Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11075 E. 2014/17230 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim iadesi↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe teminatı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin ıslah tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede gösterilen muafiyet oranı düşülerek hesap yapılmışsa da müşterek sigorta indiriminin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece muafiyet değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5635 E. 2014/12546 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · ek prim · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · yasal faiz · hasar · temerrüt
Benzer bu kararda3- Yine Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde fırtınanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3661 E. 2014/10461 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · Sigorta
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Benzer bu kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 30/10/2011 tarihinde davacının çeltik tarlasında meydana gelen zararın Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.527.31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11076 E. 2014/17726 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · teminat kapsamı · ek prim · sigorta poliçesi · teminat · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasar» tarihi olan 30/10/2011 günü «sigorta poliçesi» güvence «teminatı kapsamında» fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «hasar» tarihi olan 30/10/2011 günü «sigorta poliçesi» güvence «teminatı kapsamında» fırtına düzeyinde kuvvetli rüzgarın estiği, fırtına nedeniyle davacının sigorta poliçesi kapsamında zararının 16.848,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16443 E. 2013/6595 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aydınlatma yükümlülüğü · dain-i mürtehin · gerçek zarar · riziko · mahsup · uyuşmazlık konusu · ihbar · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacıya ait çeltik tarlasının davalı nezdinde fırtına «rizikosunu» da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davacı vekili, temyize konu işbu davasında «hasarın» tespit edilenden fazla olduğunu, tazminatın eksik ödendiğini ileri sürmüştür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9484 E. 2014/13633 K.
Ortak:prim iadesi · ek prim · Sigorta
İncelediğiniz kararda3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
O halde poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, sigorta alacağı istemine ilişkin olup, davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini, bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuş ancak mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır.
O halde poliçe zeyillerinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu kararda… sonra davacıya ödendiğinden bu miktar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, bakiye alacak 18.216,66 TL’nin dava tarihi 02/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3008 E. 2014/10029 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · ek prim · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
2- Dava, bitkisel «sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · hasar ihbarı · kâr kaybı · ihbar · hasar
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılmadığını iddia etmiştir.
Ancak, davalı tarafından düzenlenen poliçede fırtına «hasarı» için % 20 oranında «muafiyet tenzili» öngörülmüş ise de, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda bu oran gözetilerek hesaplama yapılmadığı gibi, mahkemece de bir değerlendirme yapılmış değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14763 E. 2015/308 K.
Ortak:prim iadesi · muafiyet · ek prim · ıslah · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ıslah» edilen miktar yönünden iki yıllık «zamanaşımının» dolduğu, zararın sigorta kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.840,00 TL'nin 03/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen kısım yönünden davanın zaman aşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muafiyet tenzili · hasar ihbarı · kâr kaybı · ihbar · yasal faiz · hasar · zamanaşımı
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde fırtına hasarı değil fizyolojik verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ıslah» edilen miktar yönünden iki yıllık «zamanaşımının» dolduğu, zararın sigorta kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.840,00 TL'nin 03/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah edilen kısım yönünden davanın zaman aşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafından düzenlenen poliçede fırtına «hasarı» için % 20 oranında «muafiyet tenzili» ve %80 oranında müşterek sigorta öngörülmüş ise de, mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda bu oranlar gözetilerek hesaplama yapılmadığı gibi, mahkemece de bir değerlendirme yapılmış değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3236 E. 2017/5270 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · Sigorta
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Benzer bu karardaMahkemece «muafiyet» «hasar» bedeli üzerinden hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de muafiyetin, sigorta bedeli olan 19.000 TL’ye %20 olan muafiyet oranı uygulanmak suretiyle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 8.296,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece «muafiyet» «hasar» bedeli üzerinden hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de muafiyetin, sigorta bedeli olan 19.000 TL’ye %20 olan muafiyet oranı uygulanmak suretiyle …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11075 E. , 2014/17230 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 28/03/2014
NUMARASI 2012/120-2014/337
Taraflar arasında görülen davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2012/120-2014/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 19.292 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yetiştirmekte olduğu sofralık çeltik ürününün 30.10.2011 tarihinde oluşan fırtına nedeniyle uğramış olduğu zararın devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesi gereğince karşılanması için davalıya yaptıkları başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 9.100 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini ıslahla 16.380 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, zararın fırtına değil rüzgar nedeniyle oluştuğunu ve bu nedenle poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, üründe meydana gelen verim düşüklüğü nedeniyle zeyilname düzenlenerek davacıya prim iadesi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe teminatı kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin ıslah tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan muafiyet tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede gösterilen muafiyet oranı düşülerek hesap yapılmışsa da müşterek sigorta indiriminin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen sigorta poliçesi ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece muafiyet değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Ancak, mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101991900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz