Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/540 E. 2012/7175 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karar nisabı↗ iyiniyet kuralı↗ hazirun cetveli↗ iyiniyet↗ hamil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin hamiline hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul hazirun cetvelinde isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantıya alınmamalarının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurul toplantısının 3,4,5,6,7 ve 8. numaralı maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 381. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan genel kurulun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların hazirun listesinde isimlerinin bulunduğu, TTK’nun 360/3. maddesi bahane edilerek genel kurula katılımlarının engellenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurun bir kısım maddelerinin iptaline karar verilmiştir. Oysa, davacıların hazirun listesinde isimleri bulunduğu halde genel kurula katılımlarının engellenmiş olması, davacılara genel kurulun iptalini isteme hakkı verir ise de, bu husus alınan kararların iptali için tek başına yeterli sebep olarak kabul edilemez..
Ayrıca, alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun kanıtlanması veya genel kurula katılmayan davacıların oylarının da karar nisabını etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle kararların yokluğu sonucunu doğuracak bir durumun bulunması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar nisabını etkileyip etkilemeyeceği, ayrıca alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına ne şekilde aykırı olduğu değerlendirip tartışılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel kurul kararının iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/540 E. 2012/7175 K.
Ortak:karar nisabı · iyiniyet kuralı · hazirun cetveli · iyiniyet · hamil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaAyrıca, alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun kanıtlanması veya genel kurula katılmayan davacıların oylarının da karar «nisabını» etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle kararların yokluğu sonucunu doğuracak bir durumun bulunması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar «nisabını» etkileyip etkilemeyeceği, ayrıca alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» ne şekilde aykırı olduğu değerlendirip tartışılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu neden …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Benzer bu karardaAyrıca, alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun kanıtlanması veya genel kurula katılmayan davacıların oylarının da karar «nisabını» etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle kararların yokluğu sonucunu doğuracak bir durumun bulunması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar «nisabını» etkileyip etkilemeyeceği, ayrıca alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» ne şekilde aykırı olduğu değerlendirip tartışılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu neden …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10350 E. 2012/14784 K.
Ortak:hazirun cetveli · hamil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7414 E. 2014/15431 K.
Ortak:karar nisabı · hazirun cetveli · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Ayrıca, alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun kanıtlanması veya genel kurula katılmayan davacıların oylarının da karar «nisabını» etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle kararların yokluğu sonucunu doğuracak bir durumun bulunması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar «nisabını» etkileyip etkilemeyeceği, ayrıca alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» ne şekilde aykırı olduğu değerlendirip tartışılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu neden …
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, hazirun listelerinin onaylanmış, «hazirun cetvelinin» divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısında, artık TTK'nın 360/3. maddesinin düzenlenme amacı da nazara alındığında, davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılmasının hukuken himaye edilemeyeceği, davalı şirketin sermaye artışının 6762 sayılı TTK'nın 392. maddesine göre batıl olduğu ve ortakların oy haklarının 377.100,00 TL sermaye üzerinden hesaplanması gerektiği, bu durumda gerekli «toplantı nisabının» sağlanmadığı ve davacıların oylarının alınan kararları etkileyecek nisaba sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, TTK’nun 381. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan genel kurulun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davalı şirketin sermaye artışının 6762 sayılı TTK 392. maddeye göre batıl olduğu ve ortakların oy haklarının önceki sermaye üzerinden yapılan hesaba göre davacıların oylarının toplantı ve karar «nisabını» etkileyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece öncelikle arttırılmış sermayeye göre davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar «nisabını» etkileyip etkilemeyeceği, genel kurula katılmayan davacıların oylarının karar nisabını etkileyecek nitelikte bulunması halinde ise, alınan kararların TTK’nın 381. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı ve karar nisabı · havale
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak, hazirun listelerinin onaylanmış, «hazirun cetvelinin» divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısında, artık TTK'nın 360/3. maddesinin düzenlenme amacı da nazara alındığında, davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılmasının hukuken himaye edilemeyeceği, davalı şirketin sermaye artışının 6762 sayılı TTK'nın 392. maddesine göre batıl olduğu ve ortakların oy haklarının 377.100,00 TL sermaye üzerinden hesaplanması gerektiği, bu durumda gerekli «toplantı nisabının» sağlanmadığı ve davacıların oylarının alınan kararları etkileyecek nisaba sahip olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece hükme esas alınan 14.10.2013 «havale» tarihli ek raporda, sermaye artışı için ödenmesi gereken nakit tutarların ödenmemesi nedeniyle sermaye artış kararının batıl kaldığı ve ortakların oy haklarının önceki sermaye üzerinden belirlenmesi gerektiğine ilişkin değerlendirme yerinde değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3020 E. 2017/1692 K.
Ortak:iyiniyet kuralı · hazirun cetveli · iyiniyet · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaAyrıca, alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun kanıtlanması veya genel kurula katılmayan davacıların oylarının da karar «nisabını» etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle kararların yokluğu sonucunu doğuracak bir durumun bulunması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar «nisabını» etkileyip etkilemeyeceği, ayrıca alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» ne şekilde aykırı olduğu değerlendirip tartışılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu neden …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, alınan kararların TTK'nın 381. maddesi uyarınca «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı değerlendirilip tartışılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hisse devirlerinin «geçersiz» olduğu ve «hazirun cetvelinin» gerçeği yansıtmadığı iddiası ile 05/05/2009 tarihli olağan ortaklar genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin talep edildiği, davalı şirketin «esas sözleşmesinin» 7. maddesinde payın devri halinde teklif etme yükünün belirli bir pay grubuna değil esas sözleşmede ismen sayılmış pay sahiplerine tanındığı, esas sözleşmenin 8/3 maddesine göre devreden hissedarın kemer hissedarlarından biri olması halinde devri ilk olarak diğer kemer hissedarlarına teklif etmekle yükümlü oldukları, bu maddenin «tüzel kişiliğe» ilişkin bir hüküm olmayıp doğrudan 7 maddede sayılan pay sahiplerinin şahıslarına tanınmış borçlar hukuku niteliğine sahip bir sözleşme olduğu, esas sözleşmenin 8.3 maddesinde düzenlenen teklifte bulunma yükümlülüğüne aykırı olarak gerçekleştirilen «pay devrinin» yaptırımının geçersizlik olmadığı, bu sebeple yapılan pay devirlerinin geçerli olduğu, davaya konu olan genel kurul toplantısına ilişkin düzenlenen hazirun cetveli …
Davacılar, genel kurulda alınan kararların «geçersiz» «hisse devir sözleşmeleri» sonucu kullanılan oyların kararların alınmasında etkili olduğunu ve alınan kararların «objektif iyiniyet» ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyiniyet · esas sözleşme · pay devri · hisse devir sözleşmesi · dürüstlük kuralı · tüzel kişilik · anonim şirket · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından hisse devirlerinin «geçersiz» olduğu ve «hazirun cetvelinin» gerçeği yansıtmadığı iddiası ile 05/05/2009 tarihli olağan ortaklar genel kurul toplantısında alınan kararların iptalinin talep edildiği, davalı şirketin «esas sözleşmesinin» 7. maddesinde payın devri halinde teklif etme yükünün belirli bir pay grubuna değil esas sözleşmede ismen sayılmış pay sahiplerine tanındığı, esas sözleşmenin 8/3 maddesine göre devreden hissedarın kemer hissedarlarından biri olması halinde devri ilk olarak diğer kemer hissedarlarına teklif etmekle yükümlü oldukları, bu maddenin «tüzel kişiliğe» ilişkin bir hüküm olmayıp doğrudan 7 maddede sayılan pay sahiplerinin şahıslarına tanınmış borçlar hukuku niteliğine sahip bir sözleşme olduğu, esas sözleşmenin 8.3 maddesinde düzenlenen teklifte bulunma yükümlülüğüne aykırı olarak gerçekleştirilen «pay devrinin» yaptırımının geçersizlik olmadığı, bu sebeple yapılan pay devirlerinin geçerli olduğu, davaya konu olan genel kurul toplantısına ilişkin düzenlenen hazirun cetveli …
Davacılar, genel kurulda alınan kararların «geçersiz» «hisse devir sözleşmeleri» sonucu kullanılan oyların kararların alınmasında etkili olduğunu ve alınan kararların «objektif iyiniyet» ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
TTK 381. maddesinde öngörülen «objektif iyiniyet» ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olup olmadığı yönündeki iddiasına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
2-Dava, «anonim şirket» genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/199 E. 2012/21139 K.
Ortak:hazirun cetveli · hamil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Benzer bu kararda… ısına katılmak istemelerine karşın toplantıya katılarak oy kullanmalarına izin verilmeyen davacılar her ne kadar TTK'nun 360/3 ncü maddesi gereğince sahip oldukları «hamiline» yazılı hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi ederek toplantıya katılabileceklerine ilişkin makbuz almamışlarsa da, şirket yönetim kurulunca, şirket ortaklarının adı, soyadı, ikamet adresleri ve hisse miktarlarını gösteren hazirun listelerini hazırlanmış, "«hazirun cetvelinde» gösterilen ortaklık ve sermaye yapısı şirket «pay defterine» ve kayıtlara uygundur" ibaresi ile hazirun listeleri onaylanmış, hazirun cetvelinin divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ödenmiş sermaye kısmı için «hamiline yazılı pay senedi» bastırıp bunu hak sahiplerine tevdii ettiği,davacıların TTK.nun 360/3 ncü hükmüne göre hamiline basılı hisse senetlerini şirkete tevdii edip katılım belgesi almadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul toplantısından önce «hazirun cetveli» «yönetim kurulu» tarafından hazırlanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamiline yazılı pay senedi · nama yazılı pay · pay sahipliği · hisse senedi · pay defteri · dürüstlük kuralı · yönetim kurulu kararı · e-defter
Benzer bu karardaCetvele «nama yazılı pay sahipleriyle» henüz senede bağlanmamış payların sahiplerinin tamamı ve «hamiline» senet sahiplerinden bir hafta önce ortaklığa veya bir bankaya «hisse senedi» tevdi ederek adres bırakalanlar yazılır.
… ısına katılmak istemelerine karşın toplantıya katılarak oy kullanmalarına izin verilmeyen davacılar her ne kadar TTK'nun 360/3 ncü maddesi gereğince sahip oldukları «hamiline» yazılı hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi ederek toplantıya katılabileceklerine ilişkin makbuz almamışlarsa da, şirket yönetim kurulunca, şirket ortaklarının adı, soyadı, ikamet adresleri ve hisse miktarlarını gösteren hazirun listelerini hazırlanmış, "«hazirun cetvelinde» gösterilen ortaklık ve sermaye yapısı şirket «pay defterine» ve kayıtlara uygundur" ibaresi ile hazirun listeleri onaylanmış, hazirun cetvelinin divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ödenmiş sermaye kısmı için «hamiline yazılı pay senedi» bastırıp bunu hak sahiplerine tevdii ettiği,davacıların TTK.nun 360/3 ncü hükmüne göre hamiline basılı hisse senetlerini şirkete tevdii edip katılım belgesi almadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul toplantısından önce «hazirun cetveli» «yönetim kurulu» tarafından hazırlanır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/540 E. , 2012/7175 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2010 tarih ve 2009/326-2010/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduklarını, hazirun listesinde isimleri bulunduğu halde şirketin 09.05.2009 tarihli genel kuruluna TTK'nun 360/3. maddesi bahane edilerek alınmadıklarını ileri sürerek, genel kurulun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların genel kurul öncesi TTK'nun 360/3. maddesi uyarınca hisse senetlerini şirkete teslim etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin hamiline hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul hazirun cetvelinde isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantıya alınmamalarının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurul toplantısının 3,4,5,6,7 ve 8. numaralı maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK’nun 381. maddesine dayalı olarak açılmış bulunan genel kurulun iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacıların hazirun listesinde isimlerinin bulunduğu, TTK’nun 360/3. maddesi bahane edilerek genel kurula katılımlarının engellenmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, genel kurun bir kısım maddelerinin iptaline karar verilmiştir. Oysa, davacıların hazirun listesinde isimleri bulunduğu halde genel kurula katılımlarının engellenmiş olması, davacılara genel kurulun iptalini isteme hakkı verir ise de, bu husus alınan kararların iptali için tek başına yeterli sebep olarak kabul edilemez..
Ayrıca, alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun kanıtlanması veya genel kurula katılmayan davacıların oylarının da karar nisabını etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle kararların yokluğu sonucunu doğuracak bir durumun bulunması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, öncelikle davacıların oylarının iptali istenen genel kurul bakımından, karar nisabını etkileyip etkilemeyeceği, ayrıca alınan kararların TTK’nun 381. maddesi uyarınca yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına ne şekilde aykırı olduğu değerlendirip tartışılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018148600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz