile davalı arasında tali «acentelik ilişkisi» olduğu, 63 adet trafik «sigorta poliçesinin» «teslim» edilmesi ve sonrasında anılan poliçelerin düzenlenmesine rağmen davalının «komisyonun» «mahsup» ederek tahsil ettiği primi ödemediği ileri sürülmüştür.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin Osmaniye «temsilcisi» olduğu, davacıdan aldığı 63 adet zorunlu trafik sigortasını piyasaya sunduğu, tahsil ettiği primleri ödemediği, alacağın «primler» kesildikten sonra tespit edildiği, likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 1.665.03 YTL üzerinden iptaline, takip tarihinden faiz yürütülmesine ve 661.01 YTL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
Davalı ise, davacının «prim» borcunu ödemediğini, davacının «acenteye» ... çeki verdiğini, ancak sigorta poliçe bedellerinin ... çeki ile ödenmesinin mümkün olmadığını savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · ifa · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının davalı tarafından ödendiği, davalının davacıya borcu bulunmadığı, icra takibi yapan davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, «asıl alacak» üzerinden %20 «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Şti.'nin ... sistemi içinde yer aldığı, davacının «prim» borcunun bir kısmını davalı sigortacı hesabına nakit olarak yatırdığı, bir kısmını da «acenteye» ... çeki vermek suretiyle ödediği, ... çekinin «acente» tarafından kabul edilip «prim alacağından» düşüldüğü anlaşılmaktadır. ... çeki ile yapılan ödemeler «ifa» yerine geçen ödeme mahiyetindedir.
1- Dava, taraflar arasında düzenlenmiş olan «sigorta poliçelerinin» iptali nedeniyle iade edilmesi gereken «prim alacağının» eksik ödendiği iddiasıyla başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaDava, tali «acente» sıfatıyla düzenlendiği belirtilen «sigorta poliçelerine» ilişkin primlerin ödenmediği iddiasıyla yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacının «alacağı temlik» aldığı dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin «prim» tahsiline yetkili «acentesi» ile davalı arasında tali «acentelik ilişkisi» olduğu, 63 adet trafik «sigorta poliçesinin» «teslim» edilmesi ve sonrasında anılan poliçelerin düzenlenmesine rağmen davalının «komisyonun» «mahsup» ederek tahsil ettiği primi ödemediği ileri sürülmüştür.
Davalı ile davacıya «alacağını temlik» eden «acente» arasında yazılı bir sözleşme «ibraz» edilmemiştir.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1617 E. , 2010/7445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Osmaniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.10.2008 tarih ve 2008/255-2008/405 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalının Akdeniz Sigorta A.Ş.’nin 1104 kodlu acentesinden zimmetle yetkili ortağı ve müdürüne teslim edilen 63 adet zorunlu trafik poliçesini alarak piyasaya sürdüğünü, toplam 1.889.100.000 TL prim tahsil ettiğini, bu primleri alacağı temlik eden ...’e ödemediğini, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin Osmaniye temsilcisi olduğu, davacıdan aldığı 63 adet zorunlu trafik sigortasını piyasaya sunduğu, tahsil ettiği primleri ödemediği, alacağın primler kesildikten sonra tespit edildiği, likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine yaptığı itirazın 1.665.03 YTL üzerinden iptaline, takip tarihinden faiz yürütülmesine ve 661.01 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tali acente sıfatıyla düzenlendiği belirtilen sigorta poliçelerine ilişkin primlerin ödenmediği iddiasıyla yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi doğru değerlendirmeler de içermemektedir. Somut olayda davacının alacağı temlik aldığı dava dışı Akdeniz Sigorta A.Ş’nin prim tahsiline yetkili acentesi ile davalı arasında tali acentelik ilişkisi olduğu, 63 adet trafik sigorta poliçesinin teslim edilmesi ve sonrasında anılan poliçelerin düzenlenmesine rağmen davalının komisyonun mahsup ederek tahsil ettiği primi ödemediği ileri sürülmüştür. Davalı, icra takip dosyasına yaptığı itirazında borcu olmadığını bildirmiş, davaya ise cevap vermemiştir. Davalı ile davacıya alacağını temlik eden acente arasında yazılı bir sözleşme ibraz edilmemiştir.
Ayrıca, uyuşmazlığa konu poliçelerin davalıya teslim edildiğine dair bir kanıt sunulmamıştır. Öte yandan, poliçelerin teslim edildiği iddia edilen kişi ile davalı arasında iş ortaklığı bulunduğu hususu da kanıtlanmamıştır. Esasen, poliçelerin çoğunda yetkili acente olarak başka kişi adları ve imzaları bulunmaktadır. Bir kısmında salt imza olduğu anlaşılmakta ise de bu imzaların davalıya ait olduğu tespit edilememiştir. Ayrıca, davacının alacağını temlik aldığı acentenin davalıya çektiği ihtara cevap vermemesi borcun kabulü anlamında değildir. Davacı taraf, iddiasını kanıtlamak durumundadır. O halde, davacının alacağı temlik aldığı acente ile davalı arasında öteden beri devam eden tali acentelik ilişkisi olduğu, önceki borçlarını verdiği çeklerle ödediği de iddia edildiğine göre, gerektiğinde alacağı temlik eden acente kayıtları üzerinde uyuşmazlığa konu poliçelerle ilgili uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılıp, poliçelerin teslim edildiği iddia edilen kişi ile davalı arasındaki ilişki tespit edilip, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1024505700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz