Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15630 E. 2014/5269 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası↗ sözleşmenin iptali↗ hisse senedi↗ dolandırıcılık↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “İddianın öne sürülüş şekline göre davanın, haksız fiilden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece, davacı tarafa dava dışı Naci Keskin hakkında dava açması için önel verilip, bu şahsa dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu hisse senedi belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve dolandırılma iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davacı tarafça verilen süre için N.. K.. hakkında dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile davalı şirketle yapılan sözleşmenin iptali ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, Dairemizin 10.03.2011 tarih, 2009/3786 Esas, 2011/2513 Karar sayılı ilamında her ne kadar davacıların para verdiklerini iddia ettikleri N.. K. hakkında dava açmaları için davacılara süre verilmesi ve dava açıldığı takdirde eldeki bu dava ile birleştirilerek işin esasına girilmesi için mahkemece verilen karar bozulmuş ise de, Naci Keskin hakkında dava açılması bir dava şartı olmayıp, dava açılmamış olması eldeki davanın esasına girilmesine engel değildir.
Bu itibarla, mahkemece, bozma ilamımızda belirtildiği üzere, aralarında şirketler hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu hisse senedi belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve dolandırılma iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bozma ilamımız hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7583 E. 2015/5061 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “İddianın öne sürülüş şekline göre davanın, haksız fiilden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece, davacı tarafa dava dışı Naci Keskin hakkında dava açması için önel verilip, bu şahsa dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
… r hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile davalı şirketle yapılan «sözleşmenin iptali» ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, Dairemizin 10.03.2011 tarih, 2009/3786 Esas, 2011/2513 Karar sayılı ilamında her ne kadar davacıların para verdiklerini iddia ettikleri N..
Benzer bu kararda… bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davalı şirketin davacıların “tahsil fişi” ile para ödedikleri 01.02.2001 tarihi ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının getirtilmesi, defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek, dosyaya davacılar tarafından sunulan tahsilat fişi seri numarası ile birlikte sunulan delillerin incelenmesi, ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından, davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, incelenen «defter» kayıtlarında davacıların ortaklık «kaydına» rastlanmadığı ve yine tahsil fişine ait herhangi bir kaydın bulunmadığı, tahsil fişinde belirtilen tutarın davalı şirkete «teslim» edildiği hususunun mevcut delillerle kanıtlanamadığı, davacılara tahsil fişinde adı geçen Hayri Şen hakkında birleştirme talepli dava açmak ve keza davalı şirket tarafından kandırıldıkları iddiası kapsamında dinlenmek üzere tanıklarını bildirmeleri yönünde verilen «kesin süreye» rağmen anılan davanın açılmadığı, kesin süreden sonra bildirilen ve «istinabe yolu» ile dinlenilmesi talep edilen tanığın dilekçe ekinde sunulan yazılı beyan içeriğinin davacıların kandırıldığı iddiasını kanıtlar mahiyette olmadığı gerekçesiyle da …
Dava, davalı şirketle geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yolu · şirket merkezi mahkemesi · pay defteri · kesin süre · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, incelenen «defter» kayıtlarında davacıların ortaklık «kaydına» rastlanmadığı ve yine tahsil fişine ait herhangi bir kaydın bulunmadığı, tahsil fişinde belirtilen tutarın davalı şirkete «teslim» edildiği hususunun mevcut delillerle kanıtlanamadığı, davacılara tahsil fişinde adı geçen Hayri Şen hakkında birleştirme talepli dava açmak ve keza davalı şirket tarafından kandırıldıkları iddiası kapsamında dinlenmek üzere tanıklarını bildirmeleri yönünde verilen «kesin süreye» rağmen anılan davanın açılmadığı, kesin süreden sonra bildirilen ve «istinabe yolu» ile dinlenilmesi talep edilen tanığın dilekçe ekinde sunulan yazılı beyan içeriğinin davacıların kandırıldığı iddiasını kanıtlar mahiyette olmadığı gerekçesiyle da …
Ancak davalı «şirket merkezinde» yapılan ilk «bilirkişi incelemesinde», sadece davalı şirketin 2001 yılı «defter»-i kebir defteri ile 1998 tarihli «pay defteri» incelenebilmiş, yevmiye defteri, tahsil fişi koçanları, ücret bordoları vs. defter ve belgeleri ise istendiği halde olmadığı söylendiğinden incelenememiştir.
… bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davalı şirketin davacıların “tahsil fişi” ile para ödedikleri 01.02.2001 tarihi ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının getirtilmesi, defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek, dosyaya davacılar tarafından sunulan tahsilat fişi seri numarası ile birlikte sunulan delillerin incelenmesi, ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından, davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da mahkemece davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve işin esasının incelenmesine çalışılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3786 E. 2011/2513 K.
Ortak:istirdat davası · sözleşmenin iptali · hisse senedi · dolandırıcılık · istirdat · ortaklık ilişkisi · e-defter · Sözleşmenin İptali
İncelediğiniz kararda… davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “İddianın öne sürülüş şekline göre davanın, haksız fiilden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece, davacı tarafa dava dışı Naci Keskin hakkında dava açması için önel verilip, bu şahsa dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
… r hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile davalı şirketle yapılan «sözleşmenin iptali» ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, Dairemizin 10.03.2011 tarih, 2009/3786 Esas, 2011/2513 Karar sayılı ilamında her ne kadar davacıların para verdiklerini iddia ettikleri N..
Benzer bu karardaDava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşü nazara alındığında, davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde, davanın yanlış nitelenmesine dayalı olarak, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı, ödeme belgelerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı, bu nedenle şirket yönünden bağlayıcılığı olmadığı anlaşılan ödeme belgelerine göre davac …
… r hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
… cıların değişik tarihlerde davalıya DM üzerinden ödeme yaptıkları, bu makbuzlarda şirkete ait kaşenin bulunmadığı, dava dışı ... imzalarının bulunduğu, karşılığında «kar payı» kuponu aldıkları, taraflar arasında «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, davacıların ödediği meblağları Noya A.Ş. ve onu «temsilen» dava dışı ...’den talep hakları bulunduğu ,davacıların herhangi bir şekilde ortaklar «pay defterinde» kayıtlı olmadığı, davacıların ödemelerine ilişkin olarak davalı defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacıların yaptıkları ödemelerinde sermaye hesabına …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · pay defteri · garantörlük · kâr payı · kötüniyet · temsil
Benzer bu kararda… cıların değişik tarihlerde davalıya DM üzerinden ödeme yaptıkları, bu makbuzlarda şirkete ait kaşenin bulunmadığı, dava dışı ... imzalarının bulunduğu, karşılığında «kar payı» kuponu aldıkları, taraflar arasında «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığı, davacıların ödediği meblağları Noya A.Ş. ve onu «temsilen» dava dışı ...’den talep hakları bulunduğu ,davacıların herhangi bir şekilde ortaklar «pay defterinde» kayıtlı olmadığı, davacıların ödemelerine ilişkin olarak davalı defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacıların yaptıkları ödemelerinde sermaye hesabına …
… ve gerekse de replik beyanında davalı şirkete ortak olduklarını ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve «kötüniyetli» vaad ve «garantilerle» davacılar gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişiyi dini duygularını sömürerek, topladıkları paraları iade etmeyip davalı holding ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardıkları iddia olunarak verilen paranın «istirdadını» istemiştir.
Gerçekten de dosyada bulunan 23.12.1999 ve 30.10.2000 tarihli tahsil fişlerinin 20.10.2000-20.5.2002 tarihleri arasında şirket ortağı olan ... tarafından imzalandığı, belgede şirket kaşesi ve yetkili «temsilcisinin» onayının olmadığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2290 E. 2016/614 K.
Ortak:dolandırıcılık · ortaklık ilişkisi · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “İddianın öne sürülüş şekline göre davanın, haksız fiilden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece, davacı tarafa dava dışı Naci Keskin hakkında dava açması için önel verilip, bu şahsa dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
… r hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile davalı şirketle yapılan «sözleşmenin iptali» ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, Dairemizin 10.03.2011 tarih, 2009/3786 Esas, 2011/2513 Karar sayılı ilamında her ne kadar davacıların para verdiklerini iddia ettikleri N..
Benzer bu kararda… arın bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davalı şirketin davacının “tahsil fişi” ile para ödediği 05.07.2000 tarihi ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının getirtilmesi, defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek, dosyaya davacı tarafından sunulan tahsilat fişi seri numaraları ile birlikte diğer delillerin incelenmesi, anılan tahsil fişlerinin davalı şirket tarafından tanzim edilip edilmediğinin, bu ve benzeri belgelerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığının, üzerinde bulunan seri numaralarının geçerliliğinin bulunup bulunmadığının, bu şekilde düzenlenen tahsil fişlerinin başka kişilere de verilip verilmediğinin, tahsil fişinde ismi geçen kişinin davalı şirketin «temsilcisi» gibi hareket eden bir elemanı olup olmadığının, yine davalı şirketin izinsiz halka arz faaliyeti yapıp yapmadığının, ...,... raporları ve... kayıtları ayrıntılı bir şekilde incelenerek tespit edilmesi, ayrıca davacı tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından, davacının bu iddiaya ilişkin gösterdiği tanıklar da dinlenilmek suretiyle yukarıda açıklanan tüm delillerle birlikte davacının iradesinin fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin «defterlerinde» davacının ortaklık «kaydına» ve tahsil fişine ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, tahsil fişinde belirtilen tutarın davalı şirkete «teslim» edildiği hususunun mevcut delillerle kanıtlanamaması nedeniyle, davacıya tahsil fişlerinde adı geçen... hakkında birleştirme talepli dava açması ve davalı şirket tarafından kandırıldıkları iddiası kapsamında dinletmek üzere tanıklarını bildirmesi yönünde verilen «kesin süreye» rağmen, tanık bildirilmediği ve keza anılan davanın açılmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirketle geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · pay defteri · kesin süre · bilirkişi incelemesi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz · temsil
Benzer bu kararda… arın bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davalı şirketin davacının “tahsil fişi” ile para ödediği 05.07.2000 tarihi ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının getirtilmesi, defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek, dosyaya davacı tarafından sunulan tahsilat fişi seri numaraları ile birlikte diğer delillerin incelenmesi, anılan tahsil fişlerinin davalı şirket tarafından tanzim edilip edilmediğinin, bu ve benzeri belgelerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığının, üzerinde bulunan seri numaralarının geçerliliğinin bulunup bulunmadığının, bu şekilde düzenlenen tahsil fişlerinin başka kişilere de verilip verilmediğinin, tahsil fişinde ismi geçen kişinin davalı şirketin «temsilcisi» gibi hareket eden bir elemanı olup olmadığının, yine davalı şirketin izinsiz halka arz faaliyeti yapıp yapmadığının, ...,... raporları ve... kayıtları ayrıntılı bir şekilde incelenerek tespit edilmesi, ayrıca davacı tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından, davacının bu iddiaya ilişkin gösterdiği tanıklar da dinlenilmek suretiyle yukarıda açıklanan tüm delillerle birlikte davacının iradesinin fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin «defterlerinde» davacının ortaklık «kaydına» ve tahsil fişine ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, tahsil fişinde belirtilen tutarın davalı şirkete «teslim» edildiği hususunun mevcut delillerle kanıtlanamaması nedeniyle, davacıya tahsil fişlerinde adı geçen... hakkında birleştirme talepli dava açması ve davalı şirket tarafından kandırıldıkları iddiası kapsamında dinletmek üzere tanıklarını bildirmesi yönünde verilen «kesin süreye» rağmen, tanık bildirilmediği ve keza anılan davanın açılmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davalı «şirket merkezinde» yapılan 18.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda, sadece davalı şirketin 2000 ve 2001 yılı «defter»-i kebir defteri ile 1998 tarihli ortaklar «pay defteri» incelenebilmiş, yevmiye defteri, tahsil fişi koçanları, ücret bordoları vs. defter ve belgeleri ise incelenmemiş, defter-i kebir defterinin de işlem detaylarını içermediğinden mahkemece istenen ayrıntılı raporun düzenlenemediği bildirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da mahkemece davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve işin esasının incelenmesine çalışılmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6859 E. 2011/5694 K.
Ortak:dolandırıcılık · istirdat · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “İddianın öne sürülüş şekline göre davanın, haksız fiilden kaynaklanan bir alacak («istirdat) davası» niteliğinde olmakla, mahkemece, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece, davacı tarafa dava dışı Naci Keskin hakkında dava açması için önel verilip, bu şahsa dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
… r hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu «hisse senedi» belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğrat …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin kayıt ve «defterlerine» ulaşılamadığından «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı, davacı vekili tarafından sunulan 15.05.2001 tarihli belge incelendiğinde, davacının davalı şirkete hisse bedeli karşılığı para yatırdığı, TTK 329. maddesine göre «anonim şirketin» kendi hissesini temellük edemeyeceği, diğer davalıya şirket hissesi için verilen para nedeniyle bir «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar ve …
… e ve gerekse de replik beyanında, davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve «kötüniyetli» vaad ve «garantilerle» kendi gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürmek suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardığını iddia ederek verilen paranın «istirdadını» istemiştir.
Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşüne göre; davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak («istirdat») davasını niteliğindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye artırımı · hisse devri · garantörlük · anonim şirket · bilirkişi incelemesi · ticaret sicili · kötüniyet · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak, davalı şirketin «ticaret sicil» memurluğundan ticaret sicil «kaydının» getirtilip, aralarında şirketler hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, dosyaya davacı tarafından sunulan davalı şirket logolu tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacı tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından davacının bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle şirkete ortak olup olmadığı, ortak ise «hisse devri» yoluyla mı yoksa «sermaye artırımı» sonucu mu ortak olduğunun tesbiti sermaye artırımı sırasında ortak olmuşsa hisselerin nominal bedelinin ne olduğu, nominal bedel dışında para alınmış ise primli pay senedi çıkartılması hususunda geçerli bir karar bulunup bulunmadığı araştırılıp iradesinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak parasının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde yanlış niteleme ve «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin kayıt ve «defterlerine» ulaşılamadığından «bilirkişi incelemesi» yaptırılamadığı, davacı vekili tarafından sunulan 15.05.2001 tarihli belge incelendiğinde, davacının davalı şirkete hisse bedeli karşılığı para yatırdığı, TTK 329. maddesine göre «anonim şirketin» kendi hissesini temellük edemeyeceği, diğer davalıya şirket hissesi için verilen para nedeniyle bir «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar ve …
… e ve gerekse de replik beyanında, davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı ve «kötüniyetli» vaad ve «garantilerle» kendi gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürmek suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardığını iddia ederek verilen paranın «istirdadını» istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15630 E. , 2014/5269 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/05/2012
NUMARASI 2011/453-2012/328
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/05/2012 tarih ve 2011/453-2012/328 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. Ö.. K.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının Hollanda’da yaptığı toplantı ve konferanslar sırasında kendilerinin yeni bir sistem geliştirdiklerini, bu sistemde faizle para yatırmaya gerek kalmadan şirket karına ve zararına ortak olmak suretiyle %20 kar payı kazanmanın mümkün olduğu, yatırımcıların üç ay önceden haber vermek şartıyla yatırdıkları parayı geri alabilecekleri vaatlerinde bulunduklarını, müvekkillerinin de bu toplantılar sonrasında kar zarar ortaklığı çerçevesinde davalı şirketin Alman markı bazında %20 kar payı vereceğini ve her an geri alabileceği düşüncesinden hareketle şirkete para yatırdıklarını, ancak davalı tarafından kendilerine verilen belgenin kar zarar ortaklığı belgesinde bulunulması gereken özellikleri taşımadığı, davalının yetkili makamların izni olmadan para topladığını ileri sürerek, davalı şirket ile yapılan sözleşmenin iptaline, 175.000 DM karşılığı 89.476,07 Euro alacak için şimdilik her bir davacı için 6.000 Euro’dan toplam 12.000 Euro karşılığı 22.080,00 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “İddianın öne sürülüş şekline göre davanın, haksız fiilden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davası niteliğinde olmakla, mahkemece, davacının bildirmiş olduğu delillerin hiçbiri toplanmaksızın, yapılan yetersiz araştırma ve soruşturma sonucunda davacılar ile davalı arasında ortaklık ilişkisinin kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece, davacı tarafa dava dışı Naci Keskin hakkında dava açması için önel verilip, bu şahsa dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip, yeniden bilirkişi heyeti oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu hisse senedi belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve dolandırılma iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davacı tarafça verilen süre için N..
K.. hakkında dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile davalı şirketle yapılan sözleşmenin iptali ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkin olup, Dairemizin 10.03.2011 tarih, 2009/3786 Esas, 2011/2513 Karar sayılı ilamında her ne kadar davacıların para verdiklerini iddia ettikleri N.. K. hakkında dava açmaları için davacılara süre verilmesi ve dava açıldığı takdirde eldeki bu dava ile birleştirilerek işin esasına girilmesi için mahkemece verilen karar bozulmuş ise de, Naci Keskin hakkında dava açılması bir dava şartı olmayıp, dava açılmamış olması eldeki davanın esasına girilmesine engel değildir.
Bu itibarla, mahkemece, bozma ilamımızda belirtildiği üzere, aralarında şirketler hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin davacıların ortak olduğu ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtları celbedelip, dosyaya davacılar tarafından sunulan davalı şirket logolu hisse senedi belgesi, tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacılar tarafından kandırılma ve dolandırılma iddiasına dayanıldığından davacıların bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle davacıların iradelerinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bozma ilamımız hatalı değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temiyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101789300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz