6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sermaye artırımı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6859 E. 2011/5694 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermaye artırımı hisse devri dolandırıcılık garantörlük anonim şirket istirdat bilirkişi incelemesi haksız fiil ticaret sicili kötüniyet cy/cy kaydı eksik inceleme teslim husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 74 · SPK · TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin kayıt ve defterlerine ulaşılamadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, davacı vekili tarafından sunulan 15.05.2001 tarihli belge incelendiğinde, davacının davalı şirkete hisse bedeli karşılığı para yatırdığı, TTK 329. maddesine göre anonim şirketin kendi hissesini temellük edemeyeceği, diğer davalıya şirket hissesi için verilen para nedeniyle bir husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, gerek dava dilekçesinde ve gerekse de replik beyanında, davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat

hükümlerine aykırı ve kötüniyetli vaad ve garantilerle kendi gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürmek suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardığını iddia ederek verilen paranın istirdadını istemiştir. Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşüne göre; davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davasını niteliğindedir. Bu niteleme ışığında dosya incelendiğinde, dosyada bulunan davalı şirket başlıklı 15.05.2001 tarihli tahsil fişinde “teslim eden” yazısı altındaki imzanın kime ait olduğu anlaşılamamaktadır. Bu belge dışında da davacının şirket ortağı olduğuna dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak, davalı şirketin ticaret sicil memurluğundan ticaret sicil kaydının getirtilip, aralarında şirketler hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, dosyaya davacı tarafından sunulan davalı şirket logolu tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacı tarafından kandırılma ve dolandırılma iddiasına dayanıldığından davacının bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle şirkete ortak olup olmadığı, ortak ise hisse devri yoluyla mı yoksa sermaye artırımı sonucu mu ortak olduğunun tesbiti sermaye artırımı sırasında ortak olmuşsa hisselerin nominal bedelinin ne olduğu, nominal bedel dışında para alınmış ise primli pay senedi çıkartılması hususunda geçerli bir karar bulunup bulunmadığı araştırılıp iradesinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak parasının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken HUMK’nun 74 ve 75. maddelerine aykırı düşecek şekilde yanlış niteleme ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmenin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3786 E. 2011/2513 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9453 E. 2012/16454 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6357 E. 2010/13158 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4081 E. 2012/8368 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4078 E. 2012/8367 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4074 E. 2012/8366 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Güven ilişkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6353 E. 2011/266 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Istirdat davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6303 E. 2010/13159 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6859 E.  ,  2011/5694 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.10.2008 tarih ve 2006/669-2008/465 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2011 gününde davacı avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalının, yüksek faiz vaadi ile davalı şirkete para yatırdığını, yatırdığı paranın kendisine ödenmesini talep etmiş ise de bir sonuç alamadığını davacının bankacılık yasasına uygun olmayan bir şekilde para topladığını ve SPK’na aykırı şekilde aracılık faaliyetlerinde bulunduğunu, diğer davalının da yönetim kurulu başkanı olarak şirketle birlikte hareket ettiğini ileri sürerek davacıya geçerli bir hisse senedi devri yapılmadığının tespiti ile 30.000 DM karşılığı 27.450 YTL’nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar davaya yanıt vermemişlerdir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin kayıt ve defterlerine ulaşılamadığından bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, davacı vekili tarafından sunulan 15.05.2001 tarihli belge incelendiğinde, davacının davalı şirkete hisse bedeli karşılığı para yatırdığı, TTK 329. maddesine göre anonim şirketin kendi hissesini temellük edemeyeceği, diğer davalıya şirket hissesi için verilen para nedeniyle bir husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın ise husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, gerek dava dilekçesinde ve gerekse de replik beyanında, davalı şirkete ortak olduğunu ileri sürmemiş, tersine, davalı şirket ve yöneticilerinin yürürlükteki mevzuat

hükümlerine aykırı ve kötüniyetli vaad ve garantilerle kendi gibi yurtdışında yaşayan pek çok kişinin dini duygularını sömürmek suretiyle topladıkları paraları iade etmeyip davalı ... ve bünyesindeki diğer grup şirketlerine aktardığını iddia ederek verilen paranın istirdadını istemiştir. Dava, iddianın bu biçimdeki ileri sürülüşüne göre; davalıların iddia olunan organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir alacak (istirdat) davasını niteliğindedir. Bu niteleme ışığında dosya incelendiğinde, dosyada bulunan davalı şirket başlıklı 15.05.2001 tarihli tahsil fişinde “teslim eden” yazısı altındaki imzanın kime ait olduğu anlaşılamamaktadır. Bu belge dışında da davacının şirket ortağı olduğuna dair dosyada bir delil bulunmamaktadır.

Bu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak, davalı şirketin ticaret sicil memurluğundan ticaret sicil kaydının getirtilip, aralarında şirketler hukuku ve sermaye piyasası konusunda uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, dosyaya davacı tarafından sunulan davalı şirket logolu tahsilat fişi dikkate alınarak ve ayrıca davacı tarafından kandırılma ve dolandırılma iddiasına dayanıldığından davacının bu iddiaya ilişkin gösterdikleri tanıklar da dinlenilmek suretiyle şirkete ortak olup olmadığı, ortak ise hisse devri yoluyla mı yoksa sermaye artırımı sonucu mu ortak olduğunun tesbiti sermaye artırımı sırasında ortak olmuşsa hisselerin nominal bedelinin ne olduğu, nominal bedel dışında para alınmış ise primli pay senedi çıkartılması hususunda geçerli bir karar bulunup bulunmadığı araştırılıp iradesinin ileri sürüldüğü gibi fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak parasının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken HUMK’nun 74 ve 75.

maddelerine aykırı düşecek şekilde yanlış niteleme ve eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023449100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.