Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15783 E. 2014/5129 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ kusursuz sorumluluk↗ bozma sonrası karar↗ mirasçılık↗ infaz↗ havale↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca muris E.. Y..'nın ölümünden önce davalılar hesaplarına aktardığı 245.000,00 TL'şer havale makbuzlarında muris imzasının olmadığı, davalı bankanın çalışanlarının kusurlu eylemleri nedeniyle kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğundan talep edilen miktarın tamamından, davalılardan M.. Y..'nın aynı zamanda mirasçı olması nedeniyle miras hissesi dışında kalan kısımdan, davalılardan N.. Y..'nın ise hesabına aktarılan tüm miktarın iadesinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 392.000,00 TL nin 14.01.2002 tarihinden itibaren vadeli mevduata ödenen en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 388 vd. ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın talep edilen miktarın tamamından, davalılardan M.. Y..'nın miras hissesi dışında kalan kısımdan, davalılardan N.. Y..'nın ise hesabına aktarılan miktarın iadesinden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde ise bu kez, 392.000,00 TL'nin 14/01/2002 tarihinden itibaren vadeli mevduata ödenen en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemenin gerekçe kısmında belirttiği gerekçeleri ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur. Bu nedenle, mahkemece çelişki içermeyen ve gerekçe ile hükmün uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12780 E. 2012/18641 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, başvurusu reddedilen tüm emtialar yönünden redde mesnet gösterilen bir kısım markaların «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/922 E. 2015/5474 K.
Ortak:bozma sonrası karar · infaz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca muris E..
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılamaya göre, davacının davalıdan 18/08/2014 tarihli işlem nedeniyle 9.000 TL ve 25/08/2004 tarihli 20.000 TL'lik işlem nedeniyle davalının uhdesinde kalan 7.279,52 TL alacaklı olduğu, tarafların «tacir» olması ve aralarında yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olmasından dolayı «ticari faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üye işyeri sözleşmesi · ticari faiz · tacir
Benzer bu karardaMahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılamaya göre, davacının davalıdan 18/08/2014 tarihli işlem nedeniyle 9.000 TL ve 25/08/2004 tarihli 20.000 TL'lik işlem nedeniyle davalının uhdesinde kalan 7.279,52 TL alacaklı olduğu, tarafların «tacir» olması ve aralarında yapılan işlemin ticari iş niteliğinde olmasından dolayı «ticari faiz» işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, «üye işyeri sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7941 E. 2014/14872 K.
Ortak:infaz · Alacak
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik · taraf ehliyeti · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, gerekçeli kararda şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği, şirket ortakları olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı belirtilerek hem pasif dava «ehliyeti» yönünden değerlendirme yapıldığı hem de «zamanaşımı» nedeniyle açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Tekstil A.Ş'nin ortakları olduğu, bu şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliği» hasım gösterilerek istenmesi gerekirken şirket ortağı olan davalılardan istenmesinin yasal olmadığı gibi, dava konusu olan 1996-2002 yıllarına ait alacaklar yönünden davanın «zamanaşımına» uğradığını gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece kısa kararda davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemenin şirket için yapılan harcamaların şirket «tüzel kişiliğinin» hasım gösterilerek istenmesi gerektiği yönündeki gerekçesi karşısında gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13360 E. 2014/19684 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · usulden reddi · iflas
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nce görülen davalı şirketin «iflasının ertelenmesi» davasında, davalı şirket hakkında başlatılmış tüm icra takiplerinin durdurulmasına ve yeni takip yapılmamasına ilişkin tebdir kararı verildiği, davacının ise bu karardan sonra icra takibinde bulunduğu, bu durumda davalının itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kararın gerekçe kısmında, davalı şirket hakkındaki «iflasın ertelenmesi» davasında, davalı aleyhine başlamış tüm icra takiplerinin durdurulması ve yeni takip başlatılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, davaya konu icra takibinin ise …
Bu durumda mahkemece, davalının icra takibine yaptığı itirazın haklı bulunduğu yönündeki esasa yönelik gerekçesi karşısında hüküm fıkrasında davanın «usulden reddine» karar verilmiş olması gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye yol açtığından, çelişki içermeyen ve gerekçe ile hüküm fıkrasının uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/589 E. 2019/6425 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1989 E. 2021/2589 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbirin kaldırılması · teminatın iadesi · tedbirin kaldırılması · teminat mektubu · ihtiyati tedbir · teminat
Benzer bu karardaDavacı vekilinin talebi üzerine 18/05/2016 tarihli ek karar ile yargılama sırasında taşınmazlar üzerine konulan «ihtiyati tedbirin kaldırılmasına», HMK'nın 392/2. maddesindeki «teminatın iadesi» koşulları oluşmadığından davacı vekilinin «teminat mektubunun» iadesine ilişkin talebinin reddine dair verilen ek kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizce ek karar davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6379 E. 2013/9436 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu karardaİl Özel İdare Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 21.392,03 TL’nin 12/01/2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın «yargı yolu» yönünden reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15783 E. , 2014/5129 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 07/05/2013
NUMARASI 2013/13-2013/313
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2013 tarih ve 2013/13-2013/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalılardan M.. Y..'nın muris E..Y...'nın mirasçıları olup E.. Y..'nın 14.03.2002 tarihinde vefat ettiğini, terekenin açılmasıyla muris adına olan hesap ekstrelerinin incelenmesinda aynı şubede davalı N.. Y.. adına açılan vadeli hesaba 245.000,00 TL, diğer davalı M.. Y.. adına açılan vadeli hesaba 245.000,00 TL aktarıldığının anlaşıldığını, bu aktarmaların murisin bilgisi dışında yapıldığının, aktarılan paralarla ilgili makbuzlarda murisin herhangi bir imzasının bulunmadığını, davalı bankanın da usulsüz işlem yaparak murisin parasını davalılara geçirdiğini, davalılardan M.. Y..'nın resmi miras hissesi düşüldükten sonra 147.000,00 TL'den, davalı N..
Y..'nın 245.000,00 TL'den sorumlu olduklarını ileri sürerek toplam 392.000,00 TL'nin ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan 14.01.2002 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca muris E.. Y..'nın ölümünden önce davalılar hesaplarına aktardığı 245.000,00 TL'şer havale makbuzlarında muris imzasının olmadığı, davalı bankanın çalışanlarının kusurlu eylemleri nedeniyle kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğundan talep edilen miktarın tamamından, davalılardan M.. Y..'nın aynı zamanda mirasçı olması nedeniyle miras hissesi dışında kalan kısımdan, davalılardan N.. Y..'nın ise hesabına aktarılan tüm miktarın iadesinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 392.000,00 TL nin 14.01.2002 tarihinden itibaren vadeli mevduata ödenen en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 388 vd. ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren HMK'nın 297 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gereklidir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Zira, kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması, birbirlerine uygun olması esastır.
Somut olayda, mahkemece davalı bankanın talep edilen miktarın tamamından, davalılardan M.. Y..'nın miras hissesi dışında kalan kısımdan, davalılardan N.. Y..'nın ise hesabına aktarılan miktarın iadesinden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiş, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde ise bu kez, 392.000,00 TL'nin 14/01/2002 tarihinden itibaren vadeli mevduata ödenen en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, mahkemenin gerekçe kısmında belirttiği gerekçeleri ile hüküm fıkrası arasında çelişki mevcuttur. Bu nedenle, mahkemece çelişki içermeyen ve gerekçe ile hükmün uyuştuğu yeni bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101770200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz