Marka Hakkına Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4952 E. 2022/9471 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ayırt edicilik↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına davacı adına tescilli "RİZE ÇAYI" markası ile davalının çay paketi üzerinde kullandığı ibarenin birebir aynı olduğu sadece yazı karakterleri ve yazılış biçimlerinin farklı olduğu, davacının "RİZE ÇAYI" markasının ayırt edicilik kazandığı ve zamanla tanımlayıcılığından sıyrılarak ürünün ticari kaynağı gösterir hale geldiği, davalının “Rize Çayı” ibaresini kullanım şeklinin davacının tescilli markasının içinde bulunan hizmetleri kapsadığı, tüketicilerin davalıya ait ürün üzerindeki ibare ile tescilli marka arasında herhangi bir ilişki olduğunu düşünmeleri ve bu ürünü davacı ürünü ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu, bu hali ile davacının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalının haksız rekabetinin men'ine, marka hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerini üretmeye yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına ilişkin taleplerinin reddine, hüküm özetinin ilanına, 6.000,00 TL manevi tazminatın, 16.582,13 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; "RİZE ÇAYI" ibaresinin marka olarak tesciline engel bulunmamakla birlikte coğrafi yer adlarının marka sahibine inhisari hak sağlamayacağı, davacı markasının koruma kapsamının dar tutulması gerektiği, davalının Türk Patent nezdinde 2018/118073 no.lu, "LİPTON RİZE ÇAYI" ibaresini çay ve çay ürünleri yönünden 24.12.2018 koruma tarihli olacak şekilde adına tescil ettirdiği, Rize Ticaret Borsası tarafından yapılan başvuruya istinaden "RİZE ÇAYI" ibaresinin Türk Patent nezdinde 26.03.2021 tarihinde coğrafi işaret olarak tescil olduğu, davalının aynı coğrafi yer adını kendi markasıyla birlikte (farklı eklerle) kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 7/5. maddesinde belirtilen dürüstçe kullanım niteliği taşıdığı, markalar arasında iltibas tehlikesinin de bulunmadığı gözetilerek açılan davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince ise "Rize" ibaresinin coğrafi "çay" ibaresinin ise tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Ancak marka hukukunda tescil ilkesi geçerli olup, koruma tescil edilen marka sahibinin tekel hakkına yöneliktir. Bu bağlamda tescilli marka hükümsüz kılınmadığı sürece korunması anılan ilke gereğidir. Nitekim anılan husus 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
Somut olayda davalının kendi markası ile birlikte davacı adına tescilli "Rize Çayı" ibaresini kullanması marka hakkına tecavüz oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1356 E. 2021/1114 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… valının çay paketi üzerinde kullandığı ibarenin birebir aynı olduğu sadece yazı karakterleri ve yazılış biçimlerinin farklı olduğu, davacının "RİZE ÇAYI" markasının «ayırt edicilik» kazandığı ve zamanla tanımlayıcılığından sıyrılarak ürünün ticari kaynağı gösterir hale geldiği, davalının “Rize Çayı” ibaresini kullanım şeklinin davacının tescilli markasının içinde bulunan hizmetleri kapsadığı, tüketicilerin davalıya ait ürün üzerindeki ibare ile tescilli marka arasında herhangi bir ilişki olduğunu düşünmeleri ve bu ürünü davacı ürünü ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» men'ine, marka hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerini üretmeye yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına ilişkin taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», 6.000,00 TL manevi tazminatın, 16.582,13 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… adını kendi markasıyla birlikte (farklı eklerle) kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 7/5. maddesinde belirtilen dürüstçe kullanım niteliği taşıdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin de bulunmadığı gözetilerek açılan davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin is …
Somut olayda davalının kendi markası ile birlikte davacı adına tescilli "Rize Çayı" ibaresini kullanması «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” ibaresinin TPMK nezdinde 151576 sayısı ile tescilli marka olduğu, davalıya ait herhangi bir tasarım «kaydının» bulunmadığı, davalının “Çayder Filiz Çayı” biçimindeki ambalaj kullanımının «iltibas» yaratarak davacının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» yarattığı, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi dikkate alınarak «maddi tazminat» miktarının takdir edildiği gerekçesiyle davalının davacıya ait “Çaykur Filiz Çayı” marka ve tasarımını "Çayder Filiz Çayı” marka ve tasarımı adı altında piyasaya sürmek suretiyle oluşan haksız rekabetinin men’ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, “Çayder Filiz Çayı” markası adı altında davalı tarafça marka hakkında tecavüz şeklinde üretilen çay poşet ve paketlerinin el konulmasına ve imhasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerinin üretmeye yarayan kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhası taleplerinin başka türlü üretimi bulunması ve tecavüzü önlenmesi bakımından imhanın kaçınılmazlığı ispatlanamadığından reddine, karar kesinleştiğinde «masrafın» davalıdan karşılanmak suretiyle hüküm özetlerinin birkez Türkiye’de yayınlanan gazetelerden birinde iki kez de mahalli gazetelerde «ilanına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince davalıya ait “çay ürünü ambalaj kullanımının” davacı marka ve tasarımı ile «iltibas» yarattığı gerekçesiyle «haksız rekabetinin» men’ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına ve tecavüze elverişli davalıya ait çay poşet ve paketlerine el konulması ve imhasına karar verilmiş olmakla, bu ambalaj ve poşetlerin «münhasıran» basımında kullanılan film ve kalıplara el konulmasına ilişkin talebin de kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görül …
2-Dava, davacının marka ve tasarım hakkına dayalı «haksız rekabet» ve markaya tecavüzün men’i, tecavüze konu çay, poşet, paketlere ve bu ürünleri üretmeye özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhası ile maddi ve manevi tazminat istemidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · maktu vekalet ücreti · münhasırlık · ara karar · kesinlik sınırı · kesin süre · ticari defter · tacir
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince 29.03.2016 ve 28.06.2016 tarihli celselerde verilen «ara» kararla, davaya konu ürünün satışına başlandığı takvim yılından itibaren (2015 yılı ve 2015’ten 5 yıl öncesine ait) davanın açıldığı 10.08.2015 tarihi de «dahil» olmak üzere elde ettiği kazancı gösteren «ticari defter» ve kayıtların iki haftalık «kesin süre» içinde sunulması, aksi halde dosyanın mevcut haliyle karar verileceği hususu davalı tarafa 25.07.2016 tarihinde tebliğ edilmişse de davalı tarafından ticari defter …
6100 sayılı HMK'nın 222/5 maddesinde; “Taraflardan biri «tacir» olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın «ticari defterlerindeki kayıtları» kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, «ibrazı» talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” düzenlemesi mevcuttur.
3-Ayrıca, davacı vekili «maddi tazminat» talebini 556 sayılı KHK'nın 66/2-b madde kapsamında “davalı tarafın markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca” göre hesaplanmasını talep etmiş ve 21.08.2015 tarihli delil listesinde davalı «ticari defter» ve kayıtlarına dayandıklarını, «ticari defterlerindeki kayıtları» kabul ettiklerini bildirmiştir.
Bu halde, «münhasıran» davalı «ticari defter» ve kayıtlarına dayanan davacının «maddi tazminat» talebinin tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken, TBK'nın 50. maddesi kapsamında tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
-
Marka ve Tasarıma Tecavüz ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1554 E. 2023/5387 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… valının çay paketi üzerinde kullandığı ibarenin birebir aynı olduğu sadece yazı karakterleri ve yazılış biçimlerinin farklı olduğu, davacının "RİZE ÇAYI" markasının «ayırt edicilik» kazandığı ve zamanla tanımlayıcılığından sıyrılarak ürünün ticari kaynağı gösterir hale geldiği, davalının “Rize Çayı” ibaresini kullanım şeklinin davacının tescilli markasının içinde bulunan hizmetleri kapsadığı, tüketicilerin davalıya ait ürün üzerindeki ibare ile tescilli marka arasında herhangi bir ilişki olduğunu düşünmeleri ve bu ürünü davacı ürünü ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» men'ine, marka hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerini üretmeye yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına ilişkin taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», 6.000,00 TL manevi tazminatın, 16.582,13 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… adını kendi markasıyla birlikte (farklı eklerle) kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 7/5. maddesinde belirtilen dürüstçe kullanım niteliği taşıdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin de bulunmadığı gözetilerek açılan davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin is …
Somut olayda davalının kendi markası ile birlikte davacı adına tescilli "Rize Çayı" ibaresini kullanması «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 21.1) nolu çay paketi tasarımını taklit etmek suretiyle müvekkilinin marka ve tasarımdan kaynaklı haklarına tecavüz ettiğini, davalının bu eylemlerinin aynı zamanda «haksız rekabete» yol açtığını, müvekkilinin maddi zarara uğratıldığı gibi davalı tarafından müvekkilinin ürünleri taklit edilerek piyasaya sürülen çayların, kalite standartlarının düşük olması nedeniyle müvekkilinin itibar ve şöhretinin zedelenmesi nedeniyle manevi zararlara sebep olduğunu ileri sürerek davalının eylemlerinin müvekkilinin marka ve tasarımından kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve bu eylemlerin men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının b bendi ve 151 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca «belirsiz alacak davası» olarak 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüz teşkil eden çay, poşet ve paketler ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıp, klişe gibi üretim araçlarına el konulmasına ve imhasına, kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, 03.06.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 108.093,38 TL'ye yükseltmiştir.
… ce Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla inceleme konusu marka ve tasarım ile davacının tescilli markası "Tiryaki Çayı" ile ambalaj tasarımının «iltibasa» sebep olacak düzeyde benzer olduğu, bu benzerliğin karıştırılma tehlikesine yol açtığı, bu nedenle davalının "Güzel Çay Herdem Tiryaki Çayı" biçimindeki markayı ve ambalaj tasarımını kullanımı ile davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz ettiği ve «haksız rekabete» sebep olacağı gerekçesiyle itibarla davalının haksız rekabetinin men'ine, marka ve tasarım hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, davacının maddi ve manevi tazminat istemi yönünden yapılan incelemede ise; davacının «maddi tazminat» talebini 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının b bendi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç miktarına göre hesaplanması yöntemine dayandırdığı, buna göre tecavüz edenin «defter» kayıt ve belgeleri incelenerek, sırf dava konusu markayı kullanmak suretiyle ne kadar gelir elde ettiği belirlenerek, bu toplam satış hasılatından üretime ilişkin olarak yapılan gider ve «masraflar» düşüldükten sonra, yani bir başka deyişle tecavüz edenin elde ettiği net kara göre maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği (Yargıtay 11.
… ile davalının davacıya ait Çaykur Tiryaki Çayı marka ve tasarımını "Güzel Çay Herdem Tiryaki Çayı" markası ve tasarımı adı altında piyasaya sürmesi suretiyle oluşan «haksız rekabetinin» men'ine, «marka hakkına tecavüz» eden fillerin durdurulmasına, "Güzel Çay Herdem Tiryaki Çayı" markası adı altında davalı tarafça marka hakkında tecavüz şeklinde üretilen çay poşet ve paketlerinin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · ihtarat · belirsiz alacak davası · münhasırlık · hakkaniyet · kesin süre · alacak davası · ticari defter
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 09.07.2020 tarih 2020/501 E.-2020/501 K. sayılı kararı ile "Mahkemece, «maddi tazminat» hesabı yönünden, öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 220 ve devamı maddeleri uyarınca davalı tarafa ilgili döneme ilişkin tüm «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için «ihtaratlı» «kesin süre» verilmesi ve sunulmaması halinde, davalının dava konusu emtiadan hangi miktarda üretmiş olabileceği konusunda gerektiğinde 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacı tarafın görüşü de sorularak, davalıya işletmenin büyüklüğü, hacmi ve «müşteri çevresi» itibariyle üretip pazarlamış olabileceği taklit markalı ve tasarımlı ürün miktarı belirlenerek ve davalının hem marka hem de tasarımdan kaynaklı haklara tecavüz ettiği gözetilerek her bir sınai hakkın tanınmışlık ve etki düzeyi, marka ve tasarımın davalının elde ettiği kazançtaki payları değerlendirilerek, maddi tazminat hesabı yapılması ve manevi tazminat isteminin de, bu yolla tespit edilecek tecavüzün boyutuna göre değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta herhangi bir araştırma yapılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın kaldırılarak Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
… 21.1) nolu çay paketi tasarımını taklit etmek suretiyle müvekkilinin marka ve tasarımdan kaynaklı haklarına tecavüz ettiğini, davalının bu eylemlerinin aynı zamanda «haksız rekabete» yol açtığını, müvekkilinin maddi zarara uğratıldığı gibi davalı tarafından müvekkilinin ürünleri taklit edilerek piyasaya sürülen çayların, kalite standartlarının düşük olması nedeniyle müvekkilinin itibar ve şöhretinin zedelenmesi nedeniyle manevi zararlara sebep olduğunu ileri sürerek davalının eylemlerinin müvekkilinin marka ve tasarımından kaynaklı haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve bu eylemlerin men'ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının b bendi ve 151 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca «belirsiz alacak davası» olarak 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tecavüz teşkil eden çay, poşet ve paketler ile bu ürünlerin üretiminde kullanılan kalıp, klişe gibi üretim araçlarına el konulmasına ve imhasına, kararın «ilanına» karar verilmesini talep etmiş, 03.06.2021 tarihli «ıslah» dilekçesi ile «maddi tazminat» talebini 108.093,38 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «belirsiz alacak davası» olarak açılamayacağını, müvekkilinin 35 yıldır sektörde çay üretimiyle iştigal ettiğini, adına kayıtlı markalarının bulunduğunu, 2017 yılında " Güzel Çay Herdem Tiryaki Çayı Doğal Lezzet" ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, tescilli markanın kullanımının tecavüz teşkil etmeyeceğini, kaldı ki müvekkilinin markası ve kullanımı itibariyle «iltibasa» mahal verir nitelikte bir benzerliğin bulunmadığını, davacı markalarında yer alan "TİRYAKİ" ibaresinin tek başına davacının tekeline bırakılamayacağını, bu ibareyi «taşıyan» tescilli birçok markanın bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemişt …
… ve paketleriyle bunları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz ve makine gibi vasıtalara el konulması ve bunların imhası talep talebi yönünden yapılan değerlendirmede «münhasıran» tecavüze konu malların üretimine yarayan ve başkaca üretim kabiliyeti bulunmayan baskı kalıplarına el konularak imhalarına karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2306 E. 2020/285 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… valının çay paketi üzerinde kullandığı ibarenin birebir aynı olduğu sadece yazı karakterleri ve yazılış biçimlerinin farklı olduğu, davacının "RİZE ÇAYI" markasının «ayırt edicilik» kazandığı ve zamanla tanımlayıcılığından sıyrılarak ürünün ticari kaynağı gösterir hale geldiği, davalının “Rize Çayı” ibaresini kullanım şeklinin davacının tescilli markasının içinde bulunan hizmetleri kapsadığı, tüketicilerin davalıya ait ürün üzerindeki ibare ile tescilli marka arasında herhangi bir ilişki olduğunu düşünmeleri ve bu ürünü davacı ürünü ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu, bu hali ile davacının eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle davalının «haksız rekabetinin» men'ine, marka hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerini üretmeye yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına ilişkin taleplerinin reddine, hüküm özetinin «ilanına», 6.000,00 TL manevi tazminatın, 16.582,13 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… adını kendi markasıyla birlikte (farklı eklerle) kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 7/5. maddesinde belirtilen dürüstçe kullanım niteliği taşıdığı, markalar arasında «iltibas» tehlikesinin de bulunmadığı gözetilerek açılan davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin is …
Somut olayda davalının kendi markası ile birlikte davacı adına tescilli "Rize Çayı" ibaresini kullanması «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi rapor içeriklerine göre davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı biçimindeki markayı ambalaj kullanım biçimine göre kullanmasının «iltibas» yaratması nedeniyle davacının Çaykur Tiryaki Çayı «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, davalının Vatan Çay Tiryaki Çayı şeklindeki ambalajının ise davacının Çaykur Tiryaki Çayı markası ile karıştırılma ihtimali nedeniyle marka hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiği, markaların benzer ve farklı özelliklerini irdeleyen bilirkişi raporuna göre de davalının kullandığı markanın davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve haksız rekabete yol açtığı, her ne kadar bilirkişi raporunda maddi ve manevi tazminat hususunda net bir hesaplama yapılmamış ise de, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemediğinden davacının «maddi tazminat» talepli davasında BK 50. maddesi uyarınca maddi tazminatın mahkemece belirlendiği, manevi tazminatın da zenginleşme aracı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabu …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «haksız rekabet» ile «tescilli tasarım» ve marka haklarına dayalı tecavüzün tespiti, men ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, kararın gerekçe kısmında davalının eyleminin hem marka, hem de tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» olduğu belirtildiği halde hüküm fıkrasında tasarım hakkı yönünden bir hüküm kurulmaması çelişkili olmuş ve bu sebeple hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi · ticari defter ibrazı · ihtarat · tescilsiz tasarım · kesin süre · kâr payı · ticari defter · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, «maddi tazminat» hesabı yönünden, öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 220 ve devamı maddeleri uyarınca davalı tarafa ilgili döneme ilişkin tüm «ticari defter» ve kayıtlarını «ibraz» etmesi için «ihtaratlı» «kesin süre» verilmesi ve sunulmaması halinde, davalının dava konusu emtiadan hangi miktarda üretmiş olabileceği konusunda gerektiğinde HMK 220/3. maddesi uyarınca davacı tarafın görüşü de sorularak, davalıya işletmenin büyüklüğü, hacmi ve «müşteri çevresi» itibariyle üretip pazarlamış olabileceği taklit markalı ve tasarımlı ürün miktarı belirlenerek bu sonuca göre maddi tazminat hesabı yapılması ve manevi tazminat isteminin de, bu yolla tespit edilecek tecavüzün boyutuna göre değerlendirilmesi gerekirken, davalı tarafın «ticari defterlerinin ibraz» edilmediği gerekçesiyle 6098 sayılı TBK’nın 50 ve devamı maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle temyiz eden …
… arım KHK'nın 52/2-b maddesine dayandırmış olup, buna göre her bir hak kategorisi yönünden, markanın ve tasarımın ayrı ayrı davalının elde etmesi muhtemel kazançtaki «payı» esas alınarak belirlenmesi, davacının elde ettiği kazancın belirlenmesi için de öncelikle davalının «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesi gerekmektedir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, «haksız rekabet» ile «tescilli tasarım» ve marka haklarına dayalı tecavüzün tespiti, men ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4952 E. , 2022/9471 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 22.09.2020 tarih ve 2018/389 E- 2020/192 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin kabulüne-reddine dair Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2021/605 E- 2021/746 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 85/089392 sayılı "RİZE ÇAYI" ibareli markasının bulunduğunu, davalının "LİPTON RİZE ÇAYI" ibaresini kendi ürünlerinde markasal olacak şekilde kullandığını, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespite ve men'ine, tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay, poşet ve paketler ile ürünlere özgü kalıp ve klişe gibi araçlara el konulmasına ve imhasına, hükmün ilanına, uğranılan maddi ve manevi zararlara yönelik olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, "RİZE ÇAYI" ibaresinin coğrafi işaret niteliği taşıdığını, bu nedenle tek başına davacının tekeline bırakılamayacağını, davalının kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebebiyet verir nitelikte olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına davacı adına tescilli "RİZE ÇAYI" markası ile davalının çay paketi üzerinde kullandığı ibarenin birebir aynı olduğu sadece yazı karakterleri ve yazılış biçimlerinin farklı olduğu, davacının "RİZE ÇAYI" markasının ayırt edicilik kazandığı ve zamanla tanımlayıcılığından sıyrılarak ürünün ticari kaynağı gösterir hale geldiği, davalının “Rize Çayı” ibaresini kullanım şeklinin davacının tescilli markasının içinde bulunan hizmetleri kapsadığı, tüketicilerin davalıya ait ürün üzerindeki ibare ile tescilli marka arasında herhangi bir ilişki olduğunu düşünmeleri ve bu ürünü davacı ürünü ile karıştırma ihtimallerinin bulunduğu, bu hali ile davacının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalının haksız rekabetinin men'ine, marka hakkına tecavüz eden fillerin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden çay poşet ve paketlerini üretmeye yarayan özgü kalıp, klişe gibi araçlara el konulması ve imhasına ilişkin taleplerinin reddine, hüküm özetinin ilanına, 6.000,00 TL manevi tazminatın, 16.582,13 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; "RİZE ÇAYI" ibaresinin marka olarak tesciline engel bulunmamakla birlikte coğrafi yer adlarının marka sahibine inhisari hak sağlamayacağı, davacı markasının koruma kapsamının dar tutulması gerektiği, davalının Türk Patent nezdinde 2018/118073 no.lu, "LİPTON RİZE ÇAYI" ibaresini çay ve çay ürünleri yönünden 24.12.2018 koruma tarihli olacak şekilde adına tescil ettirdiği, Rize Ticaret Borsası tarafından yapılan başvuruya istinaden "RİZE ÇAYI" ibaresinin Türk Patent nezdinde 26.03.2021 tarihinde coğrafi işaret olarak tescil olduğu, davalının aynı coğrafi yer adını kendi markasıyla birlikte (farklı eklerle) kullanımının 6769 sayılı Kanun'un 7/5.
maddesinde belirtilen dürüstçe kullanım niteliği taşıdığı, markalar arasında iltibas tehlikesinin de bulunmadığı gözetilerek açılan davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince ise "Rize" ibaresinin coğrafi "çay" ibaresinin ise tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Ancak marka hukukunda tescil ilkesi geçerli olup, koruma tescil edilen marka sahibinin tekel hakkına yöneliktir. Bu bağlamda tescilli marka hükümsüz kılınmadığı sürece korunması anılan ilke gereğidir. Nitekim anılan husus 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
Somut olayda davalının kendi markası ile birlikte davacı adına tescilli "Rize Çayı" ibaresini kullanması marka hakkına tecavüz oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/871893000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz