Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15962 E. 2011/3420 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pervasızca hareket↗ sorumluluk sınırı↗ varşova konvansiyonu↗ hava taşıması↗ delillerin toplanmaması↗ sınırlı sorumluluk↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,olayın oluş şekline göre, dava konusu kameranın kabinde taşınması gereken yüklerden olduğu, buna rağmen normal yükler gibi el bagajı fişi verildiği, bu konuda davacının daha önceden uyarılarak tedbir almasının sağlanması gerektiği, bu durumun Varşova konvansiyonunun 25.maddesi gereğinde 'pervasızca hareket' niteliği taşıdığından sınırlı sorumluluk hükmünün uygulanamayacağı, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 SK.'nun 1.maddesi gereğince temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava hava taşıması sırasında bagajın hasar görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin görevlisinin kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, olayın oluş şekline göre kameranın kabinde taşınması gereken yüklerden olduğu, buna rağmen el bagajı fişi verildiği, davacının bu konuda daha önceden uyarılması gerektiği, davalının hareketinin Varşova Konvansiyonu’nun 25. Maddesi gereğince pervasızca hareket olarak nitelendirileceği, bu nedenle üst sorumluluk sınırının uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya, Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, davaya konu kameranın el bagajıyla taşındığı ve taşıma sırasında hasar gördüğü hususları ihtilafsızdır.
Ancak, davalı ... yolu şirketinin kabin bagajına ilişkin kurallarında, 7 kg kadar yükün taşınabileceği belirtilmiş olup, belli özellikteki yüklerin kabin bagajında taşınacağına dair düzenleme de bulunmadığı halde, mahkemece, davaya konu kameranın olayın oluş şekline göre kabin bagajında taşınması gereken yüklerden olduğunun belirtilmesi hatalı olmuştur.
Yine, dosyada bulunan bilirkişi raporlarında, davacının, kabin personelinin kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığı iddiasının ispatlanması gerektiği, bu durum ispatlanırsa pervasızca hareket olarak nitelendirilebileceği belirtildiği ve davacı taraf tanık ve sair delillere başvurduğu halde, delilleri toplanmadan, iddiaları açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu’nda bagajın siyan ve kaybı halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Somut olayda, hasar gören bagaj nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilebilmesi için Borçlar Kanunu 49. Maddesinin koşullarının nasıl gerçekleştiği açıklanmadan yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin kabulü yerinde görülmemiş ve hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11063 E. 2013/9723 K.
Ortak:pervasızca hareket · kâr kaybı · hasar · temerrüt
İncelediğiniz kararda… l bagajı fişi verildiği, bu konuda davacının daha önceden uyarılarak tedbir almasının sağlanması gerektiği, bu durumun Varşova konvansiyonunun 25.maddesi gereğinde '«pervasızca hareket»' niteliği taşıdığından «sınırlı sorumluluk» hükmünün uygulanamayacağı, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 SK.'nun 1.maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava «hava taşıması» sırasında bagajın «hasar» görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin «görevlisinin» kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Maddesi gereğince «pervasızca hareket» olarak nitelendirileceği, bu nedenle üst «sorumluluk sınırının» uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… u, buna rağmen el bagajı fişi verildiği, davacının bu konuda daha önceden uyarılması gerektiği, davalının hareketinin Varşova Konvansiyonu'nun 25. maddesi gereğince «pervasızca hareket» olarak nitelendirilebileceği, bu nedenle «maddi tazminat» isteminin kabulü gerektiği, davacının fotoğrafçı mesleği göz önünde tutulduğunda, kamera «hasarı» nedeniyle mesleğini icra etmekten geri kaldığı, çekim yapamadığı, davalı «taşıyıcının» akde aykırı davranışı sonucu davacının koşulları oluşan BK'nun 49. maddesine göre manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle, 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 1.maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamında Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu’nda bagajın ziyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu Hükümlerine göre değerlendirme yapı …
Ancak, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasarlarda» manevi tazminata hükmedilmesi için hasarın, M.K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · maddi tazminat
Benzer bu kararda… u, buna rağmen el bagajı fişi verildiği, davacının bu konuda daha önceden uyarılması gerektiği, davalının hareketinin Varşova Konvansiyonu'nun 25. maddesi gereğince «pervasızca hareket» olarak nitelendirilebileceği, bu nedenle «maddi tazminat» isteminin kabulü gerektiği, davacının fotoğrafçı mesleği göz önünde tutulduğunda, kamera «hasarı» nedeniyle mesleğini icra etmekten geri kaldığı, çekim yapamadığı, davalı «taşıyıcının» akde aykırı davranışı sonucu davacının koşulları oluşan BK'nun 49. maddesine göre manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle, 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 1.maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Maddesi anlamında davacının «kişilik haklarına saldırı» oluşturur nitelikte olması gereklidir.
Somut olayda davacı kamerasının kırılması nedeni ile üzüntüye kapıldığını ileri sürmüş ise de kiralık olarak kendisinde bulunan kameranın «hasar» görmesi nedeniyle yaşandığı ileri sürülen davacı iddialarının MK 24 ve 818 Sayılı BK’nın 49. maddeleri anlamında «kişilik haklarının ihlaline» neden olacağının kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Ancak, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasarlarda» manevi tazminata hükmedilmesi için hasarın, M.K.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14516 E. 2012/21380 K.
Ortak:hava taşıması · kâr kaybı · hasar · Tazminat
İncelediğiniz kararda1- Dava «hava taşıması» sırasında bagajın «hasar» görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin «görevlisinin» kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Davaya, Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, davaya konu kameranın el bagajıyla taşındığı ve taşıma sırasında «hasar» gördüğü hususları ihtilafsızdır.
2- Öte yandan, Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu’nda bagajın siyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Benzer bu karardaAncak, Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesine göre, zarara sebep olan olayın «hava taşıması» sırasında oluşması halinde, «bagajın kaybı» ve zarara uğraması nedeniyle «taşıyıcı sorumludur».
Dava, hava yolu ile taşınan bagajın «hasara» uğramasından doğan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bagaj kaybı · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaAncak, Varşova Konvansiyonu’nun 18. maddesine göre, zarara sebep olan olayın «hava taşıması» sırasında oluşması halinde, «bagajın kaybı» ve zarara uğraması nedeniyle «taşıyıcı sorumludur».
Somut olayda, başlangıçta yolcu beraberinde kabine alınan bağlamaların «taşıyıcının» çalışanlarının uyarısı ile kargo bölümünde taşınması nedeniyle, bagaj niteliğini kazanan bağlamalarda oluşan hasardan davalı «taşıyıcı sorumludur».
Bu halde, Varşova Konvansiyonu’nun ilgili hükümleri gözetilerek, «taşıyıcının sorumlu» olduğu tutarın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, yolculuk öncesinde hava yolu taşımacılık kurallarına göre, müzik aletinin özel kılıfında bagaj işlemini yaptırarak davalıya «teslim» etmeyen, bunun yerine bağlamaları beraberinde taşımak üzere kabine getiren davacının bu hasardan dolayı bizzat sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.
Ortak:hava taşıması · sınırlı sorumluluk · kâr kaybı
İncelediğiniz kararda… l bagajı fişi verildiği, bu konuda davacının daha önceden uyarılarak tedbir almasının sağlanması gerektiği, bu durumun Varşova konvansiyonunun 25.maddesi gereğinde '«pervasızca hareket»' niteliği taşıdığından «sınırlı sorumluluk» hükmünün uygulanamayacağı, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 SK.'nun 1.maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava «hava taşıması» sırasında bagajın «hasar» görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin «görevlisinin» kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
2- Öte yandan, Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu’nda bagajın siyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Benzer bu kararda… ı bulunduğuna ve ek bir ücret ödendiğine dair belge bulunmadığı, Varşova Konvansiyonu Lahey Protokolü ve onu değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü uyarınca davalının «sınırlı sorumlu» olduğu,buna göre 770,54 YTL maddi ve 2.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ve …
2-Dava «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu' nda bagajın ziyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11556 E. 2010/2304 K.
Ortak:hava taşıması · sınırlı sorumluluk · Tazminat
İncelediğiniz kararda… l bagajı fişi verildiği, bu konuda davacının daha önceden uyarılarak tedbir almasının sağlanması gerektiği, bu durumun Varşova konvansiyonunun 25.maddesi gereğinde '«pervasızca hareket»' niteliği taşıdığından «sınırlı sorumluluk» hükmünün uygulanamayacağı, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 SK.'nun 1.maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava «hava taşıması» sırasında bagajın «hasar» görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin «görevlisinin» kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Yolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcıNın sınırlı sorumluluğunun» istisnası da, Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Bu nedenle mahkemece, dava konusu bagajın gecikmesinde Protokolün 25. maddesinde yazılı “«taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kastıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal” hallerinden herhangi birisinin bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise, hangi halin söz konusu olduğunun tartışılması, istisnai durumun olmaması halinde ise 22. maddeye göre davalı tarafın «sınırlı sorumluluğuna» hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · geç teslim · dolaylı zarar · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı yolcu bagajının zamanında «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 921 USD’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcıNın sınırlı sorumluluğunun» istisnası da, Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Açıklanan Protokol hükümlerinde, bagajın «geç teslimi» nedeniyle doğrudan meydana gelen zarar veya «dolaylı zarar» ayırımı da yapılmamıştır.
Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:hava taşıması · sınırlı sorumluluk · kâr kaybı · hasar
İncelediğiniz kararda1- Dava «hava taşıması» sırasında bagajın «hasar» görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin «görevlisinin» kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
… l bagajı fişi verildiği, bu konuda davacının daha önceden uyarılarak tedbir almasının sağlanması gerektiği, bu durumun Varşova konvansiyonunun 25.maddesi gereğinde '«pervasızca hareket»' niteliği taşıdığından «sınırlı sorumluluk» hükmünün uygulanamayacağı, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 SK.'nun 1.maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davaya, Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, davaya konu kameranın el bagajıyla taşındığı ve taşıma sırasında «hasar» gördüğü hususları ihtilafsızdır.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıyıcı · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6451 E. 2010/12395 K.
Ortak:pervasızca hareket · sınırlı sorumluluk · hasar · eksik inceleme · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz kararda… l bagajı fişi verildiği, bu konuda davacının daha önceden uyarılarak tedbir almasının sağlanması gerektiği, bu durumun Varşova konvansiyonunun 25.maddesi gereğinde '«pervasızca hareket»' niteliği taşıdığından «sınırlı sorumluluk» hükmünün uygulanamayacağı, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 SK.'nun 1.maddesi gereğince «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yine, dosyada bulunan bilirkişi raporlarında, davacının, kabin personelinin kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığı iddiasının ispatlanması gerektiği, bu durum ispatlanırsa «pervasızca hareket» olarak nitelendirilebileceği belirtildiği ve davacı taraf tanık ve sair delillere başvurduğu halde, «delilleri toplanmadan», iddiaları açıklığa kavuşturulmadan «eksik incelemeyle» hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
1- Dava «hava taşıması» sırasında bagajın «hasar» görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin «görevlisinin» kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya «temsilcilerinin» «sınırlı sorumluluğu» aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacıya ait bagaj ve bagaj içerisindeki emtianın taşıma sırasında hasarlandığı, «hasarın» «taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kasdıyla yaptığı eylemlerden veya «pervasızca hareketlerinden» veya ihmali eylemleri sonucunda doğduğu ispatlanabilmiş değildir.
Bu durumda, mahkemece, Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddeye göre davalı tarafın «sınırlı sorumluluğuna» hükmedilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davalı yanın sınırsız sorumlu olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · temsil · teslim
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi ile taşınan bagajın geç ve hasarlı «teslimi» halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Yolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya «temsilcilerinin» «sınırlı sorumluluğu» aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın geç ve hasarlı «teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15962 E. , 2011/3420 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2007/854 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 03.05.2007 tarihinde davalıya ait uçakla Dubai-İstanbul arası yolculuk yaptığını, yanında kamerasının bulunduğunu, daha önce aynı şirketle yaptığı yolculuklarda kamerasını kabin bagajında taşıdığını,ancak son yolculuğunda kamerasını kabine kadar getirdiğini, görevlinin kameranın kabinde taşınamayacağını belirttiğini, müvekkilinin kameranın kırılma ihtimalinin olduğunu görevliye söylemesi üzerine, görevlinin kameranın kokpit bagajına alabileceklerini, uçaktan inerken elden teslim edeceklerini belirterek teslim aldığını, inişte görevliden kamerasını istediğini, el bagajı teslim ofisinden teslim alabileceklerinin belirtildiğini, kameranın normal bantlı bagaj yerinden geldiğini, kontrol ettiğinde objektifinin kırılmış olduğunu tespit ettiğini, tamir masrafı olarak 4.650 TL ödediğini, ayrıca bu kamerayı kiraladığını,tamirat süresi olan 52 gün için kira bedeli 2.600 TL daha ödediğini,olay nedeniyle üzüntüye kapıldığını ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kabinlerde 7 kg kadar yük taşınabileceğini, bu nedenle davacıya el bagajı fişi verildiğini, el bagajının kabinlerde taşınması elverişli olmayan yükler için düzenlenen belge niteliğinde olduğunu, görevlinin kameranın kokpitte taşınacağının söylemesinin mümkün olmadığını,böyle bir taahhüdün uçuş prosedürüne uygun olmadığını, davacının kameranın taşınması sırasında gerekli önlemleri almadığını,manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre,olayın oluş şekline göre, dava konusu kameranın kabinde taşınması gereken yüklerden olduğu, buna rağmen normal yükler gibi el bagajı fişi verildiği, bu konuda davacının daha önceden uyarılarak tedbir almasının sağlanması gerektiği, bu durumun Varşova konvansiyonunun 25.maddesi gereğinde 'pervasızca hareket' niteliği taşıdığından sınırlı sorumluluk hükmünün uygulanamayacağı, davacının olay nedeniyle maddi zarara uğradığı, üzüntüye kapıldığı gerekçesiyle 1.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 20.06.2007 tarihinden itibaren 3095 SK.'nun 1.maddesi gereğince temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava hava taşıması sırasında bagajın hasar görmesi nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı yanında bulunan kamerayı kabine kadar getirdiğini, kabin görevlisinin kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığını, sonradan el bagajı kısmından kendisine hasarlı olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise kameranın ağırlığı itibariyle kabinde taşınamayacağını kokpitte taşınmasının mümkün olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, olayın oluş şekline göre kameranın kabinde taşınması gereken yüklerden olduğu, buna rağmen el bagajı fişi verildiği, davacının bu konuda daha önceden uyarılması gerektiği, davalının hareketinin Varşova Konvansiyonu’nun 25. Maddesi gereğince pervasızca hareket olarak nitelendirileceği, bu nedenle üst sorumluluk sınırının uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya, Varşova Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, davaya konu kameranın el bagajıyla taşındığı ve taşıma sırasında hasar gördüğü hususları ihtilafsızdır.
Ancak, davalı ... yolu şirketinin kabin bagajına ilişkin kurallarında, 7 kg kadar yükün taşınabileceği belirtilmiş olup, belli özellikteki yüklerin kabin bagajında taşınacağına dair düzenleme de bulunmadığı halde, mahkemece, davaya konu kameranın olayın oluş şekline göre kabin bagajında taşınması gereken yüklerden olduğunun belirtilmesi hatalı olmuştur.
Yine, dosyada bulunan bilirkişi raporlarında, davacının, kabin personelinin kamerayı kokpit kısmında taşınmak üzere aldığı iddiasının ispatlanması gerektiği, bu durum ispatlanırsa pervasızca hareket olarak nitelendirilebileceği belirtildiği ve davacı taraf tanık ve sair delillere başvurduğu halde, delilleri toplanmadan, iddiaları açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
2- Öte yandan, Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu’nda bagajın siyan ve kaybı halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
Somut olayda, hasar gören bagaj nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilebilmesi için Borçlar Kanunu 49. Maddesinin koşullarının nasıl gerçekleştiği açıklanmadan yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin kabulü yerinde görülmemiş ve hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018184200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz