Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16443 E. 2013/6595 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aydınlatma yükümlülüğü↗ dain-i mürtehin↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ gerçek zarar↗ muafiyet↗ riziko↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının hasara uğradığı, davalıya ihbar sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, gerçek zararın belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin mahsup edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait çeltik tarlasının davalı nezdinde fırtına rizikosunu da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir. 01.09.2010 tarihinde fırtına rizikosunun meydana geldiği, davalıya ihbar sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı sigorta poliçesinde dain mürtehin olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, temyize konu işbu davasında hasarın tespit edilenden fazla olduğunu, tazminatın eksik ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, önce ... mühendisi ve hukukçudan oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, anılan bilirkişi kurulu, davacının yaptırdığı tespit raporu ile eksper raporunu değerlendirerek ve poliçedeki muafiyet hükümlerini de dikkate alarak görüşlerini bildiren raporunu ibraz etmiştir. Davacı vekili, 17.11.2011 tarihli duruşmada rapora bir diyeceğinin olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 26.01.2012 tarihli duruşmada da aleyhe olan kısımları kabul etmediğini, rapora göre karar verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporuna bir itirazlarının bulunmadığını açıklamıştır. Davalı vekilinin itirazı üzerine, hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporu alınmıştır. Anılan bu raporda davacının ibraz ettiği poliçede muafiyete ilişkin sayfanın olmadığı, aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiği açıklanarak muafiyetsiz şekilde tazminat belirlenmiştir. Mahkemece, birinci bilirkişi raporu hiç değerlendirilmeden doğrudan ikinci bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilinin gerek dava dilekçesinde gerekse poliçedeki mevcut muafiyet hükmüne göre düzenlenen birinci raporuna karşı, poliçenin eksik düzenlendiği veya muafiyet hükmünden haberdar olmadıkları yönünde bir itirazı olmamıştır. Esasen, ikinci bilirkişi raporu alınmasını da davalı taraf istemiştir. Ayrıca, raporlar arası çelişki mevcuttur. O halde, açıklanan hususlar hiç değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3661 E. 2014/10461 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 30/10/2011 tarihinde davacının çeltik tarlasında meydana gelen zararın Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 13.527.31 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11075 E. 2014/17230 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · ek prim · ıslah · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait çeltik tarlasında fırtına nedeniyle zarar meydana geldiği ve bu nedenle poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 9.100 TL'nın dava tarihinden itibaren ve 7.280 TL'nin «ıslah» tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
O halde poliçe zeyilinin içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen «primin» tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3659 E. 2014/10471 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda2-Ancak, taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçelerinin» “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda poliçede belirtilen hesaplamaya riayet edilmeden tazminat tutarı belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · ek prim · yasal faiz · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde sigortalı bulunan çeltik tarlalarında zararın fırtına sebebiyle meydana geldiğini ve bu nedenle poliçe «teminatında» bulunduğunu, davacının zararının, sigorta «prim iadesi» düşüldükten sonra, 13.450,48 TL olduğu gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11234 E. 2016/6494 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu kararda… a göre, daha öncesinde yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin temyizi neticesinde “taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesinin» “tazminatın hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın poliçede belirtilen «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarının, yine poliçede belirtilen sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak hesaplanacağı belirti …
Tazminat hesabında «hasar» miktarının poliçede belirtilen «muafiyeti» aşan kısmı esas alınır.
O halde mahkemece, 48.813,75 TL olarak belirlenen sigorta bedeli üzerinden fırtına «hasarına» ilişkin %20 «muafiyet» oranı hesaplanıp, davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşan 14.058,00 TL hasar bedelinden muafiyet miktarı düşüldükten sonra kalan miktarın poliçede %80 olarak belirtilen müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat miktarının belirlenmesi, belirlenen bu miktardan «zeyilname» nedeniyle davacıya ödenen pirim iadesi tutarı da düşülerek davacı alacağının tayin edilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · zeyilname · sovtaj · usuli kazanılmış hak · ek prim · kazanılmış hak
Benzer bu karardaMahkemece bozma öncesi yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları uyarınca sigortalı çeltik tarlasında fırtına nedeniyle meydana gelen «hasar» bedeli 14.058,00 TL olarak kabul edilmiş, bu bedelden 530,69 TL «zeyilname» nedeniyle davacıya yapılan «prim iadesi» düşülmek suretiyle davacı yararına 13.537,31 TL'ye hükmedilmiştir.
O halde mahkemece, 48.813,75 TL olarak belirlenen sigorta bedeli üzerinden fırtına «hasarına» ilişkin %20 «muafiyet» oranı hesaplanıp, davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşan 14.058,00 TL hasar bedelinden muafiyet miktarı düşüldükten sonra kalan miktarın poliçede %80 olarak belirtilen müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat miktarının belirlenmesi, belirlenen bu miktardan «zeyilname» nedeniyle davacıya ödenen pirim iadesi tutarı da düşülerek davacı alacağının tayin edilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar …
Bu karar sadece davalı vekili tarafından temyiz edilmekle 14.058,00 TL «hasar» bedeli yönünden davalı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Belirlenen «sovtaj» varsa düşülür..." hükümleri uyarınca yapılmalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5635 E. 2014/12546 K.
Ortak:muafiyet · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece tazminat miktarının taraflar arasında düzenlenen «sigorta poliçesi» ve Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları nazara alınarak belirlenmesi gerekirken sadece «muafiyet» değerlendirmesi yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · temerrüt tarihi · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · ek prim · yasal faiz · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, «hasarın» fırtına nedeniyle meydana geldiği, dolayısıyla «teminat kapsamında» kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.100,00 TL'nin 30.10.2011 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Yine Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın tazminatın ödenmesi başlığı altında yer alan B.7. maddesinde; kesinleşmiş «hasar» miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceği düzenlenmiş olup, «temerrüt tarihinin» buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde fırtınanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir …
4- Davalı vekili, poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2- Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesine» uygulanması zorunlu olan Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartlarında; sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarının indirilmesinden sonra kalan zarar miktarı üzerinden müşterek sigorta tutarının hesaplanarak tazminat miktarından indirileceği düzenlemiş olmasına karşın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16442 E. 2013/6808 K.
Ortak:bilirkişi raporuna itiraz · muafiyet · sigorta poliçesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün «sigorta poliçesiyle» sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının «hasara» uğradığı, davalıya «ihbar» sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, «gerçek zararın» belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin «mahsup» edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline kara …
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
01.09.2010 tarihinde fırtına «rizikosunun» meydana geldiği, davalıya «ihbar» sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı «sigorta poliçesinde» «dain mürtehin» olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Benzer bu karardaOysa davacı vekili mahkemece alınan ilk «bilirkişi raporuna itiraz» etmemiştir.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinin 09.08.2011 tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» etmemesi nedeniyle bu raporda tesbit edilen zarar kapsamı yönünden davalı yararına «usuli kazanılmış hak» durumu doğup doğmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · usuli kazanılmış hak · ticari faiz · kazanılmış hak · bilirkişi incelemesi · dava sebebi · vekalet ücreti · teminat
Benzer bu kararda732 parsel sayılı «265» dönümlük araziyi 5 yıl süreyle kiralayarak çeltik ektiği ve çeltiğin Zurich Sigorta A.Ş. aracılığıyla devlet destekli bitkisel ürün sigorta kapsamında sigortalandığı, 01/09/010 tarihinde meydana gelen fırtına sonucunda davacının çeltik ürünü ekili arazisinin zarara uğradığı, zararın meydana geliş ortaya çıkış şekli itibari ile 18/09/2010 tarihinden sonra meydana gelen yağmur veya yağmurun sebep olduğu «teminat» dışında kalan dolaylı etkilerin (su yükselmesi) «sebebi» ile oluşamayacağı fırtına sebebi ile oluşmuş olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/131 D.İş sayılı dosyası içerisinde mevcut fotoğraf ve bilirkişi raporlarından da anlaşıldığı üzere şiddetli yağış ve fırtına neticesinde çeltik ürününde %90 oranında yatmaların meydana geldiğinin taraflar arasında uyuşmazlık olmadığından sigorta bedelinin sigorta değerine denk olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 101.790,92 TL’nin 16/.../2010 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece davacı vekilinin 09.08.2011 tarihli «bilirkişi raporuna itiraz» etmemesi nedeniyle bu raporda tesbit edilen zarar kapsamı yönünden davalı yararına «usuli kazanılmış hak» durumu doğup doğmadığının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davalının itirazı üzerine ikinci kez «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verilmiş, alınan 04.04.2012 tarihli bilirkişi raporunda bu kez davacının zararı toplam 101.790,92 TL olarak tesbit edilmiş, mahkemece de bu miktar üzerinden karar verilmiştir.
… ıca, dosyada bulunan davaya konu poliçenin “Tazminatın Hesabı” başlıklı bölümünde tazminatın nasıl hesaplanacağı açıklanmış ve “…sigorta bedeli üzerinden hesaplanan «muafiyet» tutarı indirildikten sonra kalan zarar miktarı, sigortacının üzerinde kalan müşterek sigorta oranı ile çarpılarak tazminat tutarı hesaplanır…” hükmünü haiz olup, muafiyet tutarını sigorta bedeli üzerinden değil de hesaplanan zarar miktarı üzerinden belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru görülmemiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16443 E. , 2013/6595 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/07/2012 tarih ve 2011/228-2012/461 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait çeltik ekili taşınmazın davalı tarafından 'Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçesi' kapsamında sigorta örtüsüne alındığını, 01.09.2010 tarihinde çıkan fırtına sonucu ürünün hasara uğradığını, durumun davalıya ihbar edildiğini, zararının gerçeğe aykırı şekilde belirlendiğini, tespit yaptırdığını, zararının yüksek tutarlı bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik 60.000 TL'nin 26.12.2010 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın usulüne uygun şekilde belirlendiğini, tazminatın dain mürtehine ödendiğini, iddia edilen tutarda hasarın olmadığını, tespitin fırtına rizikosundan çok sonra yapıldığını, arada yağmurların olduğunu, teminat dışı hasarın talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait 255 dönüm çeltik tarlasının davalı tarafından bitkisel ürün sigorta poliçesiyle sigorta örtüsüne alındığı, 01.09.2010 tarihinde meydana gelen fırtınada çeltik tarlasının hasara uğradığı, davalıya ihbar sonrası düzenlenen ekspertiz ön raporunda sigortalı çeltik tarlasının 212 dönümünün %33'ünün hasar gördüğünün açıklandığı, davacı tarafından yaptırılan tespit sonrasında düzenlenen raporda ise, tarlanın 131 dönümünün %90'ının, geri kalan %10'luk kısmındaki ürünlerin %40'nın zarar gördüğünün açıklandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fırtınan neden olduğu çeltik ürün zararının %90 olarak belirtildiği, gerçek zararın belirlendiği, davalının yaptığı ödemenin mahsup edildiği, davalının tazminattan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000 TL'nin 16.12.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait çeltik tarlasının davalı nezdinde fırtına rizikosunu da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı hususu uyuşmazlık konusu değildir.
01. 09.2010 tarihinde fırtına rizikosunun meydana geldiği, davalıya ihbar sonrası eksper incelemesi yapıldığı, davalının, belirlenen tazminatı sigorta poliçesinde dain mürtehin olarak belirtilen dava dışı bankaya ödediği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, temyize konu işbu davasında hasarın tespit edilenden fazla olduğunu, tazminatın eksik ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece, önce ... mühendisi ve hukukçudan oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınmış, anılan bilirkişi kurulu, davacının yaptırdığı tespit raporu ile eksper raporunu değerlendirerek ve poliçedeki muafiyet hükümlerini de dikkate alarak görüşlerini bildiren raporunu ibraz etmiştir. Davacı vekili, 17.11.2011 tarihli duruşmada rapora bir diyeceğinin olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 26.01.2012 tarihli duruşmada da aleyhe olan kısımları kabul etmediğini, rapora göre karar verilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporuna bir itirazlarının bulunmadığını açıklamıştır.
Davalı vekilinin itirazı üzerine, hükme esas alınan ikinci bilirkişi kurulu raporu alınmıştır. Anılan bu raporda davacının ibraz ettiği poliçede muafiyete ilişkin sayfanın olmadığı, aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiği açıklanarak muafiyetsiz şekilde tazminat belirlenmiştir. Mahkemece, birinci bilirkişi raporu hiç değerlendirilmeden doğrudan ikinci bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Ancak, davacı vekilinin gerek dava dilekçesinde gerekse poliçedeki mevcut muafiyet hükmüne göre düzenlenen birinci raporuna karşı, poliçenin eksik düzenlendiği veya muafiyet hükmünden haberdar olmadıkları yönünde bir itirazı olmamıştır. Esasen, ikinci bilirkişi raporu alınmasını da davalı taraf istemiştir.
Ayrıca, raporlar arası çelişki mevcuttur. O halde, açıklanan hususlar hiç değerlendirilip tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448576800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz