Pay tescili | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14685 E. 2014/5079 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 493↗ terditli talep↗ ciro ve teslim↗ uyuşmazlığın giderilmesi kararı↗ hisse devri sözleşmesi↗ terditli dava↗ ek mehil↗ pay devri↗ bedel iadesi↗ alacağın temliki↗ hisse devri↗ ciro↗ pay defteri↗ temlik↗ anonim şirket↗ kâr payı↗ yasal faiz↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesinden şirket paylarının nama yazılı şekilde düzenlendiğinin anlaşıldığı, nama yazılı payın devrinin 6762 sayılı TTK'nın 416. maddesi gereğince ciro ve teslim ile mümkün olduğu, ayrıca bu devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine yazılmasının da gerektiği, şirket ana sözleşmesinde pay devri ve ortaklık için şirket yönetim kurulunun kararının gerektiğinin ve sebep gösterilmeden yönetim kurulunca bu taleplerin reddedilebileceğinin düzenlendiği, davacının ya da davalının devir işleminin onaylanması için şirket yönetim kuruluna başvuruda bulunulduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, yeni TTK'nın 493 ve 494. maddesine göre şirketin üç aylık sürede pay devrine ret kararı vermez ise devrin onaylanmış sayılacağı, yine payın devrine şirket tarafından izin verilmemesi halinde şirketin payın nominal değerini ödemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de dava konusu olaya 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve davacı tarafın pay devri için şirket yönetim kuruluna herhangi bir başvurusunun bulunmadığı için söz konusu maddelerin uygulanmasının mümkün bulunmadığı gerekçeleriyle davacının davalı K.. K..'a ait 42 şirket hissenin kendisine devredildiğinin tespiti ile tesciline ilişkin talebinin reddine, davacının terditli olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı K.. K..'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının, davalı K.. K..'ın, diğer davalı şirketteki paylarının, davacıya devredildiğinin tespiti ve tesciline, olmazsa ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan, noterde düzenlenen hisse devri sözleşmesinden, davalı K.. K..'ın diğer davalı şirketteki bir kısım payını, şirket henüz pay senedi çıkarmadığından, alacağın temliki hükümleri gereğince davacıya devrettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan bu işlem, anonim şirket pay devirlerinde bölünme kaidesi gereğince, payın davacıya devri için yeterlidir. Ancak, davalıya ait hisselerin bir kısmının davacıya devirden önce dava dışı 3. Kişiye devredildiği de savunulduğuna göre, dava dışı 3. Kişiye de davacı tarafından dava açılıp bu dava ile birleştirildikten sonra, davacının davalı K.. K..'a karşı ne kadar hisse sahibi olduğunun belirlenerek o miktar payın davacıya ait olduğunun tespiti yerine bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan da davalı şirket, davacının üyeliğine davalı K.. K..'ın davacıya devrettiği payların bir kısmını dava dışı kişiye devretmesi nedeniyle devrettiği kadar payının olmadığı yönlerinden karşı çıktığına göre, mahkemece davacının ortaklığına davalı şirket yönünden bir engel bulunup bulunmadığı hususlarının da bu davada değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi gerekir. Daha önce, hisse devri konusunda, davalı şirkete başvurulmaması böyle bir davanın açılmasına engel değildir. Ancak, yukarıda belirtildiği gibi uyuşmazlığın, hisseleri devralan dava dışı kişinin de taraf olması suretiyle çözümlenmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece, davacıya, anılan kişiye dava açmak için mehil verilip, bu dava ile birleştirildikten sonra davacının davalı şirkete yönelik tescil talebinin değerlendirilmesi gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13711 E. 2014/4140 K.
Ortak:hisse devri sözleşmesi · ek mehil · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · pay defteri · temlik · anonim şirket
İncelediğiniz kararda… şirketin ana sözleşmesinden şirket paylarının nama yazılı şekilde düzenlendiğinin anlaşıldığı, nama yazılı payın devrinin 6762 sayılı TTK'nın 416. maddesi gereğince «ciro» ve «teslim» ile mümkün olduğu, ayrıca bu devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin «pay defterine» yazılmasının da gerektiği, şirket ana sözleşmesinde «pay devri» ve ortaklık için şirket yönetim kurulunun kararının gerektiğinin ve sebep gösterilmeden yönetim kurulunca bu taleplerin reddedilebileceğinin düzenlendiği, davacını …
Dosya içerisinde bulunan, noterde düzenlenen «hisse devri sözleşmesinden», davalı K..
K..'ın diğer davalı şirketteki bir kısım payını, şirket henüz pay senedi çıkarmadığından, «alacağın temliki» hükümleri gereğince davacıya devrettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBaki Menteş'e devredip «pay defterine» işlendiği, yine bu davalının 03/05/2012 tarihli noter devir sözleşmesi ile 75 hissesini davacıya devrettiği, karşılığında 75.000,00 TL'yi davacıdan nakden aldığı, «pay devrinin» gerçekleştiği tarihte 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlükte bulunmakta olup 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2 maddesinin 1. fıkrasının a ve b bentleri gereğince davada 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine yazılması gerektiği, şirket ana sözleşmesinde pay devrinin sebep gösterilmeden «yönetim kurulu» tarafından reddedilebileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamında davacının ya da davalının devir işleminin onaylanması için şirket yönetim kuruluna başvuruda bulunduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının payın devrine ilişkin talebinin reddine, «hisse devri» bedelinin ödendiği gerekçesiyle de davacının devir bedelinin tahsiline ilişkin talebinin kabulü ile 75.000 TL'nin davalı C..
Dosya içerisinde bulunan noterden düzenlenen «hisse devri sözleşmesinden», davalı C..
Ş..'nin diğer davalı şirketteki bir kısım payını, şirket henüz pay senedi çıkarmadığından, «alacağın temliki» hükümleri gereğince davacıya devrettiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaŞ..'nin diğer davalı şirkette 154 adet hissesinin bulunduğu, hissesinin tamamını 24/08/2012 tarih ve 95 nolu «yönetim kurulu» kararı ile dava dışı M.
Baki Menteş'e devredip «pay defterine» işlendiği, yine bu davalının 03/05/2012 tarihli noter devir sözleşmesi ile 75 hissesini davacıya devrettiği, karşılığında 75.000,00 TL'yi davacıdan nakden aldığı, «pay devrinin» gerçekleştiği tarihte 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlükte bulunmakta olup 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 2 maddesinin 1. fıkrasının a ve b bentleri gereğince davada 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği, devir işleminin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine yazılması gerektiği, şirket ana sözleşmesinde pay devrinin sebep gösterilmeden «yönetim kurulu» tarafından reddedilebileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamında davacının ya da davalının devir işleminin onaylanması için şirket yönetim kuruluna başvuruda bulunduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı gerekçesiyle davacının payın devrine ilişkin talebinin reddine, «hisse devri» bedelinin ödendiği gerekçesiyle de davacının devir bedelinin tahsiline ilişkin talebinin kabulü ile 75.000 TL'nin davalı C..
Zira taraflar arasındaki bu sözleşmenin herhangi bir nedenle «geçersiz» olduğu ileri sürülüp ispat edilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11015 E. 2010/2010 K.
Ortak:hisse devri sözleşmesi · ek mehil · pay devri · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · temlik
İncelediğiniz kararda… şirketin ana sözleşmesinden şirket paylarının nama yazılı şekilde düzenlendiğinin anlaşıldığı, nama yazılı payın devrinin 6762 sayılı TTK'nın 416. maddesi gereğince «ciro» ve «teslim» ile mümkün olduğu, ayrıca bu devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin «pay defterine» yazılmasının da gerektiği, şirket ana sözleşmesinde «pay devri» ve ortaklık için şirket yönetim kurulunun kararının gerektiğinin ve sebep gösterilmeden yönetim kurulunca bu taleplerin reddedilebileceğinin düzenlendiği, davacını …
Dosya içerisinde bulunan, noterde düzenlenen «hisse devri sözleşmesinden», davalı K..
K..'ın diğer davalı şirketteki bir kısım payını, şirket henüz pay senedi çıkarmadığından, «alacağın temliki» hükümleri gereğince davacıya devrettiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
1- Dava, «anonim şirket» «hisse devrine» dair sözleşmenin onaylanması ve «pay defterine kaydı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · nama yazılı pay · zilyetlik · pay defteri kaydı · i̇i̇k 167 · hisse senedi · geçersizlik · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… şmesinin 6. maddesine göre, şirket pay senetlerinin nama yazılı olacağı, nama yazılı hisse senetlerinin devri TTK’nun 416/2. maddesinde düzenlenmiş olup nama yazılı «hisse senedinin» devrinin BK’nun «167»-172. maddeleri uyarınca «alacağın temliki» hükümlerine tabi olacağı, alacağın temliki konusunda yazılı sözleşme yapılıp hisse senedinin fiilen karşı tarafa «tesliminin» gerektiği, şirket «pay defterine» işlenmedikçe bu devrin 3. kişiler yönünden hüküm ifade etmeyeceği, davacının hissesinin devri noterde düzenlenen sözleşme ile kararlaştırılmış ise de anasözleşmede öngörülen «nama yazılı pay» senetlerinin düzenlenip davacıya teslim edilmediği ve pay senetlerinin sözleşme ile ya da sonrasında davacı tarafından dava dışı devri alan kişiye teslim edilmediği için TTK’nun 416/2. maddesine göre nama yazılı pay senetlerinin devrinin yapılmadığı, bu devir işleminin «pay defterine kaydının» mümkün olmadığı, davacıya ait nama yazılı «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devri sözleşmesi yasanın aradığı şekil ve geçerlik koşulunu taşımakla birlikte TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya teslim edilmesi gereken nama yazılı pay senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış bir «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasaya uygun pay devri bulunmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin şirket pay defterine işlenmesi …
Mahkemece, «hisse devrine» ilişkin 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesinin geçerli olduğu ancak, TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetleri üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği, «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için ortada yasanın aradığı anlamda pay devrinin olmadığı, TTK’nun 417/2. maddesi uyarınca yasaya uygun olmayan pay devrinin de şirket «defterine» işlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
TTK’nun 416. ve 417. maddeleri hükmü uyarınca, «nama yazılı pay» senetlerin devri için, bir «temlik» beyanı veya senedin arkasında tam bir «cironun» yapılması, ayrıca senet üzerindeki «zilyetliğin» devir ve «teslimi» gerekir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 03.04.1987 tarihli devir sözleşmesi geçerli olup, “TTK’nun 416/2. maddesi uyarınca üretilip davacıya «teslim» edilmesi gereken «nama yazılı pay» senetlerinin üretilmediği ve dava dışı devir alan kişiye fiilen teslim edilmediği için ve «pay devri» konusunda alınmış «yönetim kurulu» kararı bulunmadığı için pay devrinin yasaya uygun olmadığı” gerekçesi yapılan açıklamalar karşısında doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15070 E. 2013/16930 K.
Ortak:hisse devri · anonim şirket
İncelediğiniz karardaDosya içerisinde bulunan, noterde düzenlenen «hisse devri sözleşmesinden», davalı K..
Taraflar arasında yapılan bu işlem, «anonim şirket» pay devirlerinde bölünme kaidesi gereğince, payın davacıya devri için yeterlidir.
Daha önce, «hisse devri» konusunda, davalı şirkete başvurulmaması böyle bir davanın açılmasına engel değildir.
Benzer bu kararda1- Dava, «anonim şirket» hisse devrinden kaynaklanan «hisse devrinin iptali» ve davacılar adına tescili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hisse devrinin» «yetkisiz» vekalete istinaden yapıldığı, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı, «haksız eylem» niteliğindeki olayda davanın işlemi yapanlara karşı açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davada, «anonim şirket» pay devirlerinde bölünme kaidesi geçerli olduğu için davalı şirkete «husumet» yöneltilmesi yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · yönetim kurulu kararının iptali · haksız eylem · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · husumet
Benzer bu kararda… lara, hisseleri devralan ... ile varsa bu kişinin hisseleri devrettiği kişilere dava açmaları için süre verilip, dava açıldıktan sonra birleştirme kararı verilerek, «hisse devrinin» «geçersizliği» hususunda davacıların iddialarının ve bölünme kaidesi hükümleri nazara alınarak «yönetim kurulu kararının iptali» talebinin değerlendirilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenl …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «hisse devrinin» «yetkisiz» vekalete istinaden yapıldığı, davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı, «haksız eylem» niteliğindeki olayda davanın işlemi yapanlara karşı açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «anonim şirket» hisse devrinden kaynaklanan «hisse devrinin iptali» ve davacılar adına tescili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacılar hisse devir işleminin iptalinin yanı sıra «yönetim kurulu» kararının da iptalini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3929 E. 2014/12906 K.
Ortak:ciro · pay defteri · anonim şirket · teslim · e-defter
İncelediğiniz kararda… şirketin ana sözleşmesinden şirket paylarının nama yazılı şekilde düzenlendiğinin anlaşıldığı, nama yazılı payın devrinin 6762 sayılı TTK'nın 416. maddesi gereğince «ciro» ve «teslim» ile mümkün olduğu, ayrıca bu devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin «pay defterine» yazılmasının da gerektiği, şirket ana sözleşmesinde «pay devri» ve ortaklık için şirket yönetim kurulunun kararının gerektiğinin ve sebep gösterilmeden yönetim kurulunca bu taleplerin reddedilebileceğinin düzenlendiği, davacını …
Taraflar arasında yapılan bu işlem, «anonim şirket» pay devirlerinde bölünme kaidesi gereğince, payın davacıya devri için yeterlidir.
Benzer bu karardaDava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, nama yazılı hisse senetlerinin devrinin mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesine göre yönetim kurulunun onayı gerektiği, davacının hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «teslim» ve «ciro» yoluyla devrettiği, yönetim kurulunun devri onaylayarak «pay defterine» işlediği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «anonim şirkette» hisse sahibi olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının nama yazılı hisse senetlerini dava dışı 9 kişiye «ciro» ve «teslim» yoluyla devrettiği, devrin «pay defterine» işlendiği, yasaya, ana «sözleşmeye aykırılık» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/13 esas sayılı dosyasında, dava dışı hisse devralan 9 kişiyi de davalı göstererek hisse devirlerinin «geçersiz» olduğunun tespitini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14685 E. , 2014/5079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TUNCELİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 14/01/2013
NUMARASI 2012/357-2013/15
Taraflar arasında görülen davada Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2013 tarih ve 2012/357-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortaklarından K.. K..'a ait 42 hisseyi 42.000 TL karşılığında 19/06/2012 tarihinde hisse devir sözleşmesi ile devraldığını, hissesi alınan K.. K..'ın hisselerinin intikalini kabul etmiş olmasına rağmen gerçekleştirilen hisse devrinin şirket pay defterine kaydedilmediğini ve gerekli tescil işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek davalı şirkette bulunan 42 hissenin müvekkiline devredildiğinin tespiti ile tesciline, bu olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme nedeniyle haksız olarak ödenen 42.000 TL'nin devir tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının şirkete müracaatının bulunmadığını ve pay devri için ödenen bedelden şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. K.. cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesinden şirket paylarının nama yazılı şekilde düzenlendiğinin anlaşıldığı, nama yazılı payın devrinin 6762 sayılı TTK'nın 416. maddesi gereğince ciro ve teslim ile mümkün olduğu, ayrıca bu devrin şirkete karşı hüküm ifade edebilmesi için şirketin pay defterine yazılmasının da gerektiği, şirket ana sözleşmesinde pay devri ve ortaklık için şirket yönetim kurulunun kararının gerektiğinin ve sebep gösterilmeden yönetim kurulunca bu taleplerin reddedilebileceğinin düzenlendiği, davacının ya da davalının devir işleminin onaylanması için şirket yönetim kuruluna başvuruda bulunulduğuna ilişkin herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, yeni TTK'nın 493 ve 494.
maddesine göre şirketin üç aylık sürede pay devrine ret kararı vermez ise devrin onaylanmış sayılacağı, yine payın devrine şirket tarafından izin verilmemesi halinde şirketin payın nominal değerini ödemesi gerektiği ileri sürülmüş ise de dava konusu olaya 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği ve davacı tarafın pay devri için şirket yönetim kuruluna herhangi bir başvurusunun bulunmadığı için söz konusu maddelerin uygulanmasının mümkün bulunmadığı gerekçeleriyle davacının davalı K.. K..'a ait 42 şirket hissenin kendisine devredildiğinin tespiti ile tesciline ilişkin talebinin reddine, davacının terditli olarak talep ettiği 42.000 TL'nin davalı K.. K..'dan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının, davalı K.. K..'ın, diğer davalı şirketteki paylarının, davacıya devredildiğinin tespiti ve tesciline, olmazsa ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan, noterde düzenlenen hisse devri sözleşmesinden, davalı K.. K..'ın diğer davalı şirketteki bir kısım payını, şirket henüz pay senedi çıkarmadığından, alacağın temliki hükümleri gereğince davacıya devrettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan bu işlem, anonim şirket pay devirlerinde bölünme kaidesi gereğince, payın davacıya devri için yeterlidir. Ancak, davalıya ait hisselerin bir kısmının davacıya devirden önce dava dışı 3. Kişiye devredildiği de savunulduğuna göre, dava dışı 3. Kişiye de davacı tarafından dava açılıp bu dava ile birleştirildikten sonra, davacının davalı K..
K..'a karşı ne kadar hisse sahibi olduğunun belirlenerek o miktar payın davacıya ait olduğunun tespiti yerine bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan da davalı şirket, davacının üyeliğine davalı K.. K..'ın davacıya devrettiği payların bir kısmını dava dışı kişiye devretmesi nedeniyle devrettiği kadar payının olmadığı yönlerinden karşı çıktığına göre, mahkemece davacının ortaklığına davalı şirket yönünden bir engel bulunup bulunmadığı hususlarının da bu davada değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi gerekir. Daha önce, hisse devri konusunda, davalı şirkete başvurulmaması böyle bir davanın açılmasına engel değildir. Ancak, yukarıda belirtildiği gibi uyuşmazlığın, hisseleri devralan dava dışı kişinin de taraf olması suretiyle çözümlenmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece, davacıya, anılan kişiye dava açmak için mehil verilip, bu dava ile birleştirildikten sonra davacının davalı şirkete yönelik tescil talebinin değerlendirilmesi gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şeklide hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101758900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz