Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6895 E. 2013/21359 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ ihbar olunan↗ hisse devir sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ uyuşmazlık konusu↗ ihbar↗ hukuki yarar↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacıların murisinin de bulunduğu müşterileri off-shore bankasına yöneltmek suretiyle dolandırdığı, davacıların alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan TMSF vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan TMSF vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararının olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tahsil 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13282 E. 2017/1161 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · maddi hata
Benzer bu kararda… adaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile hüküm fıkrasının 1. bendinde «faiz başlangıç tarihi» olarak 22/07/1999 tarihi yazılması gerekirken 22/07/2009 tarihi yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/181 E. 2013/17092 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu · temsil
İncelediğiniz kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacıların murisinin de bulunduğu müşterileri off-shore bankasına yöneltmek suretiyle «dolandırdığı», davacıların alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · reeskont faizi · def'i · havale · maddi tazminat
Benzer bu kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/181 E. 2013/17092 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu · temsil
İncelediğiniz kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacıların murisinin de bulunduğu müşterileri off-shore bankasına yöneltmek suretiyle «dolandırdığı», davacıların alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · reeskont faizi · def'i · havale · maddi tazminat
Benzer bu kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/311 E. 2019/4806 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı
Benzer bu kararda… n 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10546 E. 2013/13274 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda3- Ayrıca, «uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 say …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 14.958,55 TL’nin «avans faizi» ile birlikte davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
… in olup, mahkemece davanın kabulü ile 14.958.55 TL’nin davalıdan tahsiline, bu miktarın 6.475,74 TL’sine 12.01.2000, 7.000,00 TL’sine 16.02.2000 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiş ise de hükmedilen alacak miktarı toplamı 13.475,74 TL olduğu halde gerekçesi açıklanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16568 E. 2014/4506 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · Tahsil
İncelediğiniz kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… ını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · ihbar olunan · hisse devir sözleşmesi · ihbar · hukuki yarar · dava şartı · Tahsil
İncelediğiniz karardaO halde, «ihbar olunan» TMSF vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · havale · zamanaşımı · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6895 E. , 2013/21359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2012 tarih ve 2012/80-2012/304 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin davalı bankanın Eskişehir şubesine parasını yatırmak için mevduat hesabı açtırdığını, murisin banka personelinin tavsiye ve telkinleri sonucu parasını off-shore hesabına yatırdığını, hesaptaki paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun belirtildiğini, off-shore bankası hakkında yapılan takiplerin sonuçsuz kaldığını, bankanın hakim ortakları hakkında dolandırıcılıktan mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, 3.500 TL'nin 24/09/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın off-shore şirketine yöneltilmesi gerektiğini, off shore şirketi ile banka arasında organik bağ olmadığını, bankanın Yurtbank A.Ş.'nin de iştiraki olmadığını, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, murisin 24/09/1999 tarihinde mevduat hesabının off shore şirketine aktarılmasına ilişkin talimatı bulunduğunu, murise terkin ve yönlendirme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacıların murisinin de bulunduğu müşterileri off-shore bankasına yöneltmek suretiyle dolandırdığı, davacıların alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan TMSF vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan TMSF vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararının olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan TMSF vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; (Hüküm) fıkrasının “2. bendinin” hükümden çıkarılarak yerine '' davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılar tarafından yatırılan 21,15TL başvuru harcı ve 519,75 TL peşin harcın talep halinde davacılara iadesine,'' ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılmasına, hüküm fıkrasının 4. bendinde '' ...232,95TL...'' ibaresinin çıkarılarak yerine '' ...3,30TL...'' ibaresinin yazılmasına, ''...toplam 811,95 TL...'' ibaresinin çıkarılarak yerine '' ...toplam 582,30TL...'' yazılmak suretiyle kararın temyiz eden davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045891900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz