6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Doğrudan zarar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6260 E. 2010/5820 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
doğrudan zarar kooperatifler kanunu delillerin toplanmaması şahsi sorumluluk yönetim kurulu kararı husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu'nun 59/3 maddesi gereğince kooperatif yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın redidine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin eylemlerinden doğan zararların tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesi yollamasıyla kooperatifler hakkında uygulama alanı bulan TTK’nun 336. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, yöneticilerin eylemleri doğrudan zarara yol açmışsa, yani bu eylemler sonunda yöneticiler, ortakların veya alacaklıların mal varlığında doğrudan azalmaya yol açmışsa, bu zararı veren yöneticilere karşı tazmin istemiyle dava açılması mümkündür.

Davaya konu olayda, davalı yönetim kurulu üyeleri aldıkları kararla, davacıya bir ay süreyle sıraya yazılmama cezası vermişlerdir. Davacı, bu işlem nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek işbu davayı açmıştır. Mahkemece, anılan yasal düzenleme nedeniyle ortaklarca, yöneticilerin eylemleri nedeniyle doğrudan uğradıkları zararların tazmini için yöneticiler aleyhine dava açılabileceği gözetilerek, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, ortakların uğradıkları zararlarlardan dolayı yönetim kurulu üyelerinin şahsen sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Limited şirket müdürü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12527 E. 2014/19593 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Doğrudan zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5994 E. 2013/18127 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Doğrudan zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16807 E. 2014/5842 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Doğrudan zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9198 E. 2016/4339 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11329 E. 2014/14183 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Limited şirket müdürünün sorumluluğu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14148 E. 2016/2273 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Doğrudan zarar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14013 E. 2013/12831 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/6260 E.  ,  2010/5820 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.03.2008 tarih ve 2007/268-2008/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı S.S.Hayrabolu Taşıyıcılar Kooperatifinin ortağı, davalıların ise kooperatifin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, yönetim kurulunun haksız ve hukuka aykırı kararıyla müvekkilinin bir ay süreyle listeye yazılmayarak yük taşımasının engellendiğini ileri sürerek, yoksun kalınan 7.500,000 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın kooperatif tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekirken bir kısım yönetim kurulu üyelerine yöneltilmesinin doğru olmadığını, davacıya olumsuz davranışları nedeniyle listeye yazılmama cezası verildiğini, davacının listeye yazılmayı talep etmediğini, bu sürede başka işlerde çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu'nun 59/3 maddesi gereğince kooperatif yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın redidine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin eylemlerinden doğan zararların tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesi yollamasıyla kooperatifler hakkında uygulama alanı bulan TTK’nun 336. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, yöneticilerin eylemleri doğrudan zarara yol açmışsa, yani bu eylemler sonunda yöneticiler, ortakların veya alacaklıların mal varlığında doğrudan azalmaya yol açmışsa, bu zararı veren yöneticilere karşı tazmin istemiyle dava açılması mümkündür.

Davaya konu olayda, davalı yönetim kurulu üyeleri aldıkları kararla, davacıya bir ay süreyle sıraya yazılmama cezası vermişlerdir. Davacı, bu işlem nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek işbu davayı açmıştır. Mahkemece, anılan yasal düzenleme nedeniyle ortaklarca, yöneticilerin eylemleri nedeniyle doğrudan uğradıkları zararların tazmini için yöneticiler aleyhine dava açılabileceği gözetilerek, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken, ortakların uğradıkları zararlarlardan dolayı yönetim kurulu üyelerinin şahsen sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018258700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.