İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2178 E. 2011/2896 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyan yükümlülüğü↗ temerrüt ihtarı↗ sigorta tazminatı↗ usulüne uygun tebliğ↗ şirket merkezi mahkemesi↗ ortaklar kurulu kararı↗ ihtar↗ ticaret sicili↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, düzenlenen poliçede, aracın Antakya-Reyhanlı arasında çalıştığının kayıtlandırılmasına rağmen kazanın Suriye'de meydana geldiği, poliçenin düzenlenmesi sırasında aracın yurt dışında yolcu taşımacılığı yaptığı bildirilmediğinden davalının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği ve kaza nedeniyle yapılan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, takibin asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, ödenen sigorta tazminatının rücuan tazmini için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HUMK. nun 73. ve Anayasa’nın 36. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında yanları dinlemeden onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden, hükmünü veremez. Hükmü temyiz eden davalı vekili, dava dilekçesinin ve gerekçeli kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Dava dilekçesi, davalı şirkete, ‘Antim İş Merkezi Merkez/Hatay” adresinde çalışanı Kerimoğlu’na tebliğ edilmiştir. Ancak, davalı şirket merkezinin dava tarihinden önce ortaklar kurulu kararıyla değiştirilerek kararın 11.12.2005 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, Ceylan Kerimoğlu isimli kişinin şirketin çalışanlarına ilişkin dönem bordrolarında bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya içinde bulunan Antakya PTT Merkez Müdürlüğünün 28.11.2008 tarihli yazısından, davacı yanca dava öncesi davalıya gönderilen temerrüt ihtarının, davalının taşınması nedeniyle 22.11.2007 tarihinde iade edildiği görülmüştür. Bu durumda, davalı şirketin, dava öncesi ticari merkezini değiştirerek ticaret sicil gazetesinde ilan etmesi, daha önce gönderilen temerrüt ihtarının taşınması nedeniyle tebliğ edilmemesi göz önüne alınarak, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği üzerinde durularak, taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5330 E. 2010/11290 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · dava dilekçesinin tebliği · şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · limited şirket · tebligat · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının «ihyası» istenen şirketten «tasfiye» öncesine dayalı alacağının olduğu ve bu alacak dikkate alınmaksızın «tasfiye işlemleri» yapılarak «sicilden terkin» edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki Samsun ...'nun yazısınd, “şirketin yeniden açılması işlemlerinin Memurluğumuzda tescili hususunda, davalı bulunan ...'na «tebligat» yapılmıştır” ibareleri yazılı ise de, bu yazı «dahili» davalı Samsun ...' nun yaptığı işlemlere yönelik açıklama mahiyetinde olup, dava «dilekçesinin tebliğ» edildiği ve taraf teşkilinin sağlandığı sonucuna ulaşılamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14459 E. 2011/6866 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · depo kararı · hamil · hukuki yarar · tebligat · çek · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, «çek» yapraklarının karşılıksız çıkması halinde yapılacak işlemin 3167 sayılı yasada gösterildiği, henüz «ibraz» edilmeyen ve davacı tarafından «çek hamillerine» ödeme yapılmayan bedelin «depo» edilmesinin olanaklı olmadığı, ihtimale dayalı ödeme iddiası ve depo edilme isteminin mümkün olmadığı, davacının «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı elinde olduğu iddia edilen 20 adet «çek» yaprağının iadesi veya müvekkili bankanın sorumlu olduğu miktar olan 8.700,00 TL'nin vadesiz hesaba «depo» edilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı adına çıkarılan ve dava dilekçesi içeren «tebligat» iade edildiği halde, davalıya yeniden tebligat yapılmadan ve bu şekilde taraf teşkili sağlanmadan davalının yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6711 E. 2010/6606 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTemyiz isteminin reddine ilişkin bu «son» karar da aynı vekil tarafından temyiz edilmiştir.
… 008 tarihli mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince, mahkeme ilamının tebliği için davalı ... adına "...Otobüs İşletmesi- Elbistan” adresine çıkartılan «tebligat» çalışan ... imzasına tebliğ edilmiş olup, bu kişinin davalının çalışanı olup olmadığı belli olmadığı gibi, temyiz dilekçesinde de bu davalının 1997 den sonra otobü …
3- Davalılar vekilinin ... yönünden temyiz itirazlarının esastan incelenmesine gelince, yukarıda yazılı olduğu şekilde adı geçen davalıya dava dilekçesi aynen mahkeme kararının tebliği gibi "...Otobüs İşletmesi- Elbistan” adresinde çalışan ... imzasına tebliğ edilmiş olup, davalı ...’e 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun yapılmış usulüne uygun bir «tebligat» yoktur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7991 E. 2023/1811 K.
Ortak:şirket merkezi mahkemesi · ilan
İncelediğiniz karardaAncak, davalı «şirket merkezinin» dava tarihinden önce «ortaklar kurulu» kararıyla değiştirilerek kararın 11.12.2005 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, Ceylan Kerimoğlu isimli kişinin şirketin çalışanlarına ilişkin dönem bordrolarında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalı şirketin, dava öncesi ticari merkezini değiştirerek «ticaret sicil» gazetesinde «ilan» etmesi, daha önce gönderilen «temerrüt ihtarının» taşınması nedeniyle tebliğ edilmemesi göz önüne alınarak, dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edilip edilmediği üzerinde durularak, taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… müvekkilinin davalı şirketin yaklaşık % 25 hissesine sahip olduğunu, şirketin 28.07.2017 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulu'nda alınan 6 ıncı maddesine göre «şirketin merkezinin» Hatay'dan İstanbul adresine taşınmasına karar verildiğini, ailenin Antakya'daki diğer şirketi olan ve Mercedes bayiliği işini yapan Hatay Has Otomotiv Ticaret A.Ş. …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu verilen kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) ilgili hükümleri ve şirket «esas sözleşmesinin» aradığı koşullara uygun olarak yapıldığını, «ilan» ve tescil edilmek suretiyle yürürlüğe geçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:objektif iyi niyet kuralı · dürüstlük kuralına aykırılık · delillerin toplanmaması · muhalefet şerhi · esas sözleşme · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «iptal davası» açabilecek kişilerden olup 3 aylık süre içerisinde eldeki davayı açtığı, davacının ilgili genel kurul toplantısına katılıp karara «muhalefet şerhi» düştüğü, iptali istenen kararın ne şekilde sözleşme hükümlerine, kanuna, «dürüstlük kurallarına aykırılık» teşkil ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… Lübnan, Suriye, Rusya, Romanya, Bulgaristan ve benzeri çok sayıda ülkede bürolar açtığını, seferler yaptığını, Türkiye'de önemli tüm merkezlere seferler yaptığının «delillerin toplanması» sonucu ortaya çıkacağını, mahkemece deliller toplanmadan karar verildiğini, «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu, aynı gün yapılan gerek kurul ile aynı şahısların ortak olduğu, Hatay Has Otomotiv Ticaret A.Ş.'nin merkezinin birebir aynı adrese taşınma kararı aldığını, davacı ortak olmadan kurulan Has Global Holding A.Ş.'ye «dahil» etme amacını taşıdığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu verilen kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) ilgili hükümleri ve şirket «esas sözleşmesinin» aradığı koşullara uygun olarak yapıldığını, «ilan» ve tescil edilmek suretiyle yürürlüğe geçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2178 E. , 2011/2896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 tarih ve 2008/122-2008/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesiyle sigortalanan ...plakalı aracın Suriye’de karıştığı trafik kazasında yolculardan Mehmet Uzun'un yaralandığını, müvekkilinin, ödediği 24.941,65 TL tedavi gideri ile işlemiş faizini doğru beyan yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalıdan tahsili için başlatığı takibin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, düzenlenen poliçede, aracın Antakya-Reyhanlı arasında çalıştığının kayıtlandırılmasına rağmen kazanın Suriye'de meydana geldiği, poliçenin düzenlenmesi sırasında aracın yurt dışında yolcu taşımacılığı yaptığı bildirilmediğinden davalının doğru beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği ve kaza nedeniyle yapılan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, takibin asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, ödenen sigorta tazminatının rücuan tazmini için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. HUMK. nun 73. ve Anayasa’nın 36. maddesi hükmü uyarınca mahkeme, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında yanları dinlemeden onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden, hükmünü veremez. Hükmü temyiz eden davalı vekili, dava dilekçesinin ve gerekçeli kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Dava dilekçesi, davalı şirkete, ‘Antim İş Merkezi Merkez/Hatay” adresinde çalışanı Kerimoğlu’na tebliğ edilmiştir. Ancak, davalı şirket merkezinin dava tarihinden önce ortaklar kurulu kararıyla değiştirilerek kararın 11.12.2005 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığı, Ceylan Kerimoğlu isimli kişinin şirketin çalışanlarına ilişkin dönem bordrolarında bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosya içinde bulunan Antakya PTT Merkez Müdürlüğünün 28.11.2008 tarihli yazısından, davacı yanca dava öncesi davalıya gönderilen temerrüt ihtarının, davalının taşınması nedeniyle 22.11.2007 tarihinde iade edildiği görülmüştür. Bu durumda, davalı şirketin, dava öncesi ticari merkezini değiştirerek ticaret sicil gazetesinde ilan etmesi, daha önce gönderilen temerrüt ihtarının taşınması nedeniyle tebliğ edilmemesi göz önüne alınarak, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği üzerinde durularak, taraf teşkilinin sağlanması ve taraf delillerinin toplanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1018049000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz