Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3661 E. 2014/10461 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muafiyet↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 30/10/2011 tarihinde davacının çeltik tarlasında meydana gelen zararın Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.527.31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece tazminat miktarının yukarıda bahsedilen poliçe hükmü nazara alınarak hesaplattırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken poliçe hükümleri nazara alınmadan yapılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11234 E. 2016/6494 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Benzer bu kararda… a göre, daha öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi neticesinde “taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirti …
Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında belirtildiği üzere tazminat hesabı, davanın dayanağı «sigorta poliçesinde» yer alan "...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · zeyilname · sovtaj · usuli kazanılmış hak · ek prim · kazanılmış hak · hasar
Benzer bu karardaMahkemece bozma öncesi yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları uyarınca sigortalı çeltik tarlasında fırtına nedeniyle meydana gelen «hasar» bedeli 14.058,00 TL olarak kabul edilmiş, bu bedelden 530,69 TL «zeyilname» nedeniyle davacıya yapılan «prim iadesi» düşülmek suretiyle davacı yararına 13.537,31 TL'ye hükmedilmiştir.
O halde mahkemece, 48.813,75 TL olarak belirlenen sigorta bedeli üzerinden fırtına «hasarına» ilişkin %20 «muafiyet» oranı hesaplanıp, davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşan 14.058,00 TL hasar bedelinden muafiyet miktarı düşüldükten sonra kalan miktarın poliçede %80 olarak belirtilen müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat miktarının belirlenmesi, belirlenen bu miktardan «zeyilname» nedeniyle davacıya ödenen pirim iadesi tutarı da düşülerek davacı alacağının tayin edilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar …
Bu karar sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmekle 14.058,00 TL «hasar» bedeli yönünden davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Ancak, hükme esas alınan bu raporda yukarıda açıklanan usuli kazanılmış hakka riayet edilmeksizin «hasar» bedeli yeniden hesaplanıp bu miktar üzerenden hesaplama yapılması yoluna gidilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3659 E. 2014/10471 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · yasal faiz · Sigorta
İncelediğiniz kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 30/10/2011 tarihinde davacının çeltik tarlasında meydana gelen zararın Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.527.31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçelerinin» “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde sigortalı bulunan çeltik tarlalarında zararın fırtına sebebiyle meydana geldiğini ve bu nedenle poliçe «teminatında» bulunduğunu, davacının zararının, sigorta «prim iadesi» düşüldükten sonra, 13.450,48 TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · ek prim · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde sigortalı bulunan çeltik tarlalarında zararın fırtına sebebiyle meydana geldiğini ve bu nedenle poliçe «teminatında» bulunduğunu, davacının zararının, sigorta «prim iadesi» düşüldükten sonra, 13.450,48 TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11075 E. 2014/17230 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · Sigorta
İncelediğiniz kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · ek prim · ıslah · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
O halde poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16443 E. 2013/6595 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · dain-i mürtehin · gerçek zarar · riziko · mahsup · uyuşmazlık konusu · ihbar · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacıya ait çeltik tarlasının davalı nezdinde fırtına «rizikosunu» da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı vekili, temyize konu işbu davasında «hasarın» tespit edilenden fazla olduğunu, tazminatın eksik ödendiğini ileri sürmüştür.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5692 E. 2012/7317 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davalıların eylemlerinin «marka hakkına tecavüz» etmediği ancak «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, 2.527,08 TL «maddi tazminatın» ve 4.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce 30.11.2011 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10948 E. 2018/3480 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu poliçelerin Muafiyet ve Müşterek Sigorta başlıklı bölümünde, meydana gelen «hasarın» tabloda «teminat» bazında belirtilen «muafiyet» oranı ile sigorta bedelinin çarpılması sonucu bulunacak tutarın ödenmeyeceği kararlaştırılmış olup don hasarı için %10 muafiyet oranı belirlendiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde poliçelerdeki muafiyet «kaydı» hakkında hiç bir değelendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · cy/cy kaydı · hasar · eksik inceleme · teminat
Benzer bu karardaDava konusu poliçelerin Muafiyet ve Müşterek Sigorta başlıklı bölümünde, meydana gelen «hasarın» tabloda «teminat» bazında belirtilen «muafiyet» oranı ile sigorta bedelinin çarpılması sonucu bulunacak tutarın ödenmeyeceği kararlaştırılmış olup don hasarı için %10 muafiyet oranı belirlendiği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde poliçelerdeki muafiyet «kaydı» hakkında hiç bir değelendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» 30-31.03.2014 tarihli don hadisesi ilgili olarak ileri sürülen iddia bakımından «teminat kapsamında» kaldığının tespit edildiği, bilirkişi heyeti tarafından davacının zararının 5.434,63 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3661 E. , 2014/10461 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SİLİFKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/11/2013
NUMARASI 2012/156-2013/1071
Taraflar arasında görülen davada Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2013 tarih ve 2012/156-2013/1071 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tarım sigortası yaptırdığını, 30/10/2011 tarihinde Silifke yöresinde çıkan fırtınanın etkisiyle ürünlerinin zarar gördüğünü, davacının tarlasında meydana gelen zararın sigorta acentası aracılığı ile T.. T..'e ihbarı üzerine hasar tespiti yapıldığını ileri sürerek, toplam 9.762,50 TL'nin 30/10/2011 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 15.151,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, hasarın ihbarı üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde ürünler üzerinde fırtına hasarının tespit edilemediğini, fırtına hadisesinin yaşanması halinde ürünler üzerinde sap kırılmaları ve dane dökülmelerinin oluşması gerekirken bu emarelerin hiç birisine rastlanılmadığını, meteoroloji verilerinin de fırtınayı göstermediğini, sadece sigortalı alanda yapılan sayım, ölçüm ve teknik değerlendirmeler sonucunda, rüzgar nedeni ile danelerin dolum oranının daha az olduğunun belirlendiğini, poliçe tanzininde beyan edilen dekar başına 500 kg ürünün olmadığını, alınabilecek verimin ancak 300 kg olduğunun belirlendiğini ve yaşanılan bu fizyolojik verim kaybının düzenlenen verim azalış zeyli ile prim iadesi olarak sigortalıya yansıtıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 30/10/2011 tarihinde davacının çeltik tarlasında meydana gelen zararın Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.527.31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesinin “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen muafiyet tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece tazminat miktarının yukarıda bahsedilen poliçe hükmü nazara alınarak hesaplattırılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken poliçe hükümleri nazara alınmadan yapılan hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101815800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz