Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/181 E. 2013/17092 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ ceza zamanaşımı↗ borcun üstlenilmesi↗ mevduat hesabı↗ zamanaşımı def'i↗ hisse devir sözleşmesi↗ reeskont faizi↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ def'i↗ uyuşmazlık konusu↗ havale↗ maddi tazminat↗ zamanaşımı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesini bağlayacağı, bu yönüyle, ceza mahkemesi kararı uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle dolandırdıkları" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak havale edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir mevduat hesabı olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en son işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde zamanaşımına uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve ceza zamanaşımının 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdindeki paranın tahsili istemine ilişkindir.Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu anlaşıldığından bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/181 E. 2013/17092 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · ceza zamanaşımı · borcun üstlenilmesi · mevduat hesabı · zamanaşımı def'i · hisse devir sözleşmesi · reeskont faizi · zamanaşımı 10 yıl · Alacak
İncelediğiniz kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6895 E. 2013/21359 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · uyuşmazlık konusu · temsil
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… unduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacıların murisinin de bulunduğu müşterileri off-shore bankasına yöneltmek suretiyle «dolandırdığı», davacıların alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İhbar eden tarafın «temsilcisi» olarak davaya katılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar · hukuki yarar
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan» TMSF vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararının» olmadığı anlaşılmakla, ihbar olunan vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan TMSF vekili kararı temyiz etmiş ise de; temyiz isteminde bulunan TMSF talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13282 E. 2017/1161 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
Benzer bu karardaA.Ş. ile devren birleştirildiği, yine ... ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faiz başlangıç tarihi · maddi hata
Benzer bu kararda… adaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması ile hüküm fıkrasının 1. bendinde «faiz başlangıç tarihi» olarak 22/07/1999 tarihi yazılması gerekirken 22/07/2009 tarihi yazılmasının «maddi hataya» dayalı olup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı .... vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10546 E. 2013/13274 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · borcun üstlenilmesi · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · Alacak
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda3- Ayrıca, «uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin uyuşmazlık konusu «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 say …
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 14.958,55 TL’nin «avans faizi» ile birlikte davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF’den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 14.958,55 TL’nin «avans faizi» ile birlikte davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF’den tahsiline karar verilmiştir.
… in olup, mahkemece davanın kabulü ile 14.958.55 TL’nin davalıdan tahsiline, bu miktarın 6.475,74 TL’sine 12.01.2000, 7.000,00 TL’sine 16.02.2000 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiş ise de hükmedilen alacak miktarı toplamı 13.475,74 TL olduğu halde gerekçesi açıklanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/311 E. 2019/4806 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıl
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… n 41, 55 ve TTK’nın 336'ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını Off-Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer'i müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16568 E. 2014/4506 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · borcun üstlenilmesi · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıl
İncelediğiniz kararda… nduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’n …
… uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları»" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak «havale» edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir «mevduat hesabı» olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62. maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en «son» işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde «zamanaşımına» uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve «ceza zamanaşımının» 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek «maddi tazminat» talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı ) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… yılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlaması nedeniyle, «borcu üstlenen» ile davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesabın banka yetkililerinin teşvik ve yönlendirmeleriyle açılmış olduğunun kararı ile sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulü ile 4.600,00 TL'nin 29/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/181 E. , 2013/17092 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.10.2012 tarih ve 2012/348-2012/368 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 17.220 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın...şubesine parasını yatırmak için müracaat ettiğini, banka personelinin tavsiye ve telkinleri sonucu parasını off shore hesabına yatırdığını, hesaptaki paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun belirtildiğini, off shore bankası hakkında yaptıkları takibin sonuçsuz kaldığını, bankanın hakim ortakları hakkında dolandırıcılıktan mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, 3.200,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesini bağlayacağı, bu yönüyle, ceza mahkemesi kararı uyarınca, "davalı banka sahip ve yöneticilerinin, aralarında bankaya hesap açmak için gelen davacının da bulunduğu müşterileri, Off-Shore Ltd.'e yöneltmek suretiyle dolandırdıkları" yönündeki tespitin, mahkememiz yönünden de bağlayıcı olduğu Off-Shore Ltd. işlemi olarak havale edilen paranın aslında davalı bankanın bünyesinde bulunan bir hesapta tutulduğu, şirketin bir hesaptan ibaret kaldığının kabul edilmesi, bunun sonucunda bir mevduat hesabı olduğunun dikkate alınması karşısında, Bankacılık Yasası'nın 62.
maddesine göre, bankalar nezdindeki mevduatın, hak sahibinin en son işlem isteği, işlemi veya herhangi bir yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmaması halinde zamanaşımına uğrayacağının kabul edilmesi karşısında, paranın, yatırıldığı tarihten itibaren 10 yıllık süre geçmediği, ayrıca olayın suça konu olması ve ceza zamanaşımının 15 yıl olması sebebiyle bu yön itibariyle de zamanaşımı dolmadığı için davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı, davacı banka Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41 ve Türk Ticaret Kanununun 321/son maddeleri uyarınca sorumlu bulunmakla ve davacı tarafça Yurtbank'a yatırılan ve geri tahsil edilemeyen miktar taraflar arasında tartışmasız bulunmakla, bu miktar davacı zararından sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile, yatırılan 3.200,00 TL'nin 22/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili İle davacıya verilmesine, manevi tazminatın koşulları oluşmadığı için reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka adına borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı banka nezdindeki paranın tahsili istemine ilişkindir.Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Yurtbank A.Ş.’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise Sümerbank A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile Oyakbank A.Ş. (sonraki unvanı Ing Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, TMSF’nin uyuşmazlık konusu borcu üstlendiği, davacı alacağının esasen Fon’a devredilen Yurtbank A.Ş.’nin işleminden kaynaklandığı, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu anlaşıldığından bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka adına borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka adına borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,'' ibaresinin eklenmesine, 5. bendinde geçen ''....126,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' kısımlarının anılan bentten çıkarılarak yerine ''...126,30 TL.'nin talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin yazılmak suretiyle kararın temyiz eden davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043835200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz