Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6451 E. 2010/12395 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pervasızca hareket↗ montreal protokolü↗ taşıyıcının sınırlı sorumluluğu↗ varşova konvansiyonu↗ sorumluluk sınırlaması↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ protokol↗ taşıyıcı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ temsil↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya temsilcilerinin sınırlı sorumluluğu aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde teslim edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın geç ve hasarlı teslim edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi ile taşınan bagajın geç ve hasarlı teslimi halinde taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Yolcu ve bagaj taşımasında taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen sorumluluk sınırlamaları uygulanmayacaktır.
Somut olayda, davacıya ait bagaj ve bagaj içerisindeki emtianın taşıma sırasında hasarlandığı, hasarın taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla yaptığı eylemlerden veya pervasızca hareketlerinden veya ihmali eylemleri sonucunda doğduğu ispatlanabilmiş değildir. Öte yandan, davalının sınırsız sorumluluğunun bulunduğuna dair avukat bilirkişinin düzenlediği rapora bu konuda itibar edilemez.
Bu durumda, mahkemece, Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddeye göre davalı tarafın sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davalı yanın sınırsız sorumlu olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11556 E. 2010/2304 K.
Ortak:taşıyıcının sınırlı sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaYolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi ile taşınan bagajın geç ve hasarlı «teslimi» halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya «temsilcilerinin» «sınırlı sorumluluğu» aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcıNın sınırlı sorumluluğunun» istisnası da, Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı yolcu bagajının zamanında «teslim» edilmemesi nedeniyle oluşan zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 921 USD’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · geç teslim · dolaylı zarar
Benzer bu karardaAçıklanan Protokol hükümlerinde, bagajın «geç teslimi» nedeniyle doğrudan meydana gelen zarar veya «dolaylı zarar» ayırımı da yapılmamıştır.
Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslim» edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4163 E. 2010/10055 K.
Ortak:sınırlı sorumluluk
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya «temsilcilerinin» «sınırlı sorumluluğu» aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Bu durumda, mahkemece, Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddeye göre davalı tarafın «sınırlı sorumluluğuna» hükmedilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile davalı yanın sınırsız sorumlu olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… ı bulunduğuna ve ek bir ücret ödendiğine dair belge bulunmadığı, Varşova Konvansiyonu Lahey Protokolü ve onu değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü uyarınca davalının «sınırlı sorumlu» olduğu,buna göre 770,54 YTL maddi ve 2.000,00 YTL manevi tazminatın dava tarihi itibariyle değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıması · kâr kaybı
Benzer bu kararda2-Dava «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Varşova Konvansiyonu' nda bagajın ziyan ve «kaybı» halinde manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği bakımından herhangi bir düzenleme bulunmadığından bu konuda Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaYolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi ile taşınan bagajın geç ve hasarlı «teslimi» halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacıya ait bagaj ve bagaj içerisindeki emtianın taşıma sırasında hasarlandığı, «hasarın» «taşıyıcının» veya adamlarının zarar vermek kasdıyla yaptığı eylemlerden veya «pervasızca hareketlerinden» veya ihmali eylemleri sonucunda doğduğu ispatlanabilmiş değildir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · bagaj kaybı · hava taşıması · gerçek zarar · kâr kaybı · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6660 E. 2013/8597 K.
Ortak:pervasızca hareket · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · hasar · temerrüt · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya «temsilcilerinin» «sınırlı sorumluluğu» aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi ile taşınan bagajın geç ve hasarlı «teslimi» halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Yolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Benzer bu kararda… aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, hava yolu ile taşınması üstlenilen eşyanın, hasarlı olarak alıcısına «teslim» edildiği iddiasına dayalı uğranılan zararın, tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu antika saatin ambalajlanma ve yüklenme işinin davalı «taşıyıcı» tarafından yapıldığı, saatin Türkiye’ye taşınmasından sonra davalıya ait «depoda» davalı çalışanlarının «pervasızca hareketi» sonucu «hasarın» meydana geldiği, dolayısı ile davalı taşıyıcının gerçek zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ....500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline (davalı ... şirketinin «poliçe limiti» olan ....500,00 USD’den sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
Başka bir deyişle, yük taşımalarında, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar verme kastıyla hareket veya ihmal sonucunda zarar doğmuş olsa bile «taşıyıcının sorumluluğu» Konvansiyonun .../...-a maddesindeki halin bulunmadığı hallerde «sınırlı sorumluluktur».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · poliçe limiti · infazda tereddüt · haksız eylem · depo kararı · sözleşmeye aykırılık · infaz · temerrüt faizi
Benzer bu karardaBununla birlikte, davalı «taşıyıcının» yaptığı kötü taşıma esasen «haksız eylem» niteliğinde olup, haksız eylemlerde «borçlunun temerrüde» düşürülmesinin gerekmediği ve mülga BK.’nın 98/.... madde hükmü uyarınca da «sözleşmeye aykırılık» hallerinde de haksız eyleme ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulabileceği de gözetilerek, davalı taşıyıcı yönünden talep gibi «hasar» tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken, gerekçesi de açıklanmadan dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmas …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu antika saatin ambalajlanma ve yüklenme işinin davalı «taşıyıcı» tarafından yapıldığı, saatin Türkiye’ye taşınmasından sonra davalıya ait «depoda» davalı çalışanlarının «pervasızca hareketi» sonucu «hasarın» meydana geldiği, dolayısı ile davalı taşıyıcının gerçek zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, ....500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline (davalı ... şirketinin «poliçe limiti» olan ....500,00 USD’den sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.
Ayrıca, davacı, «taşıyıcı» ve onun taşıma sigortacısı aleyhine dava açtığı ve her bir davalının sorumlu olduğu miktar farklı olmasına rağmen mahkemece «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde tek bir davalı varmış gibi «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. ...- Öte yandan, davacı, dava dilekçesinde davaya konu saatin antika olduğunu ve değerinin ....000,00 EURO olduğunu belirtmiş olup, davalı ... şirketi ise nakliyat poliçesinde ... bedelinin ....500,00 USD olarak gösterildiğini, dolayısı ile eksik ... durumunun sözkonusu olduğunu savunmuş olup, mahkemece davalı ... şirketinin bu savunmasının değerlendirilmemiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. ...- Davacı, vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarına gelince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olan taşıma hukukundan kaynaklanmış bulunmasına göre talep gibi ticari işler için geçerli «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken mahkemece hükmedilen tazminata «yasal faiz» uygulanmasına karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4321 E. 2011/15529 K.
Ortak:sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaVarşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi ile taşınan bagajın geç ve hasarlı «teslimi» halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir.
Yolcu ve bagaj taşımasında «taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun» istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen «sorumluluk sınırlamaları» uygulanmayacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya «temsilcilerinin» «sınırlı sorumluluğu» aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde «teslim» edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın «temerrüt» faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, yük taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı «taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı sorumluluk» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Başka bir deyişle, yük taşımalarında, «taşıyıcının» veya adamlarının zarar verme kastıyla hareket veya ihmal sonucunda zarar doğmuş olsa bile «taşıyıcının sorumluluğu» Konvansiyonun 22/2-a maddesindeki halin bulunmadığı hallerde «sınırlı sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iki palet içinde 720 adet cep telefonunun noksan «teslim» edildiği, bu miktar emtianın bir insanın «taşıyamayacağı» miktarda olduğu, ancak araç yardımı ile başka yere götürülebileceği, «taşıyıcının» adamlarının ağır kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · navlun bedeli · navlun · icra inkar tazminatı · taşıyan · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, iki palet içinde 720 adet cep telefonunun noksan «teslim» edildiği, bu miktar emtianın bir insanın «taşıyamayacağı» miktarda olduğu, ancak araç yardımı ile başka yere götürülebileceği, «taşıyıcının» adamlarının ağır kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Davalı taraf «navlun bedelinin» yükün ağırlığına göre alındığını, «taşıma senedinin» üzerinde NVD (kıymet beyan edilmediği) ibaresi bulunduğunu savunmuş, davacı tarafça özel bir bildirimin yapıldığı da iddia edilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/6451 E. , 2010/12395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2008 tarih ve 2006/2287-2008/2803 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
21.09.2006 tarihli dilekçe ile davacı, davalı uçağı ile San Diego-İstanbul arası yolculuk yaptığını, bagajının kaybolduğunu, davalıya yapılan başvuru sonunda bagajının 09.09.2006 ve 13.09.2006 tarihlerinde teslim edildiğini, bagajının ağzının açılmış, bir kısmının eksik ve zarar görmüş olduğunu ileri sürerek, zararının karşılanmasını istemiş, vekili ise, 18.06.2007 tarihli dilekçe ile dava değerinin 1.894,36 TL olduğunu belirtmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı işçilerinin veya temsilcilerinin sınırlı sorumluluğu aşacak derecede davaranışları ile zararın meydana gelmesine neden oldukları, Varsova Sözleşmesinin 25. maddesine göre davalının tazmin etmesi gereken zararın 1.804,61 TL olduğu, davacıya kaybolan bavulunun 12.09.2006 tarihinde teslim edildiği, davanın ise 21.09.2006 tarihinde açıldığı, bu hali ile davanın anılan sözleşmenin 26/2. maddesinde belirtilen 14 günlük süre içerisinde açıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.804,61 TL'nın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın geç ve hasarlı teslim edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesi ile taşınan bagajın geç ve hasarlı teslimi halinde taşıyıcının sorumlu olduğu miktarın nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Yolcu ve bagaj taşımasında taşıyıcının sınırlı sorumluluğunun istisnası ise, anılan Protokolün 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek pervasızca yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda zararın doğduğunun ispatı halinde, 22.maddede belirtilen sorumluluk sınırlamaları uygulanmayacaktır.
Somut olayda, davacıya ait bagaj ve bagaj içerisindeki emtianın taşıma sırasında hasarlandığı, hasarın taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kasdıyla yaptığı eylemlerden veya pervasızca hareketlerinden veya ihmali eylemleri sonucunda doğduğu ispatlanabilmiş değildir. Öte yandan, davalının sınırsız sorumluluğunun bulunduğuna dair avukat bilirkişinin düzenlediği rapora bu konuda itibar edilemez.
Bu durumda, mahkemece, Varşova Konvansiyonu’nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddeye göre davalı tarafın sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davalı yanın sınırsız sorumlu olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046245600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz