İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15001 E. 2011/2914 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap mutabakatı↗ ticari defter delili↗ hesap mutabakatı↗ ticari defter ibrazı↗ isticvap↗ mutabakat↗ cari hesap↗ ara karar↗ kesin süre↗ üçüncü kişi↗ ticari defter↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu ancak takibe konu alacağın dayanağı faturaların davalı dışında üçüncü kişiler adına tanzim olunduğu, davalıya tebliğ edildikleri yönünde delil ibraz edilmediği ve taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığından alacağın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler kesin olduğu halde, hâkimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir. Hâkim kendi tayin etmiş olduğu bir süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra tarafa isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim tayin ettiği bir sürenin kesin olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede ara kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda isticvap davetiyesi çıkartılarak tüm ticari defterlerini ibrazı için kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ticari defterlere delil olarak dayanmasının davalı ticari defterlerini de içerdiği kabul edilerek, ticari defterlerini ibraz için davalı tarafa yukarıda anılan ilkelere uygun şekilde süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre deliller tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8928 E. 2010/482 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHakim tayin ettiği bir sürenin «kesin» olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede «ara» kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda «isticvap» davetiyesi çıkartılarak tüm «ticari defterlerini ibrazı» için «kesin süre» verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.
HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler «kesin» olduğu halde, hâkimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davada aile mahkemesini «görevli» olmadığı gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyularak dosyanın intikal ettirildiği «sulh» mahkemesince yapılan yargılama sonunda, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için gerekli giderlerin yatırılması için davacı tarafa verilen «kesin süreye» uyulmadığından davacı iddialarının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hakim tayin ettiği bir sürenin «kesin» olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede «ara» kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davacı tarafa 25.09.2003 tarihli oturumda «bilirkişi incelemesi» için gerekli giderlerin karşılanması için 20 günlük «kesin süre» verilmiş, ancak, bu süreye uyulmaması ve «masrafın» yatırılmamasının ne gibi sonuçlar doğuracağı davacı tarafa bildirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · limited şirket hisse devri · kayyım · hisse devri · bilirkişi incelemesi · limited şirket · sulh · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, «kayyım» olarak atanan davalının kayyımlık görevinin kaldırılması ve «limited şirket hisse devrinin iptali» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davada aile mahkemesini «görevli» olmadığı gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyularak dosyanın intikal ettirildiği «sulh» mahkemesince yapılan yargılama sonunda, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması için gerekli giderlerin yatırılması için davacı tarafa verilen «kesin süreye» uyulmadığından davacı iddialarının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, davacı tarafa 25.09.2003 tarihli oturumda «bilirkişi incelemesi» için gerekli giderlerin karşılanması için 20 günlük «kesin süre» verilmiş, ancak, bu süreye uyulmaması ve «masrafın» yatırılmamasının ne gibi sonuçlar doğuracağı davacı tarafa bildirilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/10300 E. 2011/2620 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda «isticvap» davetiyesi çıkartılarak tüm «ticari defterlerini ibrazı» için «kesin süre» verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.
Hakim tayin ettiği bir sürenin «kesin» olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede «ara» kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler «kesin» olduğu halde, hâkimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir.
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, davacı tarafa 21.04.2009 tarihli oturumda davaya konu iptalini istediği «defterlerin», çeklerin, senetlerin ve faturaların dönemleri ile numaralarını açıklaması için 20 gün süre verilmiş olup, bu usulü işlemin «kesin süre» sonuçlarını doğurmayacağı açıktır.
Hakim tayin ettiği bir sürenin «kesin» olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede «ara» kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının 28.04.2009 tarihli dilekçesinde açıkladığı faturaların yangında yanarak «zayi» olduğu ancak davaya konu diğer «defter», «çek» ve senetlerle ilgili bir döküm olmadığı, hangi defterlerin, çeklerin ve senetlerin zayi edildiği konusunda bir açıklama olmadığı gibi TTK’nun 68 nci maddesi uyarınca kambiyo senetleri hakkında zayi kararı da verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, beyan olunan faturalar için «zayi belgesi» verilmesine, defterler ile kambiyo senetleri hakkındaki talebin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi belgesi · zayi · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının 28.04.2009 tarihli dilekçesinde açıkladığı faturaların yangında yanarak «zayi» olduğu ancak davaya konu diğer «defter», «çek» ve senetlerle ilgili bir döküm olmadığı, hangi defterlerin, çeklerin ve senetlerin zayi edildiği konusunda bir açıklama olmadığı gibi TTK’nun 68 nci maddesi uyarınca kambiyo senetleri hakkında zayi kararı da verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, beyan olunan faturalar için «zayi belgesi» verilmesine, defterler ile kambiyo senetleri hakkındaki talebin ise reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi belgesi» verilmesi istemine ilişkindir.
Bu «ara» karar uyarınca davacının sadece faturalara ilişkin beyanda bulunması bu nedenle aleyhe hüküm kurulması için yeterli değildir, zira davacı kolluktaki ifadesinde 1997 yılından sonrasına ait tüm belgelerinin yangında «zayi» olduğu yönünde beyanda bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4382 E. 2011/15711 K.
Ortak:ara karar · kesin süre · eksik inceleme · ibraz · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda «isticvap» davetiyesi çıkartılarak tüm «ticari defterlerini ibrazı» için «kesin süre» verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın «ticari defterlere delil» olarak dayanmasının davalı ticari defterlerini de içerdiği kabul edilerek, «ticari defterlerini ibraz» için davalı tarafa yukarıda anılan ilkelere uygun şekilde süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre deliller tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Hakim tayin ettiği bir sürenin «kesin» olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede «ara» kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Benzer bu karardaZira, «ara» kararında bilirkişilerin hangi konulara ilişkin görüş bildirmesi gerektiği tereddüde yer bırakmayacak şekilde gösterilmediği gibi, henüz üzerinde inceleme yapılması istenen şirket «defter» ve belgeleri toplanmadan, «bilirkişi ücretinin» yatırılması için «kesin süre» verilmesinde yeterlilik, gereklilik ve yapılabilirlik unsuru da bulunmamaktadır.
Buna göre, şirket «defterlerinin» «ibrazına» yönelik «ara» kararı gereği yerine getirtilip, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmadan, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, taraflarca şirket «defterlerinin» «ibraz» edilmediği, «bilirkişi ücretinin» dahi yatırılmadığı, başkaca belge sunmayan davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi ücreti · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaMahkemece şirket «defterleri» «ibraz» olunamadığından «bilirkişi incelemesi» yapılamadığı, «bilirkişi ücretinin» dahi yatırılmadığı gerekçesi ile kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
Mahkemece bu hükme göre «bilirkişi incelemesi» yaptırılması düşünülmüş ise de, «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması nedeniyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflarca şirket «defterlerinin» «ibraz» edilmediği, «bilirkişi ücretinin» dahi yatırılmadığı, başkaca belge sunmayan davacıların iddialarını ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, HUMK'nun 275. maddesine göre mahkeme; çözümü teknik bilgiyi gerektiren hallerde «bilirkisi incelemesine» karar verebilir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11172 E. 2012/2933 K.
Ortak:ara karar · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHakim tayin ettiği bir sürenin «kesin» olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede «ara» kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler «kesin» olduğu halde, hâkimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir.
Somut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda «isticvap» davetiyesi çıkartılarak tüm «ticari defterlerini ibrazı» için «kesin süre» verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.
Benzer bu karardaHakim, vermiş olduğu sürenin «kesin» olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun «ara» kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir.
Mahkemece, 03.04.2009 tarihli celsede “ davacı Avukatına 1500 YTL.sı bilirkişi kurulu ücretini yatırması için 15 günlük «kesin mehil» verilmesine” denildiği halde davacının itiraz etmesine olanak tanınması için bilirkişi kimlikleri bildirilmediği gibi bilirkişilere çıkarılacak davetiye gideri de belirtilmemiştir.Anılan «ara» kararı, HUMK.nun 163 ncü maddesindeki unsurları içermemektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ispat yükü» kendisine düşen davacının kendisine verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, faydalı modelin davalıya değilde onun ustabaşısına ait olduğu iddiasının «husumet» yönünden dinlenebilir olmadığı, iddianın soyut kaldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · ispat yükü · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ispat yükü» kendisine düşen davacının kendisine verilen «kesin mehile» rağmen «bilirkişi ücretini» yatırmadığı, faydalı modelin davalıya değilde onun ustabaşısına ait olduğu iddiasının «husumet» yönünden dinlenebilir olmadığı, iddianın soyut kaldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 03.04.2009 tarihli celsede “ davacı Avukatına 1500 YTL.sı bilirkişi kurulu ücretini yatırması için 15 günlük «kesin mehil» verilmesine” denildiği halde davacının itiraz etmesine olanak tanınması için bilirkişi kimlikleri bildirilmediği gibi bilirkişilere çıkarılacak davetiye gideri de belirtilmemiştir.Anılan «ara» kararı, HUMK.nun 163 ncü maddesindeki unsurları içermemektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15001 E. , 2011/2914 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.06.2009 tarih ve 2008/488-2009/591 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki cari hesap ve faturaya dayalı 5.953,43 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma ilişkisinin bulunduğu ancak takibe konu alacağın dayanağı faturaların davalı dışında üçüncü kişiler adına tanzim olunduğu, davalıya tebliğ edildikleri yönünde delil ibraz edilmediği ve taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığından alacağın ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HUMK'nun 163. maddesine göre, kanunun tayin ettiği müddetler kesin olduğu halde, hâkimin tayin ettiği süreler kural olarak kesin değildir. Hâkim kendi tayin etmiş olduğu bir süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi, süre geçtikten sonra tarafa isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim tayin ettiği bir sürenin kesin olduğuna karar vermişse sürenin kesin olduğunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede ara kararında açık bir şekilde yazılması, yapılması gereken işlerin neler olduğunun belirtilmesi, tanınan sürenin yeterli ve elverişli olması, süreye uyulmamasının doğuracağı sonuçların açıklanması ve tarafların uyarılması gerekir.
Somut olayda, mahkemece, davalı tarafa 10.07.2008 tarihli oturumda isticvap davetiyesi çıkartılarak tüm ticari defterlerini ibrazı için kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, bu kesin sürenin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olmadığı açık olduğu gibi isticvap davetiyesinin ne surette tanzim olunduğunun bu konuda dosyada tek delil olan APS alındı belgesinden tespiti de mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafın ticari defterlere delil olarak dayanmasının davalı ticari defterlerini de içerdiği kabul edilerek, ticari defterlerini ibraz için davalı tarafa yukarıda anılan ilkelere uygun şekilde süre verilmesi ve hasıl olacak sonuca göre deliller tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018067800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz