Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5289 E. 2011/4753 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken açılan dava↗ aciz vesikası↗ havale↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafından yönetimine BDDK tarafından el konulmadan önce Sümerbank A.Ş. Denzli Şubesi'nde açılan hesaba yatırılan paranın Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 16.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı
bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur. Bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir. Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı sabittir. Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/55 Esas sayılı ceza davasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklanan bozma neden ve kapsamına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1767 E. 2010/12979 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı sabittir.
Benzer bu karardaBu durumda karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
… duatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına «havale» edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı bank …
Davacı tarafından Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlatılan icra takibinde İstanbul 7.İcra Müdürlüğü tarafından 12.10.2006 tarihli «aciz vesikası» verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu kararda… duatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına «havale» edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı bank …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10329 E. 2013/10137 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı sabittir.
Benzer bu kararda… imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkması karşısında, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle Sümerbank A. …
Mahkemece, Dairemizin 25.05.2005 tarih 2004/7503 E, 2005/5457 K. sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının TMSF kapsam ve güvencesinde olmayan hesap türünü benimseyerek mevduatını talimat yolu ile Off Shore Bankasına «havale» etmesi, buradan sonuç alınamadığında davalı bankaya başvurması gerekeceğinden, davanın erken açıldığı gerekçesiyle dinlenilme koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4179 E. 2011/2849 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı sabittir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka «görevlilerince» yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
… elini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaKararı, «borcu üstlenen» TMSF ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2330 E. 2011/309 K.
Ortak:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacınınalacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK'nun 53.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» hileli davranışlarının, telkin ve yönlendirmelerinin ve davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi, o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · imza inkarı · organik bağ · kesinleşen ilam · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · tüzel kişilik · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiştir.
… rbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1764 E. 2010/12906 K.
Ortak:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayanparasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Denizli Şubesi'nde davacı tarafından açılan hesaba yatırılan paranın, davacıya boş olarak imzalatılan fotokopi belgelerin «havale» talimatı olarak doldurulması suretiyle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya aktarıldığı, banka yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, gerçekte paranın yurt dışına aktarılmadığının belirlendiği, davacının parayı aktarma iradesinin bulunmadığı iddiasına dayalı alacak davasından ibarettir.
… tırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur.Bu bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. ve 140.maddeleri ile TMSF Yönetmeliği ve Fon Yönetim Kurulu’nun kararına istinaden davalının borç ve yükümlülükleri, davadan önce TMSF tarafından üstlenilmiş olup, TMSF bu sıfatla davaya yanıt vermiş ve mahkemece de, TMSF'na karar başlığında davalı safında «borcu üstlenen» sıfatıyla gösterilmiştir. ...
AŞ.nin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi gerektiğine,«borcu üstlenmenin» iç ilişkiyi ilgilendireceğine ve ...
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd.aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6676 E. 2010/2608 K.
Ortak:erken açılan dava · aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında,ceza ilamının akibeti araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği vekaletnamede yurt içi yada dışı ayrımı yapılmadan bankacılık ve «havale» işlemleri yapmaya yetkili kılınan ...'ın talimatı ile paranın off shore hesabına aktarıldığı, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… tırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur.Bu bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilamsız icra takibi · maddi hata · dolandırıcılık · kusur · eksik inceleme
Benzer bu kararda… lacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkması karşısında, davacının dayandığı Efektifbank Off-Shore Ltd.aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» icra mahkemesince iptaline ilişkin karar temyiz üzerine onanarak kesinleşmiş ise de,bu karar anılan şirketin mal varlığının bulunmadığı olgusunu kaldıracak nitelikte bir karar olmayıp,takip hukuku bakımından sonuç doğurur ise de bu alacak davasına konu alacağı kaldıracak bir etki yapması mümkün değildir.Sümerbank A.Ş eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği vekaletnamede yurt içi yada dışı ayrımı yapılmadan bankacılık ve «havale» işlemleri yapmaya yetkili kılınan ...'ın talimatı ile paranın off shore hesabına aktarıldığı, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının vekil kıldığı kişinin davacının avukatı değil babası olup,avukatı olduğuna dair gerekçe bölümünün «maddi hataya» dayalı olduğunun kabulü gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında,ceza ilamının akibeti araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12056 E. 2013/14418 K.
Ortak:aciz vesikası · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı sabittir.
Benzer bu karardaDavacı tarafından dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine başlatılan «icra takibi kesinleşmiş» ve «aciz vesikası» alınmıştır.
Bu bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.
Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibinin kesinleşmesi · takibin kesinleşmesi · dolandırıcılık
Benzer bu karardaDavacı tarafından dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine başlatılan «icra takibi kesinleşmiş» ve «aciz vesikası» alınmıştır.
… rbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan açılan dosyada yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshor …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5289 E. , 2011/4753 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/762-2008/346 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'ya devredilen Sümerbank A.Ş.’nin Denizli Şubesi’nde (150.000) DM tutarında mevduat hesabının bulunduğunu, 03.12.1999 tarihinde bir miktarını çektiğini ve geriye (131.575) DM parasının kaldığını, anılan bankaya el koyma sürecinde parasının müvekkilinin talimatı olmadan Efektifbank Off Shore Ltd. isimli bankaya havale edildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, şimdilik faiziyle birlikte (185.780) DM alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
TMSF vekili, davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafından yönetimine BDDK tarafından el konulmadan önce Sümerbank A.Ş. Denzli Şubesi'nde açılan hesaba yatırılan paranın Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 16.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı
bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur. Bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir. Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı sabittir. Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş.
eski yöneticilerinin yargılandıkları İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/55 Esas sayılı ceza davasının akıbeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklanan bozma neden ve kapsamına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021174200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz