Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4669 E. 2010/4730 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi↗ tefrik↗ hile↗ hisse senedi↗ ek prim↗ anonim şirket↗ ıslah↗ eksik inceleme↗ husumet↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından husumetten redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır. TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Şirket yetkili kurullarının bir kararı olmadıkça hisse senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilemez. Davacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar ortaklığı sözleşmesi niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde hile ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan ıslah dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 06.06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, hisse senedi adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir. Davacı ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı tarafından tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedilmiştir. Dosyada bilirkişi raporu alınmış ise de, davacının davalı şirkete ne şekilde, ne zaman ortak olduğuna dair tüm delillerin, ortaklık durum belgesi ve hisse senetlerinin işbu dosya içine konulmadığı, bilirkişi raporunun tüm deliller toplanmadan alındığı, rapor dayanakları kayıt, belge örneklerinin de ekli olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve defterler getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen primi oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden eksik incelemeyle yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4669 E. 2010/4730 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · tefrik · hile · hisse senedi · ek prim · anonim şirket · ıslah · eksik inceleme · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13908 E. 2010/2120 K.
Ortak:tefrik · hisse senedi · ek prim · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaTüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından «husumetten» redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
06.06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, «hisse senedi» adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir.
Benzer bu kararda… aldığı bir hissenin bulunmadığı ve adı geçen şirkete ortak olmadığı, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK’nun 405/2. maddesinde açıklandığı üzere, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına müteallik hakların saklı olduğu, davacının kendi hür iradesi ile davalı şirkete ortak olmak için müracaat ettiği ve kendisine «hisse senedi» verildiği, şirketin «pay defterine» işlenmiş olup ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
… rketlere hangi tarihte ve ne şekilde ortak olduğu belirlendikten sonra, primli pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı, genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların araştırılması, bu araştırmalar sonrası primli pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, bilirkişi raporunda tespit edildiği söylenen davacının sahibi bulunduğu belirtilen 2.000 adet payın nominal değeriyle, davacının yapmış olduğu ödeme arasında kalan farkın davalı şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın delil listesinde «yazılı deliller» toplanılmadan, «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’ne «hisse senedi» almak için müracaat ettiği ve bir şirketten nama yazılı 2.000 adet hisse satın almak suretiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş.’ne ortak olduğu, Davacının diğer davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali · yazılı delil · rehin · pay defteri · istirdat · ek tasfiye
Benzer bu kararda… aldığı bir hissenin bulunmadığı ve adı geçen şirkete ortak olmadığı, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK’nun 405/2. maddesinde açıklandığı üzere, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına müteallik hakların saklı olduğu, davacının kendi hür iradesi ile davalı şirkete ortak olmak için müracaat ettiği ve kendisine «hisse senedi» verildiği, şirketin «pay defterine» işlenmiş olup ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından 122.500 DM yatırmak suretiyle ortak olduğu davalı şirket ile yapılan «sözleşmenin iptali» ile ödenen bedelin kısmen «istirdadı» istemine ilişkindir. ... ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı yönünden «tefrik» edilerek ayrı esas numaralarına kaydedilmiştir.
… rketlere hangi tarihte ve ne şekilde ortak olduğu belirlendikten sonra, primli pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı, genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların araştırılması, bu araştırmalar sonrası primli pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, bilirkişi raporunda tespit edildiği söylenen davacının sahibi bulunduğu belirtilen 2.000 adet payın nominal değeriyle, davacının yapmış olduğu ödeme arasında kalan farkın davalı şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın delil listesinde «yazılı deliller» toplanılmadan, «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12614 E. 2010/991 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · hile · hisse senedi · anonim şirket · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından «husumetten» redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece uzman bilirkişi kuruluna davalı şirketlere ait «defter» ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının anılan davalıya ne şekilde ortak olduğu, şirket paydaşlığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapıldığı bildirilen ödemenin hangi davalıya yapıldığı, mübrez belgelere göre ortaklığın yeni «hisse senedi» alımı yoluyla gerçekleştiği görülmekle davacıya verilen hisse senetlerinin o tarihteki nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, eğer davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmışsa primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda şirket yetkili kurullarınca alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir karar yoksa "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan «eksik incelemeyle» verilen kararın onanması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın değinilen bakımlardan bozulması gerekmiştir.
İnş.A.Ş.'ye ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu müvekkilinin davalı ... yetkililerine alınan ve el konulan parasını iade etmemek ve bu paraya tekabül eden kâr «payı» ödemesinden kurtulmak amacıyla içi boşaltılmış ve eekonomik değeri kalmamış diğer davalı şirkete ait «hisse senedi» verilerek ortaklık bağı oluşturulduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin «istirdadını» istemektedir.
Mahkemece Kombassan-Holding'e yönelik davanın «husumetten», diğer davalı bakımından TTK'nun 329 ve 405.maddelerince şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle esastan davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2009 gün ve 2009/3658-7478 sayılı ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hamiline yazılı hisse senedi · hamil · istirdat · kâr payı
Benzer bu karardaİnş.A.Ş.'ye ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu müvekkilinin davalı ... yetkililerine alınan ve el konulan parasını iade etmemek ve bu paraya tekabül eden kâr «payı» ödemesinden kurtulmak amacıyla içi boşaltılmış ve eekonomik değeri kalmamış diğer davalı şirkete ait «hisse senedi» verilerek ortaklık bağı oluşturulduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin «istirdadını» istemektedir.
İnş.A.Ş.'ye ait 3 ve 4.tertip 2220 adet «hamiline yazılı hisse senedi» aldığı ve karşılığında 173.715 DEM para ödediği yazılıdır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5025 E. 2010/10979 K.
Ortak:husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından «husumetten» redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan ... ve ... vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalılardan ... ve ...’e «husumet» yöneltilemeyeceği nazara alınarak davanın bu davalılar yönünden «pasif husumet» nedeni ile reddi yerine somut olayla örtüşmeyen yazılı gerekçe ile kabulüne karar verildiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan ... ve ... vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, davalılardan ... ve ...’e «husumet» yöneltilemeyeceği nazara alınarak davanın bu davalılar yönünden «pasif husumet» nedeni ile reddi yerine somut olayla örtüşmeyen yazılı gerekçe ile kabulüne karar verildiğinden bahisle bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılardan ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine, diğer davalı hakkında daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1413 E. 2010/7082 K.
Ortak:hisse senedi · anonim şirket · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaTüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
06.06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, «hisse senedi» adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, «anonim şirketlerde» çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · rehin · pay defteri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, «anonim şirketlerde» çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, haklı nedenle «ortaklıktan çıkarılmasına» izin ile hisse bedeli olarak ödenen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4669 E. , 2010/4730 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2006 gün ve 2006/649-2006/634 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.07.2009 gün ve 2009/271-2009/8691 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin yurt dışında birçok şahıstan olduğu gibi davacıdan da usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde ve kâr-zarar ortaklığı ve istendiği zaman paralarının geri verileceği vaadiyle para toplandığını, dini ve milli duyguların öne çıkarılması suretiyle para toplanmasının yasal mevzuata açıkça aykırı olduğunu, davacıya kâr-zarar ortaklığı belgesi yerine, bilgilendirmeden hisse senetleri verildiğini, iradesine aykırı hareket edildiğini ve hilenin sözkonusu olduğunu ileri sürerek verdiği 54775 DM karşılığı 28006 Euro’dan şimdilik 500 Euro’nun davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından husumetten redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır. TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Şirket yetkili kurullarının bir kararı olmadıkça hisse senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilemez. Davacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar ortaklığı sözleşmesi niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde hile ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan ıslah dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
06. 06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, hisse senedi adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir. Davacı ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı tarafından tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedilmiştir. Dosyada bilirkişi raporu alınmış ise de, davacının davalı şirkete ne şekilde, ne zaman ortak olduğuna dair tüm delillerin, ortaklık durum belgesi ve hisse senetlerinin işbu dosya içine konulmadığı, bilirkişi raporunun tüm deliller toplanmadan alındığı, rapor dayanakları kayıt, belge örneklerinin de ekli olmadığı anlaşılmaktadır.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve defterler getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen primi oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden eksik incelemeyle yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 14.07.2009 gün ve 2009/271 esas 2009/8691 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 625.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017411600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz