6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4669 E. 2010/4730 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sözleşmesi tefrik hile hisse senedi ek prim anonim şirket ıslah eksik inceleme husumet e-defter

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 329

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından husumetten redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır. TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Şirket yetkili kurullarının bir kararı olmadıkça hisse senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilemez. Davacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar ortaklığı sözleşmesi niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde hile ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan ıslah dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 06.06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, hisse senedi adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir. Davacı ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı tarafından tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedilmiştir. Dosyada bilirkişi raporu alınmış ise de, davacının davalı şirkete ne şekilde, ne zaman ortak olduğuna dair tüm delillerin, ortaklık durum belgesi ve hisse senetlerinin işbu dosya içine konulmadığı, bilirkişi raporunun tüm deliller toplanmadan alındığı, rapor dayanakları kayıt, belge örneklerinin de ekli olmadığı anlaşılmaktadır. Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve defterler getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen primi oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden eksik incelemeyle yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Alacak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4669 E. 2010/4730 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Sözleşmenin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13908 E. 2010/2120 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hamiline yazılı hisse senedi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12614 E. 2010/991 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5025 E. 2010/10979 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklıktan çıkarılma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1413 E. 2010/7082 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4669 E.  ,  2010/4730 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2006 gün ve 2006/649-2006/634 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.07.2009 gün ve 2009/271-2009/8691 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketlerin yurt dışında birçok şahıstan olduğu gibi davacıdan da usulsüz ve hukuka aykırı bir şekilde ve kâr-zarar ortaklığı ve istendiği zaman paralarının geri verileceği vaadiyle para toplandığını, dini ve milli duyguların öne çıkarılması suretiyle para toplanmasının yasal mevzuata açıkça aykırı olduğunu, davacıya kâr-zarar ortaklığı belgesi yerine, bilgilendirmeden hisse senetleri verildiğini, iradesine aykırı hareket edildiğini ve hilenin sözkonusu olduğunu ileri sürerek verdiği 54775 DM karşılığı 28006 Euro’dan şimdilik 500 Euro’nun davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından husumetten redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır. TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Şirket yetkili kurullarının bir kararı olmadıkça hisse senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilemez. Davacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar ortaklığı sözleşmesi niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde hile ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan ıslah dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

06. 06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, hisse senedi adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir. Davacı ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı tarafından tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedilmiştir. Dosyada bilirkişi raporu alınmış ise de, davacının davalı şirkete ne şekilde, ne zaman ortak olduğuna dair tüm delillerin, ortaklık durum belgesi ve hisse senetlerinin işbu dosya içine konulmadığı, bilirkişi raporunun tüm deliller toplanmadan alındığı, rapor dayanakları kayıt, belge örneklerinin de ekli olmadığı anlaşılmaktadır.

Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve defterler getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen primi oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden eksik incelemeyle yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 14.07.2009 gün ve 2009/271 esas 2009/8691 karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 625.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 30.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017411000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.