6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15001 E. 2011/2914 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap mutabakatı ticari defter delili hesap mutabakatı ticari defter ibrazı isticvap mutabakat cari hesap ara karar kesin süre üçüncü kişi ticari defter eksik inceleme ibraz kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 163

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu ancak takibe konu alacağın dayanağı faturaların davalı dışında üçüncü kişiler adına tanzim olunduğu, davalıya tebliğ edildikleri yönünde delil ibraz edilmediği ve taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığından alacağın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler kesin olduğu halde, hâkimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir. Hâkim kendi tayin etmiş olduğu bir süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra tarafa isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim tayin ettiği bir sürenin kesin olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede ara kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.

Somut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda isticvap davetiyesi çıkartılarak tüm ticari defterlerini ibrazı için kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.

Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ticari defterlere delil olarak dayanmasının davalı ticari defterlerini de içerdiği kabul edilerek, ticari defterlerini ibraz için davalı tarafa yukarıda anılan ilkelere uygun şekilde süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre deliller tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8928 E. 2010/482 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Zayi belgesi verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10300 E. 2011/2620 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse Devrinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4382 E. 2011/15711 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Faydalı model hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11172 E. 2012/2933 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15001 E.  ,  2011/2914 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2008/488-2009/591 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki cari hesap ve faturaya dayalı 5.953,43 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu ancak takibe konu alacağın dayanağı faturaların davalı dışında üçüncü kişiler adına tanzim olunduğu, davalıya tebliğ edildikleri yönünde delil ibraz edilmediği ve taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığından alacağın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler kesin olduğu halde, hâkimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir. Hâkim kendi tayin etmiş olduğu bir süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra tarafa isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim tayin ettiği bir sürenin kesin olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede ara kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.

Somut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda isticvap davetiyesi çıkartılarak tüm ticari defterlerini ibrazı için kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.

Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ticari defterlere delil olarak dayanmasının davalı ticari defterlerini de içerdiği kabul edilerek, ticari defterlerini ibraz için davalı tarafa yukarıda anılan ilkelere uygun şekilde süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre deliller tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018067800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.