Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/199 E. 2012/21139 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamiline yazılı pay senedi↗ nama yazılı pay↗ ttk 23. madde↗ hazirun cetveli↗ pay sahipliği↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ dürüstlük kuralı↗ hamil↗ yönetim kurulu kararı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ödenmiş sermaye kısmı için hamiline yazılı pay senedi bastırıp bunu hak sahiplerine tevdii ettiği,davacıların TTK.nun 360/3 ncü hükmüne göre hamiline basılı hisse senetlerini şirkete tevdii edip katılım belgesi almadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 09.05.2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Genel kurul toplantısından önce hazirun cetveli yönetim kurulu tarafından hazırlanır. Cetvele nama yazılı pay sahipleriyle henüz senede bağlanmamış payların sahiplerinin tamamı ve hamiline senet sahiplerinden bir hafta önce ortaklığa veya bir bankaya hisse senedi tevdi ederek adres bırakalanlar yazılır. Cetvelin anonim ortaklık defterlerine uygunluğu yönetim kurulunca onaylanır. Genel kurul toplantılarında yetkili kişilerin oy kullanmalarını sağlamak amacıyla alınması gerekli tedbirleri TTK göstermemiş olup sadece bu görevi yönetim kuruluna vermiştir. Tedbirlerin başında hazirun cetveli gelir. Hazirun cetveli toplantıya katılmaya hak kazanıp da katılmış olanların listesidir (TTK.madde 376) (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 11.Basım, sh.419-420). Öte yandan, hamile yazılı pay senetlerinin TTK.nun 360 ncı maddesi hükmü uyarınca tevdiinin amacı, genel kurul toplantısı sırasında pay senetlerinin el değiştirmesi ve hileli durumun önlenmesidir.
TMK'nun 2 nci maddesi hükmünce de, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı kuşkusuzdur. Bu bağlamda, dava konusu genel kurul toplantısına katılmak istemelerine karşın toplantıya katılarak oy kullanmalarına izin verilmeyen davacılar her ne kadar TTK'nun 360/3 ncü maddesi gereğince sahip oldukları hamiline yazılı hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi ederek toplantıya katılabileceklerine ilişkin makbuz almamışlarsa da, şirket yönetim kurulunca, şirket ortaklarının adı, soyadı, ikamet adresleri ve hisse miktarlarını gösteren hazirun listelerini hazırlanmış, "hazirun cetvelinde gösterilen ortaklık ve sermaye yapısı şirket pay defterine ve kayıtlara uygundur" ibaresi ile hazirun listeleri onaylanmış, hazirun cetvelinin divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısında, artık TTK'nun 360/3 ncü maddesinin düzenlenme amacı da nazara alındığında, davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılması hukuken himaye edilemez.
Bu durumda ve ayrıca sermayenin artan kısmı tamamen ödenmeden davalının hamiline hisse senedi çıkarma hakkının bulunmadığı da saptandığına göre mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye ve isabetli görülmeyen yazılı gerekçeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10350 E. 2012/14784 K.
Ortak:hazirun cetveli · hamil · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ısına katılmak istemelerine karşın toplantıya katılarak oy kullanmalarına izin verilmeyen davacılar her ne kadar TTK'nun 360/3 ncü maddesi gereğince sahip oldukları «hamiline» yazılı hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi ederek toplantıya katılabileceklerine ilişkin makbuz almamışlarsa da, şirket yönetim kurulunca, şirket ortaklarının adı, soyadı, ikamet adresleri ve hisse miktarlarını gösteren hazirun listelerini hazırlanmış, "«hazirun cetvelinde» gösterilen ortaklık ve sermaye yapısı şirket «pay defterine» ve kayıtlara uygundur" ibaresi ile hazirun listeleri onaylanmış, hazirun cetvelinin divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısın …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ödenmiş sermaye kısmı için «hamiline yazılı pay senedi» bastırıp bunu hak sahiplerine tevdii ettiği,davacıların TTK.nun 360/3 ncü hükmüne göre hamiline basılı hisse senetlerini şirkete tevdii edip katılım belgesi almadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Genel kurul toplantısından önce «hazirun cetveli» «yönetim kurulu» tarafından hazırlanır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı şirketin «hamiline» hisse senetlerini basarak ortaklara tevdi ettiği, davacıların genel kurul «hazirun cetvelinde» isimlerinin bulunduğu, bu listenin şirket kayıtlarına uygunluğunun onaylandığı, ortakların TTK'nun 360. maddesi gereğini yerine getirmediklerinden bahisle toplantı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3306 E. 2015/12608 K.
Ortak:nama yazılı pay · hazirun cetveli · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaGenel kurul toplantısından önce «hazirun cetveli» «yönetim kurulu» tarafından hazırlanır.
Cetvele «nama yazılı pay sahipleriyle» henüz senede bağlanmamış payların sahiplerinin tamamı ve «hamiline» senet sahiplerinden bir hafta önce ortaklığa veya bir bankaya «hisse senedi» tevdi ederek adres bırakalanlar yazılır.
Tedbirlerin başında «hazirun cetveli» gelir.
Benzer bu karardaM.'ın tarafların ortağı bulunduğu şirkette hiç bir zaman ortak bulunmadığı, «gizli ortaklığın» kanıtlanmadığı, hatta dava dışı şirketin 2.400.000.000 TL'lik davalı adına olan ortaklık ve hissedarlığının davacının bizzat imzaladığı tutanaklarla sabit olduğu, 06.04.2006 tarihli ve gerek 27.04.2007 tarihli bu toplantı «hazirun cetveli» ile davacının ve davalının hazirun cetvelinin belirli pay tutarlarının kesinleştiği, davacının itirazlarının olmadığı, davacının hem hissedar hem de «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, çeklerle iddianın bu davada dinlenemeyeceği, kendisi tarafından yapılan ödemenin kanıtlanmadığı, «nama yazılı pay» senedinin devrinin «ciro» ve «teslim» ile gerçekleşeceği, dava dışı G.K.A.Ş hisselerini satın alan C.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ortaklık · satış vaadi sözleşmesi · ciro · teslim
Benzer bu karardaM.'ın tarafların ortağı bulunduğu şirkette hiç bir zaman ortak bulunmadığı, «gizli ortaklığın» kanıtlanmadığı, hatta dava dışı şirketin 2.400.000.000 TL'lik davalı adına olan ortaklık ve hissedarlığının davacının bizzat imzaladığı tutanaklarla sabit olduğu, 06.04.2006 tarihli ve gerek 27.04.2007 tarihli bu toplantı «hazirun cetveli» ile davacının ve davalının hazirun cetvelinin belirli pay tutarlarının kesinleştiği, davacının itirazlarının olmadığı, davacının hem hissedar hem de «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, çeklerle iddianın bu davada dinlenemeyeceği, kendisi tarafından yapılan ödemenin kanıtlanmadığı, «nama yazılı pay» senedinin devrinin «ciro» ve «teslim» ile gerçekleşeceği, dava dışı G.K.A.Ş hisselerini satın alan C.
M.'ın bu şirket hissedarı olduğunu gösteren hiçbir kanıt sunulmadığı, 25.10.2004 tarihli devir sözleşmesinin ancak «satış vaadi sözleşmesi» niteliğinde olduğu, bu nedenlerle C.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/199 E. , 2012/21139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2009/325-2010/365 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı- asil ... ile tüm davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerininde ortağı olduğu davalı şirketin 09.05.2009 tarihli genel kurulunun açılışına ilişkin olarak çeşitli usulsüzlükler yaşandığını ve davacıların toplantıya alınmadıklarını ileri sürerek, anılan genel kurulun ve alınan kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ortakların TTK.nun 360/3 ncü madde hükmündeki yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, bu nedenle genel kurula katılamayacaklarını, hamiline yazılı hisse senedi sahiplerinin TTK.nun 360/3 ncı maddesi uyarınca genel kurulda oy haklarını kullanabilmek için hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete teslim etmek zorunda olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ödenmiş sermaye kısmı için hamiline yazılı pay senedi bastırıp bunu hak sahiplerine tevdii ettiği,davacıların TTK.nun 360/3 ncü hükmüne göre hamiline basılı hisse senetlerini şirkete tevdii edip katılım belgesi almadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 09.05.2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Genel kurul toplantısından önce hazirun cetveli yönetim kurulu tarafından hazırlanır. Cetvele nama yazılı pay sahipleriyle henüz senede bağlanmamış payların sahiplerinin tamamı ve hamiline senet sahiplerinden bir hafta önce ortaklığa veya bir bankaya hisse senedi tevdi ederek adres bırakalanlar yazılır. Cetvelin anonim ortaklık defterlerine uygunluğu yönetim kurulunca onaylanır. Genel kurul toplantılarında yetkili kişilerin oy kullanmalarını sağlamak amacıyla alınması gerekli tedbirleri TTK göstermemiş olup sadece bu görevi yönetim kuruluna vermiştir. Tedbirlerin başında hazirun cetveli gelir.
Hazirun cetveli toplantıya katılmaya hak kazanıp da katılmış olanların listesidir (TTK.madde 376) (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 11.Basım, sh.419-420). Öte yandan, hamile yazılı pay senetlerinin TTK.nun 360 ncı maddesi hükmü uyarınca tevdiinin amacı, genel kurul toplantısı sırasında pay senetlerinin el değiştirmesi ve hileli durumun önlenmesidir.
TMK'nun 2 nci maddesi hükmünce de, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı kuşkusuzdur. Bu bağlamda, dava konusu genel kurul toplantısına katılmak istemelerine karşın toplantıya katılarak oy kullanmalarına izin verilmeyen davacılar her ne kadar TTK'nun 360/3 ncü maddesi gereğince sahip oldukları hamiline yazılı hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi ederek toplantıya katılabileceklerine ilişkin makbuz almamışlarsa da, şirket yönetim kurulunca, şirket ortaklarının adı, soyadı, ikamet adresleri ve hisse miktarlarını gösteren hazirun listelerini hazırlanmış, "hazirun cetvelinde gösterilen ortaklık ve sermaye yapısı şirket pay defterine ve kayıtlara uygundur" ibaresi ile hazirun listeleri onaylanmış, hazirun cetvelinin divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısında, artık TTK'nun 360/3 ncü maddesinin düzenlenme amacı da nazara alındığında, davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılması hukuken himaye edilemez.
Bu durumda ve ayrıca sermayenin artan kısmı tamamen ödenmeden davalının hamiline hisse senedi çıkarma hakkının bulunmadığı da saptandığına göre mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye ve isabetli görülmeyen yazılı gerekçeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067142700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz