Ticari Unvanın Korunması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/1442 E. 2013/1861 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü↗ protokol↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mülkiyeti davacı şirkete ait Hawaii ... otelin davalı ...'ye devredilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında protokol yapıldığı, davalının yapılan protokole göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile tescilli Hawaii Hotel şekil markasının hükümsüz kılınması ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Dava marka hükümsüzlüğü ve hükümsüzlüğü istenen markanın kötü niyetli tescili nedeniyle manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan davalarda sadece markanın hükümsüzlüğü nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle manevi tazminat isteminin reddi yerine kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...-Bozma şekli ve nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5950 E. 2013/14652 K.
Ortak:protokol
İncelediğiniz kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine «teslim» edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile «protokol» düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu «kaydının» iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve «masrafları» dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı · cy/cy kaydı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu otelin kullanımının halen davacının elinde bulunması nedeniyle otelin kendilerine «teslim» edilmediğine ilişkin davacı taraf iddiasına itibar edilmediği, davacı tarafça davalı bankaya olan borçlarının tasfiyesi amacıyla serbest iradeleri ile «protokol» düzenlendiği, borçlarına mahsuben dava konusu otelin mülkiyetinin davalıya devrinin yapıldığı, davacının serbest iradesi ile tapuyu davalıya devrettikten sonra tapu «kaydının» iptalini isteyemeyeceği, taşınmaz davalı tarafından satıldıktan sonra satış bedeli ve «masrafları» dikkate alınarak protokol kapsamında davacının bir alacağının olup olmadığının belirlenebileceği, bu nedenle davacı tarafın bedel talebinin de yerinde görülmediği …
-
İhtiyati tedbir kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12683 E. 2012/14320 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:telafisi imkansız zarar · genel kurul kararının iptali · ihtiyati tedbir · fesih · iptal davası · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaSomut olayda, davalı şirket ortakları tarafından 23.10.2010 tarihli «genel kurul kararlarının iptali» ve şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemiyle işbu dava açılmış, davanın ilerleyen safhasında, davacı vekili «yönetim kurulu» tarafından 2011 yılı olağan genel kurulunun gündemine davalı şirketin tek mal varlığı olan otelin satılması hususunun getirildiğini, otelin satılması durumunda davanın sonuçsuz kalacağını, satış bedelinin gerçek değeri yansıtmayacağını ileri sürerek, davalı şirkete ait taşınmazın 3. kişilere satışının durdurulması için «ihtiyati tedbir» talebinde bulunmuştur.
Oysa, açılan dava şirketin mal varlığı olan otelin satılmasına ilişkin «genel kurul kararının iptali davası» olmadığı gibi, davacıların tedbir kararı talep ettiği ve mahkemenin de «ihtiyati tedbir» kararı verdiği tarih itibariyle taşınmazın satışına ilişkin genel kurulda alınmış bir karar da bulunmamaktadır.
Mahkemece, yapılan inceleme sonucunda, genel kurulda şirketin mal varlığı olan taşınmazın satılması durumunda «telafisi imkansız zarar» doğması ihtimali bulunduğu gerekçesiyle, «ihtiyati tedbir» talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «ihtiyati tedbir» kararına itiraz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmişitir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/1442 E. , 2013/1861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07...2011 tarih ve 2009/323-2011/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescil edilen 2008 18621 sayılı Hawaii Otel markasının 04...1985 tarihinden itibaren müvekkili tarafından kullanıldığını, markanın gerek ... içi, gerekse ... dışında meşhur edildiğini, Hawaii Otel markasının tüm kullanım haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu, 18.07.2007 tarihinde davalı ile yapılan protokolde şirketin şubesi konumundaki apart tarzındaki ....otelin mülkiyetinin hissesi karşılığında davalıya bırakıldığını, protokolde otelin tescilli isim hakkının müvekkili şirkette kalacağının belirtildiğini, davalının müvekkiline ait markayı tescil ettirmesinin kötü niyetli bir davranış olduğunu, Hawaii Otel markasının davalı adına yapılmış olan tescilinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının kötü niyetli olarak söz konusu markayı kendi adına tescil ettirmiş olması sebebiyle 50.000 TL manevi tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Hawaii Otel'in müvekkilinin babası müşterek muris ... tarafından yapıldığını, bu otelin aile şirketi olarak kullanılan ve müvekkilinin de ortağı olduğu davacı şirket tarafından satın alındığını, müvekkilinin 18.07.2007 tarihli protokol ile Hawaii ... Otel'i devraldığını, Hawaii ... otelin maliki olan müvekkilinin markayı tescil hakkı olduğunu, davacının ilana itiraz etmediğini, markayı kullanma hakkı da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mülkiyeti davacı şirkete ait Hawaii ... otelin davalı ...'ye devredilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında protokol yapıldığı, davalının yapılan protokole göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile tescilli Hawaii Hotel şekil markasının hükümsüz kılınması ile 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Dava marka hükümsüzlüğü ve hükümsüzlüğü istenen markanın kötü niyetli tescili nedeniyle manevi tazminata ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. Marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan davalarda sadece markanın hükümsüzlüğü nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle manevi tazminat isteminin reddi yerine kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
...-Bozma şekli ve nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481811700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz