Iyiniyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10322 E. 2014/3518 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet↗ basiretli tacir↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr kaybı↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ tacir↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ temerrüt↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “bilirkişi asıl ve ek raporlarında dosyada mevcut fatura tarihleri itibariyle davalının marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerini 1999-2004 yılları arasında devam ettiği belirlendiğine göre, devam eden tevacüz eyleminden dolayı dava tarihi olan 02.11.2004 tarihine kadar geçen sürede sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşacağından söz edilemeyeceği gibi, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1995/690 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada mahkemenin kesinleşen 27.12.1996 tarih ve 690/1330 sayılı kararıyla davalının tecavüz oluşturan eyleminin önlenmesine karar verildiğine göre, davalının başka bir şehirde faaliyette bulunması ve uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak davalı tarafından ürün ambalajlarının basımı için dava dışı Karali firmasından izin belgesi istenilmesi de TTK 20. maddesi anlamında davalının basiretli bir tacir olarak gerekli hassasiyeti gösterdiği ve bu suretle 556 Sayılı KHK'nın 61/(e) bendine göre iştirak eyleminden sorumlu tutulamayacağı sonucunu doğurmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalının davacıya ait çay poşetlerini basmak suretiyle oluşan haksız rekabetin menine ve marka hakkına tecavüzün giderilmesine, 45.786,28 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı markasını taşıyan çay poşetlerinin benzerlerinin davalı tarafından üretilerek davacının rakibi firmalara satıldığı iddiasına dayalı haksız rekabetin men'i, marka hakkına tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından müvekkiline ait F., HEDİYELİK, RİZE ve TOMURCUK ibareli markalar ile iltibas oluşturacak şekilde davalı tarafından ambalaj üretilerek piyasaya sürüldüğü iddia edilmiş, davalı taraf ise üretimi yapılan K.RİZE HARMAN, K. HEDİYELİK, K. TOMURCUK ve KARALİ FİLİZ ibareli çay ambalajlarının dava dışı firmaya ait marka için üretildiğini, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabet olgusunun mevcut olmadığını savunmuş ve buna ilişkin marka tescil belgelerini dosyaya sunmuştur. Gerçektende, hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli bir markanın tescil kapsamında kullanımı markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmez. Ancak, davalının ambalaj üretimini yaptığı dava dışı firmaya ait markalar hakkında Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tescilin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük kararı verilmiş ve verilen karar Dairemiz incelemesinden geçerek 10.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Markanın kötüniyetli tescil edilmesi durumunda verilen hükümsüzlük kararı geriye doğru etkili ise de, bu durum, markayı kötünyetli olarak tescil eden için geçerli olup, iyiniyetli 3. kişiler için geçerli değildir.
Davalının, üretimini yaptığı ambalajlara ilişkin markanın sahibi olmadığı, bu markaların dava dışı Karali firmasına ait olduğu, davalı ile dava dışı bu firma arasındaki sözleşmeye gereği davalının davaya konu ambalajları ürettiği gözönüne alındığında 3. kişi konumundaki davalının dava dışı firmanın markayı tescil ettirmesindeki kötüniyetini bilebilecek durumda olmaması nedeniyle bu markalara ilişkin ambalajları üretmesi markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraflar arasındaki uyuşmazlık ele alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Men'i | Ref'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2064 E. 2023/1956 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · temerrüt faizi · taşıyan · haksız rekabet · temerrüt · iltibas
İncelediğiniz kararda… 996 tarih ve 690/1330 sayılı kararıyla davalının tecavüz oluşturan eyleminin önlenmesine karar verildiğine göre, davalının başka bir şehirde faaliyette bulunması ve «uyuşmazlık konusu» döneme ilişkin olarak davalı tarafından ürün ambalajlarının basımı için dava dışı Karali firmasından izin belgesi istenilmesi de TTK 20. maddesi anlamında davalının basiretli bir «tacir» olarak gerekli hassasiyeti gösterdiği ve bu suretle 556 Sayılı KHK'nın 61/(e) bendine göre iştirak eyleminden sorumlu tutulamayacağı sonucunu doğurmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalının davacıya ait çay poşetlerini basmak suretiyle oluşan «haksız rekabetin» menine ve «marka hakkına tecavüzün» giderilmesine, 45.786,28 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacı markasını «taşıyan» çay poşetlerinin benzerlerinin davalı tarafından üretilerek davacının rakibi firmalara satıldığı iddiasına dayalı «haksız rekabetin» men'i, «marka hakkına tecavüzün» giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “bilirkişi asıl ve ek raporlarında dosyada mevcut «fatura» tarihleri itibariyle davalının «marka hakkına tecavüz» oluşturan eylemlerini 1999-2004 yılları arasında devam ettiği belirlendiğine göre, devam eden tevacüz eyleminden dolayı dava tarihi olan 02.11.2004 tarihine kadar geçen sürede sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağından söz edilemeyeceği gibi, İzmir 3.
Benzer bu kararda… "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibarelerinin asli unsur olarak yer aldığı çay ambalajlarının basımı eyleminin markaya tecavüz oluşturduğu ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden ise markaya tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının haksız rekabetin men'i ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasına yönelik davasının kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibareli markaları «taşıyan» ürün ambalajını basmak suretiyle oluşan haksız rekabetinin men'ine ve marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden açılan davanın reddine, tecavüz teşkil eden çay poşetlerinin üretimine yarayan araç, gereç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü de üretim imkanı bulunması ve tecavüzün önlenmesi bakımından imhanın kaçınılması ispatlanamadığından reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 16.303,74 TL maddi tazminatın 2.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 14.303,74 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmişt …
… a sahibi olmadığından davalıya karşı hükümsüzlük kararının geriye etkisi bulunmadığı, “Hediyelik Çay+Şekil” ibareli marka yönünden davalıya karşı markaya tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle tazminat talebinin ileri sürülemeyeceği, ancak “Rize Harman+Şekil”, “Tomurcuk+Şekil” ve “Filiz+Şekil” ibareli markaların dava dışı şirket adına tescilli olmadığı, bu markalar yönünden talebin ileri sürülebileceği, davalının eyleminin üç marka yönünden «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu ve ayrıca haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece 13.10.2015 tarih, 2015/449 E. ve 2015/779 K. sayılı kararı davalının Karali şirketinin markayı tescil ettirmesindeki «kötü niyetini» bilebilecek durumda olmaması sebebiyle bu markalara ilişkin ambalajları üretmesi markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ıslah · maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibarelerinin asli unsur olarak yer aldığı çay ambalajlarının basımı eyleminin markaya tecavüz oluşturduğu ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden ise markaya tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının haksız rekabetin men'i ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulmasına yönelik davasının kısmen kabulü ile davalının, davacıya ait "Rize Harman+Şekil", "Tomurcuk+Şekil" ve "Filiz+Şekil" ibareli markaları «taşıyan» ürün ambalajını basmak suretiyle oluşan haksız rekabetinin men'ine ve marka hakkına tecavüzün durdurulmasına, "Hediyelik Çay+Şekil" ibareli marka yönünden açılan davanın reddine, tecavüz teşkil eden çay poşetlerinin üretimine yarayan araç, gereç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü de üretim imkanı bulunması ve tecavüzün önlenmesi bakımından imhanın kaçınılması ispatlanamadığından reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 16.303,74 TL maddi tazminatın 2.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 14.303,74 TL'sinin «ıslah» tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmişt …
Mahkemece 13.10.2015 tarih, 2015/449 E. ve 2015/779 K. sayılı kararı davalının Karali şirketinin markayı tescil ettirmesindeki «kötü niyetini» bilebilecek durumda olmaması sebebiyle bu markalara ilişkin ambalajları üretmesi markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil etmeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; "Hediyelik Çay" markası yönünden de davanın kabulü gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, geriye dönük etkisi bulunduğunu, «maddi tazminat» talebinin tamamına hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ceza dosyasında beraat kararı verildiğini, «kötü niyeti» bilebilecek durumda olmadığını, daha önce ileri sürülmemiş «iltibas» iddiasının seneler sonra ileri sürüldüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7115 E. 2011/1156 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · kâr kaybı · fatura · taşıyan · tacir · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… 996 tarih ve 690/1330 sayılı kararıyla davalının tecavüz oluşturan eyleminin önlenmesine karar verildiğine göre, davalının başka bir şehirde faaliyette bulunması ve «uyuşmazlık konusu» döneme ilişkin olarak davalı tarafından ürün ambalajlarının basımı için dava dışı Karali firmasından izin belgesi istenilmesi de TTK 20. maddesi anlamında davalının basiretli bir «tacir» olarak gerekli hassasiyeti gösterdiği ve bu suretle 556 Sayılı KHK'nın 61/(e) bendine göre iştirak eyleminden sorumlu tutulamayacağı sonucunu doğurmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalının davacıya ait çay poşetlerini basmak suretiyle oluşan «haksız rekabetin» menine ve «marka hakkına tecavüzün» giderilmesine, 45.786,28 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “bilirkişi asıl ve ek raporlarında dosyada mevcut «fatura» tarihleri itibariyle davalının «marka hakkına tecavüz» oluşturan eylemlerini 1999-2004 yılları arasında devam ettiği belirlendiğine göre, devam eden tevacüz eyleminden dolayı dava tarihi olan 02.11.2004 tarihine kadar geçen sürede sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağından söz edilemeyeceği gibi, İzmir 3.
2- Dava, davacı markasını «taşıyan» çay poşetlerinin benzerlerinin davalı tarafından üretilerek davacının rakibi firmalara satıldığı iddiasına dayalı «haksız rekabetin» men'i, «marka hakkına tecavüzün» giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaDava, davacı markasını «taşıyan» çay poşetlerinin benzerlerinin davalı yanca üretilerek davacının rakibi firmalara satıldığı iddiasına dayalı «haksız rekabetin» men'i, «marka hakkına tecavüzün» giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, üretimde kullanılan makine ve benzerlerinin imhası istemlerine ilişkindir.
… ve (c) bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak «marka hakkına tecavüz» sayılır" Mahkemece alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarında dosyada mevcut «fatura» tarihleri itibariyle davalının marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerini 1999-2004 yılları arasında devam ettiği belirlendiğine göre, devam eden tevacüz eyleminden dolayı dava tarihi olan 02.11.2004 tarihine kadar geçen sürede sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağından söz edilemeyeceği gibi, İzmir 3.
… uğu, davalı işyerinde 10.06.1993 ve 06.07.1993 tarihlerinde yapılan arama ve kontrollerde sahte çay poşeti ve konusu suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya ve davacı «ambalajlarıyla benzer» poşet ve klişelere rastlanmadığı, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği belirtilmiş ise de sessiz kalma sebebiyle hak «kaybına» uğradığı, davalının İzmir'de olması nedeniyle Rize'de bulunan Çaykur'un hangi markalarının tescilli olduğunu hangilerinin olmadığını bilme imkanından uzak olduğu, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambalaj benzerliği · temsil
Benzer bu kararda… uğu, davalı işyerinde 10.06.1993 ve 06.07.1993 tarihlerinde yapılan arama ve kontrollerde sahte çay poşeti ve konusu suç teşkil edecek herhangi bir eşyaya ve davacı «ambalajlarıyla benzer» poşet ve klişelere rastlanmadığı, davalı eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği belirtilmiş ise de sessiz kalma sebebiyle hak «kaybına» uğradığı, davalının İzmir'de olması nedeniyle Rize'de bulunan Çaykur'un hangi markalarının tescilli olduğunu hangilerinin olmadığını bilme imkanından uzak olduğu, …
A.Ş yasal «temsilcileri» aleyhine açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1671 E. 2023/5439 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · uyuşmazlık konusu · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… 996 tarih ve 690/1330 sayılı kararıyla davalının tecavüz oluşturan eyleminin önlenmesine karar verildiğine göre, davalının başka bir şehirde faaliyette bulunması ve «uyuşmazlık konusu» döneme ilişkin olarak davalı tarafından ürün ambalajlarının basımı için dava dışı Karali firmasından izin belgesi istenilmesi de TTK 20. maddesi anlamında davalının basiretli bir «tacir» olarak gerekli hassasiyeti gösterdiği ve bu suretle 556 Sayılı KHK'nın 61/(e) bendine göre iştirak eyleminden sorumlu tutulamayacağı sonucunu doğurmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalının davacıya ait çay poşetlerini basmak suretiyle oluşan «haksız rekabetin» menine ve «marka hakkına tecavüzün» giderilmesine, 45.786,28 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacı markasını «taşıyan» çay poşetlerinin benzerlerinin davalı tarafından üretilerek davacının rakibi firmalara satıldığı iddiasına dayalı «haksız rekabetin» men'i, «marka hakkına tecavüzün» giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “bilirkişi asıl ve ek raporlarında dosyada mevcut «fatura» tarihleri itibariyle davalının «marka hakkına tecavüz» oluşturan eylemlerini 1999-2004 yılları arasında devam ettiği belirlendiğine göre, devam eden tevacüz eyleminden dolayı dava tarihi olan 02.11.2004 tarihine kadar geçen sürede sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağından söz edilemeyeceği gibi, İzmir 3.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ğını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, «maddi tazminatın» 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve «belirsiz alacak davası» şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · hakkaniyet · alacak davası · ticari defter · ortalama tüketici · ayırt edicilik · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… ğını, davacının çay ürününde kullanmasıyla tanınmış bir çay markası haline geldiğini, davalının çay emtiası yönünden "Filiz" ibareli tescilli markası bulunmadığını, «maddi tazminatın» 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine göre hesaplanmasını talep ettiklerini ileri sürerek «haksız rekabetin» ve «marka hakkına tecavüzün» men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve «belirsiz alacak davası» şeklinde şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketleri ile bu ürünleri üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulup imhalarına, hükmün «ilanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından «uyuşmazlık konusu» markalar üzerinde görsel, anlamsal ve fonetik olarak yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda inceleme konusu ürünün davacının tescilli markası ile tecavüz şartlarını oluşturduğu, marka hakkının ihlali niteliğinin bulunduğu, kullanımların «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede davalının «ticari defterleri» üzerinde inceleme yaptırıldığı, zarar miktarının tam olarak tayin edilememesi nedeniyle davacının «maddi tazminat» talepli davasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca maddi tazminat miktarı olayların akışı ve zarar görenin aldığı önlemlere göre belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı nazara alındığı gerekçesiyle «haksız rekabetin» ve marka hakkındaki tecavüzün men'ine üretilen çay poşet ve paketlerine el konulmasına, imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 8.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne 8.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… kasti bir şekilde incelenmediği ve değerlendirme dışı bırakıldığını, dava konusu marka ile davacının mesnet markaları arasında en ufak bir benzerlik bulunmadığını, «ortalama tüketicinin» tanınmış “doğadan” markasını, davacının markası ile karıştırma ihtimali olmadığını, davalının marka kullanımlarının "doğadan" ana unsurunu taşıdığı ve ambalajın alt tarafında, daha farklı ve daha az belirgin bir yazı karakteri ile "altın filiz" ibaresini içerdiğini, "Filiz" ibaresinin çay emtiası için «ayırt ediciliği» «son» derece düşük olduğunu, müvekkilinin kullanımlarının herhangi bir şekilde "Filiz" ibareli davacı marka haklarını ihlal etmesi söz konusu olmadığını belirterek İlk D …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullanımıyla davacının markaları arasında «iltibasa» mahal verir nitelikte benzerlik bulunmadığını, davalının "Filiz" markasının tanınmış olmadığını, "Filiz" ibaresinin çay emtiası yönünden «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4952 E. 2022/9471 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… 996 tarih ve 690/1330 sayılı kararıyla davalının tecavüz oluşturan eyleminin önlenmesine karar verildiğine göre, davalının başka bir şehirde faaliyette bulunması ve «uyuşmazlık konusu» döneme ilişkin olarak davalı tarafından ürün ambalajlarının basımı için dava dışı Karali firmasından izin belgesi istenilmesi de TTK 20. maddesi anlamında davalının basiretli bir «tacir» olarak gerekli hassasiyeti gösterdiği ve bu suretle 556 Sayılı KHK'nın 61/(e) bendine göre iştirak eyleminden sorumlu tutulamayacağı sonucunu doğurmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalının davacıya ait çay poşetlerini basmak suretiyle oluşan «haksız rekabetin» menine ve «marka hakkına tecavüzün» giderilmesine, 45.786,28 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacı markasını «taşıyan» çay poşetlerinin benzerlerinin davalı tarafından üretilerek davacının rakibi firmalara satıldığı iddiasına dayalı «haksız rekabetin» men'i, «marka hakkına tecavüzün» giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “bilirkişi asıl ve ek raporlarında dosyada mevcut «fatura» tarihleri itibariyle davalının «marka hakkına tecavüz» oluşturan eylemlerini 1999-2004 yılları arasında devam ettiği belirlendiğine göre, devam eden tevacüz eyleminden dolayı dava tarihi olan 02.11.2004 tarihine kadar geçen sürede sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağından söz edilemeyeceği gibi, İzmir 3.
Benzer bu kararda… valının çay paketi üzerinde kullandığı ibarenin birebir aynı olduğu sadece yazı karakterleri ve yazılış biçimlerinin farklı olduğu, davacının "RİZE ÇAYI" markasının «ayırt edicilik» kazandığı ve zamanla tanımlayıcılığından sıyrılarak ürünün ticari kaynağı gösterir hale geldiği, davalının “Rize Çayı” ibaresini kullanım şeklinin davacının tescilli markasının içinde bulunan hizmetleri kapsadığı, tüketicilerin davalıya ait ürün üzerindeki ibare ile tescilli marka arasında herhangi bir ilişki olduğunu düşünmeleri ve bu ürünü davacı ürünü ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» men'ine, marka hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerini üretmeye yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına ilişkin taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», 6.000,00 TL manevi tazminatın, 16.582,13 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… adını kendi markasıyla birlikte (farklı eklerle) kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 7/5. maddesinde belirtilen dürüstçe kullanım niteliği taşıdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin de bulunmadığı gözetilerek açılan davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin is …
Somut olayda davalının kendi markası ile birlikte davacı adına tescilli "Rize Çayı" ibaresini kullanması «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · ayırt edicilik · maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… valının çay paketi üzerinde kullandığı ibarenin birebir aynı olduğu sadece yazı karakterleri ve yazılış biçimlerinin farklı olduğu, davacının "RİZE ÇAYI" markasının «ayırt edicilik» kazandığı ve zamanla tanımlayıcılığından sıyrılarak ürünün ticari kaynağı gösterir hale geldiği, davalının “Rize Çayı” ibaresini kullanım şeklinin davacının tescilli markasının içinde bulunan hizmetleri kapsadığı, tüketicilerin davalıya ait ürün üzerindeki ibare ile tescilli marka arasında herhangi bir ilişki olduğunu düşünmeleri ve bu ürünü davacı ürünü ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» men'ine, marka hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerini üretmeye yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına ilişkin taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», 6.000,00 TL manevi tazminatın, 16.582,13 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak marka hukukunda tescil ilkesi geçerli olup, koruma tescil edilen marka sahibinin «tekel hakkına» yöneliktir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10322 E. , 2014/3518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ RİZE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 08/03/2012
NUMARASI 2011/2844-2012/284
Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2012 tarih ve 2011/2844-2012/284 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. M. Ç. ile davalı vekili Av. H. İ. O. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üreticiden aldığı yaş çayı işleyip çeşitli isimler altında piyasaya sürdüğünü, piyasaya sürülen çay poşetlerinin renk, dizayn, şekil olarak dava dışı TPE nezdinde tescilli olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin yıllardır üretip piyasaya sunduğu maruf ve meşhur hale getirdiği çay paketlerinin benzerini basıp çay üreten firmalara satmak suretiyle dava dışı firmaların haksız rekabet eylemlerine iştirak ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin men'ine, davalının marka hakkına tecavüz fiillerinin giderilmesine, şimdilik 2.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile tahsiline, tecavüz teşkil edecek şekilde çay poşetlerini üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konularak imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının ürünleriyle iltibasa meydan verecek baskı işini, davacının 05.09.1989 tarihli ihtarı sonrasında yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “bilirkişi asıl ve ek raporlarında dosyada mevcut fatura tarihleri itibariyle davalının marka hakkına tecavüz oluşturan eylemlerini 1999-2004 yılları arasında devam ettiği belirlendiğine göre, devam eden tevacüz eyleminden dolayı dava tarihi olan 02.11.2004 tarihine kadar geçen sürede sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşacağından söz edilemeyeceği gibi, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1995/690 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada mahkemenin kesinleşen 27.12.1996 tarih ve 690/1330 sayılı kararıyla davalının tecavüz oluşturan eyleminin önlenmesine karar verildiğine göre, davalının başka bir şehirde faaliyette bulunması ve uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak davalı tarafından ürün ambalajlarının basımı için dava dışı Karali firmasından izin belgesi istenilmesi de TTK 20.
maddesi anlamında davalının basiretli bir tacir olarak gerekli hassasiyeti gösterdiği ve bu suretle 556 Sayılı KHK'nın 61/(e) bendine göre iştirak eyleminden sorumlu tutulamayacağı sonucunu doğurmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalının davacıya ait çay poşetlerini basmak suretiyle oluşan haksız rekabetin menine ve marka hakkına tecavüzün giderilmesine, 45.786,28 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı markasını taşıyan çay poşetlerinin benzerlerinin davalı tarafından üretilerek davacının rakibi firmalara satıldığı iddiasına dayalı haksız rekabetin men'i, marka hakkına tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili tarafından müvekkiline ait F., HEDİYELİK, RİZE ve TOMURCUK ibareli markalar ile iltibas oluşturacak şekilde davalı tarafından ambalaj üretilerek piyasaya sürüldüğü iddia edilmiş, davalı taraf ise üretimi yapılan K.RİZE HARMAN, K. HEDİYELİK, K. TOMURCUK ve KARALİ FİLİZ ibareli çay ambalajlarının dava dışı firmaya ait marka için üretildiğini, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabet olgusunun mevcut olmadığını savunmuş ve buna ilişkin marka tescil belgelerini dosyaya sunmuştur. Gerçektende, hükümsüz kılınıncaya kadar tescilli bir markanın tescil kapsamında kullanımı markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmez. Ancak, davalının ambalaj üretimini yaptığı dava dışı firmaya ait markalar hakkında Rize 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce tescilin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle hükümsüzlük kararı verilmiş ve verilen karar Dairemiz incelemesinden geçerek 10.01.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Markanın kötüniyetli tescil edilmesi durumunda verilen hükümsüzlük kararı geriye doğru etkili ise de, bu durum, markayı kötünyetli olarak tescil eden için geçerli olup, iyiniyetli 3. kişiler için geçerli değildir.
Davalının, üretimini yaptığı ambalajlara ilişkin markanın sahibi olmadığı, bu markaların dava dışı Karali firmasına ait olduğu, davalı ile dava dışı bu firma arasındaki sözleşmeye gereği davalının davaya konu ambalajları ürettiği gözönüne alındığında 3. kişi konumundaki davalının dava dışı firmanın markayı tescil ettirmesindeki kötüniyetini bilebilecek durumda olmaması nedeniyle bu markalara ilişkin ambalajları üretmesi markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmez.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda taraflar arasındaki uyuşmazlık ele alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101804600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz