Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3895 E. 2014/8212 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ halefiyet↗ müteselsil sorumluluk↗ hisse devir sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ uyuşmazlık konusu↗ anonim şirket↗ iflas↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin 13.03.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, 03/11/1999 tarihinde davacının bankada bulunan hesabından 2.081,00 TL (2.081.000.000 TL) %70 faizle 7 gün vadeli olmak üzere off shorre şirketine gönderilmek üzere hesap açıldığı ve evrak üzerinde aktarmanın yapıldığı, dosyada mevcut kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre, Yurt Security Off Shorre Ltd. Şirketi'nin 19.08.1998 tarihinde KKTC'de 500.000 USD sermaye ile A. A. B. tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacıyla kurulduğu, anılan bankanın ortakları ve direktörlerinin Yurtbank A.Ş. ve Balkaner grup şirketlerinde çalışan kişiler olduğu, dolayısıyla şirket üzerinde A. A. B. tam bir hakimiyetinin bulunduğu, şirket adına mevduat toplanması aşamasında Yurtbank A.Ş. şubelerinin kullanıldığı, bu konuda toplantılar yapılarak şube müdürlerine talimat verildiği zaman zaman okunduktan sonra imha edilmek üzere konuyla ilgili genelgeler gönderildiği, off shore para yatıranlar için cüzdanlar verildiği ve daha fazla faiz getireceği söylenerek müşterilerin bu hesaba yönlendirildiği, off shore limitedin bankanın merkez şubesinde açtırdığı hesaba bu paraların aktarıldığı, off shore şirketinin sadece Yurtbank A.Ş. merkez şubesindeki hesabından ibaret olduğu, tüm şubeler tarafından toplanan paraların bu hesaba nakledildiği ve grup şirketlere bu hesaptan kredi olarak aktarıldığı, bu aktarım sırasında önce gerçek kişilere daha sonra grup şirketlere naklin yapıldığı, hatta bazı şirketlerin bu paraların diğer şirketlere naklinin sağlanması için kurulduğunun ceza mahkemesince maddi vakıa olarak tespit edildiği ve sübuta erdiği, Yurtbank A.Ş. hakim hissedarı A. A. B., Off shore şirketi yöneticisi S.. E.., M. N. Y..bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu belirleme ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı Ing Bank A.Ş. (Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.–Oyakbank A.Ş.) tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. […]. A..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/son maddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B.. Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.081,26 TL'nin 03/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar A.. B.., S.. E.. ve İng Bank A.Ş’den müteselsilen tahsiline davalı TMSF hakkında verilen red kararı kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve B.. Holding A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ing Bank A.Ş. vekili ile davalı müflis A.. B.. İflas İdare Memurları temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı Ing Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-[…]A. B. İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya içeriğinden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile davalı A. A. B.n iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı A. A. B.. İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, davalı A.. A..B.. İflas İdaresi Memurları'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6895 E. 2013/21359 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · temsil · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Y..bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu belirleme ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar …
A..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B..
Benzer bu kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacıların murisinin de bulunduğu müşterileri off-shore bankasına yöneltmek suretiyle «dolandırdığı», davacıların alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» TMSF vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan TMSF vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13282 E. 2017/1161 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · maddi hata
Benzer bu kararda… adaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile hüküm fıkrasının 1. bendinde «faiz başlangıç tarihi» olarak 22/07/1999 tarihi yazılması gerekirken 22/07/2009 tarihi yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/181 E. 2013/17092 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B..
Y..bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu belirleme ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar …
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · reeskont faizi · def'i · havale · maddi tazminat
Benzer bu kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/181 E. 2013/17092 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
A..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B..
Y..bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu belirleme ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar …
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · reeskont faizi · def'i · havale · maddi tazminat
Benzer bu kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3789 E. 2014/6528 K.
Ortak:kayıt kabul davası · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaA..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B..
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.081,26 TL'nin 03/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
B.n «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
A.Ş. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.700,71 TL'nin 10.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A.B.İflas İdaresi Memurları temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3786 E. 2014/6525 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaA..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B..
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.081,26 TL'nin 03/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
B.n «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaB..'in eyleminin 6762 sayılı TTK'nın 336/5. maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B..
H.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · vade · tebligat · harç · husumet
Benzer bu karardaH.. dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B..
A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.800 TL'nin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Kararı, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve Müflis A..
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Ing Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3778 E. 2014/6529 K.
Ortak:kayıt kabul davası · müteselsil sorumluluk · anonim şirket · iflas · avans faizi · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaA..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son» maddesinde de, «temsile» veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B..
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.081,26 TL'nin 03/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılar A..
B.n «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan Anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.989,46 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» T..
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
T.. tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ING Bank A.Ş'ye devredilen Yurtbank A.Ş'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ING Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan harçtan sorumlu tutulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · harç ikmali · eksik harç · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · maddi hata · vade · yargılama gideri
Benzer bu karardaN.Y.'ün adlarının gerekçeli kararın «eksik harç ikmali», «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» tahsili içeren bentlerinde yer alması «maddi hata» niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davalı ING Bank adına «borcu üstlenen» T..
… nde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/«son». maddesinde «temsile» ve idareye salâhiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden «anonim şirketin» sorumlu olacağı hükme bağlandığından B.Holding dışındaki davalı banka ve yöneticileri olan davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları, davacı hesaba yatırılan Anaparaya hesap açılırken belirlenen faizi ekleyerek «vade» sonu itibariyle «akdi faiz» istemişse de hesabın açıldığı tarihten itibaren «avans faizine» hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, davalı B.Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.989,46 TL'nin 01.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» T..
Kararı, davalı ING Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» T..
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3895 E. , 2014/8212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/12/2012
NUMARASI 2012/364-2012/662
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2012/364-2012/662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı İ.. A.. vekili ile davalı […]. B.. İflas İdare Memurları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin […] Şubesi'nde hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasını off-shore hesabına yatırdığını, müvekkilinin parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmediğini, Yurtbank A.Ş'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 2.083,67 TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bayram Eser vekili, müvekkilinin bankanın genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davacının parasını öncelikle off-shore şirketinden talep etmesi gerektiğini, davacının kendi iradesi ile parasını off-shore hesabına gönderdiğini, banka çalışanlarının yönlendirmesi iddiasının inandırıcı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın Ankara Ticaret Mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, davaya bakma yetkisinin İstanbul Ticaret Mahkemelerine ait olduğunu, davanın haksız fiile dayandırılmış olması halinde zamanaşımına uğradığını, off-shore bankası ile müvekkilinin hükmi şahsiyetlerinin farklı bulunduğunu, bankanın müşteriyi yönlendirmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar Z, İ,, B,Ö,, P, B,, Ü,Taahhüt A.Ş, B, Holding A.Ş, Y,Ö, A.. B.. ve S.. E.. vekili davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 13.03.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, 03/11/1999 tarihinde davacının bankada bulunan hesabından 2.081,00 TL (2.081.000.000 TL) %70 faizle 7 gün vadeli olmak üzere off shorre şirketine gönderilmek üzere hesap açıldığı ve evrak üzerinde aktarmanın yapıldığı, dosyada mevcut kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre, Yurt Security Off Shorre Ltd. Şirketi'nin 19.08.1998 tarihinde KKTC'de 500.000 USD sermaye ile A. A. B. tarafından grup şirketlerine kredi sağlamak amacıyla kurulduğu, anılan bankanın ortakları ve direktörlerinin Yurtbank A.Ş. ve Balkaner grup şirketlerinde çalışan kişiler olduğu, dolayısıyla şirket üzerinde A. A. B.
tam bir hakimiyetinin bulunduğu, şirket adına mevduat toplanması aşamasında Yurtbank A.Ş. şubelerinin kullanıldığı, bu konuda toplantılar yapılarak şube müdürlerine talimat verildiği zaman zaman okunduktan sonra imha edilmek üzere konuyla ilgili genelgeler gönderildiği, off shore para yatıranlar için cüzdanlar verildiği ve daha fazla faiz getireceği söylenerek müşterilerin bu hesaba yönlendirildiği, off shore limitedin bankanın merkez şubesinde açtırdığı hesaba bu paraların aktarıldığı, off shore şirketinin sadece Yurtbank A.Ş. merkez şubesindeki hesabından ibaret olduğu, tüm şubeler tarafından toplanan paraların bu hesaba nakledildiği ve grup şirketlere bu hesaptan kredi olarak aktarıldığı, bu aktarım sırasında önce gerçek kişilere daha sonra grup şirketlere naklin yapıldığı, hatta bazı şirketlerin bu paraların diğer şirketlere naklinin sağlanması için kurulduğunun ceza mahkemesince maddi vakıa olarak tespit edildiği ve sübuta erdiği, Yurtbank A.Ş.
hakim hissedarı A. A. B., Off shore şirketi yöneticisi S.. E.., M. N. Y..bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, bu belirleme ve emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarına göre, mahkumiyetlerine karar verilen banka yöneticisi davalılar ile davalı Ing Bank A.Ş. (Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş.–Oyakbank A.Ş.) tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. […]. A..B.. eyleminin aynı zamanda TTK'nın 336/5 maddesinde tarif edilen gerek kanunların gerekse sözleşmelerin kendisine yüklediği sair vazifelerin kasten ve ihmal neticesi yapılmaması niteliğinde bulunduğu, TTK'nın 321/son maddesinde de, temsile veya idareye salahiyetli olanların vazifelerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirketin sorumlu olacağı hükme bağlandığı, B..
Holding dışındaki davalıların meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.081,26 TL'nin 03/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar A.. B.., S.. E.. ve İng Bank A.Ş’den müteselsilen tahsiline davalı TMSF hakkında verilen red kararı kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve B.. Holding A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ing Bank A.Ş. vekili ile davalı müflis A.. B.. İflas İdare Memurları temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı Ing Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-[…]A. B. İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya içeriğinden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120 Esas, 2007/381 Karar sayılı kararı ile davalı A. A. B.n iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı A. A. B.. İflas İdaresi'ne yönelik davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4-Bozma neden ve şekline göre, davalı A.. A..B.. İflas İdaresi Memurları'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı I. Bank A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı İ.. A.. yararına (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. A.. B..İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. A.. B.. iflas idaresi memurlarının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalı I..Bank A.Ş. ile davalı […]. B.. İflas İdare Memurları'na iadesine, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101770300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz